“Durdurun Dünyayı İnecek Var”

Makale

Küreselleşmenin sonuna mı geldik? Hayır, ama sağlık ile hastalık arasındaki ince ip üzerinde yürüyen insanlar bir süre “temassız” dayanışmanın boyutlarını kavrarlarsa, dünya bir başka sınır aşan afeti de atlatacak. Virüsün yarattığı hastalık ve daha da önemlisi ölüm korkusu birçok ülkede yaşamı durdurdu....

Küreselleşmenin sonuna mı geldik? Hayır, ama sağlık ile hastalık arasındaki ince ip üzerinde yürüyen insanlar bir süre “temassız“ dayanışmanın boyutlarını kavrarlarsa, dünya bir başka sınır aşan afeti de atlatacak. Virüsün yarattığı hastalık ve daha da önemlisi ölüm korkusu birçok ülkede yaşamı durdurdu. Okullar tatil, hastaneler bile acil bir vaka olmadıkça sanal bilgi değiş tokuşunu öneriyor. Rafları boşalan marketler de kapanma noktasında. Büyük ölçüde satılan gıda maddeleri, tuvalet kâğıtları, bebek bezleri ve temizlik malzemeleri. Evli evine, köylü köyüne ama evsiz nereye belli değil. Çünkü bunlardan gelişmiş ülkelerde bile bir hayli var.


Kırk’ın Kerameti ve Karantina

“Karantina“ sözcüğünün aslı, Hazreti İsa’nın, çölde kırk gün aç, susuz ve tek başına dolaşmasına dayandırılır. Bildiğim kadarıyla, insanın kendini veya başkasını tecrit ölçüsü, aslında “kırk“ın Frenkçesi olan “quarant“dan geldiği şekliyle kırk gün. Ama bugünün tıp bilimi, virüs denilen tek hücreli canlının, çok hücreli insan bünyesinde geçen kuluçka dönemini, ortalama on dört gün olarak belirlediği için şimdi artık karantina kırk değil on dört gün. Dalga dalga her yerde on dört gün süre ile “dünyayı durdurup, inmek isteyen“ insanları görmek bizi şaşırtmamalı.

“Kırk“a atfedilen keramet ise bunun çok ötesinde olmalı ki, bu sayı, en iyisi “kırk gün, kırk gece“ olarak bir kutlama, en kötüsü, “kırk katır ile kırk satır“ arasında bir tercih ve nihayet “kırk haramiler“ ile bilinen bir soygun çetesi ölçüsü olarak doğu kültürlerine nakşolmuş durumda. Eskiden ancak “kırkı çıkan“ bebelerin palazlanıp insan içine çıkmalarından, benzer deneyimleri eş anlı olarak geçirenlerin “kırkının karışması“na kadar yaşamın kelime ve deyim dağarcığına hâkim olan sayı, şimdi on dört ile sınırlı ise, uzun bir yol gelmiş dünya. Yine de bir virüsün etkisi ile borsalar düşüyor, hayat felce uğruyor.


Her Sektör Etkiye Açık

COVİD19 yalnız insandan insana bulaşıyor. Bu arada da her yaşam halkasını tek hücreli pençesinde kıvrandırıyor. Parası olan için harcamalar daha fazla gıda, temizlik ve sağlık sektörlerine kayarken, diğer alanlar düşen talep nedeni ile durgunluğa yeniliyor. Parası olmayan ise Allah’a emanet. Seyahat yasakları, uçak, demir, deniz ve karayollarında insan ve kargo taşımacılığını sekteye uğratıyor. İkmal yetersizlikleri mal kıtlıklarının kapıya dayanmasına neden oluyor. Yaşam, iş ve istihdam kayıpları yanı sıra, eğitime verilen ara, belki her yaşta öğrencinin yüzünü güldürüyor. Ancak öğrenci çocuk ise ana ve babaların yaşamı ve eğitim-öğretim aksıyor, genç ise, karantina süresi, gelecekten çalınmış geçici zamana karşılık geliyor. COVİD 19 virüsü farklı mı? Bunca salgını büyük bir olgunlukla atlatan koca dünyanın sırtı, bir “CORONA“ virüs türevi olan COVİD 19 ile mi kündeye gelecek? Evet, virüs yeni. Ama dünyanın sırtı kalın. Piyasalar elbette inip çıkacak. Ama dünya durmayacak. İnenler inecek. Ama kalan sağlar ile dünya dönmeye devam edecek.


Kamu Müdahalesinin Rolü

İster genel, ister özel, ister küresel veya kısmî olsun karantina sürecinde her yerde kamunun yönlendirici, denetleyici, düzenleyici ve engelleyici rolü önemli. Ülkeler arası işbirliği ve bilgi değiş tokuşu da öyle. Sağlık sektörlerine yönelik tüm kararlar ve halk sağlığı ile ilgili bilgilendirmeler yanı sıra, ilaç, serum teminindeki hız ve kolaylık kadar, hasta hane ve hasta hane öncesinde önleyici hekimlik hizmetlerinin kapasitesi dikkate alınması gereken ilk unsurlardan. Bunun dışında, yavaşlayan ekonomik koşullara ve durgunluk dalgasına karşı alınacak makroekonomik önlemlerin, panik havasına imkân vermeyecek etkinlikte atılması gerek. Teşviklerde adres şaşmamalı ki haksızlık olmasın. Borç geri ödemeleri aksamasın ki finans sektörleri dara düşmesin. Keyfi fiyat artışları olmasın ki karaborsa ortaya çıkmasın. Bir de kamu duyuruları zamanında ve en yetkin ağızlardan yapılsın ki güven boşluğu ve zafiyeti ortaya çıkmasın.


Tedbirde Kusur Edip, Takdirde Kabahat Aramamak İçin

Hızla yayılan bir salgında, gereken özen ve etkinlikle ülke sınırlarının kapanması, önceden yapılan programların ertelenmesi değerlidir. Bunun dışında insanların kendi sağlık bilgisi ve tecrit önlemlerinin kendileri tarafından alınmasının teşviki, karantina ile sıkıyönetim arasındaki temel farkı oluşturacağı için önemli olacaktır.

Akla gelebilecek her önlemin alınması, kaderciliğe yer vermeyecek rasyonel bir seferberlik anlamına gelecektir. Takdire kabahat bulmamak için hurafeye, batıla değil, bilgiye başvurmak ve bilinçli davranmak gereklidir. Ama öte yandan “bu da geçecek“ tavrı, kötümserliğe geçit vermeyecektir. Bu ise, sağlam vücuda destek verecek bir sağlam kafa ve ruh yapısını ortaya koyacak, aynı zamanda, ülkenin ve ülke ekonomisinin geleceğini, açgözlü aslanlara yem olmaktan koruyacaktır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2708 ) Etkinlik ( 222 )
Alanlar
Afrika 77 639
Asya 98 1077
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 288
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1379 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 606
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 184
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2046 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
Türkiye 82 2046

Ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel güçlerin oluşturduğu bir Dünya Düzeni vardır. Bu düzen ufak değişimler gösterse de kolay kolay değişmez. Büyük güçler siyasi, ekonomik güçlerini koruyabilmek ve hatta geliştirmek amacıyla zaman zaman bazı girişimlerde bulunurlar. ;

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Mısır’la başlayan Orta Doğu gezisinde, Mısır ve İsrail arasındaki barışın ve özellikle Abraham konjonktürünün, bölgedeki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi endişesi hissedildi. Orta Doğu uzlaşmadan çok çatışmanın olduğu bir bölge. ;

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası“ hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2023 Faaliyet Raporu’nu yayımladı.;

Komşu kıyılara sahip devletlerin Deniz Yetki Alanı (DYA) yan sınırının belirlenmesi her zaman sorunlu olmuştur. Genelde sınırın denizle birleştiği noktayı merkeze alan bir açı genişliği başlangıçta olmasa bile ilerleyen zaman içinde denizde veya karada meydana gelen topografik değişiklikler nedeniyl...;

Büyük güçlerin siber uzay ve siber güvenlik stratejileri 21. yüzyılın başlarında somut olarak şekillenmeye başlamıştır. Ancak bu stratejilerin temeli ABD ve SSCB'nin Soğuk Savaş dönemi boyunca tecrübe ettikleri uzay ve silahlanma yarışının bir sonucu olarak atılmıştır.;

ABD'nin Trump döneminden itibaren Afrika ile daha az ilgilendiği, Fransa’nın ise her geçen gün güç kaybettiği bir ortamda, uluslararası alanda yalnızlığa itilen Rusya, Afrika’da etkinliğini artırmaya yöneldi.;

İlk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek İstanbul Güvenlik Konferansı 2023, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Ekosistemde Stratejik Dönüşüm: İklim, Gıda, Demografi, Meritokrasi, Ekonomi, Sağlık, Eğitim, İstihdam, Aile-Gençlik ve Şehir Güvenl...;

2022, küresel çapta enerji sektörü açısından son derece çalkantılı bir yıl oldu. Kovid-19 salgını sonrası tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmadan ve kesintilerden kaynaklı başlayan fiyat artışı, jeopolitik risklerin kısmen savaşla birlikte artmasıyla devam ederek zirve yaptı;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.