Dar Bölge Seçim Sistemi: Fırsatlar ve Riskler (?)

Makale

Dar Bölge Seçim Sistemi: Fırsatlar ve Riskler (?)...

Türkiye’de son birkaç gündür seçim sisteminde yapılacak değişiklikle %10 seçim barajının kaldırılması ve dar bölgeli seçim sistemine geçiş tartışılıyor.

Bir ülkede seçim barajını kaldırmak küçük partilere; seçim bölgesini daraltmak ise büyük partilere avantaj sağlar. Basit bir benzetme ile bir çikolata üreticisisiniz ve ürettiğiniz ürünün pahalılığından şikayet ediliyor. Çareyi şöyle buluyorsunuz: fiyatı yarı yarıya indiriyorsunuz ama gramajı da küçültüyorsunuz. Bu sadece bir teknik… pazarlama ve rekabet tekniği. Konumuz açısından sonda söylenmesi gerekeni en başta söylemek gerekir ise bu yeni teknik, AK Parti ve BDP güçlenirken CHP’ye kan kaybettirir. MHP’yi ise marjinalize edip siyasetin dışına iter…

Seçim sistemleri, oyların milletvekilliklerine dönüştürülmesinde kullanılan teknik usullerdir. Seçim sistemleri ile partilerin almış oldukları oya göre bir seçim çevresinde kaç milletvekili çıkaracakları belirlenir. Sonuçta sadece “teknik“ bir araç olduğuna göre seçim sistemleri üzerindeki bir tartışma çoğu kez “ahlaki“ bir tartışma olmaktan uzaktır. Çünkü iktidar partileri doğası gereği her zaman için kendilerine göre en avantajlı sistemi (yani teknik aracı) oluşturma amacındadır.

Türkiye’de bugün var olan tartışma seçim çevrelerinin büyüklüğü ile ilgili bir tartışmadır.

Seçim çevreleri, seçimin gerçekleştiği en küçük birimdir. Seçimlerde kullanılan oyların milletvekilliğine dönüştürülmesi işlemi seçim çevresi çapında yapılır. Seçim çevrelerinin büyüklüğü, seçimlerin nisbilik derecesini önemli ölçüde etkiler. Seçim çevreleri büyüdükçe, partilerin oy oranları ile elde ettikleri milletvekilliği oranları birbirine yakın gerçekleşir. Seçim çevreleri küçüldüğünde ise, bu oranlar arasındaki fark büyür. Küçük seçim çevreleri büyük partilerin, büyük seçim çevreleri ise küçük partilerin yararına sonuç doğurur.

Hollanda ve İsrail hariç dünyadaki bütün ülkelerde seçimler ülke düzeyinde değil belli bir seçim çevresi düzeyinde yapılır. Seçim çevrelerinin oluşturulmasında genellikle il, ilçe gibi idari bölümler esas alınır. Türkiye’de ilgili Kanun’a göre, illerin çıkaracağı milletvekili sayısının tespitinde toplam milletvekili sayısından (550 milletvekili) her il’e önce bir milletvekili verilir. Son genel nüfus sayımı ile belli olan Türkiye nüfusu, illere verilen milletvekili sayısı çıkarıldıktan sonra kalan milletvekili sayısına bölünmek suretiyle bir sayı elde edilir. İl nüfusunun bu sayıya bölünmesi ile her ilin ayrıca çıkaracağı milletvekili sayısı tespit olunur.

Bir örnek inceleme: Tokat

598.000 nüfuslu Tokat tek bir seçim çevresidir ve bu seçim çevresinden 5 milletvekili çıkar. 2011 genel seçim sonuçlarına göre AK Parti % 56 oyla 3; CHP % 23 oyla 1 ve MHP %16 oyla 1 milletvekili çıkarmıştır.

Şimdi, eğer Tokat 5 milletvekili çıkaracağı için 5 ayrı seçim çevresine bölünür ise coğrafi yakınlık ve nüfus temelinde seçim çevreleri şu şekilde oluşabilir:

Seçim çevresi

Kapsadığı idari birim/nüfus

Milletvekili Sayısı

Tokat 1

Tokat Merkez

(184.000 kişilik merkez nüfusun yaklaşık 120.000 kişilik kısmı)

1

Tokat 2

Tokat Merkez

(Merkez nüfusunun geri kalan kısmı)

Almus (27.000)

Artova (9.000)

Pazar (14.000)

Sulusaray (8.000)

Yeşilyurt (11.000)

1

Tokat 3

Erbaa (93.000)

Başçiftlik (6.000)

1

Tokat 4

Niksar (63.000)

Reşadiye (37.000)

1

Tokat 5

Turhal (83.000)

Zile (60.000)

1

2011 genel seçim sonuçları, hatta 2014 mahalli idare seçim sonuçları hesaba katıldığında Tokat’ın bütün ilçelerinde nispeten partilerin aldıkları oy oranlarının benzer olduğu görülür. AK Parti, Tokat ili 5 ayrı seçim çevresine bölündüğünde her seçim çevresinde gene birinci partidir. Bunun anlamı her seçim çevresinden AK Parti bir milletvekili çıkararak toplamda Tokat’taki 5 milletvekilinin tamamını alacaktır.

Olası sonuçlar:

Tokat için verilen yukarıdaki örnek Türkiye için teşmil edilir ise AK Parti’nin çıkaracağı milletvekili sayısının 400’ü bulabileceği; CHP’nin milletvekili sayısının azalacağı; MHP’nin ise TBMM’de grup kurma sayısı olan 20 milletvekilinin altına düşeceği görülür.

Yeni sistem BDP güneydoğu’da birinci parti olduğu için BDP’nin lehine işler ve çıkaracağı milletvekili sayısını muhtemelen 50’nin üzerine çıkarır. AK Parti ve BDP güçlenirken CHP kan kaybeder; MHP ise marjinalize olur.

Diyarbakır 11 milletvekili çıkarır ve 2011 seçim sonuçları itibari ile bu ilde AK Parti 6, BDP 5 milletvekiline sahiptir. Ancak, Diyarbakır 11 seçim çevresine bölündüğünde (%10 seçim barajının kaldırılacağını akılda tutarak) her seçim çevresinde BDP birinci parti olacak ve 11 milletvekilliğinin tamamını muhtemelen BDP alacaktır.

Benzer bir lehe sonuç 2014’de kazandığı Adana, Mersin gibi iller düşünüldüğünde MHP için ortaya çıkmaz mı? Çıkmaz… Çünkü belediye seçimlerinde seçmen iki aday arasında daha çok stratejik oy kullanır. Benzer bir stratejik oy kullanma dar bölge için de düşünülebilir. Ancak 2015’de yeni sistemle yapılacak ilk seçimde seçmenin bunu algılayabilmesi güçtür. Kaldı ki 2011 genel seçimleri itibarı ile AK Parti, Adana ve Mersin’de de birinci partidir.

Muhtemeldir ki önümüzdeki on yıl boyunca Türkiye’de kamusal alanı söylemsel düzeyde özerklik tartışmaları işgal edecek ve tartışmanın aktörlerini AK Parti ve BDP oluşturacak. Toptancı bir reddedişin dışında MHP’nin bu tartışmada söyleyecek sözü yok. Tartışma, kültürel boyutun dışında siyasi özerklik boyutuna taşınır ise CHP’nin de söyleyecek sözü yok.

Oluşacak yeni siyasal alanın bizi götüreceği yer Bolivya modelidir: “Çok uluslu üniter devlet“. Bölünmenin panzehiri olarak da başkanlık sistemi.

Ancak şu var… Antik Yunan’dan beri söylene gelen bir sözdür: “İnsanlar plan yaptıkça Tanrılar gülümser!

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1996 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1996

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. ;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

Doğu; nüfuz ve müdahale etmeye çalışan Batı’ya karşı müdafaanın sınırları, özellikle sömürgecilik dönemi süresince ve Sanayi Devrimi sonrasında gerçekleştirilen etkiye karşı geliştirilen tepki olarak nitelenebildiği gibi, Batı’nın sınırlarını çizdiği (Edward Said’in ifade ettiği) “bağımlı ırkların” ...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.