Robotik Çağda Silahlı Kuvvetlerde İnsan Kaynakları Yönetimi

Makale

Günümüz dünyasında işin yapılış biçimi büyük bir devrim geçirmektedir. İşgücüne dayalı önceki dönemlerden farklı olarak bu devrim, Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) ve Yapay Zekâ (AI) gibi ileri teknolojiler tarafından yönetilmektedir. ...

Ebru CAYMAZ
Ph.D., Istanbul Aydin University, Istanbul, Turkey

Fahri ERENEL
Associate Professor, Ph.D., Department of Business Administration,
Istinye University, Istanbul, Turkey

Batuhan UMUT
Dokuz Eylul University, Faculty of Mechanical Engineering, Izmir, Turkey


Özet

Günümüz dünyasında işin yapılış biçimi büyük bir devrim geçirmektedir. İşgücüne dayalı önceki dönemlerden farklı olarak bu devrim, Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) ve Yapay Zekâ (AI) gibi ileri teknolojiler tarafından yönetilmektedir. RPA ve AI, hem örgütler hem de çalışanları için yeni ufuklar açmıştır. Rutin ve sıradan işler RPA ve AI tarafından kolaylıkla gerçekleştirilirken, insanlar da stratejik faaliyetlere odaklanmak için zaman kazanmıştır. Devrim niteliğindeki bu gelişmeler, doğal olarak silahlı kuvvetlerin de dikkatini çekmiş ve dijital bir dönüşüm sürecini başlatmıştır. İlerleyen zamanlarda savaşın doğasının değişeceği ve gelecekteki savaşların hibrit ordularla gerçekleştirileceği öngörülmektedir. Bununla birlikte hibrit orduların yol açacağı potansiyel problemler de başlı başına bir tartışma konusudur. Bu çalışmada robotik savaş çağının gereksinimlerine kısaca değinilerek, silahlı kuvvetlerde başarılı bir insan kaynakları yönetimi süreci için tavsiyelere yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Robotik Savaş, İnsan - Robot İşbirliği, Askeri İnsan Kaynakları Yönetimi.


1. GİRİŞ

Teknoloji, savaşın doğasını değiştiren en önemli faktördür. Endüstri 4.0 devrimini müteakiben yapay zekâ ve robotik araştırmalarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Teknolojideki bu baş döndürücü gelişmeler nedeniyle bazı çalışmalarda Endüstri 5.0’ın insan - robot işbirliği odaklı olacağı öngörülmektedir. Bununla birlikte bahsi geçen gelişmeler birçok teknolojik, sosyolojik, örgütsel, yasal, ahlaki ve etik kökenli tartışma konularını da gündeme getirmektedir.

Bu noktada cevap bekleyen önemli araştırma soruları vardır. Örneğin, bu gelişmelerin silahlı kuvvetler tarafından hangi stratejilere dayalı olarak ne ölçüde kullanılacağı kısmen cevapsız kalmıştır. Teknolojik gelişmelere ayak uydurmak isteyen askeri uzmanların yeni robotik teknolojilere ek olarak gelişme aşamasında olan sistemlere yönelik bilgilerinin de olması; avantajları ve dezavantajlarına dayalı analizler yapıldıktan sonra kullanılacak teknolojilere yönelik eğitimlere hız verilmesi oldukça önemlidir. Robotik savaş çağının gereksinimlerine kısaca değinilen bu çalışmada asıl amaç, robotik çağda görev yapan silahlı kuvvetlerde başarılı bir insan kaynakları (İK) yönetimi süreci için öneriler ortaya koymaktır.


2. LİTERATÜR TARAMASI

2.1. Robotik Savaş Çağı

İnsansız sistem teknolojilerindeki gelişmeler, spesifik alanlardaki odağı belirsiz hale getiren bir dönüşüm sürecini başlatmıştır. Herhangi bir alanda elde edilen ilerlemeler tüm alanlar için faydalıdır ve gelecekteki operasyonlarda müşterek bir kuvvet yapısı gerektiren çok alanlı yeteneklere büyük görev düşeceği öngörülmektedir (Demir ve Caymaz, 2017). Literatüre bakıldığında başlıca gelişme, ilerleme, zorluk ve eğilimlerin dört kritik tema altında incelendiği görülmektedir:

1. Müşterek Çalışma (Interoperability)
3. Otonomi (Autonomy)
4. Ağ Güvenliği (Network Security)
5. İnsan Makine İşbirliği (Human - Machine Collaboration) (OSD, 2017; CSBA, 2013; Endsley, 2016).

Yukarıda verilenlere ek olarak, hızlı teknolojik değişimler ve yetenek gelişimlerine ayak uydurabilmek için bu dört kilit temanın güçlü politikalarla desteklenmesi gerektiği belirtilmektedir. Bir ordunun stratejik avantajı ancak insansız teknolojinin geliştirilmesi ve uygulamaya konması ile sürdürülebilir (DOD, 2012).


2.2. İnsan Makine Arabirimi ve Tasarım Kriterleri

İnsan Makine Arabirimi (İMA) birçok gelişmeden sonra sınırlayıcı durumlar içerisinde sonsuz olasılıklı bir örneklem içerisine girmiş bulunmaktadır. Eskiden bu durum belirli parametrelerin belirli kurallar neticesinde değişkenliği ile kontrol edilirken artık bu durum yapay zekâyla birlikte duruma göre farklı tepki prensibiyle çalışır hale gelmiştir. Bu durumda İMA’nın amacı belirli görevleri yapmaktan çok verilen görevleri duruma göre değerlendirip yapma ve bunu denetlemeye bağlı olarak gelişmiştir. Bu kapsamda tasarım parametrelerini belirleyen problemlerin çözümünü bulmak gerekmektedir:

TASAM Yayınlarının "Yeni Dünya Ekonomi Ve Güvenlik Mimarisi" isimli kitabından alınmıştır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2607 ) Etkinlik ( 194 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 86 1011
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

Dönemin ABD Başkanı G. Bush himayesinde ve Irak Büyükelçisi J. D. Negroponte başkanlığında 2005’te faaliyetlerine başlayan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin “Küresel Trendler 2040“ raporunda; uluslararası sistem, siyaset, ekonomi, teknoloji, toplumsal gelişim, demografik dinamikler ve çevre gibi başlıca...;

Balkanlarda Türk mevcudiyeti Osmanlı öncesine dayanmakla birlikte, orada Türk varlığının güçlü bir şekilde hissedilmesi ve etkisini göstermesi, Osmanlı dönemine rastlamaktadır. Bu güç etkisinin iki neden bulunmaktadır. İlki, Osmanlıların Avrupa ve Balkanların genelinden farklı bir dini misyona sahip...;

Din, dil, tarih ve coğrafya dışında medeniyetimize güç ve adaleti getirecek “karşılıklı bağımlılık inşası“ Türkiye - Filistin ilişkilerinin önündeki temel zihinsel eşiktir. Türkiye ve Filistin Diasporalarının karşılıklı sürece dâhil edilmesi ise temel stratejik alanlardan birisidir.;

Türkiye - Gana ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan ...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...