Kültürel Diplomasisi Bağlamında Türk Dizilerinin İhracatı ve Kültür Aktarımına Katkısı: ‘Diriliş Ertuğrul’ Örneği

Makale

Kamu diplomasisi, bir ülkenin kendi kültürel, ideolojik, sosyolojik varlıklarını başka ülke vatandaşlarını etkilemek için çeşitli araçlar yardımıyla kullanmaları olarak ifade edilebilir. Diğer ülkelerin ve küresel gelişmelerin karşısında güçsüz kalmamak için görsel işitsel medya içerikleri ve yaratıcı diğer medya içerikleri kullanılabilmektedir. Kamu diplomasisinde ülkeler mesajlarını ve ideallerini medya aracılığıyla aktarabilmektedir. ...

Giriş

Kamu diplomasisi, bir ülkenin kendi kültürel, ideolojik, sosyolojik varlıklarını başka ülke vatandaşlarını etkilemek için çeşitli araçlar yardımıyla kullanmaları olarak ifade edilebilir. Diğer ülkelerin ve küresel gelişmelerin karşısında güçsüz kalmamak için görsel işitsel medya içerikleri ve yaratıcı diğer medya içerikleri kullanılabilmektedir. Kamu diplomasisinde ülkeler mesajlarını ve ideallerini medya aracılığıyla aktarabilmektedir. Bunun en somut örneği olarak birinci sinemanın beşiği olan Hollywood gösterilebilir. Hollywood film endüstrisini elinde tutarak pek çok ülkede faaliyet gösterebilmektedir. Film sektörünü domine etmesi, çok sayıda film üretebilmesi, film üretimi için gerekli teknik ekipmanda son teknolojilerin kullanılması, film üretim, dağıtım ve gösterim ağının gelişmiş olması gibi etmenler Hollywood filmlerini önemli bir konuma taşımaktadır. Filmler aracılığıyla kültür, yaşam, markalar gibi pek çok unsur farklı kamuoylarına aktarılabilmektedir. Hollywood film endüstrisinin bu gücü televizyon dizileri için de geçerli olabilmektedir. Dizi sektörüne bakıldığında Türkiye’den çıkmış ve dünyanın pek çok yerinde gösterime girmiş dizilerin olduğu görülebilmektedir. Türk dizi sektörünün son yıllarda atmış olduğu adımlar, dizi sektörüne yönelik yapılan yatırımlar amacına ulaşmaya başlamış ve birçok Türk dizisi dünyanın pek çok yerine ihraç edilmeye başlanmıştır.

Türkiye’ye ait tarihi ve inanç değerlerinin yayılması ve turizm amaçlı olarak yabancıların Türkiye’ye gelmesi için Türk dizileri önemli bir role sahiptir. Bu bakış açısıyla çalışmada mevcut Türk dizileri içerisinden Diriliş Ertuğrul dizisi örnek olay olarak ele alınmakta ve kamu diplomasisi bağlamında tartışılmaktadır. Yurt içindeki başarısı diziye referans olmuş ve dizi dünyanın pek çok yerine ihraç edilmeye başlanmıştır. Bu tartışmalar ekseninde çalışmanın problemi, “Diriliş Ertuğrul dizisinin kamu diplomasisi bağlamında Türkiye’ye olumlu ya da olumsuz yansımaları nelerdir?“ Çalışmada ayrıca bu yansımaların Türkiye’deki medya profesyonelleri tarafından nasıl değerlendirildiği ele alınmaktadır.

Çalışmanın amacı, Diriliş Ertuğrul dizisinin gösterime girdiği ülkelere transfer ettiği değerlerin ve bu vesileyle Türk dizilerinin Türk kamu diplomasisine sağladığı katkıların ortaya koyulmasıdır. Bu dizinin seçilmesinin nedenleri; en fazla ülkeye ihraç edilen dizilerden biri olması, Türk tarihini, kültürünü ve yaşam biçimini anlatması, milliyetçi bir bakış açısı sunması ve yabancı ülkelerin liderleri tarafından da takip edilmesidir. Çalışmada metodolojik açıdan Diriliş Ertuğrul dizisi üzerine betimsel analiz yapılmaktadır. Çalışmada literatür taraması ve konuyla ilgili önceki yayınların doküman incelemesi yapılmaktadır. Çalışma nitel araştırma yönteminin ilkeleri benimsenmektedir. Nitel araştırmanın en önemli veri toplama tekniklerinden görüşmeye başvurularak, dizi ve sinema sektöründe aktif çalışan medya profesyonelleriyle görüşmeler yapılmıştır. Dizinin yayınlandığı ülkeler, kültürel kazanımlar ve ihracat rakamlarına üzerine görüşler alınmıştır. Bu çalışmada Diriliş Ertuğrul dizisinin kamu diplomasisindeki rolü üzerine genel bir değerlendirme gerçekleştirilmektedir.


Kamu Diplomasisi ve Kültürel Diplomasi İlişkisi

Kamu diplomasisindeki yeni yönelimler incelendiğinde yabancı kamuoylarını etkilemek için ülkelerin kendi gerçek ‘hikaye’lerini güçlü bir biçimde farklı enstrümanları kullanarak anlatmaya çalıştıkları görülmektedir. Dijitalleşmenin ve sosyal medya kullanımının ortaya çıkardığı ‘güven’ sorunu ancak hakikate dayanan ‘hikaye’lerle çözülebilmektedir. Ülkelerin değerlerinin yabancı ülkelere ve toplumlara aktarıldığı kamu diplomasisi sürecinde yumuşak güç olarak tabir edilen değerler, devletleri ve toplumları cazibe merkezi haline getirmektedir. Bu bağlamda kamu diplomasisi bir çeşit ikna endüstrisi olarak değerlendirilebilir.

Kamu diplomasisi, geniş bir skalada birçok faaliyeti kapsayan stratejik bir perspektife sahiptir. Hükümetlerin çalışmalarından sivil toplum kuruluşlarının aktivitelerine, spor organizasyonlarından kültür-sanat etkinliklerine kadar yabancı halklarla etkileşim kurulan çok sayıda faaliyeti içine alan kamu diplomasisinde karşılıklı anlayış geliştirilerek ülkelerin imajının ve itibarının yükseltilmesi hedeflenmektedir (Simonin, 2008). Kamu diplomasisi ülkelerin sahip olduğu değerleri dünyaya daha iyi ve etkili şekilde anlatabilmesidir. 2000 yılı sonrasında gelişen yeni kamu diplomasisi anlayışında klasik kamu diplomasisinden farklı olarak simetrik bir iletişim söz konusudur (Kılıçoğlu & Yılmaz, 2016). Kamu diplomasisi, ikna temelli bir yaklaşıma sahip olmakla birlikte hükümetlerin devletlerle ve toplumlarla etkileşimine dayalı olması sebebiyle uluslararası halkla ilişkilerle de yakından ilgilidir (Fitzpatrick vd., 2013).
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2598 ) Etkinlik ( 190 )
Alanlar
Afrika 69 617
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

“Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin-Türkiye İşbirliğinin Geleceği“ başlıklı çok taraflı çalıştay “Kuşak ve Yol, Ticaret, Turizm, Yatırım, Finans ve Teknoloji“ teması ile 12 Nisan 2021 Pazartesi günü, Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde gerçekleştirilmiştir. ;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

Çin ve Türk otoritelerinin işbirliği/katkıları ile sürdürülen Proje kapsamında “Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin Türkiye İşbirliğinin Geleceği” Çalıştayı İstanbul’da yapıldı.;

Bu bağlamda tüm ekosistemi stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla seferber edip, bir araya getirecek olan Türkiye - Çin Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

10. Balkan İletişim Ağı Konferansı

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...