Başbakan Erdoğan’dan 2023 Hedefleri

Haber

Başbakan Erdoğan Meclis Genel Kurulu Bütçe Görüşmeleri’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin 2023 yılı ile ilgili açıklamalarda bulundu.Türkiye’nin güvenle, özgüvenle, istikrarla sağlam bir zeminde yoluna devam ettiğini dile getirerek, Türkiye için çok daha büyük hayallerinin olduğunu ifade etti....

Başbakan Erdoğan Meclis Genel Kurulu Bütçe Görüşmeleri’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin 2023 yılı ile ilgili açıklamalarda bulundu.Türkiye’nin güvenle, özgüvenle, istikrarla sağlam bir zeminde yoluna devam ettiğini dile getirerek, Türkiye için çok daha büyük hayallerinin olduğunu ifade etti.

Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yıl dönümünde, 2023’te, bugünkünden çok farklı, çok daha kalkınmış bir Türkiye’ye ulaşacaklarını belirten Erdoğan, ’’2023’te uluslararası alanda, daha etkili, daha güçlü bir Türkiye; AB üyesi olmuş, komşu ve çevre ülkelerle maksimum düzeyde ilişkilerini geliştirmiş, G-20 başta olmak üzere, üyesi olduğu uluslararası oluşumlarda ve dünyada etkinliğini artırmış ve 2023’de dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmiş bir Türkiye... Makroekonomi alanında, daha istikrarlı ve daha müreffeh bir Türkiye’yi inşa ediyoruz. Türkiye’nin dışa açık bir ekonomi olma özelliğini koruyacak, daha fazla uluslararası yatırım çekecek, gelen sermayenin daha uzun süre kalmasını sağlayacağız. Mali disiplinle, ihtiyatlı para politikalarıyla, yapısal reformlarla, serbest kur rejimi ve makro ihtiyati tedbirlerle küresel krizin bütün etkilerini geride bırakacak, Türkiye’nin istikrarlı bir büyüme sürecine kavuşturacağız’’ diye konuştu.

Erdoğan, 2023’te 82 milyonu aşan bir nüfusla, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine yaklaşacağını, ihracatın 500 milyar dolara, dış ticaret hacminin ise 1 trilyon dolara ulaşmış olacağını söyledi.

Başbakan Erdoğan, 4 yıllık program değil; Cumhuriyetin 100. yılının programını ve hedeflerini açıkladığına işaret etti. Erdoğan, istihdam oranını yaklaşık 10 puan artırarak çalışan nüfusu 30 milyona çıkaracaklarını, işsizlik oranını yüzde 5’lere kadar çekeceklerini, tarım dışı kayıtdışılığı yüzde 15’e kadar düşüreceklerini, her yıl 400 bin kişiyi işgücü yetiştirme kurslarında eğiteceklerini, bunların işe yerleştirme oranını uluslararası oranlara, yüzde 40’a çıkaracaklarını, hayat boyu öğrenme oranlarını yüzde 2’den yüzde 8’e yükselteceklerini, sağlık sigortası sistemi dışında hiçbir vatandaşın kalmayacağını, engellilerin, kadınların ve gençlerin daha çok çalışma hayatına katıldığı bir Türkiye inşa edeceklerini anlattı.

İlköğretimde yakaladıkları yüzde 100’e yakın okullaşma oranına, 2023’te okul öncesi eğitim ve ortaöğretim kademesinde de ulaşılmış olacağını dile getiren Erdoğan, sözlerinE şöyle devam etti:

’’Derslik başına öğrenci sayısı ilköğretim ve ortaöğretimde 30 öğrenciye... Kaliteli sağlık hizmetine herkesin eriştiği bir Türkiye olacak. Son yıllarda hızla düşen bebek ölüm oranları ve anne ölüm oranlarını 2023’te tek haneli rakamlara indiriyoruz. 10 bin vatandaşa düşen hekim sayısı en az 21 seviyesine ulaşacak. 11 bin kilometrelik demiryolu ağı 2 katına çıkacak. Edirne’den Kars’a, İzmir’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Adana’ya, Bursa’dan Antalya’ya yüksek hızlı tren hatları inşa edeceğiz. Bu hatlarda yerli işgücünün yerli mühendislerin yaptığı trenleri çalıştıracağız. Asrın Projesi Marmaray’ı, İstanbul-İzmir otoyolunu, Körfez Geçişi’ni tamamlamış olacağız. 8 yılda 13 bin 555 kilometre bölünmüş yol inşa ettik. 2023’e kadar 15 bin kilometre daha bölünmüş yol buna ilave edeceğiz. Dünyanın en büyük 10 limanından biri Türkiye’de olacak. Kendi uçağımızı, kendi uydumuzu yerli tasarımla, yerli teknolojiyle kendimiz üretiyoruz ve üretmeye devam edeceğiz. Kendi savaş gemimizi, kendi tanklarımızı, kendi insansız hava uçaklarımızı üretmeye başladık, çok daha büyük projelerin altına imza atacağız. Kendi savunma uydumuzu, Türk mühendisleri tasarlıyor, imal ediyor ve Göktürk uydumuzu uzaya gönderiyoruz. En az 3 nükleer enerji santrali tamamlanmış olacak. 2009’daki 2 bin 565 kilovat saat olan kişi başına elektrik tüketimi 2023’te 4 bin kilovat saat seviyesini aşacak. GAP, DAP ve KOP gibi bölgesel projelerini tamamlamış, dünyanın tahıl ambarına, tarım merkezine dönüşmüş bir Türkiye inşa edeceğiz.’’

Demokratikleşme adımlarını kararlılıkla sürdüreceklerini Türkiye’yi bölgenin en ileri demokratik standartlara sahip ülkesi haline getireceklerini bildiren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

’’Özgürlükleri daha da ileri standartlara kavuşturacağız. Yeni bir anayasayla, katılımcı, özgürlükçü bir anayasayla, büyük Türkiye vizyonuna denk düşen güçlü bir anayasayla geleceği kucaklıyoruz, kucaklayacağız. Kardeşlikle, birlik ve beraberlikle, istikrar ve güvenle, barış ve huzurla bütün hayallerimizi, tüm hedeflerimizi gerçeğe dönüştüreceğiz. Kısa vadeli değil, uzun vadeli bir Türkiye vizyonu çizdim. Kaynak Türkiye’dir. Türkiye bütün hayallerini gerçeğe dönüştürecek güce, potansiyele, dinamizme sahiptir.’’

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2000 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2000

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...