Doğu Afrika’nın Ortak Para Özlemi: Fırsatlar ve Riskler
Ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli ekonomilere sahip olan Afrika ülkeleri, ekonomik dönüşümlerini sağlayabilmek adına ortaklığa ihtiyaç duymaktadırlar. Bölgesel bütünleşme şeklinde ifade edilen ortaklık modeli, mevcut gereksinimden yola çıkarak kıtanın yararına olacak şekilde genel ekonomik performansın gelişmesini, kıta içi ticareti teşvik etmeyi, Doğrudan Yabancı Yatırımların çekilmesini ve Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşılmasını amaçlamaktadır.
Afrika’nın birlik ve bütünlüğü, aynı zamanda küresel ekonomi ile bütünleşmesi bakımından da gereklidir. Planlı bir işbirliği sonucunda 2028 yılına kadar “Afrika Ekonomik Topluluğu“nu tesis etmeyi hedefleyen Afrika, hazırlıklarına hız vermiştir. 2014 yılında COMESA, EAC ve SADC arasında oluşturulması beklenen “Serbest Ticaret Alanı“, 26 kıta ülkesini ve toplam nüfusun neredeyse yarısını bünyesinde toplayacaktır. Böylesine geniş kapsamlı bir bütünleşme sayesinde Afrika Ekonomik Topluluğu hedefi yolunda önemli bir dönemeç geride bırakılacaktır.
2000 yılında Kenya, Tanzanya ve Uganda tarafından kurulan Doğu Afrika Topluluğu (EAC), 2007 yılında Ruanda ve Burundi’nin katılımlarıyla birlikte genişlemiştir. Yakın dönemde ise Sudan, Güney Sudan ve Somali gibi ülkelerin üyelik müracaatları, siyasi ve güvenlik sorunları gerekçe gösterilerek veto edilmiştir.
Toplamda 140 milyona yaklaşan nüfusu ve 100 milyar doları aşan Gayri Safi Yurtiçi Hâsılası ile Topluluğun başlıca hedefleri arasında bölgedeki ticaretin tümüyle serbestleştirilmesi, sermayenin ve işgücünün serbest dolaşımı gibi hususlara yer verilmektedir. 2005 yılında Gümrük Birliği’ni, 2010’da ise Ortak Pazar’ı oluşturan EAC, mevcut ortaklığı daha ileriye taşımayı planlamaktadır. Para Birliği ve Siyasi Birlik, önümüzdeki sürecin temel hedefleri olarak tanımlanmaktadır.