BRAINS² TÜRKİYE Millî Marka Adayı

Röportaj

Küresel iş modelini, güç dağılımını, güvenlik ve savunmayı dönüştüren sektörlerle (Robotik, Biyoteknoloji, Yapay Zeka, Nanoteknoloji, Uzay ve Stratejik Hizmetler) ilgili çalışmalar yapacak "BRAINS² TÜRKİYE” inisiyatifi, Türkiye'nin inşa edeceği kapasite çerçevesine hem güvenlik ve savunma boyutunda hem de ekonominin bütün alanlarında katkı sunmayı hedefliyor."...

Küresel modelini, güç dağılımını, güvenlik ve savunmayı dönüştüren sektörlerle (Robotik, Biyoteknoloji, Yapay Zeka, Nanoteknoloji, Uzay ve Stratejik Hizmetler) ilgili çalışmalar yapacak "BRAINS² TÜRKİYE“ inisiyatifi, Türkiye'nin inşa edeceği kapasite çerçevesine hem güvenlik ve savunma boyutunda hem de ekonominin bütün alanlarında katkı sunmayı hedefliyor."

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy; biyoteknoloji, robotik, yapay zekâ, nanoteknoloji, uzay ve stratejik hizmetleri içeren ve bu başlıkların İngilizcelerinin baş harflerini bir araya getirerek adını koydukları "BRAINS² TÜRKİYE" çalışmalarını "Yapay Zekâ Programı Çalıştayı" ile başlattıklarını belirterek, yapay zekâda Türkiye'nin başarılı olmaması için hiçbir gerekçe olmadığını, farkındalığı artırmak için çalıştıklarını kaydetti.

TASAM'ın düzenlediği "Yapay Zekâ Programı Çalıştayı"nda AA muhabirine konuşan Şensoy, "BRAINS² TÜRKİYE" çalışmaları kapsamında önümüzdeki günlerde önemli işlere imza atılacağını anlattı.

Türkiye'nin, karşılaştırmalı rekabet gücüne değer katmak için yapay zekâ çalışmalarında dünya liginde yarışır hâle geldiğini vurgulayan Şensoy, bu yıl Davos'ta yapay zekâ kolonilerinin tartışıldığını ve Türkiye'nin yapay zekâyla ilgili gelişmeleri hafife almaması gerektiğini vurguladı.

Şensoy, konvansiyonel olan geleneksel bütün sistemlerin, güç ve mülkiyet ekosisteminde geride kaldığını ifade ederek; "Yenisini oluşturacak olan temel sistemler de yapay zekâ ve benzeri çalışmalardır. Ekonomide de dinamikler değişiyor, yani onlarca fabrikası olan holdinglerin bir veya birkaç milyar dolar piyasa değeri varken, veri ağırlıklı çalışan şirketlerin trilyon dolar veya daha üzerinde piyasa değerleri var. Onun için zenginlik kavramı da belki 5-10 yıl içerisinde büyük ölçüde yer ve anlam değiştirecek." diye konuştu.

Türkiye'nin son 10 yılda eğitime yapılan büyük yatırımdan dolayı büyük bir potansiyeli olduğunu ve 10 yılda savunmanın 4 katını eğitime bütçe olarak ayırdığını dile getiren Şensoy, sözlerine şöyle devam etti:

"Her ne kadar nitelik tartışılır olsa da küçük dokunuş ve rehabilitasyonlarla Türkiye ve tüm dünyada etkin kılabileceğimiz bir eğitilmiş insan kitlesine sahibiz. Dolayısıyla yapay zekâ gibi çalışmalarda başarılı olmamak için hiçbir gerekçemiz yok. Tek sorunumuz Türkiye'de sahip olduğumuz farkındalığın niteliğidir ve biz bu farkındalığın artması için çalışıyoruz. Önemli olan Türkiye'nin yapay zekâ ve teknoloji alanlarındaki potansiyelinin harekete geçmesidir. Bunu bizden çok daha iyi bilen insanlar ve kurumlar mutlaka vardır ve çıkacaktır. Yapılması gereken yapay zekâ gerçeğinin sahiplenilmesi ve herkesin kendi inisiyatifini ve kapasitesini ortaya koymasıdır."


"BRAINS² TÜRKİYE ile millî bir marka olmayı hedefliyoruz"

BRAINS² TÜRKİYE’nin millî bir marka olmasını hedeflediklerini ve yapay zekâ başta olmak üzere bugünkü küresel güvenlik ve iş modelini, güç dağılımını, güvenlik ve savunmayı dönüştüren sektörlerle ilgili çalışmalar yapacaklarını aktaran Şensoy, "BRAINS² TÜRKİYE inisiyatifi, Türkiye'nin inşa edeceği kapasite çerçevesine hem güvenlik ve savunma boyutunda hem de ekonominin bütün alanlarında katkı sunmak üzere geliştirildi." değerlendirmesini yaptı.

TASAM Başkanı Şensoy, yapay zekâ çalışmalarıyla ilgili endişe etmemesi beklenen ülkelerin daha fazla endişe içerisinde olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Çünkü ülkeler yaklaşmakta olanı görüyorlar. Çok klasik belki ama 'yaklaşmakta olan' ifadesinden kastım, yeni bir dünyadır. Öngörülemezlik ve zıtlıkların iç içe geçtiği ve şartların hızla değiştiği bir dünyadan bahsediyorum. Bunu gören ülkeler bugün çok güçlü konumda görünüyor olsalar bile yarın bu konumda olamayabileceklerini ya da üstünlüklerini kaybedebileceklerini görüyorlar. Önümüzdeki dünya çok büyük risklere gebe, bağımlılıklar ve teknoloji açısından herkesin durumu çok hassas. Bunları mümkün olabildiğince yönetilebilir kılmak gerekiyor. Bu kapsamda en önemli olan da kamunun temel hizmetleri dâhil tüm sektörlerin ekonomikleştirilmesidir. Çünkü istihdam oluşturamıyorsanız, sosyal barışı sağlayamazsınız, vergi toplayamazsınız ve devletlerin gücünü idame ettiremezsiniz."


"Çin yapay zekâ alanına en çok yatırım yapan ülke"

Çin'in yapay zekâ alanında yaptığı çalışmaları değerlendiren Şensoy; "Çin'de yaşanan virüs olayı, yaptığı çalışmaları belli ölçüde etkiler ama Çin belli bir eşiği aştı ve hepimizin bildiği gibi Çin 1974'de dünyada siber çalışmalar başlatan ilk ülke olarak var oldu. Bu gerçeği Amerikalılar da teyit eder." dedi.

Şensoy, Çin'in şu anda dünyada yapay zekâ alanına en çok yatırım yapan ülke olduğunu anımsatarak, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Çin'de günümüzde milyonlarca insan veri girişi işinde çalışıyor. Bakanlar kurulunun, yani devletin makine yedeğini yapıyorlar. Dolayısıyla Çin bu anlamda da iyi takip edilmesi gereken bir örnektir ve tahmin ediyorum bütün bu yaşadıklarını da yine yapay zekâ ortamında doğru dersi çıkarmak ve doğru tedbirler almak için algoritmalara yüklemeye başlamıştır. Çünkü 1,5 milyar kişilik bir nüfusla dijitalleşmeyi başarıyorlar. Günlük hayatta da sıklıkla bu algoritmaları kullanıyorlar ki Çinliler için şu anda bütün bu gelişmeler, çocuk oyuncağı gibi şeyler ama asıl yapmaya çalıştıkları şey her türlü karar alma sürecinin ve kurumun makine yedeğini oluşturmak. Yani tabiri caiz ise Çin, karar verici olarak önce makinenin ne dediğine bakacak ve sonra kararını verecek. Yapay zekâ alanı, Çin'in dijitalleşmesi ve ekonomik üstünlüğünü devam ettirmesi noktasında da belirlediği en öncelikli alanlardan bir tanesidir. Bu durum güvenlik ve savunma açısından da müthiş bir avantaj sunuyor."
( TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY, Röportajı | 17.02.2020 | AA )
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1999 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1999

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...