AB’nin Bütçe Tercihi “İlkeli Pragmatizm” mi?

Makale

Dünden bugüne aktarılan en önemli haberlerden biri, AB Parlamentosu ve üye hükumetlerin, 2014-2020 mali perspektif döneminin son yılı olan 2020 bütçesi üzerinde anlaşmaları oldu. - 18 Kasım Uzlaşmasında Greta Thunberg Farkı - Geleceğe Odaklanan (Future Oriented) AB Farkı - “İlkeli Pragmatizm” in Dayton Fayı ve Batı Balkan Farkı - Katılım Öncesi Destek Fonları ve Türkiye Farkı - Truva Atı Farkı mı? ...

Dünden bugüne aktarılan en önemli haberlerden biri, AB Parlamentosu ve üye hükumetlerin, 2014-2020 mali perspektif döneminin son yılı olan 2020 bütçesi üzerinde anlaşmaları oldu. Bu yıl, özellikle Brexit gölgesinde kalan bütçe hazırlıkları, Birleşik Krallık’a verilen sürenin 31 Ocak 2020’ye kadar uzatılması ile rahat bir nefes aldı ve taraflar ayrıntılar üzerinde uzlaştı. Buna ilaveten, AB komisyonu, Junkers’in dönemi kapanmazdan önce, Birlik’in bölge dışı faaliyetleri ve kalkınma politikalarını da içeren yeni 2021-2027 dönemi taslak hazırlıklarını da tamamladı. Taslakta, özellikle “ilkeli pragmatizm“e vurulan güçlü vurgu ile 28 ülkeli (27 olma ihtimali olan) değişimlere ayak uydurma konusunda, Avrupa değerlerinden ayrılmaksızın ve fedakârlıkta bulunmaksızın neler yapılması gerektiği üzerinde duruluyor. Bir taraftan sonu gelmez ticaret savaşları, Çin’in AB’yi de saran çelik kolları, ateş altındaki Orta Doğu, her yerden AB ekonomik alanına akın akın gelen istenmeyen göç, İran ile ilişkilerin kırılgan fay hattı, bütün bunların üzerinde iklim ve çevre sorunları hem gelecek dönem taslağa, hem de 2020 bütçesine yansımış durumda


18 Kasım Uzlaşmasında Greta Thunberg Farkı

Haftaya hızlı başlayan AB, son dakikada 2020 bütçesinde, ekonomik durgunluğa karşı bir harcama patlaması öngörmekte. 168,7 milyar Avro 2014-2020 perspektif’inde 2020’nin nasibine düşen pay. 2019 bütçesi olan 153,6 milyar Avroya göre, yüzde 3,4’lük artış 2019 yılındaki AB para bölgesi enflasyon oranının bir hayli üzerinde. Yeni bütçenin yüzde 21’inin iklim değişikliği ile mücadeleye tahsis ediliyor olması, 16 yaşındaki çevre gönüllüsü ve iklim değişikliği aktivisti Greta Thunberg’in, bütçe kararlarını bile etkileyecek kadar güçlü bir ses olduğunu gösterdi.

Bu yılın bütçesinin bir kaç yönden büyük önemi var. Bunların başında, eğer gelecek mali perspektif dönemi taslağı üzerinde, herhangi bir nedenle, 2020 yılının sonuna kadar anlaşamazlarsa, 2020 münferid bütçesi, izleyen dönem için referans olarak kabul edilecek. Hoş (muhtemel bir Brexit sonrası bütçe tasarısı olsa bile) 19 Kasım itibarı ile başlayan uzun dönemli bütçe üzerinde de nasılsa anlaşırlar da yine de muhtemel belirsizlikler muvacehesinde ihtiyatlı davranmayı tercih ettiler.


Geleceğe Odaklanan (Future Oriented) AB Farkı

Dün Parlamento’sunun bütçe komisyonu başkanı Jan Van Overtveldt, 22 saatlik yoğun gündemi, AB’nin her zamankinden daha fazla bir biçimde, geleceğe yönelik tercihlerinin belirlediğini açıkladığında, iklim değişikliği farkı dışında mütalaa ettiği bir kaç önemli farka parmak bastı. Kaldı ki iklim değişikliği faaliyet planına, öngörülen meblağdan, 500 milyon Avro daha fazla tahsis yapıldı. Önemli diğer değişiklikler ise şunlar: 1. Tarım ve uyum (cohesion) fonlarının azaltılması; 2. Yatırım ve buluş fonlarının arttırılması, özellikle uydu teknolojisine verilen öneme koşut olarak Araştırma Ufku 2020 (Research Horizon 2020) bütçesinin geçen yıla nazaran yüzde 8,8 oranında artışla 13,5 milyar Avro’ya çıkarılması; 3. Önerilenin 50 milyon Avro üzerinde tahsis alan gençlik bütçesi kapsamında Erasmus eğitim programının, yüzde 3,6 artışla 2,9 milyar Avro, en çok etkilenen bölgelere öncelik veren genç işsizlik fonlarının 145 milyon Avro’ya yükseltilmesi; 4. Enerji altyapısı ve yenilenebilir enerji teşvikine yüzde 35 artışla 1,3 milyar Avro tahsis edilmesi; 5. Göç yönetimi, güvenlik ve sınır denetimi için üye ülkelerin tahsisi olan 2,36 milyar Avro’nun desteklenerek, bu meblağın 3,6 milyar Avro’ya çıkarılması önemli değişiklikler olarak görülmekte.


“İlkeli Pragmatizm“ in Dayton Fayı ve Batı Balkan Farkı

Katılım öncesi (Pre Accession Aid) desteklerin, Batı Balkanlara yönlendirilmesi, üyelik müzakereleri ertelenen Batı Balkan ülkelerine büyük bir ümit kapısı araladı. Fransa nasılsa ikna edilir. Durdurulan müzakereler yeniden başlar. Ama Sırbistan ve Kuzey Makedonya bu yardımları bu yıl nasıl değerlendirir? Bosna-Hersek ve Arnavutluk yanısıra, Kosovo da katılım öncesi desteklerden daha fazla nasiplenir mi? Bunlar henüz cevabını araştırmadığım sorular. Ama bu son üç ülke, sadaka misali desteğe reva görülürse, ben “ilkeli pragmatizm“ bunun neresinde diye sorgulamaya başlarım. Balkan denilen netameli bölgeye, bütüncül bir yaklaşım gerek. AB bunu çok iyi biliyor olmalı.

21 Kasım 1995 tarihli Dayton Anlaşması, zaten biraz pamuk ipliğine bağlı. Anlaşmanın 24. yıldönümünü kutlamaya iki gün kala, Bosna-Hersek’e karşı hasis davranmak, Balkanizasyon’u AB eli ile sürdürmek anlamında, özellikle hiçbir ilkeye sığmaz. ABD’nin yarattığı barış koşullarını, adil davranmayarak tehlikeye atmak ise AB için hiç iyi olmaz.

Katılım Öncesi Destek Fonları ve Türkiye Farkı

Ama 2020 bütçesi ve 2021-2027 mali perspektifinin asıl farkı, Türkiye ile ilgili olarak tebarüz ediyor. Gelecek dönem için referans özelliği taşıyan 2020 bütçesi, Türkiye’ye daha önce sağlanan katılım öncesi fonlarda, 85 milyon Avroluk bir kısıtlama yapılarak, ilave fonların Batı Balkanlara destek için kullanacağını açıklıyor. Buradaki temel gerekçenin “Türkiye’nin AB değerlerinden sapmış olması“ olarak gösterilmesi ise kısıntı yapılan fondan daha önemli bir husus.

Bununla birlikte, hem 2020 bütçesi, hem de 2021-2027 mali perspektif taslağında, Kıbrıs Türkleri (Turkish Cypriots) için ayrılmış bir faslın olması, bunun AB üyesi hiç bir ülkenin resmen tanımadığı KKTC için değil de Güney Kıbrıs, yani resmi sıfatı ile AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu taşıyan Kıbrıs Türkleri için olduğu ve Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu almaya teşvik edici bir işleve hizmet edeceği izlenimini veriyor.


Truva Atı Farkı mı?

Tabii Kıbrıs Türklerinin AB desteği alması çok iyi bir şey olsa bile, veriliş biçimi için “ ilkeli pragmatizm“ denilebilir mi? Yoksa buna yeni bir cilalı “Truva Atı“ farkı demek, daha mı uygun olur?
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Birleşik Devletler uzun süredir Rusya’yı nihai bir çöküş sürecindeki güç olarak gördü. Bu değerlendirme, 1980’lerde Sovyetler Birliği’nin açık emperyal aşırı yayılma belirtileri göstermesiyle şekillendi; önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin kendisinin dağılmasıyla pekişti.;

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

Kalıcı güvenlik düzenleri ortak değerlerden değil, tarafların birbirlerini tasfiye edemeyeceklerini kabul etmelerinden doğar. 1648 Westphalia ve 1975 Helsinki’nin stratejik gerçekçilik buydu.;

Orta Doğu, yıllardır jeopolitik değişikliklerden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kalmaktadır. 21. yüzyılın başından bu yana bölge, güvenliği tehdit edecek birçok durumla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde, Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerinde yaşanan değişikliklere, İsrail-İran ekseni boyunca...;

Türk milletinin sosyo-psikolojik kodları incelendiğinde, zorlu coğrafi koşulların getirdiği pratik, hızlı karar alabilme yeteneği öne çıkmaktadır. Ancak yerleşik hayata geçiş ve geniş coğrafyalara yayılma sürecinde, toplumun kriz anlarında sığındığı pratik çözüm yolları, zamanla kurumsallaşamamış bi...;

Dünyanın en nüfuzlu girişim sermayesi Andreessen Horowitz (a16z), 28 Ağustos 2026'da ilk kez yalnızca donanıma odaklanan 1,1 milyar dolarlık Machine Age fonunu kurduğunu duyurdu. Fon çip, bellek, ağ ekipmanı, depolama, veri merkezi ve robotik alanlarına yatırım yapacak.;

Orta Doğu jeopolitiği, son yıllarda uzun süredir devam eden kamplaşma ve çatışma odaklı dinamiklerin yerini diyalog, uzlaşı ve pragmatik çıkar ortaklıklarına bıraktığı kapsamlı bir dönüşüm sürecine sahne olmaktadır. 2010’lu yılların başında patlak veren Arap Baharı, 2013’te Mısır’da yaşanan askerî m...;

Geleneksel refah devleti literatürü, Gøsta Esping-Andersen’in 1990 yılında yayımlanan yapıtı The Three Worlds of Welfare Capitalism (Refah Kapitalizminin Üç Dünyası) çerçevesinde şekillenmiştir. Esping-Andersen; piyasadan arındırma (de-commodification) ve toplamsal katmanlaşma (social stratification...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.