Rusya Federasyonu Teknoloji Politikaları

Makale

Geleceğin devletlerarası mücadele alanı olan teknoloji, Rusya Federasyonu politikalarında, ekonomide petrole ve doğal gaza bağlılığı kırmak, devlet araçlarını modernleştirerek vatandaşların hayat standartlarını yükseltmek, ulusal güvenliği sağlamak ve diğer devletlere olan bağımlılığı azaltmak için ön plana alınmıştır....

Özet

Geleceğin devletlerarası mücadele alanı olan teknoloji, Rusya Federasyonu politikalarında, ekonomide petrole ve doğal gaza bağlılığı kırmak, devlet araçlarını modernleştirerek vatandaşların hayat standartlarını yükseltmek, ulusal güvenliği sağlamak ve diğer devletlere olan bağımlılığı azaltmak için ön plana alınmıştır. Bu doğrultuda Sovyetler Birliği'nden alınan eğitim altyapısı ile 2000'lerden sonra sağlanan ekonomik kalkınmanın birleşimi sonucunda bir teknoloji politikası oluşturulmuştur. Bu makalede bu politikanın detayları açıklanmıştır.

Anahtar Sözcükler: Rusya Federasyonu, Teknoloji, İnovasyon

Giriş

Sovyetlerin yıkılmaya yakın kapitalist Batı ülkeleri ile birçok alanda mücadele edemeyeceği ortaya çıkmıştı. Ekonomik durum doksanlarda, ikinci dünya savaşı sonrası tüm dünyaya korku salan Stalin dönemindeki sanayi atılımlarının etkilediği gibi veya soğuk savaşın sıcak savaşa dönmeye en çok yaklaşıldığı Kruşçev dönemi silah sanayisinin büyümesinin etkisi gibi etkilerden mahrum bir şekilde Amerika ile olan mücadeleden yorgun düşmüş ve siyasi istikrarsızlıktan olumsuz etkilenmişti. Olumsuz etkilenen bir diğer alan ise ülkenin teknolojik gelişmesiydi. Biliyoruz ki Sovyetler Birliği altmışlar sonrası zirveye çıkan yüksek eğitim programları ile özelde fen bilimleri olmak üzere, biyoloji, fizik, mühendislik, matematik gibi birçok alanda rakibi Amerika seviyelerine gelmiş ve hatta onu geçmiştir. Uzaya gönderilen ilk insan ve ilk uydu; Amerikan kapasitelerine yetişen oranlarda sahip olunan nükleer başlıklı füzeler ve savaş teknolojileri; bunların hepsi Sovyet Birliği'nin başardığı gelişmelerdir ve ona teknolojik ilerleme inancı ve özgüveni vermiştir. Ancak bu gelişmenin ülkenin ekonomik durumu ile paralel olduğu kuşkusuz. Ekonomik yoksunluk yaşanan Gorbaçov döneminin siyasi ve sosyal istikrarsızlığı ve yıkılışa kadar giden süreç, Rus toplumundaki, Rusya'nın bir dünya gücü olduğuna dair inancı yıktığında bundan teknolojik kapasite de nasibini aldı.

Daha sonra Sovyetler Birliği'nin yıkılışını takip eden dönemde Rusya Federasyonu Sovyetler Birliği'nin içerisinden doğan en büyük devlet olarak doksanlarda ortaya çıktığında bu inançsızlık üzerine kuruldu. Ancak realitede Sovyetler Birliği mirası Lomonosov Devlet Üniversitesi, birçok teknik üniversite ve bilimsel kuruluşlar varlığını devam ettirdi. Rusya'nın taze bir güç olarak kurulduğu ilk dönemlerde içerisinde birçok Petrol oligarklarının bulunduğu, iktisadi göstergelerin parlak olmadığı, kendi içerisinde Çeçenistan gibi sorunlu bölgelerin barındırdığı, çevre ülkeler ile veya Batılı devletlerle ilişkilerin belirsizliğini sürdürdüğü düşüldüğünde, o dönemde dünyayı şekillendiren teknolojinin devlet gündemine alınması zordu.

Bu, ancak 2009'da Dimitri Medvedev'in "Rusya, İleri (Россия, вперёд!)" makalesinde oluşturulan vizyon ile gerçekleştirildi . Bu vizyon Rusya ekonomisini ve toplumunu modernleştirmeyi, ülkenin petrol ve gaz gelirlerine bağımlılığını azaltmayı ve yüksek teknoloji ve inovasyona dayalı çeşitlendirilmiş bir ekonomi yaratmayı amaçlamaktaydı. Medvedev, ekonomik modernleşme için beş temel alan belirledi: 1- Enerji verimliliği ve yeni yakıtlar, 2- Tıbbi teknolojiler ve ilaç, 3- Nükleer enerji Mühendisliği, 4- Bilişim, 5- Uzay ve telekomünikasyon. Bununla birlikte IT inovasyonuna da ağırlık verildi. Bu dönemde e-hükümet, e-bankacılık, e-eğitim gibi çevrimiçi hizmetler geliştirildi. Bu makaleden bir kaç ay sonra Moskova'nın Skolkova bölgesinde teknolojik ar-genin özel yatırımcılar liderliğinde geliştirilebileceği, Amerikan "Silikon Vadisi" benzeri bir girişim oluşturuldu. Kurulan bir inovasyon merkeziydi ve yatırım 4 milyar$ tutarlarına varıyordu. Medvedev, Skolkova İnovasyon Merkezi'nin kuruluşuyla birlikte hırslı planını açıkladı. Buna göre 2020'ye kadar elli bin araştırmacının ve teknoloji uzmanının burada çalışma yapması hedefleniyordu . Skolkova böylelikle Rusya'da bir teknoloji kültürünün oluşturulması için tasarlanmış oldu.

Bunun dışında Rus teknoloji şirketleri uluslararası arenada kendilerini göstermeye başladılar. Yandex, 2011'de Nasdaq borsasında halka arzını gerçekleştirerek hisselerini 1.3 milyar$ arttırdı, ki bu o dönemde Nasdaq'da bir internet sitesinin gerçekleştirdiği en büyük halka arzdı . Mail.ru, sosyal medya ve oyun siteleri içeren büyük bir Rus İnternet holdingi, Londra Borsası'nda 2010 halk arzında 912 milyon$ elde ederek yüzde30 değerleniyordu . Birçok Rus yazılımcı Silikon Vadi'de kendi şirketlerini kurma girişiminde bulundular. Bunlara Siber Bank destekli programlar ile maddi fon sağlandı.

2009 ile 2013 arasında Rusya'nın IT yatırımları iki kat arttı . 2012'de Rus IT şirketleri, yaklaşık 16 ila 20 milyar dolar değerindeki ürün ve hizmetleri ile küresel pazarın yüzde 1'ini kontrol ediyordu. Rusya, 1,5 milyar dolarlık IT hizmeti ihraç ediyor ve ülkenin IT endüstrisinde 300.000'den fazla kişi çalışıyordu . Bu dönemde bir kaç başarısız girişim de oldu. 2010 yılına kadar 10 tane inovasyon merkezi kurmak için 10,3 milyar ruble (342 milyon dolar)'lık devlet yatırımı çoğunlukla hayal kırıklığı yaratan sonuçlar nedeniyle askıya alındı. 2013 yılında Rusya IT pazarında yavaşlama yaşandı. Bu dolar karşısında Rus rublesinin değer kaybetmesinden kaynaklanıyordu. Rus IT pazarı hala büyük ölçüde ithal yazılım ve donanıma bağlı olduğundan, birçok IT projesi döviz kurundan etkilendi. Kriz aynı zamanda, enflasyon oranının yüzde6,5 dolaylarına çıkmasını tetikleyerek ve o dönemdeki büyük altyapı projelerinin yavaşlamasına da neden olarak IT pazarını etkiledi . Ayriyeten Rusya'nın 2014'te Kırım'ı ilhakı ile birlikte ona karşı uygulanan yaptırımların da bunda etkisi vardı. Özellikle Amerika'nın uyguladığı yaptırımlar ile Silikon Vadisi'ndeki Rus şirketlerinin ve Rus yazılımcıların durumları zora girdi. Moskova'da kurulan Skolkova İnovasyon Merkezi'ne çekilmek istenen dış ilgi bu süreçte zarar gördü.

2014'te Rusya Başbakan'ı Dimitri Medmedev tarafından 2014-2020 dönemi için IT stratejik gelişme planı oluşturuldu. Plan, belgelerin dijitalleştirilmesi, ülkedeki İnternet erişiminin genişletilmesi ve Rusya'da üretilen bilişim verilerini depolamak için veri merkezlerinin oluşturulması için öneriler içeriyordu . Günümüze gelene kadar ki Rusya'nın teknoloji vizyonu böylece oluşturuldu. Ancak Rusya'nın 2014 yaptırımlarının etkisini geride bırakması ve ekonomisinin enerji ihracı yoluyla iyi sinyaller vermesi ile birlikte 2019 itibari ile teknoloji alanında daha cesur kararlar alınmaya başlandı. 2019'un ortalarında Bağımsız İnternet'in gerekliliği konuşulmaya başlandı. Siber Bank teknoloji ve inovasyon alanında çok büyük yatırımlara girişti ve böylelikle dünyanın inovasyona en çok yatırım yapan bankası oldu. Hükümet partisi tarafından Yandex'in yabancı hisseleri rahatsızlık uyandırmaya başladı. Böylelikle yüzde20'lik sermaye sınırlaması Duma'da kabul edildi. Skolkova İnovasyon Merkezi'nde 2019'da dünya genelindeki en büyük Teknoloji fuarlarından biri düzenlendi. Teknolojik cihazlara 2020 itibari ile Rus yazılımı kullanma zorunluluğu getirildi ki bu Rus içişleri için bir tehlike olarak görülen Apple şirketinin cihazlarına karşı yapılan bir düzenleme olarak yorumlandı. Devlet Başkanı Putin, yatırımcılar ile yaptığı toplantıda Skolkova İnovasyon Merkezine ek olarak o büyüklükte üç tane daha merkezin kurulması gerekliliğini kabul etti. Silikon Vadisi'nde veya diğer teknoloji vadilerinde çalışan yazılımcıların Rusya'ya dönmesi için özel teşvikler oluşturuldu. Çin ile ilişkilerin önemli bir kısmı teknolojik gelişmeleri ihtiva etmekteydi. Özellikle e-ticaret sitelerinin gelişmesinde ve Huawei liderliğinde oluşturulan 5G internet yatırımları ön plana çıktı. Son olarak Devlet Başkanı Putin'in birçok kez dijital teknoloji gelişmelerinin gerekliliğini vurgulaması ve aksi takdirde Rusya'nın geri kalabileceğini söylemesi de bu alana verilen önemi göstermektedir.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisadi düşünce tarihi, uzun süre boyunca Batı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli bir epistemolojik hattın tekelinde şekillenmiş; Batı dışı toplumların entelektüel üretimleri ise genellikle "gecikmiş", "çeperde kalmış" ya da "taklitçi" formlar olarak marjinalleştirilmiştir. ;

19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Devleti, sadece askeri ve mali cephelerde değil, aynı zamanda entelektüel, idari ve kurumsal sahalarda da çok boyutlu bir beka mücadelesine girişmiştir. ;

NATO zirveleri genellikle savunma harcamaları, askeri yetenekler ve Rusya'ya karşı caydırıcılık üzerine yapılan tartışmalarla domine edilir. Ancak İttifak'ın resmi belgelerinde daha sessiz bir dönüşüm yaşanıyor. ;

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Arktik, yaptırımlar, enerji güvenliği, deniz lojistiği ve büyük güç rekabetinin kesiştiği yeni bir jeopolitik laboratuvara dönüşmektedir. Bunun en açık örneklerinden biri, Çin ile Rusya arasında gelişen Arktik LNG ilişkisidir. Batı yaptırımları, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesini finansman, teknoloji,...;

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...