İpek Yolundaki Türk Güzergâhları

Makale

Kazak steplerinin doğal ve coğrafik özellikleri onun çok eski çağlardan itibaren verimli topraklar olmasını sağlamış ve bu topraklardaki insanlık kültürünün devamlı gelişimi için bir nabız görevini yapmıştır. ...

Kazak steplerinin doğal ve coğrafik özellikleri onun çok eski çağlardan itibaren verimli topraklar olmasını sağlamış ve bu topraklardaki insanlık kültürünün devamlı gelişimi için bir nabız görevini yapmıştır. Kaynaklarını dağlardan alan İli, Şu, Talas, Seleti nehirleri başta olmak üzere diğer küçük ırmaklar, çok sayıdaki kaynaklar ve Biyliköl, Akköl gibi göllerin havzaları sayesinde bol su kaynaklarına sahip olan ovalar insanoğlunun çeşitli yaşam faaliyetleri için elverişli ortam ve koşullar sağlamıştır. Berikkara, Aksu Jabagılı bölgesinde ve Karakıstak nehirlerinin yukarı kısmında bulunan ve birçok nadir rastlanan bitki türleriyle hayvan türlerini barındıran korular tarih boyunca oluşmuş zengin mirasıyla diğer bölgelerden ayrıcalık gösterir. Bir zamanlar bu bölgeden götürülüp, Greigi Lalesi olarak adlandırılan, aynı zamanda Türklerin atayurdunu andıran bir unsur olarak çağdaş Türkiye’nin sembolüne dönüşen Hollanda laleleri ilkbaharda buradaki uçsuz bucaksız ovaları tamamen kaplar. Kar parsı (kar leoparı), geyik, dağ keçisi, kızılkurt gibi hayvanlarla birlikte koruma altına alınan ulu doğan, cennet sinekkapanı, mavi baştankara vs. nadir rastlanan kuş türleri bin yıllar boyunca söz konusu bölgenin doğal açıdan değişik bir özelliğe sahip olduğunu gösterir. Bu arada çevre özelliklerinin tarihi mirasın bütün form ve türlerine yansımış olması da ayrıca dikkat çeker.

Dağlarda ve kayalıkların bulunduğu her yerde rastlanan kaya resimleri avlanma sahneleri, bayraktarlar, çeşitli hayvanlar ve insanların resimleriyle günlük yaşamı tasvir eden muhteşem bir sanat galerisini oluşturur. Kayalara çizilmiş tekerlikli araba ve kağnı türlerinin resimleri tekerleğin atayurduna, yani Kazakistan topraklarına dair bilgileri pekiştirip, tamamlamaktadır. Teker lekli arabaların, süvarilerin ve bayraktarların resimleri Kazakistan’da yaşayan halkların Hindistan, Afganistan ve Avrupa’ya uzanan göç yoluna işaret eder. Kazakistan genelinde yayılan çok sayıdaki kaya resimleri çok güzel turizm güzergâhlarını oluşturabilir.

Türkistan topraklarında bulunan kültürel mirasın bütün unsurlarına bu mukaddes toprakların kutsallığına dair, genel olarak çevreye dair düşünceler yansımıştır. Dünyayı yaratan Tengri ve Yer-Su gibi üstün güçlere tapma ritüellerinin gerçekleştiği yerlerde yapılan kutsal anıtlar ve onların kutsal topraklardaki temsilcileri olan büyük şahsiyetler için dikilen taş heykeller muhteşem abideleri oluşturur. Değişik yapıdaki Merke, Jaysan ve Kumay gibi Türk tapınakları, muhtevası, içinde dikilen heykellerin değişik şekilleri ve yapısı ile göz kamaştırır. Merke’nin yüksek dağ yaylalarında toplam onlarca höyük (kurgan) ve oradaki taş yığınlarının tepesinde veya onların doğu tarafında dikilen toplam 76 taş heykel incelenmiş ve yeniden kazandırılmıştır. Höyüklerde erkek heykelleriyle birlikte çeşitli yaşlardaki kadın heykelleri de dikilmiştir. Çift kadın heykellerinin bulunduğu höyüklere de rastlanır. Merke nehrine dökülen binlerce kaynaklarıyla el değmemiş doğaya sahip ve Orta Çağa ait tarihi kaynaklarda Mınbulak/ Bin Kaynak olarak anılan yüksek dağ tepesindeki yaylanın kutsal bir bölge olarak seçilmesi Türk halklarının geleneksel dünya görüşünden kaynaklanmaktadır. Türklerde Uzay ve Dünyanın (Yer) birliği canlı bir varlık olarak kabul edilmiştir. Toplumun günlük hayatında ise, Vatan’ı düşünen, himaye eden ve koruyan özel şahsiyetler Merke tapınağındaki heykellerin başlıca konusunu, ana fikrini oluşturmuştur. Taş heykellerin ellerindeki küpler su içindir. Türkler kutsal su ile kendi halkına sadakatini belirterek ant içmiştir.

Merke bölgesi, kültür mirasının çok yönlü izleriyle karşımıza çıkar. Mınbulak bölgesi, doğası ve dini ritüellerle ilgili anıtlarıyla insanı hayretlere düşürürken; Saka dönemi hükümdarlarına ait büyük kurganlar, kaleler, yerleşim birimleri ve Aspara kalesinin günümüze kadar korunmuş duvarları, Orta Çağlardaki Merke şehrinin merkez bölümüne ait yıkıntılar, Türk boylarının damgaları, kurban kesme yerleri ve diğer birçok unsur söz konusu mirasın muhtevasını anlamamıza yardımcı olur. Taşa kazınmış tek satırlık runik yazıtlar insanı bu mukaddes toprakların kutsallığına dair düşüncelere iter. Mesela, erke-8 yazıtlarından birinde “Benim atalarımın kutsal dağları“ denilmiştir.

Kindiktas tepesi ve Jaysan ovasına doğru uzanan güzergâhlardan biri Karluk ve Oğuz Türkleri tarafından doğanın üstün güçlerine, içinde yaşadığı çevreye ve toplumun üstün şahsiyetlerine tapma ritüellerini gerçekleştirme yeri olarak seçilmiştir. Jaysan tapınağındaki anıtlar, Merke’deki taş heykelli tapınak-höyüklerden farklılık arz eder. Jaysan’daki anıtların etrafı dörtgen şeklinde taşlarla çevrilmiş ve doğu taraflarında Türk asilzadelerinin heykelleri dikilmiştir. Heykellerin şekil bakımından birbirinden farklılık arz etmesi, bu heykellerin toplumun çeşitli kesimlerinden olan kişiler için dikilmiş olduğunu göstermektedir. Mesela, Kağan, onun danışmanı, üç boynuzlu baş kıyafeti giyen rahip ve hayattayken toplumun sevgi ve saygısını kazanan diğer şahsiyetlerin heykelleri.

Terekti, Kaskırsay, Üngirli kanyonlarında çok sayıda bulunan kaya resimlerinden oluşan doğal galeri, insanların içinde yaşadığı dünyaya ilişkin görüşlerini yansıtır. Kaya resimlerinin yanında çeşitli boyların damgaları da çizilmiştir. Söz konusu damgalar, bu toprakların binyıllar boyunca bu bölgede yaşayan halklara ait olduğunu belgelemektedir. İlkbahar bayramlarında veya diğer bayramlarda doğaya tapma ritüellerini tasvir eden kaya resimleri muhteşem bir resim sanatı örneklerini arz etmekte ve eski sanat konusunda ilgi duyan kişilerin, araştırmacıların dikkatini çekebilir.

Kazakistan’ın turizm güzegahları eski şehirler, Türk Kağanlarının kaleleri, heykel biçimindeki birçok anıtlıyla birlikte tapınak merkezleri, bu topraklarda çok eski çağlardan beri yaşayan On Ok Budun, Türgeş, Karluk, Dulat vs. boyların damgaları gibi kültürel mirasın türlerini barındırması açısından dikkat çeker. Boyların damgalarının aynısı Türk Kağanlarına ait maden paralarda da bulunmuş ve daha sonra Kazak boylarının damgaları olarak korunmuştur.

Kazakistan’ın turizm güzergâhlarının cazibesi, zengin bir kültür mirasından ve doğal güzelliklerinden kaynaklanmaktadır. Yerli ve yabancı bilim adamları, üniversite, okul öğrencileri ve genel olarak halkın çeşitli kesimleri arasında yapılan bilgiyi yayma çalışmaları ve Merke, Şu illerinde, Akmola Bölgesinin Yereymentau ilinde elde edilen bilimsel deneyimler Kazakistan’da turizm sektörünü geliştirmenin uygun ve elverişli yollarını göstermektedir.

TASAM Yayınlarının "Türk Dünyası" isimli kitabından alınmıştır.
Türk Dünyası“ e-kitabı için Tıklayınız

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Doğu Asya’nın kendine has tarihsel tecrübesi, iktisadi düşünce tarihi ve metodolojisi çalışan akademisyenler için ana akım (neoklasik) teorilerin sınırlarını test eden muazzam bir laboratuvardır. ;

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

Modern sosyal bilimlerin ve yükseköğretim yapılarının kurumsal mimarisi incelendiğinde, hiçbir akademik merkezin 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk çeyreği arasında Berlin Üniversitesi kadar derin, dönüştürücü ve küresel bir iz bıraktığı görülmez.;

NATO ile ilişkimiz daha NATO kurulmadan başlıyor. 1952den beri de bizim ısrarımız ile saflarına kabul edildik. 54 yıldır evliyiz. Bu tarihimizdeki en uzun ittifak. Yarın (7 Haziran) Ankara’da NATO zirvesi başlamadan önce bu beraberliğin serencamını hatırlatmak istedim. ;

Modern makroekonomik sistemlerin ve ulusal kalkınma modellerinin karşı karşıya kaldığı en akut yapısal hastalıklardan (patolojilerden) biri, reel sektör bünyesinde üretilen katma değerin ve artı değerin (surplus), spekülatif finansal enstrümanlar (türev piyasalar, gölge bankacılık ve rantiye mekaniz...;

İktisat tarihi ve jeopolitik literatür, coğrafi kaderin ve doğal kaynak kısıtlarının toplumlar üzerindeki belirleyici etkisini sıklıkla vurgular. Bu bağlamda Malta, ekonomi-politik bir paradoksun en somut ve uç örneklerinden birini teşkil eder. ;

Öteden beri görmek isterdim, fotoğraflarından, hakkında yazılıp çizilenlerden bildiğim Divriği Ulu Camii’ni. Konakları, günlük yaşamı, insanı dünyada en tabii hali ile görebileceğimiz tek mekan olduğunu düşündüğüm arastası, sakin ve huzurlu sokakları ile Divriği’yi.;

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.