Prof. Fuat İnce TASAM Başkan Danışmanı Oldu

Haber

Prof. Fuat İNCE, birikim ve tecrübesi ile Başkan Danışmanı olarak TASAM’a değer katacak. STK tüzel kişiliğinde bir “düşünce kuruluşu” olarak 17 yıl önce çalışmalarına başlayan Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, bugün uluslararası bir “Türkiye Markası” hâline gelmiştir. Çalışmalarına; ana yönetim, enstitüler, program ve projelerin bilim, akil kişiler ve diğer çalışma kurullarında yüzlerce saygın isim ciddi katkılar sunmaktadır....

Prof. Fuat İNCE, birikim ve tecrübesi ile Başkan Danışmanı olarak TASAM’a değer katacak.

STK tüzel kişiliğinde bir “düşünce kuruluşu“ olarak 17 yıl önce çalışmalarına başlayan Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, bugün uluslararası bir “Türkiye Markası“ hâline gelmiştir. Çalışmalarına; ana yönetim, enstitüler, program ve projelerin bilim, akil kişiler ve diğer çalışma kurullarında yüzlerce saygın isim ciddi katkılar sunmaktadır.

Ömrünü bilim ve teknoloji çalışmalarına adayan, yurt içi ve dışında bilişim ve uzaya dair yayımlanmış birçok makalesi olan, TÜBİTAK’tan ve NATO’dan aldığı bilimde başarı ve hizmet ödülleri de bulunan Prof. Fuat İNCE, Başkan Danışmanı olarak birikimini ve tecrübesini TASAM’ın şahsında Ülkemizin yararına sunmak üzere vazife üstlenmiştir.

Yeni Başkan Danışmanımıza aramıza hoş geldiniz diyor, kamu yararına yapacakları stratejik katkılar için TASAM Ailesi olarak başarılar diliyoruz.

Prof. Fuat İnce kimdir?

1998 Kadıköy Anadolu Lisesi ve Robert Kolej Yüksek Okulu (günümüzde; Boğaziçi Üniversitesi) elektrik/elektronik mühendisliği mezunudur. Fulbright bursu ile gittiği ABD’de Illinois Üniversitesi’nde 1969’da yüksek lisans ve 1973’te doktora derecelerini aldı. Doktora çalışmaları sırasında pilot brövesi de aldı. 1973-79 yılları arasında TÜBİTAK Elektronik Araştırma Bölümü’nde önce uzman yardımcısı, sonra uzman ve başuzman olarak görev yaptı. Daha sonra 1979-85 yılları arasında Suudi Arabistan Kral Fahad Petrol ve Mineraller Üniversitesi’nde çalıştı. Burada uydulardan yeryüzünün incelenmesi ile ilgili “Uzaktan Algılama“ laboratuvarını kurdu. Ekibiyle birlikte yaptığı “uydu verileri ile yapılan arazi çalışmaları“ projeleri, Suudi Arabistan Bilim ve Teknoloji Merkezi’nden ödül aldı. Yurda döndükten sonra 1986-91 yılları arasında özel sektörde, STFA Savronik’te (Sezai Türkeş-Fevzi Akaya Savunma Elektroniği A.Ş.) bilgi sistemleri direktörü olarak çalıştı.

1991’de TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’ne, bu kez Başkan Yardımcısı olarak döndü. Burada Nisan 1993’te Gebze ve İstanbul civarına ilk kez internet hizmeti başlatarak, üniversiteler ve bazı firmaların internete bağlanmasına öncülük etti. 1995’te TÜBİTAK Bilişim Teknolojileri Enstitüsü’nü kurdu ve 5 yıl süreyle müdürlüğünü yaptı. 1991-99 yılları arasında ulusal ve uluslararası birçok komite ve çalışma grubunda görev yaptı. Bunların arasında; Avrupa Savunma Sanayicileri Grubu (EDIG) Başkan Yardımcılığı, Türkiye Uzay Bilim ve Teknolojileri Komitesi Başkanlığı, BM Uzayın Barışçı Amaçlarla Kullanılması Komitesi’nde Türkiye Delegasyonu, NATO Enformasyon Sistemleri Teknolojileri Paneli Üyeliği ve benzeri görevler bulunmaktadır.

Prof. Fuat İnce, 1999’da TÜBİTAK’tan ayrıldıktan sonra mesleki yaşamını üniversitelerde sürdürdü. Işık ve Maltepe Üniversiteleri’nde yeni kurulan bilgisayar mühendisliği bölümlerinde başkanlık yaptı. Marmara Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı iken 2009 yılında kendi isteğiyle emekli oldu. Halen Hava Harp Okulu ve Harp Akademileri’nde uzay konusunda ders vermeye devam etmektedir. Kendisinin, yurt içi ve dışında bilişim ve uzay konularında yayınlanmış makaleleri mevcut olup altı kitabın da editörlüğünü yapmıştır. TÜBİTAK’tan ve NATO’dan bilimde başarı ve hizmet ödülleri almıştır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2607 ) Etkinlik ( 194 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 86 1011
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1341 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

Çin’le geliştirmekte olduğu yakın ilişki, Batının yaptırımlarla köşeye kıstırdığı İran için şimdi önemli bir fırsat. Xi Jinping’in 2016 yılında İran’a önerdiği stratejik anlaşma geçen ayın son günlerinde imzalandığında, kapsamı hakkında tahminden öte bir şey bilinmiyordu. ;

Dönemin ABD Başkanı G. Bush himayesinde ve Irak Büyükelçisi J. D. Negroponte başkanlığında 2005’te faaliyetlerine başlayan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin “Küresel Trendler 2040“ raporunda; uluslararası sistem, siyaset, ekonomi, teknoloji, toplumsal gelişim, demografik dinamikler ve çevre gibi başlıca...;

Balkanlarda Türk mevcudiyeti Osmanlı öncesine dayanmakla birlikte, orada Türk varlığının güçlü bir şekilde hissedilmesi ve etkisini göstermesi, Osmanlı dönemine rastlamaktadır. Bu güç etkisinin iki neden bulunmaktadır. İlki, Osmanlıların Avrupa ve Balkanların genelinden farklı bir dini misyona sahip...;

Din, dil, tarih ve coğrafya dışında medeniyetimize güç ve adaleti getirecek “karşılıklı bağımlılık inşası“ Türkiye - Filistin ilişkilerinin önündeki temel zihinsel eşiktir. Türkiye ve Filistin Diasporalarının karşılıklı sürece dâhil edilmesi ise temel stratejik alanlardan birisidir.;

2. Uluslararası Akdeniz Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

2. Uluslararası Karadeniz - Kafkas Kongresi

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

10. Balkan İletişim Ağı Konferansı

  • 28 Eyl 2022 - 30 Eyl 2022
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...