Kamu Diplomasisi Enstitüsü’ne Yeni Direktör

Haber

Türkiye’nin ilk ve tek Kamu Diplomasisi Enstitüsü Direktörlüğünü Fenerbahçe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ece BABAN üstlendi. Kamu Diplomasisi Enstitüsü, (TASAM) öncülüğünde ve Prof. Dr. Abdullah ÖZKAN Direktörlüğünde 2010 yılında kuruldu. - Sayın Doç. Dr. Ece BABAN’a, kamu yararına üstlendikleri bu stratejik görev için TASAM ailesi olarak başarılar diliyoruz. - Doç. Dr. Ece BABAN, 1998 yılında Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nden mezun olmuştur. - NATO - Terör - Medya - ...

Türkiye’nin ilk ve tek Kamu Diplomasisi Enstitüsü Direktörlüğünü Fenerbahçe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ece BABAN üstlendi.

Türkiye’nin ulusal ve uluslararası alanda etkinliğini artırmayı, bölgesel güç ve küresel bir aktör olma hedefine katkıda bulunmayı amaçlayan Kamu Diplomasisi Enstitüsü, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (TASAM) öncülüğünde ve Prof. Dr. Abdullah ÖZKAN Direktörlüğünde 2010 yılında kuruldu.

Kamu Diplomasisi Enstitüsü, Türkiye’nin yeni uluslararası ortama ve çok kutuplu yeni dünya düzenine uyum sağlamasını, etkinliğini artırmasını, bölgesel ve küresel amaçlarına ulaşması için gerekli olan araç ve yöntemleri kullanmasını, kendisiyle ilgili algıyı yönetmesini ve kendisini doğru mesajlarla tanıtmasını sağlayacak çalışmalar yapmayı misyon edinen bir kurumdur.

Bilimsel çalışmalarına yön veren bilim heyetini; seçkin üniversitelerdeki bilim insanlarının oluşturduğu Kamu Diplomasisi Enstitüsü, Türkiye’nin stratejik gücünü daha etkili kullanabilmesini, dolayısıyla küresel barışa ve işbirliğine katkıda bulunabilmesini hayati derecede önemli görmektedir. Bugüne kadar yaptığı birçok çalışma ile Türkiye’nin stratejik vizyonuna katkı sağlayan Enstitü, bundan sonra da destek vermeyi kendisine görev bilmektedir. Kuruluşundan bu yana Kamu Diplomasisi Enstitüsü’nün ve projelerinin koordinatörlüğü TASAM tarafından üstlenilmektedir.

Kamu Diplomasisi Enstitüsü Direktörlüğüne atanan Sayın Doç. Dr. Ece BABAN’a, kamu yararına üstlendikleri bu stratejik görev için TASAM ailesi olarak başarılar diliyoruz.


Doç. Dr. Ece BABAN kimdir?

Ece BABAN, 1998 yılında Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nden mezun olmuştur. 2002 yılında lisans eğitimini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde derece ile bitirerek aynı yıl Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak akademik kariyerine başlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimini Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamlamış, aldığı DAAD Üstün Başarı Bursu ile Almanya’da siyasal iletişim üzerine çalışmalar gerçekleştirmiştir. 2017 yılında Marmara Üniversitesi Orta Doğu Siyasi Tarihi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ikinci doktorasına başlamış; aynı yıl eser ve sözlü sınavlarından başarı ile geçerek Doçentlik unvanını almıştır.

Berlin Freie Üniversitesi ve Köln Üniversitesi’nden kabul alan Doç. Dr. Ece BABAN; aynı zamanda Poznan Ekonomi Üniversitesi’nde Marka ve Pazarlama dersi vermiştir. 2018 yılından beri Fenerbahçe Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde görev yapmaktadır. İletişim ve Uluslararası İlişkiler disiplinlerini bir arada çalışan BABAN; füze savunma sistemleri ve transatlantik güvenlik konusunda eğitim almıştır. İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik ve Strateji Daire Başkanlığı’nda Terörizm ve Medya İlişkisi konusunda uzmanlara seminer vermiştir.

Doç. Dr. Ece Baban, NATO TMMM kapsamında Terör ve Medya konusunda ders vermekte; güvenlik ve iletişim alanında ulusal ve uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil eden kadın akademisyenler arasında yer almaktadır. Kendisi ayrıca sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak yer almaktadır. ulusal ve uluslararası alanda birçok çalışması bulunan BABAN, dış politika ve uluslararası iletişim konusunda televizyon programlarına konuk olarak katılmaktadır. İletişim Stratejileri, Güvenlik ve İletişim, Diplomasi, Terörizm ve Medya, Uluslararası İlişkiler ve Algı Yönetimi alanlarında araştırmalarını sürdürmektedir.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2599 ) Etkinlik ( 191 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 84 1007
Avrupa 17 625
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 284
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1340 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 174
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1285 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 507
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Türkiye - Gana ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan ...;

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Yaratılışından bugüne üzerinde yaşayan insanların tümünün, Tek Bir Dünya olarak düşlediği bu gezegen üzerine, çok sayıda kuramlar ve tezler üretilmiş. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fas ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu noktada, ‘Türkiye - Fas Stratejik Diyaloğu’nu...;

“Çin’in Başarılarının Sırrı | Çin-Türkiye İşbirliğinin Geleceği“ başlıklı çok taraflı çalıştay “Kuşak ve Yol, Ticaret, Turizm, Yatırım, Finans ve Teknoloji“ teması ile 12 Nisan 2021 Pazartesi günü, Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde gerçekleştirilmiştir. ;

Aktör ve otoriteleri stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan Türkiye - Endonezya Stratejik Diyaloğu önemli bir işlev görecektir.;

21’inci yüzyıla Avrupa yeni güvenlik sorunları ile girmiş ve bu da güvenlik ilişkileri ve kurumsal yapılar açısından çok farklı belirlemeleri ve gelişmeleri gündeme getirmektedir. Bu durum, mevcut uluslararası kuruluşların çoğunun rol ve fonksiyonlarını değiştirmekte, bazılarının yok olmasına neden ...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...