Türkiye’nin Afrika’daki Gençlere Yönelik Eğitim Faaliyetleri

Makale

Türkiye’nin, Afrika’da köklü bir geçmişi bulunmaktadır. Geçmişten günümüze gelişerek devam eden Türkiye- Afrika ilişkileri istenilen noktaya doğru ilerlemektedir. Türkiye Cumhuriyeti, İslam Dünyası içerisinde üstlendiği misyon doğrultusunda, Müslümanların ortak medeniyet inşasına doğru ilerlediği süreç içerisinde gençliğe yönelik eğitim faaliyetlerine oldukça önem vermektedir. ...

Tuğrul Oğuzhan YILMAZ
Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Strateji ve
Stratejik Araştırmalar Anabilim Dalı Harp Tarihi ve Strateji Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi, Türkiye

Öz

Türkiye’nin, Afrika’da köklü bir geçmişi bulunmaktadır. Geçmişten günümüze gelişerek devam eden Türkiye- Afrika ilişkileri istenilen noktaya doğru ilerlemektedir. Türkiye Cumhuriyeti, İslam Dünyası içerisinde üstlendiği misyon doğrultusunda, Müslümanların ortak medeniyet inşasına doğru ilerlediği süreç içerisinde gençliğe yönelik eğitim faaliyetlerine oldukça önem vermektedir. Türkiye’nin, Afrika kıtasında üstlendiği çeşitli yardım ve kalkınma faaliyetleri, Afrika’da önemli karşılıklar bulmaktadır. Dünya genelinde ve Afrika özelinde değişen dünya siyasi dengeleri ve iç siyaset dinamikleri göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin tarihsel misyonu doğrultusunda Afrika ve Afrikalı gençlere yönelik gerçekleştirdiği eğitim faaliyetlerinin kıtayı ciddi derecede etkilemesi ve birçok siyasi dengeyi değiştirecek olması kaçınılmaz bir gerçekliktir. Türkiye, Afrika kıtası genelinde özellikle gençlere yönelik üstlendiği çeşitli eğitim faaliyetleri ile Afrika’nın gelişimine ve kalkınmasına yönelik önemli katkılarda bulunurken aynı zamanda İslam Dünyası içerisinde de önemli bir yer edinmekte ve Afrikalı Müslüman gençler arasında takdirle karşılanmaktadır. Türkiye, Afrika’da kamu kuruluşları ve çeşitli sivil toplum kuruluşları eliyle gerçekleştirdiği eğitim faaliyetleri doğrultusunda yeni bir Müslüman gençliğin inşasına yönelik çalışmakta ve Afrika Müslümanları arasındaki ortak koordinasyonu da sağlamaktadır. Bu çalışma, Türkiye’nin Afrika kıtasında üstlendiği eğitim faaliyetleri, söz konusu faaliyetlerin İslam Dünyası’ndaki karşılığı ve niteliğini incelenmeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Türkiye- Afrika- Eğitim- Gençlik.


Giriş

Afrika kıtası, 21. Yüzyıl içerisinde uluslararası anlamda ağırlığı giderek artan bir aktör olarak ortaya çıkmaktadır. Afrika, sahip olduğu 30 milyon kilometrekarelik alanı ile dünyanın en büyük ikinci kıtasıdır. Afrika, “zengin doğal kaynakları“ ve “insan kapasitesi“ ile 21. Yüzyıl içerisinde uluslararası sistemdeki etkisini giderek artırmaktadır. Afrika, Dünya sistemi içerisindeki etkisini artırmasına rağmen “azgelişmişlik“ ve “yoksulluktan“ kaynaklanan birçok sorunla uğraşmak zorunda kalmaktadır. Söz konusu sorunlara yeterince çözüm getirememiş olan Afrika ülkelerinde bu noktada Türkiye elinden geldiğince imkan ve kabiliyetleri doğrultusunda destek olmaktadır.

Afrika ile oldukça köklü bir geçmişi bulunan Türkiye’nin Afrika kıtası ile ilişkilerini geliştirmeye başlaması yakın bir tarihe dayanmaktadır.1 Geçtiğimiz yıllar içerisinde Afrika ile gelişmeye başlayan ilişkilerimiz Türk dış politikası için adeta “bir başarı öyküsüdür“. Türkiye’nin 1998 yılında başlattığı “Afrika’ya Açılım Politikası“ , günümüzde başarıyla tamamlanmış başta eğitim faaliyetleri olmak üzere Afrika ile ilişkilerimiz çok ciddi ilerleme sağlamıştır. Osmanlı Devleti’nden günümüze bir Afro- Avrasya ülkesi olarak kabul gören Türkiye, etkinlik alanı dahilinde Afrika ile uyum içerisinde bir döneme girmiştir.

Türkiye, 1991- 2014 yılları arasında çeşitli Afrika ülkelerine gerçekleştirilen askerî eğitim ve kursların haricinde Afrikalı öğrencilere toplamda 4380 burs kontenjanı ayırmıştır. Sadece 2015- 2016 yılları arsında ise Afrikalı öğrencilere yönelik açılan burs kontenjanı tek başına 1239’dur. Söz konusu rakam bile Türkiye’nin Afrika’ya eğitim hususunda verdiği desteği açık bir şekilde göstermektedir. Günümüzde Türkiye’de yüksek öğrenim gören Afrikalı öğrenci sayısı 5437’dir. Afrika ülkelerinden 116 öğretim üyesi ise Türk üniversitelerinde misafir öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi tarafından 1992’den bu yana düzenlenen “Uluslararası Genç Diplomatlar Eğitim Programı“na geçmişten günümüze Afrika’dan 200 diplomat katılım sağlamıştır. Türkiye ile karşılıklı olarak ikili ilişkiler çerçevesinde Güney Sudan, Kenya, Lesotho, Madagaskar, Nambiya, Nijerya, Somali -Somaliland dahil, Sudan gibi ülkelere yönelik kısa süreli eğitim programları düzenlenmektedir.

Türkiye, sivil eğitim öğretim faaliyetlerinin yanında Afrika ülkelerine polislik ve askerî eğitim desteği de sağlamaktadır. Bu noktada, “Afrika’da barış ve istikrarın sağlanması“ için çeşitli eğitim faaliyetleri düzenlemekte ve Birleşmiş Milletler (BM) Misyonu›ndan 5›ine düşük bir rakamla da olsa polis unsurlarıyla destek sağlamaktadır. 2014 yılının sonu itibariyle, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından, 22 Afrika ülkesinden toplamda 2202 askerî personele eğitim verilmiş, 2014 yılı içerisinde söz konusu personel rakamı 570 olmakla birlikte günümüze kadarki süreç içerisinde 249 Afrikalı askerî personelinin eğitimine devam edilmektedir.

Türkiye, Afrikalı ülkelerin ve halkların eğitim noktasındaki ihtiyaçlarının farkında kıtaya yönelik yardım faaliyetleri düzenlemekte ve dost ve kardeş Afrika ülkeleriyle işbirliğine önem vererek günden güne ilişkilerini geliştirmektedir. (http://www.mfa.gov.tr/turkiye-afrika-iliskileri.tr.mfa, 2017).

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)’nın Afrika’daki Eğitim Faaliyetleri

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), günümüzde eğitim faaliyetleri doğrultusunda Afrika’da oldukça etkin bir şekilde faaliyet göstermektedir. TİKA, Türkiye’nin sahip olduğu tarihsel tecrübe ve birikimi sahip olduğu imkan ve kaynaklar doğrultusunda kullanarak Afrika ülkeleri ile ortak bir dayanışma içerisinde hareket etmektedir. TİKA, Afrika ülkelerinde gerçekleştirdiği çalışmalarında “Afrika sorunlarına Afrika çözümleri“ ilkesini benimsemiş ve “karşılıklı fayda“ temelinde önemli oranda Afrika’ya hizmet etmektedir.

Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında mevcut siyasî, ekonomik ve toplumsal ilişkiler; Türkiye’nin bölgedeki kalkınma ve yardım faaliyetleri doğrultusunda ciddi bir ivme kazanmakta ve günden güne artarak devam etmektedir. TİKA’nın Dünya üzerindeki toplam ofis sayısı 52 iken, Afrika ülkelerinde toplamda 15 ofisi bulunmaktadır. Söz konusu rakamlar, Türkiye’nin Afrika’ya verdiği önemi de açık bir şekilde göstermektedir. Cezayir, Cibuti, Çad, Etiyopya, Kamerun, Kenya, Libya, Mısır, Nambiya, Nijer, Senegal, Somali, Sudan, Tanzanya, Tunus gibi Afrika ülkelerinde ofisleri bulunan TİKA, önümüzdeki
yıllar içerisinde ise Gine, Komorlar, Mozambik ve Nijerya’da 4 ofis açmayı planlamaktadır.

TİKA, Afrika’daki eğitim sistemine çeşitli yenilikler sağlayarak, Afrikalı gençlerin Dünya standartlarında bir eğitim alması için çeşitli eğitim faaliyetleri yürütmekte olup, “Sistem reformları, kurumların modernleştirilmesi, eğitim öğretim sırasında kullanılan araç ve gereçlerin teknolojik gelişmelere paralel düzeyde olması, öğretmenlerin mesleki bilgi ve beceri düzeylerinin yükseltilmesi, öğretme ve öğrenme sürecinin geliştirilmesi“ noktasında temel bir strateji belirleyerek Afrikalı gençlerin eğitim- öğretim sürecine önemli derecede destek olmaktadır. (Türkiye Afrika El Ele, : 2- 4).

Afrika nüfusunun %60’ını 24 yaş altı gençlerin oluşturduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, Afrika’nın genç nüfus potansiyelinin oldukça önemli olduğu değerlendirmesinde bulunabiliriz. Genç nüfus, kalkınmakta olan ülkelerin en ciddi potansiyellerinden bir tanesi olmakla birlikte aynı zamanda en büyük sorunlarından bir tanesidir. Afrika’nın eğitimsel durumunu inceleyecek olursak, Afrika’da 61 milyon çocuk okula gidememekte ve Sahra altı Afrika’da yıl da 10 milyon çocuk ilkokulu terk etmek zorunda kalmaktadır. 15 yaşından büyük 3 kişiden 1’i okuma yazma bilmemekte, söz konusu rakamların 3/2’si de kadınlardan oluşmaktadır.

Afrika’da “istihdamın oluşturulması, geliştirilmesi, korunması ve gelir düzeylerinin artırılması doğrultusunda“ TİKA tarafından Afrika›da gençlere yönelik ciddi eğitim faaliyetleri yapılmaktadır. Türkiye›nin, Afrika›da üstlendiği eğitim faaliyetleri, “insana yatırım“ felsefesiyle sürdürülmekte bu çerçevede Afrika’daki işsizlere ve çalışanlara yönelik faaliyetlerini sürdüren mesleki eğitim kursları Türkiye’nin, Afrika’da gençlere yönelik gerçekleştirdiği eğitim faaliyetlerine örnek olarak verilebilir. (Türkiye Afrika El Ele, : 5).

TASAM Yayınlarının "Youth Strategy Power And Justice Building" isimli kitabından alınmıştır.
“Youth Strategy Power And Justice Building“ e-kitabı için Tıklayınız
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2697 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 632
Asya 98 1073
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1373 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 292
Orta Doğu 22 601
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Gorbaçov’un kişiliğinin gizemi, insan Gorbaçov ile devlet adamı Gorbaçov arasındaki ayrıma dayanıyor. Çok farklı iki insandı. Ütopyasının özünde saf bir Leninizm’in olduğu bir Sovyetler Birliği ve Lizbon’dan Vladivostok'a barışçıl bir şekilde uzanan bir Avrupa vardı. O, iktidardaki entelektüelin büy...;

İnsanlığın karşı karşıya olduğu son dönemin en önemli tehdidi şüphesiz iklim değişikliğidir. Küresel ölçekte felaket senaryolarının merkezinde yer alması bunun göstergelerindendir. Buna karşın iklim değişikliği sorunu, kriz olgusunun doğası gereği içerisinde tehditlerle birlikte birtakım fırsatları ...;

Devletlerin uluslararası ilişkilerindeki politika ve uygulamalarının iki önemli öğesi bulunmaktadır. Dış politika analizlerine de konu edilen bu öğeler süreklilik ve değişimdir. Bir ülkenin dış politikasında süreklilik öğesi genel olarak iç politikaya nazaran daha fazla hissedilmektedir. Özellikle g...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...