“Alibaba”nın Çiftliği

Yorum

“At binenin, kılıç kuşananın” deyimini, herhalde “ Dünya hayal kurabilenin, teknoloji kullananın” veya “teknoloji kullananın, dünya yaratıcı zekanın” diye çağa uyarlamak uygun olur. ...

“At binenin, kılıç kuşananın“ deyimini, herhalde “ Dünya hayal kurabilenin, teknoloji kullananın“ veya “teknoloji kullananın, dünya yaratıcı zekanın“ diye çağa uyarlamak uygun olur. Neden mi? Bir kere, artık kılıç kuşanıp kafa kesenler, ata binmiyor ve bunu yeni bir şey yaratmak için değil de, vahşice imha ve kendinden olmayanın itlafı için yapıyor. Sonra, din ve Allah adına kanlı cinayetler işleyenler de teknoloji kullanıyor. Ama bunu yaparken insanlığa bir artı değer kazandırmıyor, sadece ve sadece korku, tedhiş ve nefret tohumları ekiyor. Ektiğini de kolay biçiyor. Kan, kanı, nefret nefreti tavşan yavrularmışçasına üretiyor. Bu maalesef Alibaba’nın toprakları olan Orta Doğu’da cereyan ederken.Yaratıcı zekâ bakın başka yerlerde ne işlerle meşgul oluyor.

Alibaba’nın Ağına Takılan bir Teknoloji

Orta Doğu’da insan kılığına girmiş azrail ordusunun mensupları, çocukken hiç masal dinledi mi bilemem. Ama Çin’de çocukken halim, selim Alibaba’nın haramilerle serüvenini dinleyip etkilenen bir Çinli, çağın iletişim gücü internet ile dünyayı, Alibaba’nın ismini kulanarak kuşatmayı başarıyor. Dünyada hemen herkesin bildiği bir masal kahramanı muazzam bir iletişim ağı ile kârlı bir iş haline geliyor.

İşte Size Çağdaş bir Masal

İşin başında, masallarla beslenmiş bir hayal gücü, zekâ ve yıkmak-yok etmek değil, yaratma ve kazanma azmi var. Kuruluş hikayesi ise oldukça neşeli. Bir genç adam bir gün bir kafede otururken, birden garson kıza, "Alibaba nedir biliyor musun?" diye soruyor. Aldığı cevap sıradan. Garson kız “Alibaba ve Kırk Haramileri“ biliyor.Neşeli genç adam, durup dururken aklına gelen bu soruyu sorduğu herkesin egzotik Orta Doğu masalını bildiğini farkediyor. İşte, çok bilindik bir masalın dünyaya mal olacak bir işe dönüşümü böylece başlıyor. Genç adam bir Çin’li. Mekan Hangzou. Yıl 1999, aylardan Nisan. Kuzey yarım kürede bahar başlamış.

Ama bu Başka bir Bahar.

1989 yılının Haziran ayında Tianenmen meydanında olanları, dünya 1999 da henüz unutmamıştı. Dünya’daki Çin İmajı hala pek kötüydü. Kendi öz insanına karşı bu kadar acımasız olan bir ülke, yarın öbür gün önce bölgesine, sonra da dünyanın geri kalanına karşı ciddi bir potansiyel tehdit olabilirdi.

İşin doğrusu devasa ölçülerdeki Çin, eğitim ve teknolojiye, ticaret ve yatırıma dev adımlarla yürümek yetenek ve kararlılığındaydı. Nitekim 1999'da, her şeyi yaparken bir de pek te önemsenmeyen bir e-ticaret şirketi kuran bir Çin’li o tarihte, Çin’in çağrıştırdığı tehlikeler nedeni ile pek dikkat çekmedi. Şirketin adı bilindik bir şeydi. Alibaba, kulağa hoş geliyordu. Heves de tanıdıkdı. Çünkü bu işi zaten artık çoluk çocuk yapıyordu. Kalantor iş adamları değil. Bu nedenle Jack Ma ve Johnathan Lu’nun, ana vatanlarının dev adımlarına uyum yapacağını kimse düşünmedi. Oysa Alibaba 2014'e gelindiğinde, dünyanın bilindik 40, bilinmedik yüzlerce haramisi ile boy ölçüşecek hale geliverdi.

Herşeyin, Her zaman Kolayca Bulunabildiği Sanal bir AVM

Evet Alibaba grubu, şimdi büyük ölçüde Çin’de iş yapan, ama kollarını hızla dünyaya uzatarak, 22.000 çalışanı ile işlem hacmini 170 milyar, piyasa değerini de 200 milyar Dolar’a çıkarmış durumda. Sadece 2013 de 7.5 milyar Dolar gelir beyan etmiş. Bünyesinde bulunan 11 alt şirketin hisseleri artık dünya borsalarında at oynatmaya başlayacak.

Alibaba özel bir şirket ve Çin hükümeti çalışmasına hiç müdahale etmiyor. Çünkü bu şirket ayrıca 2008 yılından itibaren Araştırma ve Geliştirme işinde. İğneden ipliğe, saç fırçasından hayvan yemine her şeyi almanın mümkün olduğu bir internet sitesi var Alibaba’nın.Yanlız dikkat edelim on-line faaliyetleri arasında uranyum ve köpek balığı yüzgeci satışları da var. Bu ikisinden biri, nükleer zenginleştirme, diğeri ise taşıdığı doğayı koruyamama riski ve afrodizyak özellikleri nedeni ile bir hayli işgilli.

Parmak Isırtan bir Girişim

Açıkçası şimdi hemen olmasa bile, pek yakında, hem satışları, hem de alıcıları ile birlikte istihbarat örgütlerinin dikkatine ve özel ilgisine mazhar olacak bir şirket. Gri alanlara girilince, kim Alibaba, kim harami anlamak pek kolay olmayabilir. Ama halen 40 ve fazlası haraminin kol gezdiği dünyada, Alibaba olabildiğince açık, şeffah ve temiz şimdilik.

Ancak asıl mesele şu ki, bu şekilde büyümeye ve yayılmaya devam ederse, küresel ekonominin “Alibaba’nın çiftliği“ olması ihtimali pek de o kadar düşük olmayabilir. Tabii helâl olsun Jack Ma’ya. Bilindik bir masalı bir hizmet efsanesine dönüştürdü. Aynen bizim bilindik simiti salonda satışa sokan “Simit Sarayı“nın mucidi gibi ama tabii daha hızla.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2649 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1040
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2003 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2003

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO“ teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilecek. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından itibaren verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü organizasyonunda ödüllendirilen isimler açıklandı. Ödüller; Stratejik Vizyon Sahibi Devlet Adamı, Siyasetçi, Bürokrat, Bilim İnsanı, Kurum, İş Adamı, Sanatçı ve Gazeteci-Y...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.