Çevre ve Suç: Şehir Güvenliğini Artırmada Çevre Psikoloji Yaklaşımı

Makale

Çevre psikoloji psikolojinin en önemli alt dallarından biri olan sosyal psikoloji içerisinde önemli bir yer tutar. Psikoloji tarihindeki bir çok öncü isim çevre konusuna odaklansa da çevre psikolojisinin kendi ismiyle ortaya çıkması ve gelişmesi 1960’lardan sonra olmuştur. ...

Dr. E. Ensari CİCERALİ
Nişantaşı Üniversitesi

Dr. Lütfiye Kaya CİCERALİ
Nişantaşı Üniversitesi


Giriş

Çevre psikoloji psikolojinin en önemli alt dallarından biri olan sosyal psikoloji içerisinde önemli bir yer tutar. Psikoloji tarihindeki bir çok öncü isim çevre konusuna odaklansa da çevre psikolojisinin kendi ismiyle ortaya çıkması ve gelişmesi 1960’lardan sonra olmuştur. Toplumlardaki çevre bilincinin artırılması ve sonraki nesillere daha sağlıklı sürdürülebilir bir çevrenin bırakılması teması önem kazandıkça bu alanın da önemi ve çevreyle ilgili uygulamalardaki yeri gittikçe artmaktadır. Çevre psikolojisi bireyler ile bireylerin yapılı ve doğal çevreleri arasındaki ilişkiyi inceleyen bir disiplin olarak tanımlanır. Örneğin aşırı stres yaşayan birisinin kendini bir deniz kenarına ya da yeşilliklerle dolu doğal bir çevreye atması neredeyse bir klişe haline gelmiştir. Deniz kenarına gitmek, açık havada yürümek ya da şehirden uzak bir ortamda zaman geçirmek gerçekten yaşadığımız stresi ya da bunalımı geçirir mi? Bu konuda yapılan bir çok araştırma olsa da çevrenin insan sağlığına olumlu etkisi olduğuna yönelik toplumda otomatik bir inanç oluşmuştur. İnsanlar böyle yerlerde kendilerini daha mutlu hissetmekte ve olumlu duygular yaşamaktadır. Şehrin merkezinde kalan yeşil alanlara da bu yüzden şehrin akciğerleri denir. Yeşil alan ile sağlıklı olmak arasında genel olarak inanılan pozitif bir ilişki bulunmaktadır.

Çevre psikolojisi bir yandan çevrenin insan deneyim, davranış ve sağlığına etkisini incelerken diğer yandan da insanın çevreye olan ya da olabilecek etki faktörlerini inceler. Konumuzla yakından ilgili olan suç davranışı da çevrenin davranışa olan etkisi bağlamında incelenir. Suç davranışı psikolojiiçerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Suç ile doğrudan ilgili olan adli psikoloji alanı psikolojinin önemli ve geniş bir alt dalını oluşturmaktadır ve bu alanda ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Çevre psikolojisi daha dolaylı yoldan olsa da suç davranışıyla ilgilenmektedir. Temel hedef bu davranışın, suç davranışının ortaya hiç çıkmaması yani yok edilmesi ya da azaltılmasıdır. Bu yönde bir çok örnek çalışma yapılmış ve ortaya ciddi bulgular konmuştur. Örneğin bir çevre içerisinde toplumsal kabul görmüş bir normun çiğnenmesinin diğer normların da çiğnenmesine neden olduğu farklı çalışmalarda ortaya çıkmıştır. Çapraz norm engelleme etkisi denen bu durumda bir kişi başkalarının bir norma açıkça aykırı hareket ettiğinin ipuçlarını taşıyan bir çevrede (ör. duvarda grafitiler, yolda çöpler olan bir yer gibi), sosyal normlara bağlı kalmakta zorlanır. Örneğin bir kişinin otobanda arabasıyla seyrederken elindeki çöpü yola atması, atılan bu çöpü gören yüzlerce farklı kişinin de oraya çöp atmasına neden olabilir. Bir norma uymayan bir davranışın bir çevrede görülmesi benzer davranışları ve farklı normlara da uymama davranışlarını artırır. Çevredeki normlara karşı yapılan saygısızlıkların oluşturduğu ipuçları bir ‘düzensizlik’ algısı oluşturur ve bu durum suç olaylarını ve suç korkusunu da artırabilir.

Keizer ve arkadaşları1 şöyle bir çalışma gerçekleştirmişlerdir. İki farklı çevrede dışarı sarkacak ve içinde görülecek şekilde beş Euroluk banknotlar bulunan zarfları posta kutularına yerleştirmişler ve oradan geçenlerin ne kadarının bu zarfları çalacaklarını gözlemlemişlerdir. Yoldan geçenlerden geniş bir gurubunun (%13), bu zarfları aldığı ortaya çıkmıştır. Eğer posta kutusu grafitiyle kaplıysa, yani üzeri yazıyla boyanmışsa hırsızlık yapanların oranı ikiye katlanmıştır. Armitage’ın yaptığı bir çalışmada, civarında belirgin bakımsızlık ve grafiti sinyalleri bulunan evlerin daha fazla suça maruz kaldığı ortaya çıkmıştır2. Doran ve Lees insanların da özellikle bu türden ve böyle çevresel ipuçları içeren çevrelerde güvensiz hissettiklerini ortaya koymuştur3. Markowitz, Bellair ve Liu fiziksel düzensizlik ipuçlarının artan suç döngüsü için bir vasıta olduğunu bulmuştur4. Yapılan diğer çalışmalarda da potansiyel saldırganlara saklanma olanağı sunan sık zemin bitki örtüsü, yüksek suç korkusuyla ve şehir parklarında güvensiz hissetmeyle ilişkilidir5,6.

Diğer yandan İngiltere’de yapılan ilginç bir araştırmada belediye tarafından cadde aydınlatmasında yapılan tamirat ve iyileştirmelerin sadece aydınlatmanın yapıldığı geceleri değil gündüzleri de o bölgelerde işlenen suç oranlarını azalttığı ortaya konmuştur7. Araştırmacılar daha önceden bozuk olan ve görevlilerce tamir edilen ve bu nedenle artan ışıklandırmanın o işi yapan belediyenin normları önemsediğinin bir göstergesi olduğunu ve bunun yurttaşların norma uyma davranışını aktive etmiş olduğunu ortaya çıkardılar. Bu durum yalnızca normlara uymamayı azaltmamış aynı zamanda sosyal kontrolü de artırmıştır. Yani vatandaşlar şüpheli gördükleri şeyleri daha çok polise bildirmiş ve önemli kuralları ihlal edenlerin bilgisini diğerleriyle paylaşmak yoluyla da normlara bağlılıkları artmıştır. Bütün bu örnekler suç davranışının azalmasında ve çevresel güvenliğin artırılmasında fiziksel çevre tasarımının ve fiziksel çevre ile ilgili bir takım özelliklerdeki iyileştirmenin önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Özellikle fiziksel çevrenin tasarımı ve bu yolla suç davranışının azaltılmasıyla ilgili olarak gün geçtikçe önem kazanan bir terim çevresel kriminoloji terimidir. Çevresel kriminoloji kriminolojide yeni bir düşünce okulu olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel kriminoloji suçun genel nedenleri ve insanların neden suç işlediği ile ilgilenirken, çevresel kriminoloji suç desenleri, suçun meydana gelmesi için oluşan fırsatlar, mağdurların olaylar içerisinde korunması ve olayların oluştuğu çevreler ile ilgilenir8. Çevresel kriminoloji ilk olarak Ray Jeffery tarafından Çevresel Tasarım ile Suçun Önlenmesi adlı kitabında ortaya atılmıştır9. Bu yaklaşım klasik kriminolojinin temel ilkesini kullanır ki bu prensip suç işleme potansiyeli olan kişiyi suçtan caydırmaktır. Bu kişiyi caydırırken toplumu korur. Ancak çevresel kriminoloji temel olarak suçlu potansiyeli olan kişinin kendisinden çok suçun işlendiği çevreye odaklanmıştır.


1. Çevresel Tasarım Yoluyla Suçun Önlenmesi

Jeffery’e göre suçun sosyal nedenleri yanında biyolojik ve çevresel nedenlerin de incelenmesi gerekir. Suçun nedenleri aslında sadece bir bakış açısıyla değil bir çok disiplinin bir araya gelmesiyle daha net ortaya çıkar. Yani sosyal, politik, biyolojik ve psikolojik açıklamalar suçun nedenlerine inebilmek için gereklidir. Suçlunun beyninin içini anlayabilmek ne kadar önemliyse suçluluğa neden olabilecek dış çevre de o kadar önemlidir. Crowe’a göre yapılı çevrenin düzgün tasarımı ile etkin kullanımı suç davranışının ve suça maruz kalma korkusunun azalmasına yol açar ve bu yolla hayat kalitesi artar10. Jeffery çevresel tasarım ile suçun önlenmesi yaklaşımı konusunu ilk kendi yazdıklarıyla başlatsa da sonradan kendi yaklaşımını Oscar Newman’ın savunulabilir alan yaklaşımı üzerine oturtmuştu. Bunun bir nedeni de kendi yaklaşımını çok karmaşık bulmasıdır.

Savunulabilir alan ise Newman tarafından şöyle tanımlanmıştır11: Bir yerleşim çevresinin fiziksel karakteristiklerinin- binaların planı, genel yerleşim özellikleri gibi - orada oturanlar için kendi güvenliklerini sağlamalarında anahtar kişiler haline gelmelerine izin verecek şekilde işlev görmesidir. Burada daha sonra detaylarına inilecek başlıca teorilerde de bulunan bir güçlendirme yaklaşımı söz konusudur. Çevresel tasarım yoluyla bir yerde yerleşik olan bireyler suçun önlenmesi açısından yetkin kılınmış olurlar. Kağıt üzerinde olmasa da ortamın bu güçlendirmeyi yapması sağlanmaya çalışılır. Örneğin bir sokakta gasp yapmak isteyen bir suçlu etraftaki binalardan bir çok kişinin kendisini görebileceği ve müdahale edebileceği bir ortamda bu suçu işlemeye cesaret edemeyebilir. Kendine daha tenha ve gözetimden uzak bir yer aramak ister. Bu tenha ve suça açık alanların mümkün olduğunca azaltılması ya da kontrol altına alınması gerekir.

TASAM Yayınlarının "Devlet Doğasının Değişimi: Güvenliğin Sınırları" isimli kitabından alınmıştır.
“Devlet Doğasının Değişimi: Güvenliğin Sınırları“ e-kitabı için Tıklayınız
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2583 ) Etkinlik ( 176 )
Alanlar
Afrika 66 613
Asya 78 1004
Avrupa 13 620
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 282
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1333 ) Etkinlik ( 45 )
Alanlar
Balkanlar 22 279
Orta Doğu 19 588
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1981 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1981

Son Eklenenler

Tüm dünyayı etkisine alan salgının da katkısıyla belirsizliklerin artışı oranında öngörülebilirliğin de azaldığı günümüzde, coğrafyamız başta olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan krizler ile uyuşmazlıklar küresel barış ve istikrarı tehdit ederken, çok taraflılık ve evrensel değerler de erozyon...;

9 Şubat 2021 Salı gecesi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Türkiye’nin uzay programı açıklandı ve kamuoyunda oldukça yankı buldu. Programın olumlu ve olumsuz olarak yorumlanacak çok yanı var. Bu değerlendirme dokümanında yapıcı eleştirel düşünce ile Ülkemizin bu yolculuğuna ve kapsayıcı istişaresine...;

Döneme ve konjönktüre göre gerek doğrudan gerek dolaylı olarak siyasete ve topluma biçim veren fakat en az aynı ölçüde siyaset ve toplum tarafından biçimlendirilen “medya“; başta iletişim ve ulaşım olmak üzere, eğitimden sağlığa, gıdadan giyime, bankacılıktan reklamcılık ve yayıncılığa ;

* BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında pazar, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu teme...;

Balkan coğrafyası, kimi yakın, kimi kadim maziye dair birçok sorunlar silsilesinin yaşam alanıdır. Hep vurguladığımız üzere bu sorunların tamamı da tarihsel argüman ve tecrübe ile ilintili. İyi bir tarih bilgisi ve kurulacak bağlardan yoksun olan bir zihnin salt modern beynelmilel teoriler ile bu so...;

Genel anlamda yenilenebilir enerji; Yeryüzünde ve doğada çoğunlukla herhangi bir üretim prosesine ihtiyaç duymadan temin edilebilen, fosil kaynaklı (kömür, petrol ve karbon türevi) olmayan, elektrik enerjisi üretilirken CO2 emisyonu az bir seviyede gerçekleşen,;

TASAM Yayınları, “Atlantik’ten Hint Okyanusu’na Geleceğin İnşası“ ana temasıyla icra edilen 2. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2020’nin tebliğ özet kitapçığını yayımladı.;

İçlerinde cam, plastik, aliminyum ve silisyumun yanı sıra, kurşun, kadmiyum, antimon gibi zehirli maddeler de bulunan milyonlarca güneş paneli 25-30 yıl içinde hurdaya çıkınca, bunların çevreye olumsuz etkileri düşünülmeli ve depolanacağı yerler de geri dönüşümleri de şimdiden planlanmalı, ilgili ya...;

"Türkiye - Rusya İlişkileri" Konferansı

  • 22 Haz 2005 - 22 Haz 2005
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - Çin Forumu

  • 15 Eki 2018 - 20 Eki 2018
  • Pekin - Çin

3. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2021

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul İktisat Kongresi

  • 27 May 2021 - 29 May 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Pandemi Sonrası Türkiye’nin Ekonomi ve Teknoloji Vizyonu Toplantısı

  • 17 Ara 2020 - 17 Ara 2020
  • TSİ 14.00 - Çevrimiçi -
  • İstanbul - Türkiye

13. Stratejik Vizyon Ödülleri Töreni | 2021

Stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları, bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş adamları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin “on üçüncüsü“ verilecektir.

  • 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...