Fare Yılından Öküz ve Kaplan Yılına Doğru Çin

Makale

Çocuk kitaplarının fantastik dünyası hoştur. Bunları da yetişkinlerin yazdığını düşünecek olursanız her yaşa hitap etmelerine hayret etmemek gerek. Hele etrafınızda kitap önereceğiniz veya hediye edeceğiniz çocuklar varsa, çocuk edebiyatını izlemek iyi bir şeydir....

Çocuk kitaplarının fantastik dünyası hoştur. Bunları da yetişkinlerin yazdığını düşünecek olursanız her yaşa hitap etmelerine hayret etmemek gerek. Hele etrafınızda kitap önereceğiniz veya hediye edeceğiniz çocuklar varsa, çocuk edebiyatını izlemek iyi bir şeydir. Bu kitapların güncel yansımasını değerlendirmek, geçmiş için anlatılan gerçek veya hayali hikâyeleri bugünkü olaylarla ilişkilendirmek başka bir düşünsel boyut. Allison Llyod tarafından yazılan “Kaplan Yılı“ (Year of the Tiger) adlı kitap işte böyle bir eser. Sanki geçmişi, bugünü ve yakın geleceği ile Çin’i, masal ve gerçek arasındaki bir köprü üzerinde yürürken gözleme imkânı gibi.

Bilindiği gibi Han hanedanı döneminde Çin dört yüzyıl boyunca altın çağını yaşadı. Hatta İpek Yolu bile bu dönemde açıldı ve Çin imparatorluğunun etki alanı genişledi. Ancak Hanedan ikinci yüzyılın sonunda büyük bir kargaşaya sürüklenip sona erdi. Llyod’un hikâyesine göre o sırada, harabeye dönen Çin Seddi, Çin’i dışardan gelen pek çok tehlike ile karşı karşıya bıraktı. Çin ordusu duvarı onarmaya gelse bile verilen talimata göre duvarın dışındaki yabancı güçlere saldırmadı. Hatta imparator Xiand’e haber vermeden mukabele bile edemedi. Her şey merkezileşmiş, girişim ruhu törpülenmeye başlamıştı. Oysa “düşman“ giderek güçleniyordu.

İşte böylesine vahim koşullarda iki çocuk birlikte hem yaşadıkları kasabayı, hem de imparatorluğu tüm tehlikelere ve sinsi planlara karşı kurtarma planı yapmaya başladı. Aralarındaki ilişki aslında hiç dostane başlamamıştı. Hayattan beklentileri ve hedefleri de farklıydı. Ama konu vatan olunca gerisi teferruattı. Tabii kitabın referans aldığı Han dönemi gerçekte sona erdikten sonra Çin çeşitli badireler atlatarak günümüze kadar geldi. Şimdi bakımlı seddin dışına kara, demir ve hava yolu ile salgının imkân verdiği kadar açık. Etki alanı geçmişte olmadığı kadar geniş. Çin, benim diyen ülkeler için bile korkulu rüya. Ama onun da korku ve endişeleri var.


Fare Yılından Öküz Yılına Hızla İlerlerken

Çin takviminde 2020 Fare yılı. Yılın başında Çin, adına Covid 19 denilen bir başka vebanın etkisi altına girdi. Fare ve Domuz yıllarının zaten hep felaketler getireceğine inanan kadim Çin kültürü, belki böyle bir felakete hazırdı. Önce büyük kaybetti. Ama çabuk toparlandı. On milyon kilometre karelik geniş alan içinde karantina hiç kolay olmadı. Ama felaketlerin fırsatlarla birlikte geldiği konusundaki iyimserlikle Çin yılmadı. Fare yılının başında Wuhan’ı Çin’e, Çin’i dünyaya bir süreliğine kapadı. Bunu belki sadece otoriter ama teknolojik yeteneği üstün olan bir ülkenin yapacağı düşünüldü. Ama Çin halkının, kapanmayı kolay kabul edebilen bir halk olduğu dikkatlerden nedense kaçtı. Bu arada “ulusal askerler“ denilen sanayi dalları, azami salgın önlemleri altında hız kesmeden çalıştı. Dünya ilaç sanayi devleri ile Covid aşısı yarışı hâlâ devam ediyor.

Çin Fare yılının ikinci çeyreğinde yüzde 3,2, 2019 ve 2020 yıllarının ikinci çeyreği arasındaki mukayeseye göre yüzde 54,6 büyümeyi başarmış gözüküyor. Salgına rağmen Fare yılını yüzde 1,7 büyüme ile bitirme hedefi şimdi cebinde. En kötü yılda en son enflasyon oranı olan yüzde 2,4 ve yılsonu fiyat artışı beklentisi yüzde 3,5 ile dünyadaki durgunluğa meydana okuyor. Fare yılında işsizlik oranı sadece yüzde 3,8.

Çin, diğer ülkeler nal toplarken Öküz yılı olan 2021’e işte bu tablo ile hazırlanmakta. Gücü var, azmi var, inadı, inancı ve imkânı var. Merhamet tanrısı Guan Yin’in inayeti ile salgını defedip Bereket ve Zenginlik tanrısı Bi Gan’ın yardımı ile verimliliği arttırmaya devam edecek gibi gözüküyor.


“Su Kaplanı“ Yılına Kadar Yù Huáng ( Her şeyin, herkesin hâkimi Çin Tanrısı) Kerim

Dünyanın salgınla ivmelenen durgunluktan çıkmasına yine Çin katkıda bulunacak. Bu nedenle Öküz yılı Çin için diğer büyük ekonomik güçlerle rekabet yılı olacak. ABD’nin Trump yönetimi süresince, Çin’e karşı yürüttüğü ticaret, yaptırım ve teknoloji gerilimini, Han hanedanı yani ikinci yüzyıl sonunda Çin seddi dışındaki düşman güç etkisi ile mukayese edersek, arada birkaç önemli fark var: Bunlardan bir tanesi, o dönem Han hanedanının çöküş dönemi olması. Oysa 2021 ve 2022 Çin’in yükselme dönemi olacak.

Ayrıca o zamanlar seddin ötesindeki dış düşmana yardım eden iç odaklar şimdi ortak bir refah çizgisi yakalama azmindeki Çinliler arasında yok gibi. “Konu vatan olunca gerisi teferruat“ felsefesi o iki küçük çocuktan miras ve hâlâ geçerli. Şimdi seddin ötesine giden OBOR (One Belt-One Road) katarları dünyayı her yönden sarmalamaya devam. İpek yolunun yerini OBOR rayları, deve kervanlarının yerini ise trenler almış durumda.

Çin’de Han Hanedanından bugüne Sarı Nehrin altından çok su, kenarından çok insan seli aktı. Ama kadim kültürün geleneksel takvimi gibi inanç sistemi de Maoizm’e, Leninizm’e ve Piyasa Leninizm’ine direndi. Çin, 2021 Öküz yılından sonra 2022 Su Kaplanı yılına hazırlanırken, Yù Huáng’ın yardımı ile yine dünyayı peşinden sürükleyecek. Ama eğer Yù Huáng “her şeyin ve herkesin hâkimi“ ise Beijing yönetiminin aşırı merkeziyetçiliği yavaş yavaş yumuşatması gerekir.

Bir de, eğer Çin gücünü, Hong Kong, Taiwan, Tibet, Sincan ve Keşmir gibi seddin dışında bulunan bölgelere baskı için harcarsa bu adalet tanrısı Gao Yao’yu rencide edebilir ve Su Kaplanı yılında Çin rekabete girmeye devam edeceği dünya güçleri ile başını iyice derde sokabilir. Bu da 2023 yılı olan Tavşan yılında Çin’e sadece ürkeklik vaad edecektir.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2581 ) Etkinlik ( 174 )
Alanlar
Afrika 66 612
Asya 76 1003
Avrupa 13 620
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 282
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1331 ) Etkinlik ( 45 )
Alanlar
Balkanlar 22 278
Orta Doğu 19 587
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1971 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1971

Son Eklenenler

Bu çalışmada; Afrika Birliği’nin Somali’de güvenliğin sağlanması, barış ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi maksadıyla görevlendirdiği AMISOM’un rolü ve bölge güvenliğine etkisi incelenecektir.;

Ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli ekonomilerden oluşan Afrika ülkeleri, ekonomik dönüşümlerini sağlayabilmek adına kapsamlı bir ortaklık tesis etmeye çalışmaktadırlar. ;

İlk Siyasal İktisat Profesörü unvanına sahip (1805)19 İngiliz nüfus bilimci ve ekonomi politik teorisyeni Thomas Robert Malthus “Nüfus Prensibine Dair Deneme“ (Essay on the Principle of Population) (1798) adlı çalışmasında, nüfus artışı konusunda oldukça karamsar bir tablo çizer;;

Soğuk Savaş sonrası süreçte bilgi ve iletişim teknolojilerinin büyük gelişme kaydetmesiyle birlikte tüm dünyada büyük dönüşümler yaşanmıştır. Bu süreç, teknolojiyi geliştiren ülkeler kadar tüketen ülkelerde de aynı hızda gelişmiştir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişiminin etkilediği önemli b...;

Somali, Eritre, Cibuti ve Etiyopya’nın yer almış olduğu Afrika kıtasının kuzeydoğusunda yer alan ve Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bölge; Avrupa, Afrika, Asya ve Avustralya’yı birbirine bağlayan küresel deniz ticaret yolu olan Kızıldeniz’i kontrol etmesi sebebiyle jeostratejik öneme sahiptir.;

Klasik iktisat teorilerinde emek, sermaye ve girişimcinin yanı sıra üretim faktörlerinden olan doğal kaynakların sonsuzluğu ve tükenmeyeceği benimsenmiştir. Keynesyen teorilerde doğal kaynakların kullanımı ve dağıtımının kamu hizmetlerine dâhil olduğu, aksinin tekel piyasaları oluşturacağı görüşü hâ...;

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş nedeniyle daha önce göç veren bir ülke olan Türkiye yoğun bir şekilde göç almıştır. Bu nedenle son yıllarda ülkemizdeki mülteci sayısının artmasıyla Türkiye’nin uygulayacağı göç politikaları önem kazanmıştır.;

3. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2021

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

4. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul İktisat Kongresi

  • 27 May 2021 - 29 May 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Pandemi Sonrası Türkiye’nin Ekonomi ve Teknoloji Vizyonu Toplantısı

  • 17 Ara 2020 - 17 Ara 2020
  • TSİ 14.00 - Çevrimiçi -
  • İstanbul - Türkiye

13. Stratejik Vizyon Ödülleri Töreni | 2021

Stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları, bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş adamları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin “on üçüncüsü“ verilecektir.

  • 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...