Doğal Kaynaklar ve Nüfusa Malthusgil Yaklaşım

Makale

İlk Siyasal İktisat Profesörü unvanına sahip (1805)19 İngiliz nüfus bilimci ve ekonomi politik teorisyeni Thomas Robert Malthus “Nüfus Prensibine Dair Deneme“ (Essay on the Principle of Population) (1798) adlı çalışmasında, nüfus artışı konusunda oldukça karamsar bir tablo çizer;...

İlk Siyasal İktisat Profesörü unvanına sahip (1805)19 İngiliz nüfus bilimci ve ekonomi politik teorisyeni Thomas Robert Malthus “Nüfus Prensibine Dair Deneme“ (Essay on the Principle of Population) (1798) adlı çalışmasında, nüfus artışı konusunda oldukça karamsar bir tablo çizer;

“Tüm dünyayı ele alırsak ve göçleri hariç tutarsak, bugünkü dünya nüfusu eğer bir milyar ise insan ırkının sayısal artışı şöyle olacaktır: 1, 2, 4, 8, 16, 32, 64, 128, 256; ancak varlık vasıtaları 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 diye artacaktır. İki yüzyıl sonunda nüfusun varlık vasıtalarına oranı 256’ya 9 olacaktır; üç yüzyılın sonunda ise 4096’ya 13; iki bin yıl sonraki rakamlar neredeyse hesaplanamayacak düzeydedir.“20

Nüfus artışını gösteren eğri adeta “J“ harfini andırmaktadır. Grafiklerde böyle bir artış çok fazla ya da anormal kabul edilir. Nüfus artışının kontrolden çıkmış olduğunu ifade edebilmek için demograflar buna “Deli J“ adını vermektedirler. Bu artış dünya ekonomistleri, ekologları, demografları ve siyasetçileri arasında endişe, hatta korku yaratmaktadır. 21

Teorisi “azalan verim kanunu“ görüşüne dayanan Malthus, nüfus artış hızının, insanın beslenmesi için gerekli gıda artış/üretim kapasitesinden çok daha yüksek olduğunu, bunun da mevcut hâliyle yönetilemeyeceğini ve kaçınılmaz biçimde geometrik nüfus artışının kriz çıkaracağını söylüyordu.

Dünyanın nüfuslanma süreci, insanın yerleşik hayata geçtiği Neolitik Dönemle başlar.23 Müteakip dönemlerde tıp alanında yapılan buluşlar neticesi yaygın hastalıkların önlenmesi, refah seviyesinin yükselmesi, teknolojik imkânların artması vb. gelişmeler sayesinde, insan ortalama ömrünün uzamasına da bağlı olarak nüfus artışı da hızlanmıştır. 10-12 bin yıl önce 80 milyon civarında olan dünya nüfusu 1650’lerde 500 milyona, Son 360 yılda ise, 500 milyondan yaklaşık 7 milyara yükselmiştir (6.973.738.433, 2011 verileri BM). (Tablo 1)

Malthus nüfus-besin dengesinin sağlanabilmesi için geç evlenmek, az sayıda çocuk sahibi olmak gibi yaklaşımların teşvik edilmesi, nüfus kontrolü ve planlamasının gerektiğini düşünüyordu. O’na göre toplumsal sefaletin en büyük sebebi alt sınıflardı ve nüfus planlaması alt sınıflara uygulanmalıydı.

Nitekim Malthus’un fikirlerini benimseyen Neo-Malthusçuluk özellikle 20. yüzyıl boyunca Üçüncü Dünya ülkelerinde rağbet görmüş ve nüfus planlaması politikaları için kuramsal dayanak olmuştur.

Her ne kadar Malthus’un ve Neo-Malthusçuların 20. yüzyıl için öngördükleri aşırı nüfus artışı karşısında yetersiz gıda üretimi kaynaklı sefalet ve kriz yaşanmamış olsa da, bu tür bir krizin yaşanmamasında gelişen teknolojilerin ve nüfus artış hızının Malthus’un geometrik artış beklentisinin altında kalmasının payı büyüktür.

Su kaynaklarının geliştirilerek insanlığın hizmetine sunulması yönündeki çabalar binlerce yıl önce başlamış ve günümüze kadar teknolojik gelişmelere paralel olarak artarak devam etmiştir. Bu gelişmeler özellikle 20. yüzyılda tarihi rekorlara ulaşmıştır. Örneğin; Uluslararası Büyük Barajlar Komisyonu’nun tespitine göre, 20. yüzyıl başlarında çeşitli ülkelerde 420 adet baraj varken bu rakam 20. yüzyıl sonlarında 36327’ye ulaşmış ve bu sayının yüzde 90’nı 1950 yılından sonra inşa edilmiştir. Belirtilen sayının yaklaşık üçte biri gelişmiş Avrupa ülkeleri ile ABD ve Kanada’da yer almıştır. Belirtilen artışa paralel olarak sulanan alanlar 1950 yılında 74 milyon hektar iken, 20. yüzyıl sonunda 274 milyon hektara ulaşmış, bu değişim “Mavi Devrim“ olarak isimlendirilmiştir. Mavi Devrim, hızla artan ve çağın sonunda 7 milyara yaklaşan dünya nüfusunun önemli bir bölümünün gıda güvenliğinin sağlanmasında büyük bir etken olmuştur. 24

Kaynak: Güneydoğu Anadolu Projesi GAP'ın Türkiye ve Ortadoğu Ekonomi Politiğine Etkisi. İhsan TOY, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. 2015. M.Ü. Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

İktisadı diğer sosyal bilimlerden ayıran şey, çoğu zaman konusu değil, bakış açısıdır. Sosyolog da siyaset bilimci de antropolog da insan davranışını inceler; ama iktisatçıyı ayıran, davranışa “kıt kaynakların tahsisi” merceğinden bakmasıdır. Bu, kulağa basit bir tanım gibi gelir — ama tarihine bakı...;

Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisi ve 280 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi olan Endonezya; küresel enerji dönüşümü, hammadde jeopolitiği ve yeniden haritalanan küresel tedarik zincirlerinin tam merkezinde yer almaktadır.;

İktisat tarihinin ve sosyal bilimlerin gelişim sürecinde "ahlaki ekonomi" (moral economy) ve "etik iktisat" kavramları, tek tip ve monolitik bir tanıma hiçbir zaman sahip olmamıştır. Aksine bu kavramlar, kökenleri, epistemolojik yöntemleri ve hedefleri bakımından belirgin şekilde farklılaşan iki ana...;

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

İktisadi düşünce tarihi, yalnızca yeni teorilerin eskilerin yerini aldığı bir süreç değil; aynı zamanda iktisat bilimi ile doğa bilimleri, matematiksel araçlar ve bilişimsel teknolojiler arasındaki ilişkinin sürekli yeniden tanımlandığı bir epistemolojik evrim sürecidir.;

Dünya iktisat tarihi1, 18. yüzyılın sonuna kadar tek bir devasa gücün gölgesinde şekillenmiştir: Çin. MÖ 221’de ilk imparatorluğun kurulmasından MS 1800 yılına kadar geçen süreçte Çin, sadece bir devlet değil; kendi kurallarını, kendi teknolojisini ve kendi finansal evrenini yaratan bir "medeniyet-d...;

İllegal uyuşturucu piyasaları, hukuki regülasyonların ve kurumsal denetimin tamamen dışında kalsa da iktisadın temel ilkelerinden muaf değildir. Aksine bu alan; arz ve talep kanunlarının, risk analizi mekanizmalarının ve piyasa aksaklıklarının en sert, yalın ve saf haliyle gözlemlendiği "sınırda ikt...;

Din ekonomisi, iktisat biliminin rasyonel seçim teorisi, kurumsal iktisat ve kamu tercihi gibi temel alt disiplinlerini din olgusuyla buluşturan çift yönlü ve son derece dinamik bir çalışma alanıdır. İktisat ve din arasındaki bu akademik etkileşim, metodolojik açıdan iki temel eksen etrafında şekill...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...