Terör

Makale

TERÖR NEDİR: Cebir ve şiddet kullanılarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemlerinden birisi ile halkın otoriteye olan güvenini sarsmak, kamu düzenini bozmak, devlet otoritesini yıkmak ve ele geçirmek için bir örgüte mensup kişiler tarafından girişilen suç teşkil eden her türlü şiddet eylem olarak tanımlanmaktadır....

TERÖR NEDİR: Cebir ve şiddet kullanılarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemlerinden birisi ile halkın otoriteye olan güvenini sarsmak, kamu düzenini bozmak, devlet otoritesini yıkmak ve ele geçirmek için bir örgüte mensup kişiler tarafından girişilen suç teşkil eden her türlü şiddet eylem olarak tanımlanmaktadır.

Bir diğer tarif ise; her türlü şiddet içeren örgütlü ve kuralsız şiddet hareketlerine terör denip diye de tarif edebiliriz. Terörün temelinde korkutma, şiddet, sindirme, yıldırma ve tehdit vardır.

Terör eylemlerinin ortak özelliği hedef alınan ülkenin ekonomik, toplumsal, siyasal ve anayasal yapısını sarsmak ya da yıkmak amacı ile bilerek ve kasten yapılmış olmasıdır. Bugün dünyada bütün ülkelerin kabul ettiği bir terör tanımı ne yazık ki yapılamamıştır. Bunun nedeni de bir ülkenin terörist dediğine diğer bir ülkenin özgürlük savaşçısı diyebilmesidir. Dünyada şu anda terörün yaklaşık 102 çeşit tanımı yapılmıştır. Terörle etkili bir mücadele yapılabilmesi için bütün ülkelerin kabul edeceği bir terör tanımının yapılması ve bu tanım çerçevesinde mücadelenin yürütülmesi en doğru hareket tarzı olacaktır.


TERÖRÜN SEBEPLERİ

* Etnik milliyetçilik
* Ekonomik güçlükler ve eşitsizlikler
* Çevrenin olumsuz etkileri
* Hükümetlerdeki zaaflar ve iktidar yetersizliği
* Aile ve okuldaki otorite zafiyeti
* Çok eşlilikler ve doğurganlıklar
* Dış destekler


TERÖRÜN ÇEŞİTLERİ

* Devlet terörü
* etnik milliyetçi terör
* Bölücü terör
* Dinsel radikal terör
* Siber terör
* Deniz haydutluğu ve korsanlık


TERÖRÜN AMAÇLARI

* Bir davaya ve siyasal anlaşmazlığa dikkat çekmek
* Toplumda bizden olanlar ve olmayanlar diye ayrıştırma yapmak
* İnsanları tehdit ederek korkutarak bir taraf olmaya zorlamak
* Kitlelere karşı hedef göstermeksizin eylemler yaparak halkı sindirmek
* Devletle toplum arasında güvensizlik yaratmak
* İnsanları yaşadıkları yerleri terk etmeye zorlamak
* Ülke içerisinde kaos yaratmak


TERÖRÜN FİNANS KAYNAKLARI

* Dış Yardımlar
* Uyuşturucu Ticareti
* İnsan ve her türlü kaçakçılık türleri
* Haraçlar
* Büyük çaplı soygunlar
* Zorunlu ve gönüllü bağışlar


2000 YILINDAN SONRA DEĞİŞEN TEHDİT DEĞERLENDİRMESİ VE ABD YAYILMACILIĞI

Soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte 2000’li yılların başından itibaren stratejik tehdit algılamaları çok boyutlu ve değişken bir hale dönüşmüştür.

NATO yeni tehdit değerlendirmelerinde 2001 yılından itibaren TERÖRİZM’i bir numaralı tehdit olarak kabul etmiştir. Böylesine büyük bir tehdidin ne yazık ki bütün ülkeler tarafından kabul edilmiş bir tarifi dahi yoktur. Bu nedenle de neyin ne zaman terör olduğu problemini karşımıza getirmektedir. Terörün
bütün ülkeler tarafından kabul edilmiş bir tanımının olmaması ciddi bir eksikliktir. 11 Eylül 2001’den sonra terörün ve güvenliğin küresel boyutu öne çıkmıştır. Terörün küresel boyutunun öne çıkması ile birlikte, terörle mücadelede küresel savaş stratejisi önem kazanmıştır. Bu strateji nedeni ile terörizmde küreselleşmeye yön veren ABD’nin çıkarlarına hizmet eden bir durum haline gelmiştir. Daha önceden terör ya da uluslararası terör kavramı kullanılırken 11 Eylül 2001’den sonra küresel kavramı kullanılmaya başlamıştır.

Terörizm endüstrisinden faydalanan EMPERYALİZM’in çıkarları için terör bir günde küreselleşmiştir. Bu nedenle de dünyada kasıtlı olarak gereğinden fazla gerginlik üretilmektedir.

Küresel dünyada bir kişi ya da bir ülke bir gecede terörist ilan edilebilerek, küreselleşme kavramı bugün ABD’nin yayılmacılığına hizmet etmektedir. Bir ABD stratejisi olan yeni terörle mücadele efsanesi ABD’nin ulusal güvenlik stratejisidir. Bunun adı da ABD yayılmacılığıdır. Ya küreselci iradeden taraf olacaksın, ya da terörist damgası yiyip karşı taraf yani DÜŞMAN olacaksın. Bütün bunlar ABD’nin çıkarlarını korumak için hayata geçirilmiştir.

Küresel güç ABAD saldırılarına ve işgallerine meşruiyet kazandırmak için temel olarak iki yol kullanmaktadır:

* Birinci: Demokrasi, insan hakları ve özgürlükler getirmek,

* İkincisi: Terörizm tehdididir. Bunda ’da İslam ülkeleri İslam coğrafyası ve buradaki dini ideolojiler teröre zemin oluşturmaktadır. Şeklindeki yalan tehdit değerlendirmesidir.

Küreselleşme demek aynılaştırma, benzerleştirme demektir. Aynı hayat tarzlarını yok etmek, tek tipleştirme demektir. Bu gün ise küresel terör ABD’nin hegemonik gücüne karşı yapılmaktadır. 11 Eylül ile birlikte dünya yeni bir çağa girmiştir. Bunun adı da KÜRESEL terör çağıdır. Ancak Suriye krizi ile birlikte Rusya bu sürece ortak olmuş, Çin’inde yükselen güç olarak bu sürece ortak olmak hatta uzun vadede el koymak üzere ayağa kalktığını görüyoruz. Türkiye ulusal güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için orta doğudaki küresel gelişmelere Irak ve Suriye’de müdahale etmiştir. Türkiye’nin Suriye’de teröre karşı başlattığı Barış Pınarı operasyonuna karşı ABD, AB ve Arap dünyasının yaygarasının sebebi budur.
 
TASAM Yayınlarının "Yeni Dünya Ekonomi Ve Güvenlik Mimarisi" isimli kitabından alınmıştır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1996 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1996

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. ;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.