ABD-Rusya İlişkilerinde Caydırıcılık ve Silahların Kontrolü: 21. Yüzyılda Nükleer Stratejinin Geleceği

Makale

Bu çalışmada, ABD-Rusya ilişkilerinde nükleer silahlara ilişkin stratejik istikrar sorunu ele alınmaktadır. Soğuk Savaş döneminde karşılıklı caydırıcılık ilkesine dayanan bir stratejik istikrar söz konusu olmuştur. Her iki tarafın da ikinci vuruş kapasitesine sahip olması, bir nükleer savaşı başlatma güdüsünü zayıflatmış ve bir krizi istikrarı tesis edilmiştir. Bu durum nükleer silahlara ilişkin bir silahların kontrolü rejimi doğurmuştur....

Özet

Bu çalışmada, ABD-Rusya ilişkilerinde nükleer silahlara ilişkin stratejik istikrar sorunu ele alınmaktadır. Soğuk Savaş döneminde karşılıklı caydırıcılık ilkesine dayanan bir stratejik istikrar söz konusu olmuştur. Her iki tarafın da ikinci vuruş kapasitesine sahip olması, bir nükleer savaşı başlatma güdüsünü zayıflatmış ve bir krizi istikrarı tesis edilmiştir. Bu durum nükleer silahlara ilişkin bir silahların kontrolü rejimi doğurmuştur. Günümüzde ise stratejik istikrarı etkileyen meseleler sadece nükleer silahlara ilişkin değildir. Dolayısıyla nükleer strateji sadece nükleer silah kullanımını caydırmaya ve silahların kontrolü rejimini sürdürmeye yönelik değildir. Konvansiyonel tehditlere de nükleer caydırıcılık stratejisine başvurularak karşı konulduğu gözlenmektedir. Bu çalışma, stratejik istikrarda ortaya çıkan sorunların uluslararası sistemde görülen birtakım eğilimlerden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Bu gelişmelerin başında bölgesel güvenlik sorunlarındaki ve jeopolitik risklerdeki artış gelmektedir. Bir diğer önemli gelişme uluslararası sistemin çok kutuplu bir karakter kazanması ve büyük güç rekabetinin ön plana çıkmasıdır. Son olarak ABD-Rusya ilişkilerine blok mantığının hâkim olması stratejik istikrarı olumsuz etkilemektedir. Stratejik istikrarda yaşanan sorunların ne yöne evrileceği ve ABD-Rusya ilişkilerindeki nükleer sorunların geleceği de uluslararası sistemdeki temel eğilimler etrafında tartışılmaktadır.

Anahtar Kelimeler
ABD-Rusya İlişkileri, Uluslararası Güvenlik, Nükleer Silahlar, Silahların Kontrolü, Stratejik İstikrar


1. GİRİŞ

Caydırıcılık ve silahların kontrolü, Soğuk Savaş yıllarında uluslararası sistemin istikrarını sağlayan unsurlar arasında yer almışlardır. İki süper gücün karşılıklı olarak nükleer caydırıcılığa sahip olmaları hem nükleer savaş ihtimalini düşürmüş hem de nükleer silahsızlanmanın önünü açmıştır. Bir başka deyişle, iki süper güç, aralarındaki stratejik ve ideolojik rekabeti sona erdirmemiş ama onu yönetme becerisi geliştirmişlerdir. Nükleer silahlara ilişkin olarak, stratejik istikrar şeklinde tanımlanan bu olgu Soğuk Savaş sonrası dönemde de sürdürülmüştür. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler karşılıklı caydırıcılığın ve silahların kontrolünün geleceğinin sorgulandığı bir küresel ortam yaratmıştır.

NATO’nun genişlemesi, NATO bünyesinde oluşturulan Balistik Füze Savunma Sistemi, ABD’nin Anti-Balistik Füze Antlaşmasından çekilmesi vb. gelişmeler Rusya tarafından karşılıklı caydırıcılığı ortadan kaldıracak girişimler olarak görülmüştür. Diğer taraftan Rusya’nın yakın çevresinde yayılmacı bir politika izlediği, Gürcistan ve Ukrayna başta olmak üzere Batıyla yakınlaşmaya çalışan ülkelere engel olduğu, geliştirdiği yeni nükleer silahlarla yeni bir silahlanma yarışını başlattığı yönünde eleştiriler ABD ve NATO tarafından dile getirilmektedir. Bu gelişmeler, ABD ve Rusya’nın nükleer olmayan güvenlik sorunlarını da nükleer caydırıcılık stratejisine dâhil etmelerine yol açmaktadır. Bir başka deyişle, nükleer strateji artık sadece nükleer silahlara ilişkin bir olgu değildir. Nükleer stratejik dengelerde ortaya çıkan bu belirsizlikler, silahların kontrolü antlaşmalarını da olumsuz etkilemektedir. Taraflar birçok önemli antlaşmadan çekilmekte ya da bu antlaşmaları anlamsız hale getirmektedir.

Bu çalışmada, caydırıcılık ve silahların kontrolü alanlarında Soğuk Savaş sonrasında yaşanan gelişmeler ana hatlarıyla ortaya konulacaktır. Bununla birlikte, bu sorunun sadece teknik düzeyde bir sorun olmadığı ve sorunun temelinde küresel politik süreçlerdeki belirsizliklerin ve yirmi birinci yüzyılda ortaya çıkan yeni eğilimlerin yattığı iddia edilmektedir. Bu amaçla, stratejik istikrar alanında yaşanan temel sorunlar ortaya konulduktan sonra uluslararası sistemde gözlemlenen bazı eğilimler ele alınacaktır.

TASAM Yayınlarının "Yeni Dünya Ekonomi Ve Güvenlik Mimarisi" isimli kitabından alınmıştır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Dünya iktisat tarihi1, 18. yüzyılın sonuna kadar tek bir devasa gücün gölgesinde şekillenmiştir: Çin. MÖ 221’de ilk imparatorluğun kurulmasından MS 1800 yılına kadar geçen süreçte Çin, sadece bir devlet değil; kendi kurallarını, kendi teknolojisini ve kendi finansal evrenini yaratan bir "medeniyet-d...;

Orta Doğu, yıllardır jeopolitik değişikliklerden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kalmaktadır. 21. yüzyılın başından bu yana bölge, güvenliği tehdit edecek birçok durumla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde, Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerinde yaşanan değişikliklere, İsrail-İran ekseni boyunca...;

Türk milletinin sosyo-psikolojik kodları incelendiğinde, zorlu coğrafi koşulların getirdiği pratik, hızlı karar alabilme yeteneği öne çıkmaktadır. Ancak yerleşik hayata geçiş ve geniş coğrafyalara yayılma sürecinde, toplumun kriz anlarında sığındığı pratik çözüm yolları, zamanla kurumsallaşamamış bi...;

Orta Doğu jeopolitiği, son yıllarda uzun süredir devam eden kamplaşma ve çatışma odaklı dinamiklerin yerini diyalog, uzlaşı ve pragmatik çıkar ortaklıklarına bıraktığı kapsamlı bir dönüşüm sürecine sahne olmaktadır. 2010’lu yılların başında patlak veren Arap Baharı, 2013’te Mısır’da yaşanan askerî m...;

Güneydoğu Asya’nın doğu kıyısı boyunca uzanan Vietnam, tarihsel teşekkülü, sömürge karşıtı direnç mekanizmaları ve radikal iktisadi dönüşüm tecrübesiyle küresel politik iktisat literatüründe müstesna bir yere sahiptir.;

Karayipler’in kalbinde, Meksika Körfezi ile Atlas Okyanusu’nun kesişim noktasında yer alan Küba; jeopolitik konumu gereği tarihsel olarak "Antiller’in Anahtarı" (Clavis Balti) olarak nitelendirilmiş, stratejik önemiyle küresel güç mücadelelerinin merkezinde durmuş bir ada coğrafyasıdır. 1492’de İspa...;

Rusya Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal ettiğinde dünyadan gelen tepkiler tahmin edilebilirdi. En sert tepki, kendisini eski sistemin koruyucusu ve muhtemelen Ukrayna'nın olası bir NATO üyeliğinin garantörü olarak gören Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi. Avrupa'nın tepkisi ise genel olarak Soğuk S...;

Afrika kıtası, tarih boyunca küresel güç mücadelelerinin merkezinde yer almış; sömürgecilik, emperyalizm ve Soğuk Savaş sonrası rekabet süreçleri, kıtanın siyasal ve toplumsal yapısını derinden etkilemiştir. Bu süreçte ortaya çıkan diasporalar, yalnızca zorunlu göçün bir sonucu değil, aynı zamanda d...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.