Makul Uzlaşma ve Ukrayna’nın 2020 Ötesi Ufku

Makale

Donbass çatışmaları, Ukrayna’nın tek sorunu değil. Ama bu durum, Batı ile Doğu arasında sıkışıp kalmış bu sınır ülkesi için bağımsızlık veya parça parça Rusya tarafından yutulma tehlikesi yüzünden gerçek bir beka sorunu. - Birinci Minsk’ten, İkinciye Kaybedilen Beş Koca Yıl - Normandiya Formatı’nda Yeni bir Barış Arayışı - Steinmeier Formülü’nde Barış Umudu Var mı? - Makul Çözüm Nerede? ...

Donbass çatışmaları, Ukrayna’nın tek sorunu değil. Ama bu durum, Batı ile Doğu arasında sıkışıp kalmış bu sınır ülkesi için bağımsızlık veya parça parça Rusya tarafından yutulma tehlikesi yüzünden gerçek bir beka sorunu. Ayrıca sadece Ukrayna’nın sorunu da değil. Aynı zamanda Avrupa Birliği ve NATO için güvenlik sorunu. Bu nedenle, yakın geçmişte Minsk’te protokol üzerine protokol imzalayıp, bir türlü imzalanan belgelerle öngörülen koşulların yerine getirilmesini sağlayamayan Almanya ve Fransa, yeniden Ukrayna ve Rusya arasında uzlaşma arayışında. Önümüzdeki ayın zemheri soğuklarında, sıcak çatışmalar yeniden başlamasın diye kolları sıvayıp, kaybettikleri geniş alanda, samanlıkta toplu iğne arar gibi barışı arayacaklar.


Birinci Minsk’ten, İkinciye Kaybedilen Beş Koca Yıl

Bilindiği gibi Ukrayna krizini sonlandırmak amacı ile ilk mutabakat 2014 yılında Minsk’de imzalandı. Daha o tarihte, Donbass’da 9500 kişi hayatını kaybetmiş, şehirler ve tarım alanları tarumar olmuştu. Ama 2014 yılı, nihai bir barışı düşlemek için hayli erken bir tarihti. Kılıçların kınlarına sokulmasına bile vakit bulamadan, aynı yıl Rusya’nın Kırım’ı ufak bir manevra ile yutuvermesi, Minsk I’in üzerine karanlık bir gölge düşürdü. Zaten Doğu Ukrayna’da ne ateş kesildi ne de ayrılıkçılara Rusya desteği sona erdi. Donbass’taki Rus etnik gruplar, Kırım’ın Rusya’ya katılmasından da cesaretlenmişti.

2015 yılında, Almanya ve Fransa yeniden kolları sıvadığında Merkel ve Holland, Doğu Ukrayna ateşkesini daha kurumsal bir formata bağlamak ihtiyacı duydular. İşte “Minsk Anlaşmalarının, Uygulanması için Önlem Paketleri“ (Package of Measures for the Implementation of the Minsk Agreements) veya daha bilindik adı ile Minsk II, 2015’de, Batı’nın kendi güvenlik penceresinden Ukrayna-Rusya anlaşmazlığına bakış açısını tekrar ortaya koydu. Bu defa ayrılıkçıları da masaya davet eden Almanya ve Fransa, 13 maddelik ateşkes planını, AGİT’in (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) denetimine bıraktı. Savaş esirleri değiş tokuşundan, bölgeye insani yardım ulaştırılmasına kadar geniş kapsamlı ateşkes planı, bir de Kiev’e Doğu Ukrayna için, adına özerklik denmese bile bir tür yerinden yönetim taslağı hazırlama görevi yükledi. Belki 2015 boyunca kanlı şiddet eylemleri hafifledi. Ancak bu bir ateşkesten çok “ateş kıs“ eylemi gibi oldu. Tabii bölgedeki insanların acı ve sancıları dinmedi. Günbegün, Stania Luhanska köprüsünde, işlerine gitmek, evlerine dönmek için saatlerce, karda-kışta denetim noktalarında bekleme çilesi çeken halkın sıkıntılarını dünya AGİT’e rağmen pek göremedi. Görse bile aldırış etmedi. Arap baharı, Suriye krizi ve Çin denizi sorunları, bakışları hep başka yönlere çekti.


Normandiya Formatı’nda Yeni bir Barış Arayışı

Bu arada Ukrayna’da yeni bir dönem başladı. 1978’de Doğu Ukrayna’nın Kryvyi Rih şehrinde doğan Volodymir Zelenskiy, bu sinirleri hep gergin sınır ülkesine başkan olarak seçildiği tarih olan Nisan 2019’a kadar, ülkesinin çetrefil sorunlarına ne kadar vakıftı bilmiyorum. Ama Doğu Ukrayna’nın, yüzü hep gülen ve yüzleri güldüren çocuğu, başkan seçilince bunların hepsini birden kucağında buldu. Ülkedeki yaygın yolsuzlukların, bolluk içinde çekilen yoklukların ve hepsinin üzerinde Donbass çatışmalarının ivedilikle durdurulması gereğini hemen gördü. Seçim kampanyaları sırasında bile akan kanın durması için bir tür makul uzlaşmaya hazır olacağını defaatle söyledi. Bugüne kadar bölgede 13000 insanın hayatını kaybetmiş olması, Zelenski için bir başka tehlikenin habercisiydi. Moskova, Kırım’ın ilhakından sonra, Doğu Ukrayna’yı da tedricen çökertmeye çalıştığı izlenimi vermekten çekinmiyordu. Ne de olsa doğduğu, büyüdüğü toprakları da Rusya’ya kaptırmak tehlikesi vardı. Bunun için Nisan 2019’dan bugüne kadar geçen sekiz ay zarfında yeni bir barış planını kotarma çabasında. Kaldı ki soğuk kış günleri başlarken bu artık, Minsk grubu olarak değil de Normandiya Formatı’nda bir araya gelen Almanya, Fransa, Ukrayna ve Rusya’nın da sorunu.


Steinmeier Formülü’nde Barış Umudu Var mı?

Şimdi Normandiya Formatı’nda yeni bir barış girişimi var. Bu arada Rusya iyi niyet gösterisinde. Evet, önce Kerç boğazına kurduğu köprüyü tamamlayarak ele güne, Doğu Ukrayna’nın bataklıklarına ihtiyaç duymaksızın, Kırım’ı Rusya topraklarına bağladığını göstermeye çalıştı. Sonra Kasım başında Donbass bölgesinde, birliklerin karşılıklı yeniden geri çekilmesi başladı. Nihayet yine Kasım ayının 18’inde, elinde tuttuğu üç Ukrayna gemisini, Kırım kıyılarında Kiev denetimine devrettiğini açıkladı. Bu suretle Normandiya Formatı içinde tarafları, Donbass’da barışı hayata geçirmeye niyetli olduğuna ikna etmeye çalışmakta olduğuna şüphe yok. Bundan sonrası, dörtlü görüşmelerin, orijinal Minsk protokol metinlerinden ne kadar farklı olacağına, Donbass’ın çileli insanlarının günlük yaşamına ne gibi kolaylıklar getireceğine bağlı. Normandiya formatındaki toplantı Aralık ayında Normandiya’da yapılacak. Bu, dört ülkenin üç yıldan beri yaptığı ilk toplantı olacak. Ukrayna, Rusya ve AGİT’ten oluşan Üçlü İletişim Grubu Ukrayna’nın Rus kontrolü altındaki doğu bölgesi Donbass’ın yerel seçimler gerçekleştirildikten sonra özerk bir statüye geçmesi konusunda da uzlaşmış gözüküyor. Eski Alman dışişleri bakanı Frank-Walter Steinmeier tarafından 2016’da yapılan öneri yeniden itibar kazanmış durumda. “Steinmeier Formülü“ olarak bilinen uzlaşı ile Donbass bölgesi, yerel seçimlerini Ukrayna yasalarına göre yapacak ve sonuçları AGİT’e onaylatacak. AGİT onayı ile Donbass özerk olacak. Ya sonra? Bu Kırım modelinin bir başka türlüsü ve ilhak için yeni bir aşama mı olacak?


Makul Çözüm Nerede?

Ukrayna, makul her türlü anlaşmaya hazır olduğunu tekrar tekrar açıklıyor. Bu şifreli ifade öncelikle bir saldırmazlık paktı beklentisi. Ayrıca, Rusya’nın, Ukrayna’nın iç işlerine karışmaması talebi mesajı var. Bir de Rusya’nın Ukrayna’dan aldığı toprakları geri vermesi için Zelenskiy bir takvim istiyor. Bu ise karmaşık bir konu. Rusya, tarihine, edebiyatına dayanarak, o toprakların hâlâ Kievan Rus olduğu düşüncesinde ısrarcı ise Normandiya grubunun başarısı sınırlı, Steinmeier planı da fos çıkabilir. Ayrıca, Kiev ve Moskova arasında “karşılıklı güven tesisi“ için Normandiya grubundan şimdilik sadece süslü sözler duyuyoruz. Örneğin Almanya Dışişleri bakanı Maas, fiili sonuçların, anlaşmanın başarısını kanıtlayacağını söylüyor. Karşılıklı güven tesisinin de fiilen atılacak adımlara bağlı olduğunu ekliyor. Hâlâ karanlıkta birbirlerine göz kırpıyor gibiler.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2708 ) Etkinlik ( 222 )
Alanlar
Afrika 77 639
Asya 98 1077
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 288
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1379 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 606
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 184
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2046 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
Türkiye 82 2046

Ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel güçlerin oluşturduğu bir Dünya Düzeni vardır. Bu düzen ufak değişimler gösterse de kolay kolay değişmez. Büyük güçler siyasi, ekonomik güçlerini koruyabilmek ve hatta geliştirmek amacıyla zaman zaman bazı girişimlerde bulunurlar. ;

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Mısır’la başlayan Orta Doğu gezisinde, Mısır ve İsrail arasındaki barışın ve özellikle Abraham konjonktürünün, bölgedeki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi endişesi hissedildi. Orta Doğu uzlaşmadan çok çatışmanın olduğu bir bölge. ;

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası“ hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2023 Faaliyet Raporu’nu yayımladı.;

Avrupa’da aşırı sağın içinde bulunduğumuz son 40 yılda bir yükseliş yaşadığını söylemek mümkündür. Aşırı sağın bu yükselişinde hem iç hem dış pek çok dinamik bulunmaktadır. Bu dinamiklerin anlaşılması için öncelikle aşırı sağın anlamlandırılması ve son yıllarda aşırı sağın yükselişine neden olan siy...;

Güvenlik kavramı, insanların değişen ihtiyaçları göz önüne alınarak değişirken, beraberinde Uluslararası İlişkiler alanını da dönüştürmektedir. Tarihten bu yana süre gelen konvansiyonel güvenlik, terörizm ve organize suç gibi sorunların yanında gelişme, cinsiyet, iklim, pandemi gibi yeni konular da ...;

Büyük güçlerin siber uzay ve siber güvenlik stratejileri 21. yüzyılın başlarında somut olarak şekillenmeye başlamıştır. Ancak bu stratejilerin temeli ABD ve SSCB'nin Soğuk Savaş dönemi boyunca tecrübe ettikleri uzay ve silahlanma yarışının bir sonucu olarak atılmıştır.;

ABD'nin Trump döneminden itibaren Afrika ile daha az ilgilendiği, Fransa’nın ise her geçen gün güç kaybettiği bir ortamda, uluslararası alanda yalnızlığa itilen Rusya, Afrika’da etkinliğini artırmaya yöneldi.;

İlk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek İstanbul Güvenlik Konferansı 2023, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Ekosistemde Stratejik Dönüşüm: İklim, Gıda, Demografi, Meritokrasi, Ekonomi, Sağlık, Eğitim, İstihdam, Aile-Gençlik ve Şehir Güvenl...;

6. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.