Yükselen Afrika İstanbul’da Buluşuyor

Haber

On yıl önce ‘Umutsuz Kıta’ olarak anılan Afrika artık ‘Yükselen Kıta’ haline geldi. 9. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi “Afrika’da Sektörel ve Finansal Dönüşüm” teması ile TASAM Afrika Enstitüsünce 24-25 Nisan’da İstanbul’da düzenleniyor… ...

On yıl önce ‘Umutsuz Kıta’ olarak anılan Afrika artık ‘Yükselen Kıta’ haline geldi. 9. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi “Afrika’da Sektörel ve Finansal Dönüşüm“ teması ile TASAM Afrika Enstitüsünce 24-25 Nisan’da İstanbul’da düzenleniyor…

Dünya ekonomisi ile bütünleşmekte ve ortaklıklarını çeşitlendirmekte olan Afrika, yalnızca gelişmiş ülkelerin rahatlıkla eriştikleri bir pazar olmaktan çıkmış, hızla sanayileşmekte olan ülkelerin de ilgi gösterdikleri bir pazar hâline gelmiştir. Küresel ekonomik durgunluğun ve Arap Baharının olumsuz etkilerine karşın, Afrika’nın son on yılda ortalama %5 oranında büyümesinde; güçlenmekte olan yeni ortaklıklar belirleyici bir rol oynamıştır. Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan ve Brezilya’nın yanı sıra Kore Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti, yükselen ortaklar arasında ilk beş sırayı oluşturmaktadır. Afrika, çok uluslu şirketlerin büyüme stratejilerinde de daha önemli bir yer tutmaktadır.

Uluslararası Para Fonu’nun verilerine göre, 2001-2010 döneminde dünyanın en hızlı büyüyen on ekonomisinden altısını Afrika ülkeleri oluştururken, 2011-2015 dönemine ilişkin öngörülerde bu sayı yediye yükselmiştir. Mevcut tablo ve ileriye dönük büyüme beklentileri, on yıl önce “Umutsuz Kıta“ olarak nitelendirilen Afrika’yı “Yükselen Kıta“ haline getirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Afrika açılımı ile zamanlaması ve ilerleme hızı, kısa vadede başarılı sonuçlar doğurmuştur. Afrika ile Ekonomik ve Ticari İlişkilerin Güçlendirilmesi Stratejisi’nin uygulamaya konulduğu 2003 yılında 5,4 milyar dolar olarak açıklanan ticaret hacmimiz, geçen yıl 23,4 milyar dolara ulaşmıştır. Karşılıklı olarak diplomatik temsilciliklerin sayılarındaki artışlar, ticaret müşavirliklerinin hizmete girmeye başlaması, Afrika Kalkınma Bankası’na üyeliğimizin gerçekleşmesi, ulaştırma sisteminde THY’nin etkisi, TİKA’nın yeni ofislerinin açılması gibi dikkate değer gelişmeler, firmalarımıza çeşitli fırsatlar sunmakta, nitekim Türk girişimciler de Afrika pazarını daha yakından araştırmak suretiyle Kıta’nın potansiyelini keşfetmektedirler. Gelinen noktada Afrika’da tüm aktörler açısından önümüzdeki zihinsel eşiğin “sektörel ve finansal derinleşme“ olduğu aşikardır.

Afrika’daki Sektörel ve Finansal Dönüşüm: Fırsatlar ve Riskler“ teması ile 24-25 Nisan 2014 tarihlerinde İstanbul’da icra edilecek 9. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi alanlarında uzman kişilerden oluşan geniş bir kitleyi buluşturarak kapsamlı görüş alışverişine imkân tanıyacak bir platform olacak. Kongre süresince Afrika ülkelerinde değişmekte olan koşullara ve sunulan yatırım fırsatlarına dikkat çekilmesi, Kıta ülkelerinde şirket alımları ya da ortaklıkları hakkında bilgi toplanması, Afrika hakkında kapsamlı bir fırsat/risk analizi yapılması ve yeni iş ortaklıklarının tesis edilmesi arzulanmaktadır. İki gün boyunca gerçekleşecek oturumlarda T.C. Dışişleri Bakanlığı, T.C. Ekonomi Bakanlığı, Türk Eximbank, Türkiye Müteahhitler Birliği ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu gibi kurum ve kuruluşlarımızın yanı sıra Benin Dış İlişkilerden Sorumlu Kurumlar Bakanı Bio Toro OROU GUIWA, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut KAVRANOĞLU, Ankara’da bulunan Afrika Ülkeleri Büyükelçileri ile birlikte Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), New York Forum Africa, Financial Times, Ernst & Young, Afrika Kalkınma Bankası (AfKB), Afrika Birliği, Doğu ve Güneydoğu Afrika Ortak Pazarı (COMESA), Doğu Afrika Topluluğu (EAC), Güney Afrika Gümrük Birliği (SACU), Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) ve çok sayıda yatırımcı kuruluş iştirak edeceklerdir.

Detaylı bilgi için aşağıdaki link kullanılabilir:

http://www.tasam.org/tr-TR/Etkinlik/526/9_uluslararasi_turk_-_afrika_kongresi

KURUMSAL DESTEK ANA SPONSOR BRONZ SPONSOR KURUMSAL DESTEK

KURUMSAL DESTEK


Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2608 ) Etkinlik ( 195 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 87 1012
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1341 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1990 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1990

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası” hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2021 Faaliyet Raporu’nu güncelleyerek yayımladı.;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...