Rusya - Afrika Zirvesi ve Ekonomik Forumu

Yorum

23 - 24 Ekim tarihlerinde Soçi’de gerçekleştirilecek Rusya - Afrika Zirvesi, liderleri bir araya getirecek ve bir anlamda ilişkileri kurumsallaştıracak ilk resmi toplantı olma özelliğini taşıyor. Ana temasını “barış, güvenlik ve kalkınma” başlıklarının oluşturacağı Zirve’nin eş başkanlıklarını Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Mısır Devlet Başkanı ve aynı zamanda Afrika Birliği’nin dönem başkanı Abdülfettah es – Sisi yapacak....

23 - 24 Ekim tarihlerinde Soçi’de gerçekleştirilecek Rusya - Afrika Zirvesi, liderleri bir araya getirecek ve bir anlamda ilişkileri kurumsallaştıracak ilk resmi toplantı olma özelliğini taşıyor. Ana temasını “barış, güvenlik ve kalkınma“ başlıklarının oluşturacağı Zirve’nin eş başkanlıklarını Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Mısır Devlet Başkanı ve aynı zamanda Afrika Birliği’nin dönem başkanı Abdülfettah es - Sisi yapacak. Zirve’ye Güney Afrika Cumhuriyeti Başkanı Cyril Ramaphosa ve Nijerya Devlet Başkanı Muhammed Buhari başta olmak üzere birçok Afrikalı liderin, kalabalık heyetlerle katılacak olması, Rusya’nın Afrika ile ilişkilerini derinleştirmesi bakımından büyük bir fırsat teşkil etmektedir.

Öte yandan, aynı tarihlerde zirveye paralel olarak icra edilecek Rusya - Afrika Ekonomik Forumu’na Rus, Afrikalı ve uluslararası girişimcilerin yanı sıra bakanlar, bürokratlar ve Bölgesel Ekonomik Kuruluşların temsilcileri iştirak edecek. Söz konusu forumun ardından taraflar arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerini geliştirmeyi amaçlayan bir anlaşmanın imzalanması beklenmektedir.

Rusya, BM Güvenlik Konseyi’ndeki daimi üyeliğini ve askeri nüfuzunu kullanmak suretiyle son dönemde Afrika’daki stratejik etkisini genişletmeye çalışmaktadır. Rusya Devlet Başkanı Putin’in Afrika’ya yönelik hamlesi, ABD’nin kıtadaki etkisini azaltmak ve Çin’in hızlı yükselişini yavaşlatmak suretiyle küresel güç dengesini sağlama stratejisinin bir parçası şeklinde yorumlanırken, Soçi’deki zirve toplantısı ve ekonomik forum, Rusya’nın bu yöndeki çabalarını destekleyecek resmi bir adım olacaktır.

Yakın dönemde Rusya’nın Afrika’daki ekonomik hamleleri ve karşılıklı ziyaret trafiği de dikkat çekicidir. Rusya Devlet Başkanı Putin, geçtiğimiz yıl Mısır’la kapsamlı bir “Stratejik İşbirliği Anlaşması“ imzalamış ve bu ülkede “Özel Ekonomik Bölge“ kuracaklarını açıklamıştır. Rusya’nın Afrika’daki büyük çaplı yatırımlarında ise bilhassa petrol, gaz ve nükleer enerji öne çıkmaktadır. Angola, Nijerya ve Cezayir, bu yatırımlardan büyük birer pay alırken, Gazprom, Lukoil, Rosneft ve Tatneft gibi Rus enerji devlerinin kıtaya olan ilgileri de her geçen gün artmaktadır.

Afrika’da çok sayıda nükleer enerji santrali inşa etmeyi planlayan Rusya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Mısır, Nijerya, Cezayir ve Etiyopya ile anlaşmalar imzalarken, Moskova’nın bir diğer ilgi alanı, Afrika’nın madenleridir. Burada özellikle Zimbabve, Angola, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Namibya ve Orta Afrika Cumhuriyeti, ön plana çıkmaktadır.

Afrika ülkeleri için ciddi bir silah ihracatçısı konumundaki Rusya, Doğu Afrika ülkesi Eritre’de lojistik bir merkez kurma kararı alırken, Afrika Eximbank ile işbirliği anlaşması imzalamış, Nil Nehri sularının paylaşımı konusunda iyi ilişkilere sahip olduğu Mısır ile Etiyopya arasındaki müzakerelerde de arabuluculuk rolüne soyunmuştur.

Afrika ile ekonomik ve ticari ilişkilerindeki tüm gelişmelere karşın, Rusya’nın bugün itibariyle kıtada ABD, AB, Çin, Hindistan ve Japonya’nın hayli gerisinde olduğunu belirtmekte de yarar vardır. Hatta Afrika ile ticaret hacminin 12 milyar dolar düzeyinde olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, Rusya’nın Brezilya, Kore, Türkiye ve İran’ın da gerisinde kaldığı görülmektedir. Buna karşın, Rusya’nın söz konusu zirve ile ilişkilerini kurumsal bir boyuta taşımak suretiyle Afrika’ya stratejik ortaklık konusunda alternatif sunacağı da bir gerçektir.
Ufuk TEPEBAŞ
Basel Üniversitesi Afrika Çalışmaları Merkezi
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2072

AI Futures Project’in Temmuz 2026’da yayımladığı çalışma, AI 2027’de çizilen olumsuz varsayılan gidişatı güncellemek ya da yanlışlamak için yazılmış yeni bir tahmin sunmuyor. Her ne kadar ben okumaya başladığımda bu önyargıyla başlamış olsam da. Yazarlar, AI 2027’nin geleceğin kabaca nasıl görünebil...;

Uluslararası sistem, 1648 Westphalia Barışı’ndan bu yana devletin egemenliği, toprak bütünlüğü ve müdahale yasağı üzerine kurulu bir mimariyle şekillenmiştir. Ancak bu mimari, statik bir yapı olmaktan ziyade; üretim biçimlerinin, teknolojik kabiliyetlerin ve sermaye hareketlerinin değişimiyle evrile...;

Tarih, geçmişin tozlu sayfalarında bırakılacak donuk bir hatıra defteri değil; bugünün hibrit savaşlarında devletlerin hayatta kalmasını sağlayan en dinamik jeopolitik enstrümandır. Bir toplumun geleceğini inşa edebilmesi, geçmişini romantize etmesiyle değil, o geçmişi bugünün şartlarıyla rasyonel b...;

Konfüçyüs’ün ünlü öğretileri, yazara göre bu makalede tanıtılan doktrinin — sentezleyici realizmin — ortaya çıkışını öngörmüştür. Bu yeni öğretinin amacı; modern felsefenin gelişimindeki üç ana dal olan nesnelcilik (objektivizm), öznelcilik (süjektivizm) ve ampirizmi tek bir felsefi dünya tablosunda...;

Pakistan ve Somali, Somali Bakanlar Kurulunun geçen Ağustos ayında böyle bir düzenlemeyi onaylamasından bir yıl sonra, Ağustos başlarında nihayet savunma iş birliği üzerine bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Somali Savunma Bakanlığına göre bu anlaşma; "terörle mücadele, askeri eğitim, askeri uzmanl...;

Pakistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler “İki Millet, Tek Ruh” olarak tanımlanmıştır. Her iki ülkenin de dilsel, kültürel ve medeniyetsel yakınlıkları olduğu yadsınamaz bir gerçektir ancak hızla gelişen bölgesel jeopolitik, sembolik söylemlerden daha fazlasını gerektirmektedir. ;

Türkiye’nin ekonomi tarihi, krizler ve bu krizlerden çıkış reçeteleriyle dolu bir kroniktir. Ancak 2001 krizi, sadece bir likidite daralması veya döviz şoku olmanın ötesinde; Cumhuriyet tarihinin en köklü "sistemik çöküşü" olarak kayıtlara geçmiştir. ;

İnsanlık tarihi boyunca savaşın ve stratejinin temel birimi "toprak" olmuştur. Westphalia düzeninden bu yana egemenlik; sınırların korunması, kaynakların fiziksel işgali ve orduların cephe hattındaki yıpratıcı mücadelesiyle ölçülmüştür. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken, özellikle 2025-20...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...