Savaşlarda Üçüncü Devrim Otonom Silah Sistemleri ve İnsancıl Hukuk

Makale

Dünya, son yıllarda birçok devrimci teknolojiye tanıklık etmiştir. Yeni bir silahlanma yarışı devam ediyor ve sonuçları gezegenimizin geleceğini şekillendirmektedir. Ancak bu yarış iki ülke arasında gerçekleşmemektedir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası İnsancıl Hukuk, ayrım gözetme, orantılılık, askeri zorunluluk, sorumluluk. ...

ÖZET

Dünya, son yıllarda birçok devrimci teknolojiye tanıklık etmiştir. Yeni bir silahlanma yarışı devam ediyor ve sonuçları gezegenimizin geleceğini şekillendirmektedir. Ancak bu yarış iki ülke arasında gerçekleşmemektedir. Yavaş yavaş değişen hukuksal ve kurumsal normlarımızın kaplumbağası ile silah endüstrisindeki hızlı teknolojik değişimin tavşanı arasındadır. Gelişen teknolojiler, her zaman askeri stratejinin merkezi olmuştur. Ortaya çıkan yenilikler ise savaşların denklemini değiştirmiştir. Bu anlamıyla teknoloji modern silahlı çatışmaların dönüştürülmesinde en büyük rolü oynamıştır. Nitekim 11 Eylül 2001 terörist saldırılarının ardından medya ve halk tarafından insansız hava araçları olarak tanımlanan yarı otonom silah sistemlerinin mevcudiyetinde ve kullanımında dramatik bir gelişme gözlemlenmiştir. Bu dramatik gelişmenin son hali ise “otonom silah sistemleri“dir. Otonom silah sistemleri barut ve nükleer silahların keşfinden sonra savaşlarda üçüncü devrim olarak ortaya çıkmaktadır. Günümüzde otonom silah sistemlerinin tanımına ilişkin konsensüs söz konusu değildir. Bu sistemlerin belirleyici özelliği kritik işlevlere hedeflerin aranması, belirlenmesi, seçilmesi ve hedeflere angaje olunması gibi sahip olmasıdır. Otonom silah sistemlerinin kritik işlevlere sahip olması silahlı çatışmalarda hukuki sorunlara - uluslararası insancıl hukuk, uluslararası insan hakları hukuku, uluslararası ceza hukuku ve uluslararası sorumluluk nedenolmaktadır. Sorunların en belirgin olduğu alan ise uluslararası insancıl hukuktur. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı otonom silah sistemlerinin ortaya çıkardığı sorunları uluslararası insancıl hukuk boyutuyla ele almaktır.

Anahtar Kelimeler: Uluslararası İnsancıl Hukuk, ayrım gözetme, orantılılık, askeri zorunluluk, sorumluluk.


GİRİŞ

Yakın dönemde robot ve robotik sistemlerin bilim kurgu alanından teknolojik gerçekliğe doğru hızla ilerlediğini gözlemlemek mümkündür. Nitekim dünya son yıllarda birçok devrimci teknolojiye tanıklık etmiştir. Gelişen teknolojiler, her zaman askeri stratejinin merkezi olmuştur. Ortaya çıkan yenilikler ise savaşların denklemini değiştirmiştir.2 Bu anlamıyla teknoloji modern silahlı çatışmaların dönüştürülmesinde en büyük rolü oynamıştır. Nitekim 11 Eylül 2001 terörist saldırılarının ardından medya ve halk tarafından insansız hava araçları olarak tanımlanan yarı otonom silah sistemlerinin mevcudiyetinde ve kullanımında dramatik bir gelişme gözlemlenmiştir. Bu dramatik gelişmenin son hali ise “otonom silah sistemleri“dir.

Otonom bir silah sisteminin evrensel olarak kabul görmüş tanımı yoktur. Önerilen tanımların karakteristik özelliği ise otonom silah sistemlerinin insan müdahalesi olmaksızın hedeflere kendi kendine karar vermesidir.3 Bugün hâlihazırda otonom silah sistemlerinin olmadığı iddia edilmektedir.4 Ancak, literatürdeki tartışmalar otonom silah sistemlerinin geliştirilip geliştirilmeyeceği yönündedir. ABD Savunma Bakanlığı, İnsansız Sistemler Entegre/ Bütünleşik Yol Haritası FY2013-2038 (Unmanned Systems Integrated Roadmap FY2013-2038) ile önümüzdeki 25 yıl içinde insansız sistem teknolojilerinin geliştirilmesi, üretimi, testi, eğitimi, operasyonu ve sürdürülebilmesi için bir vizyon ve strateji oluşturmayı amaç edinmiştir.5 Uluslararası KızılhaçTeşkilatı (International Committee of the Red Cross-ICRC) ise bunun aksine günümüzde insan müdahalesi olmaksızın çalışan sistemlerin var olduğunu öne sürmekte6 ve bu silahların belirleyici özelliğinin ise “kritik işlevlere (critical functions)“ sahip olması, yani hedeflerin aranması (search), belirlenmesi (identify), seçilmesi (select) ve saldırı (attack) durumlarında otonom hareket etmesidir.7 Günümüzde kullanılan bazı silah sistemlerinin kritik işlevlerinde artan otonomi mevcuttur.

Silahlı çatışma bağlamında otonom silah sistemlerinin potansiyel kullanımı sivil toplum ağlarının, uluslararası örgütlerin bilhassa hükümet dışı örgütlerin (non-governmental organizations) ilgisine mazhar olmuştur. Otonom silah sistemleri üzerine düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi’nin Beşinci Gözden Geçirme Konferansı’nın nihai metninde, 2016 yılında otonom silah sistemleriyle ilgili hukuki ve etik konuları tartışmak maksadıyla Hükümet Uzmanlar Grubu (Group of Governmental Experts) kurulmuş8 ancak, yetersiz devlet fonu nedeniyle toplantı iptal edilmiştir.9 Öte yandan 2013 yılında İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch- HRW) başını çektiği bir grup10 hükümet dışı örgüt “Stop Killer Robots“ adlı uluslararası bir kampanya başlatmış, kendilerini ise otonom silah sistemlerini önleyici olarak yasaklayan uluslararası bir çalışma koalisyonu olarak tanımlamışlardır.11 İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Harvard Hukuk Fakültesi Uluslararası İnsan Hakları Kliniği (Harvard Law School’s International Human Rights Clinic) tarafından hazırlanan “Losing Humanity: The Case Against Killer Robots“ adlı raporda, bu tür devrimci silahların uluslararası insancıl hukuk iletutarlı olamayacağı ve silahlı çatışma sırasında sivillerin ölüm veya yaralanma riskini artıracağı nedeniyle otonom silah sistemlerinin geliştirilmesinde ve kullanımında önleyici bir yasağa ihtiyaç olduğu vurgulanmıştır.12 2017 yılında 28 ülkeden gelen robot ve yapay zekâ (artifical intelligence) şirketinin 137 kurucusu tarafından imzalanan açık mektupta13 BM’nin otonom silah sistemlerine karşı acilen müdahale etmesi çağrısında bulunulmuştur.14

Otonom silah sistemleri barut ve nükleer silahların keşfinden sonra savaşlarda üçüncü devrim olarak ortaya çıkmaktadır. Otonom silah sistemlerinin kritik işlevlere sahip olması silahlı çatışmalarda hukuki sorunlara - uluslararası insancıl hukuk, uluslararası insan hakları hukuku, uluslararası ceza hukuku ve uluslararası sorumluluk- neden olmaktadır. Sorunların en belirgin olduğu alan ise uluslararası insancıl hukuktur. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı otonom silah sistemlerinin ortaya çıkardığı sorunları uluslararası insancıl hukuk boyutuyla ele almaktır.

Adem ÖZER, "Geleceğin Güvenliği" isimli kitabından alınmıştır.

“Geleceğin Güvenliği“ e-kitabı için Tıklayınız

“Geleceğin Güvenliği“ Kitabı için Tıklayınız
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Hark Adası, ekonomik olarak çok büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden, İran’a ait olan bu ada üzerinde ABD, İsrail, İran ve Çin’in ulusal çıkarları çatışmaktadır. Bu olay, küresel sonuçlara sebep olmaktadır.;

2025 yılındaki ABD-Çin ticaret savaşı bir aydan kısa sürdü; ancak ortaya koyduğu stratejik açık on yıllardır derinleşmekteydi. 2 Nisan'da, kendi deyimiyle "Kurtuluş Günü"nde ABD Başkanı Donald Trump, aralarında Çin'in de bulunduğu düzinelerce ülkeye geniş kapsamlı tarifeler uyguladı; Çin birden orta...;

Rus iktisadi düşünce tarihini incelemek, sadece bir coğrafyanın üretim ve bölüşüm ilişkilerini takip etmek değil; aynı zamanda devletin bekası, toplumun ahlaki dokusu ve bireyin mülkiyetle olan sancılı ilişkisi üzerine kurulmuş devasa bir "iktisat sanatı" (techne) laboratuvarına girmektir. ;

Yapay zeka çağının fiziksel altyapısı üzerindeki küresel rekabet, son aylarda Tayvan ve Güney Kore eksenine üçüncü bir aktörü daha somut biçimde eklemiştir: Japonya. Tokyo, otuz yıllık bir gerilemenin ardından yarıiletken sanayisini yeniden inşa etmek üzere hem doğrudan endüstriyel politika hem de...;

Bugün küresel ölçekte derinleşen gelir adaletsizliği, modern devletin rolünü yeniden masaya yatırmamızı zorunlu kılıyor. Çoğu zaman eş anlamlı kullanılan iki kavram —Sosyal Devlet ve Refah Devleti— aslında bu krizle mücadelede iki farklı derinliği temsil eder. Biri anayasal bir felsefeyi, diğeri ise...;

Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır. ;

18 mayıs 2026'da Oakland (California) federal mahkemesinde dokuz kişilik jüri, Elon Musk'ın OpenAI, Sam Altman, Greg Brockman ve Microsoft aleyhine açtığı davayı oybirliğiyle reddetti. Musk, kâr amacı gütmeyen kuruluş olarak 2015'te kurulan OpenAI'ın kişisel zenginleşme amacıyla kâr amaçlı bir yapıy...;

Hürmüz Boğazı üzerinde sessizlik çöktüğünde ve Washington ile Tahran Nisan 2026’da kırılgan bir ateşkese vardığında, Hindistan zaman kaybetmedi. Hindistan Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri ile stratejik ortaklığı gözden geçirmek üzere Abu Dabi’deydi. İran’a tıbbi yardım sevkiyatları gönder...;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...