Her seçim döneminde baş gösteren hastalık bugünlerde yeniden nüksetti; Seçim tarihi belli olur olmaz, gazetelerde birbiri ardına anketler yayınlanmaya başlandı.
Bu anketlerin bazıları bizzat gazeteler tarafından araştırma şirketlerine sipariş ediliyor, bazılarını şirketler kendileri yapıp ileride siyasi partilerle iş ilişkisi kurabilmek umuduyla medyada yayınlanmasına izin veriyor. Siyasi partilerin manipülasyon amaçlı yapıp kendilerine yakın gazetelerde yayınlattıkları anketler de yok değil…
Bütün bu anket çalışmalarının tek bir amacı var; Herkes anketler üzerinden kendi çıkarına hizmet edebilecek ortamı oluşturmayı, seçmeni yönlendirmeyi, güçlü görünmeyi amaçlıyor.
Medyada yer alan anketler incelendiğinde görülecektir ki, çoğunun arasında inanılmaz farklar var. Kiminde sadece iki parti barajı geçebiliyor, kiminde dört parti, hatta beş partiyi bile Meclis’e sokan anketler var. Her ankette partilerin oyları arasında da kabul edilebilir sınırları aşan farklar bulunuyor. Yine kararsız seçmen oranı her ankette farklı gösteriliyor.
Bu anketler bize gösteriyor ki; Türkiye’de seçim dönemlerinde yapılan sipariş anket çalışmaları, “sahibinin sesini“ yansıtıyor.
Kamuoyuna doğru, açıklayıcı ve üzerine yorum yapılabilir veriler sunmuyor.
Yönlendirme amaçlı yapılan anket çalışmaları, bilgi kirliliğine, kaosa ve karmaşaya yol açıyor.
Peki halk bu anketlere sizce inanıyor mu?
Ben inanmadığı kanaatindeyim. Bu kanaatimin sağlaması da seçim sonuçları üzerinden pekala yapılabilir.
Seçim öncesi yayınlanan anketleri, seçim sonuçlarıyla karşılaştırın, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Medyanın anketlerle şişirdiği, parlattığı, oyları silip süpüreceğini söylediği pek çok parti, yazılıp çizilenin çok altında oy alabilmiştir. Birinci parti olarak gösterilen partinin ancak üçüncü olabildiği; anketlerde “diğerleri“ arasında sayılan ve hiç de önemsenmeyen partinin ise üçüncü parti olabilecek oyu aldığı görülmüştür ülkemizde…
“Anket oyunu“ yine medyada revaçta, birbiri ardına yayınlanan anketlerle kamuoyunun zihni neyazık ki bulandırılmaya çalışılıyor.
Oysa anket, siyasal iletişimde çok önemli bir unsur; siyasal partilerin yol haritalarını çizmelerine yardımcı olabilecek bir potansiyele sahip…
Keşke anketler kurallarına uygun şekilde yapılabilse, yönlendirmeden, gerçekdışılıktan uzak kalabilse, kamuoyunun rengini tüm açıklığıyla sunabilse; işte o zaman gerçekten önemli bir iş yapılmış olur.
Ama biz bunu yapmaya çalışacağımıza, hiç kimsenin inanmadığı anket oyunuyla kendimizi avutmaya devam ediyoruz. Bu durumdan hem siyasi partiler zararlı çıkıyor hem de yanlış yönlendirildiği için seçmenler…
Anketlere Ne Kadar Inanmalı?
Her seçim döneminde baş gösteren hastalık bugünlerde yeniden nüksetti; Seçim tarihi belli olur olmaz, gazetelerde birbiri ardına anketler yayınlanmaya başlandı. Bu anketlerin bazıları bizzat gazeteler tarafından araştırma şirketlerine sipariş ediliyor, bazılarını şirketler kendileri yapıp ileride siyasi partilerle iş ilişkisi kurabilmek umuduyla medyada yayınlanmasına izin veriyor. Siyasi partilerin manipülasyon amaçlı yapıp kendilerine yakın gazetelerde yayınlattıkları anketler de yok değil…...