Bir Van Sonbaharı’ndan Selamlar

Yorum

TASAM’ın düzenlediği Türkiye-İran Forumu için uzun yıllar sonra Van’a geldim. Şehirde deprem sonrasında gerçekleştirilen yeniden yapılanma gayet başarılı buldum. ...

TASAM’ın düzenlediği Türkiye-İran Forumu için uzun yıllar sonra Van’a geldim. Şehirde deprem sonrasında gerçekleştirilen yeniden yapılanma gayet başarılı buldum. Kaldırılamamış yıkıntı elbette var. Ama o da devam edecek faaliyetlerin bir anlamda güvencesi.
Yenilenmiş bir Yüz, Yepyeni bir Bakış Açısı
Güzelim göl, peyzaja hakim. Derin ve parlak maviliğin insana telkin ettiği huzur Van’a yansıyor. Ama bu huzurda, güven, özgüven ve geleceğe yönelik olumlu beklentilerin payı azımsanmamalı. Van her şeyden önce bölgesel faaliyetlerde daha fazla rol üstlemeye talip. Yapabileceğini istiyor. Bunu da Van’lı üreticiler, tüccar ve iş adamları pek güzel açıklıyor. Üniversite de Van ile bütünleşmiş. Farklı dilden konuşmuyor, Üniversite için hayata geçirilmiş örnek projelerin, Van’a yayılabileceğine inanıyorlar. Bu projelerin başında, alternatif bir enerji kaynağı olan güneş enerjisi uygulaması geliyor.
Sınır Aşan bir Temiz Enerji
Dost elini sınırın ötesine de uzatmaya hazırlar. Güneşin parlaklığından aynı şekilde istifade eden İran’ da da neden solar membran’lar enerji üretip, şimdi olduğu gibi ortak elektrik ağına (grid) aktarılmasın? Elektrik enerjisinin, iki ülke arasındaki kadim dostluk köprüsünün yeni yapı taşı olduğuna inanıyorlar. Temiz, faydalı ve inkıtasız. Elbette, yaptırımlar sona erer ve İran yeniden dünya ile bütünleşirse bu alana başta Alman ve İspanyol firmaları olmak üzere bir çok ülke girmek isteyecektir. Ama Türkiye “ben de buradayım. Hem de size en yakın yerde“ işareti veriyor.
“Men Çiguyem, Tamburam Çimiguyem“ Değil Bu
Van şehri,önce bölgeye ve sonra dünyaya açılmak istiyor. İran’ın Batı’sındaki Hoy ve Urumiye şehirleri ile sınır ticareti yapabilmeyi düşlüyor. Bunun için ulaştırma ve haberleşme anlamında fiziki altyapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Gümrük kapılarındaki bürokrasinin azaltılması, keyfi denetimlerin sona erdirilmesi ve en önemlisi ticaretin ayni değil, nakdi ödeme araçlarına dayandırılması, özellikle sarrafiye’nin ticaretteki rolünün sona erdirilmesi en önemli dilekleri. İran da bir an önce yaptırımların sona ermesini ve tekrar dünya ile bütünleşmeyi bekliyor. Türkiye ile ilgili olarak ise, Van’da bir konsolosluk ve bir İran Bankasının açılması için izin verilmesini istiyor. Tabii ikincisinin olabilmesi için yaptırımların sona ermesi gerekiyor. Türkiye bunun dışına çıkamaz. Ama şurası açık. Her kez aynı dili konuşuyor. Van ne İster ise İran da benzerini istiyor.
Barış içinde Kalkınma
Yıllar öncesi ile kıyasladığımda, etrafındaki ateş çemberine rağmen daha huzurlu bir Van gördüm. Bu acaba en kötüyü yine yaşadıkları, ölümle yaşam arasında gidip geldikleri için mi? diye düşünmekten kendimi alamadım. Üstelik Van depreminin yıldönümünde oradaydık. Yardımlarına yine önce devlet koşmuş, yaraları sarmaya çalışmış ve yıkıntının psikolojik etkini azaltmak için hemen yeniden inşa etmeye başlamış. Teşviklerle, güzel Van’a lüks oteller hemen gelmiş ve nice Van’lı genç için bir iş başında eğitim, iş ve aş kapısı olmuş. Ama dikkatimden kaçmayan bir hususu daha sizlerle paylaşmak isterim. Şimdi insanlar kendi etnik kimlikleri ile ve “Türk“ vatandaşlığı ile eskiye oranla daha barışık gözüktü gözüme. Neden mi? Ömrümde ilk defa, yanılarak “siz İran’lı mısınız“ diye sorduğum bir genç adamdan, “hayır ben Türkiye Kürdü’yüm“ cevabını aldım da ondan. Evet, Irak, İran ve Suriye Kürdü olmak var da, neden Türkiye Kürdü olmak olmasın? Eğer bu bizi barış içinde yola devam ettirecekse, elele kalkındıracaksa en makbulü bu olmalı.
Ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA)
İki arada bir derede DAKA’nın genç, dinamik ve kendilerini yürekten ülke kalkınmasına adamış, mühendis ve teknisyenleri ile göl kıyısında buluştuk. Bize Van’ın halen değerlendirdiği ve henüz kullanamadığı zengin üretim potansiyelini anlattılar. Adilcevaz’ın cevizi, Ahlat’ın “Pembe Hanım“ Starking elmasının gül rengi, emsalsiz Van vişnesi, Ziraat Mühendisi Başkanın dilinden düşmüyor. Gevaş Bal üreticileri Birliği Başkanı ise, şifalı bal ve polen’i hararetle tatmamızı öneriyor. Ve tabii küçük ölçekli aile işletmelerinde üretilen Van peyniri, kaymağı ve tereyağı, şimdilik ancak Van’ın ve uzanabildiği Batı illerinin ihtiyacını karşılıyormuş. Ama ya sınaileşirse? İşte o temkinle ele alınması gereken bir konu. Bu özgünlüğü yitirmeden yapılabilirse ne ala. Yoksa? Anladığım kadarı ile özgün özellik ve doğallık yitirilsin istenmiyor. Van’lı kalkınmak istiyor. Ama para ile doğallık arasındaki tercihini doğallıktan yana koymak taraftarı.
“Bana bir Fırsat Verin Yeter“ diyen Yerel Mucit Tillo Mehmet
Atak ve daima düşünen bir yaman adam bu Van’lı Tillo Mehmet Ağa. Belli ki, “Anlı ve şanlı“. Ama onun “kılıcı kanlı“ değil, zekası parlak. Küçücük bir kablo bulup patentini almış. Bu küçücük kablo büyük bir israfı önler ve daha da büyük bir katma değer yaratırmış. Tillo Mehmet çok gerçekçi. “Niye yeni sınır kapısı açılsın?“ diye soruyor. “Önce mevcut kapıları yeterince kullanalım. Bu kapris ile olmaz ki“. “Bir yerdeki faaliyeti, bir başka yere kaydırma kararı rasyonel bir tercih olmalı“ anlamına gelen bir şeyler söylüyor. Ama İran ticaretinden dertli. “Yollar bozuk; denetimler keyfi ve bize muamele kötü“ diye durum özeti verip, İran’lıların tutmadığı elimi hararetle sıkıyor ve ilave ediyor: “Hocam, makul fiyat, yüksek kalite ve gereken miktarı garanti edersen her yere, her şeyi satarsın. Ne tartışıyor bunlar?“
İşte Van böyle bir yer.
TASAM Van programı rüzgar gibi geçti. Güzel şehir bize hep güneşli yüzünü gösterdi. Tillo Mehmed’i, doğal güzelliği, beni uçaktan inerken “hoşgeldin yenge“ diye selamlayan tüm sıcak kanlı insanları ve başta Sayın Vali olmak üzere şehre gönül vermiş tüm bürokrat ve uzmanları ile tüm Van’a ve Van’lıya selam olsun.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Gruplar arasındaki kalıcı eşitsizlikleri açıklarken iktisat uzun süre aynı yere baktı: geride kalan grubun eksiklerine. Daha az eğitim, daha az beceri, farklı tercihler, "uygun olmayan" kültürel alışkanlıklar. Bu bakışta eşitsizlik, dezavantajlı bireylerin özelliklerinin toplamıdır; çözüm de o birey...;

21. yüzyılın güvenlik inşası, konvansiyonel savaş bölgesinin çok ötesinde bir konuma geçerek siber uzayın sınırsız ve soyut coğrafyasına yayılmıştır. Gelenekselleşmiş güvenlik yaklaşımları önemli bir oranda kritikleşmiş altyapıların, fiziki sınırların ve askeri kabiliyetin muhafaza edilmesine odakla...;

23 Eylül’de Andrews Üssü’nde Amerikan askerlerinin Şi Cinping için kırmızı halıyı düzeltirken çekilen görüntüleri, zirvenin belki de en fazla şey anlatan karesiydi. Trump misafirini uçağın merdiveninde karşıladı. Papalar hariç, altmış yılı aşkın süredir bir ABD başkanının Andrews'te bizzat karşıla...;

2026'nın en büyük iktisadi olayı kuşkusuz enerji şoku oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve sevkiyat aksamaları, kayıtlardaki en büyük petrol arz şokunu tetikledi; küresel arz başlangıçta günde yaklaşık 10 milyon varil azaldı.;

Eylül başında ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomistleri kısa ve teknik görünen bir not yayımladı. Sordukları soru şuydu: stablecoin denen dijital dolarlar, resmî para istatistiklerine dahil edilmeli mi? Cevapları temkinliydi: şimdilik hayır, ama yakında belki (Payne ve Styczynski, 2026).;

BRICS’in geleceğine ilişkin belirsizlikler, 2026 yılının başlarında zaten belirgin biçimde artmıştı. Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanmış olması, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılarına rağmen İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aynı oluşum içerisinde yer almaya devam etmesi ...;

Eylül 2026'nın ikinci yarısında, yapay zekanın "kontrolden çıkabileceği" tartışması bir anda sektörün merkezine oturdu. Bu not, WSJ takibimize dayanarak tartışmanın yaklaşık iki haftalık seyrini kronolojik olarak diziyor, ardından kısa bir değerlendirmeyle çerçeveliyor. Temel argümanımız şu: tartışm...;

Özellikle Sahra Altı Afrika'da, 460 milyondan fazla insan derin yoksullukla mücadele ediyor ve bir günden ötekine sağ çıkabilmenin endişesiyle yaşıyor. Her türlü zenginliğin üzerinde çekilen derin yoksulluğun günden güne en derinleştiği ülkeler Burundi, Güney Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti.;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...