Avrupa'ya Göç'ün 50. Yılında Kazak Diasporası'nın Bugünü ve Geleceği

Makale
Avrupa Kazak Dernekleri Federasyonu (FEKA) Başkanı, Almanya, Geçtiğimiz yıl, Avrupa’da Kazak Diasporasının oluşmaya başlamasına 50 yıl oldu. Batı Avrupa’daki bu Kazak Diasporasının ilk kısmını, 31 Ekim 1961’de Türkiye ile Almanya arasında imzalanan “Türk İşgücü Anlaşması“ sonucunda 1962 yılından itibaren Türkiye’den Almanya’ya resmi işgücü göçü ile giden Kazaklar oluşturmaktadır. O yıllarda, Türkiye benzer anlaşmaları işgücüne gereksinim duyan diğer Batı Avrupa ülkeleriyle de yapmıştı. Bu anlaşmalar çerçevesinde, Kazaklar 1960’lı yılların ilk dönemlerinden başlayarak 1970’li yılların sonuna kadar gene Türkiye’den Almanya’nın yanı sıra İsveç, Fransa, Avusturya, Norveç, Danimarka ve İsviçre gibi Batı Avrupa ülkelerine göç ettiler. Böylece Avrupa’da oluşmaya başlayan Kazak diasporası sayı bakımından, Türkiye’deki bir kısım Kazakların 1980’lı yıllarda İngiltere, Hollanda, Fransa ve Avusturya gibi ülkelere ekonomik nedenlerden ötürü, kendi girişimleriyle göç etmeleri sonucu daha da büyümüştü. Genel olarak Avrupa’da yaşayan Kazaklar iki gruptan oluşmaktadır. Çoğunluğu oluşturan birinci grubun mensupları 1930’lu ve 1950’li yıllarda ülkelerini terk etmek zorunda kalan, Hindistan ve Pakistan üzerinden Türkiye’ye gelen ve oradan işgücü göçü ile Avrupa’ya giden Doğu Türkistan kökenli Kazaklar ve onların çocuklarından meydana gelmektedir. Sayıca az olan ikinci grubu ise 1920’li yılların sonlarında Kazakistan’da uygulamaya konan Sovyetleştirme politikaları sonucu ülkelerini terk ederek Afganistan ve İran’a göç eden, oralardan özellikle 1980’li yıllardan itibaren Türkiye üzerinden veya doğrudan Avrupa’ya giden Kazaklar ve onların çocukları oluşturmaktadır. 60 Türk Diasporası ve Türk Dünyası Vizyon 2023 Avrupa’ya Göç’ün 50. Yılı, Avrupa’daki Kazak Diasporası ve kuruluşları tarafından değişik etkinliklerle anıldı. Öte yandan, Avrupa’da kalıcı oldukları sonucuna varan ve yaşadıkları ülke koşullarına uyum sağlamak durumunda olan Kazaklar, zamanla sosyalkültürel değerlerin yanı sıra milli-manevi değerlerin yaşatılmasına ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesine ihtiyaç duymaya başladılar. Bu ihtiyaç, Kazakların dernekler kurarak, organize olmalarına yol açtı. 1980’li yılların başlarında ilk olarak Almanya’da kurulan Kazak derneklerini, diğer Avrupa ülkelerinde kurulan Kazak dernekleri izledi. Giderek Avrupa’da sayıları artan Kazak dernekleri aralarındaki işbirliği ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla oluşturdukları Koordinasyon Kurulları vasıtasıyla bir çatı kuruluş altında buluşma çalışmaları başlattılar. Bu çalışmalar 2009 yılında Avrupa’nın değişik ülkelerinde 10 Kazak derneğini bir çatı altında buluşturan Avrupa Kazak Dernekleri Federasyonu’nun (FEKA) kurulmasıyla sonuçlandı.
Avrupa’daki Kazak dernekleri yukarıda ifade edilen amaçlarını gerçekleştirmek için çok sayıda etkinlikler düzenlemektedirler. Bunların en önemlilerinden birisi, her sene Kazakların yaşadığı bir Avrupa ülkesinde düzenlenen geleneksel “Avrupa Kazakları Kurultayı“dır. 2002 senesinden beri düzenli olarak organize edilen bu kurultaylarda, Avrupa’nın değişik ülkelerinden yüzlerce Kazak aileleriyle birlikte buluşmaktadır. Bunun yanı sıra, Avrupa Kazakları Kurultaylarına Kazakistan tarafından merkezi Almatı’da bulunan Dünya Kazakları Cemiyeti’nin yöneticilerinin, hükümet temsilcilerinin, Kazakistan bilim, edebiyat ve sanat çevrelerinin tanınmış simalarının, şarkı ve dans gruplarının, basın mensuplarının yer aldığı delegasyonlar da katılmaktadırlar. Özellikle değişik ülkelerde yaşayan Kazakların bir araya gelerek hasret gidermelerine ve yabancı ülkelerde doğup, büyümüş gençlerin birbirleriyle tanışmalarına, kaynaşmalarına imkan anıyan bu kurultaylarda, Avrupa’daki Kazak Diasporasının ana dilin, milli benliğin, milli kültür ve değerlerin, gelenek vegöreneklerin korunması ve yaşatılması gibi konularda karşılaştığı sorunlar tartışılmakta, çözüm yolları araştırılmaktadır. Bunun için de kurultay programları çerçevesinde özel yuvarlak masa toplantılar da düzenlenmektedir. Yeri gelmişken şunu da belirtelim, bu seneki Avrupa Kazak Kurultayı, Fransa Kazak Kültür Derneği’nin (AKFT) organize etmesiyle 18-19 Mayıs 2013 tarihlerinde Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirilecektir. Avrupa Kazak diasporasının belirttiğimiz sorunlarının tartışıldığı ve çözüm yollarının arandığı diğer bir forum da “Avrupa Kazak Diasporası Genç61 lik Konferansları“dır. Avrupa Kazak Dernekleri federasyonu FEKA) ile ilgili derneklerce ortaklaşa düzenlenen bu konferansların ilki Almanya’nın Münih şehrinde; ikincisi, İsveç’in Vesteros şehrinde; üçüncüsü, Paris’te ve dördüncüsü Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirildi. 25-26 Aralık 2012 tarihlerinde Köln’de gerçekleştirilen “IV . Avrupa Kazak Diasporası Gençlik Konferansı“nın ana konusu da, Avrupa’ya Göç’ün 50. Yılı ile ilgili idi. Bu nedenle konferansta temel olarak, “Avrupa’ya Göç’ün 50. Yılında Kazak toplumunda meydana gelen değişiklikler; bu göç dolayısıyla Kazak toplumunun kazançları ve kayıpları; diasporanın geleceği“ ve benzeri konular tartışıldı, değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca bu konferansta, “V. Avrupa Kazak Diasporası Gençlik Konferansı“nın Aralık 2013’de İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılması da kararlaştırıldı. Avrupa’da yaşayan Kazakları endişelendiren konuların başında ana dili sorunu gelmektedir. Bu sorunun çözümüne yönelik bugüne kadar yapılan bütün çalışmalara ve faaliyetlere rağmen, Avrupa Kazakları arasında Kazak dilinin durumunun her geçen yıl biraz daha zayıfladığını, özellikle genç neslin anadilini unutmaya başladığını ya da hiç bilmediğini belirtmek gerekmektedir. Kazak diasporasını çok endişelendiren bu durumun oluşma nedenlerinin bazılarını burada aktarmak yerinde olacaktır:
• Eskiden diasporadaki ilk kuşak Kazaklar başka dil bilmedikleri için çocukları ve torunlarıyla, hatta çevresiyle sadece Kazakça konuşurlardı. Bu nedenle aile mensupları birbirleriyle Kazakça konuşma durumunda idi. Ancak, günümüzde diasporadaki ilk kuşağa mensup büyüklerin sayısı iyice azalmış olup, tükenmeye yüz tutmuştur. Bu durum, dış ülkelerdeki Kazaklar arasında Kazakça kullanımı alışkanlığına darbe vurmuştur.
Avrupa’da Kazakça konuşmak için ortam yoktur. Çocuklar okullarda, yetişkinler işyerlerinde bulundukları ülke dilleriyle konuşmaktadırlar. Özellikle, Avrupa’da doğup, büyümüş genç kuşağa mensup ebeveynlerin evlerinde ve çocuklarıyla sadece bulundukları ülke dilleriyle konuşmaları, diasporada Kazak dilinin korunması ve yaşatılmasıyla ilgili endişeleri daha da artırmaktadır.

Dr. Abdulkayyum KESİCİ

( Bu makale ''Türk Diasporası ve Türk Dünyası Vizyonu 2023'' adlı kitaptan alınmıştır. )

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2860 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1156
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Münih güvenlik raporu yayınlandığı tarihlerde raporun bir özetini yapmış ama ne anlama geldiği ve ileriye dönük neler olabileceği bağlamında bir şerh düşmemiştim. Bu yazıda Batı’nın ontolojik yorgunluğunu, yaşanan siyasi tıkanmayı, kurumsal aşınmayı ve derin çaresizlik duygusunu bahse konu rapor ...;

Ekonomi, güvenlik ve iç politika konularının tümü Starmer hükümetini Brüksel'e doğru yönlendiriyor. Geçen hafta Donald Trump ve Sir Keir Starmer, ulusa hitaben büyük konuşmalar yaptılar. ;

İran altyapısının kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alınması, halkın rejimi içeriden zayıflatacak geniş çaplı ve örgütlü bir ayaklanmaya yönelmesini hedefleyen bir stratejinin parçası olarak değerlendirilebilir. ;

“Felsefe griyi griyle boyadığında, hayatın şekli yaşlanır ve bu griyle gençleşemez, ancak anlaşılabilir; Minerva'nın baykuşu kanatlarını ancak alacakaranlığın gelişiyle açar.” — G.W.F. Hegel, Hukuk Felsefesi ;

Toplantı Raporu Yer: 24-26 Mart 2026 École Militarie & Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı, Paris Defence and Strategy Forum Panelistler: Charles Lichfield, Darshana Baruah, Vivek Chilukuri Moderatör: Léonie Allard ;

Önde gelen Çinli-Amerikan ilişkileri uzmanı Diao Daming, savaşın bir güçlendirici değil, birleştirici unsur olduğunu ve her iki taraf için ne anlama geldiğini açıklıyor. Bugünkü yazımda, Profesör Diao Daming'in devam eden İran savaşının 2026 ara seçimlerini nasıl yeniden şekillendirdiğine dair ...;

ABD, Trump ile beraber 'stratejisi olmayan güç kullanımı' aşamasına girmiş durumda. Savruk ve bir o kadar kontrolden çıkmış bir yaklaşım izleniyor. Kısa süre önce yayınladıkları ulusal güvenlik stratejisinde altını iftiharla çizdikleri "esnek realizm" ve "güç yoluyla caydırıcılık" gibi kavramları...;

2023 sonundan itibaren Yemen merkezli Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep hattında ticaret gemilerine yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretinde ciddi aksamalara yol açmış; birçok gemi Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönelmiştir.;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.