Hızlı Netice Alınabilecek Üç Sektör

Haber

TASAM’ın, T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde sürdürdüğü Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi’nin Stratejik Lokomotif Sektörler | Tarım, Gıda ve Hayvancılık 2023 çalışmaları kapsamında planlanan çok taraflı Çalıştaylar’ın ikinci etabı İstanbul’da gerçekleştirildi....

TASAM’ın, T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde sürdürdüğü Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi’nin Stratejik Lokomotif Sektörler | Tarım, Gıda ve Hayvancılık 2023 çalışmaları kapsamında planlanan çok taraflı Çalıştaylar’ın ikinci etabı İstanbul’da gerçekleştirildi.
Tarım, Gıda ve Hayvancılık 2023 çalışmalarında belirlenen 13 temanın 7’sini konu alan ikinci etaptaki Çalıştaylar 6 Şubat 2014 tarihinde İstanbul Gönen Otel’de yapıldı.
Açılış konuşmalarını, Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin ve TASAM Başkanı Süleyman Şensoy’un yaptığı “Tarım, Gıda Hayvancılık 2023 Çalıştayları“nın ikinci etabı Perşembe günü saat 09.30’da başlayarak beş ayrı salonda gerçekleştirildi.
Çalıştaylar’ın açılışında yaptığı konuşmasında; Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 çalışmalarına yaklaşık sekiz yıl önce başladıklarını, Cumhurbaşkanlığı makamının ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın da Proje’yi o tarihten itibaren resmî olarak manevi himayelerine aldıklarını, bunun için de müteşekkir olduklarını ifade eden TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Proje ile ilgili genel bilgiler aktardı.
Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi’nin üç ana başlığa ayrıldığını, ilkinin “Makro Çerçeve“ olarak belirlenip tespit edilen altı ana temada ilk dört yıl çalışıldığını, bununla ilgili Anadolu’daki illerde, valileri liderliğinde çok sayıda arama konferansının, Ankara’da Bakanlıkların ev sahipliğinde ve Bakanlıklara bağlı olmayan diğer merkezi kuruluşlarda toplantılar yapıldığını söyleyen Şensoy, üç baskıda iki ana taslak belge yayınladıklarını belirtti.
TASAM Başkanı Şensoy: “Hızlı netice alınabilecek üç sektör var“
Makro konuları müteakiben 2011’in ilk yarısından itibaren Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi’nde “Stratejik Lokomotif Sektörler“ aşamasına geçildiğini, Türkiye’nin rekabet edebileceği, öncelikli olarak önem verebileceği on stratejik lokomotif sektörü tespit edip üzerinde çalışmalara başladıklarını belirten Şensoy konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bizim şimdiye dek yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz bir ön değerlendirmeyi paylaşmak istiyorum. Şu ana kadar stratejik sektörlerle ilgili yaptığımız çalışmalara dair kısa ve orta vadede üç sektörde Türkiye’nin hızlı netice alabileceği, diğerlerinde yapısal dönüşüm için biraz daha uzun zamana ihtiyaç olduğu görünüyor.
Bunlardan biri, Tarım, Gıda ve Hayvancılık alanında içeride ve dışarıda inşa edilecek kapasiteye bağlı olarak yapılabilecek çalışmalar… İkincisi Savunma ve Savunma Sanayii alanında kaydedilebilecek mesafe; çünkü Türkiye bu alanda çok önemli kapasite inşa ediyor. Şu anda ihtiyacının % 56’sını kendi iç millî imkânlarıyla çözebiliyor. Savunma sanayiinin kendine has bir yapısı var; kârlılık oranı oldukça yüksek, aynı zamanda bir siyasi ve teknik bağımlılık da getiriyor. Üçüncü temel alan ise döviz, istihdam ve vergi gibi önemli birçok alanda Türkiye’yi destekleyen Turizm sektörü… Burada bizim tahlillerimize göre %7 gibi bir kârlılık söz konusu. Bu çok düşük ve Türkiye’nin bunu %15’lere çıkarabileceği yönünde de potansiyeli var. Dolayısıyla bu üç alanda kat edilebilecek mesafenin çok önemli olduğu gözüküyor. Son dönemde yaşanan kuraklık tartışmaları, bazı ürünlerdeki rekolte kaybı, fiyatların aşırı yükselmesi, - hep bilinen ve konuşulan - et fiyatlarının çok yüksek olması gibi dönemsel bazı sorunlar da Tarım, Gıda ve Hayvancılık çalışmalarıyla ilgili yapılacak çok iş olduğunu gösteriyor.“
“Konular spesifikleştikçe üretim azalıyor“
Yaklaşık 2 yıldır Bakanlık ile yapılan istişareler sonunda 13 alt tema üzerinde çalışılmasına karar verildiğini söyleyen TASAM Başkanı Şensoy, şu tespitlerde bulundu: “Benim gözlemlediğim şu; işin genel çerçevesi konusunda konuşulduğu zaman çok çabuk anlaşıyoruz ve çok çabuk mesafe kaydedebiliyoruz. Ama konular spesifikleştikçe, üretilen ve üretilecek şeylerin azaldığını görüyoruz. Buna raporlamaları okuduğumuz zaman da şahit oluyoruz. Mesela Çin, Hindistan, Brezilya, Şili gibi ülkelerin tarım politikalarını karşılaştırarak bir analiz yapalım dediğimizde - Türkiye’nin genel şartları açısından değerlendiriyorum - çok az sayıda insana ulaşabiliyoruz.“
“Eleştiriye tahammül gerekiyor“
Rekabet analizi iyi yapılmamış sektörel çalışmaların verimli ve doğru inovatif sonuçlar ve politikalar doğurmayacağını görmemiz gerekiyor. Bir diğer altı çizilmesi gereken husus olarak da; kamu kurumlarımızın getirilen eleştirilere ve özeleştirilere daha tahammüllü olmasını bekliyoruz. Çünkü biz onlara hizmet için varız. Belki bu çalışmalardan bir tek fikir çıkacak, belki daha fazla sayıda çıkacak ama sonuçta onların daha iyi kararlar almasına, daha iyi politikalar üretmesine hizmet için yapıyoruz bütün bunları. Sizler de onun için zaman ayırdınız ve burada bu zahmet içerisindesiniz.“
“Değerler yoksa yozlaşma kaçınılmaz olacaktır“
“Makro Çerçeve“ ve “Stratejik Lokomotif Sektörler“den sonra Proje’nin üçüncü etabının “Değerler İnşası Türkiye Vizyonu“ başlığını taşıyacağını söyleyen Başkan Şensoy sözlerini şöyle sürdürdü:
“Üçüncü aşamada ‘Referans Değerler, Kurumlar ve Kişiler’ ana teması altında bir süreç geliştirilmeye çalışılacak… Türkiye’nin kendi referans, değerleri kurumları ve kişilerinin belirlenmesi, bunların yeniden yorumlanması ve yeniden kurumsal olarak temsil edilmesi noktasında ne tür politikalar geliştirilebilir, ne tür yeni kurumlar kurulabilir, mevcut kurumlar nasıl rehabilite edilebilir gibi sorulara cevap aranacak. Çünkü mevcut hâliyle Türkiye’nin büyümeye devam etmesi, hedeflerini tutturması, değerler inşası açısından bir yozlaşmayı da beraberinde getirecek gibi gözüküyor. İşaretler sosyolojik olarak bunu teyit ediyor. ‘Bölgesel Güç’ olma iddiası olan bir ülkenin; toplumsal yaşam olarak, bölgesine ve dünyaya kazandırabileceği bir takım etik mesajlar, değerler olmalıdır. Bunları da sadece jenerikte değil, yaşam tarzıyla da kendisi temsil etmeli diye düşünüyoruz.“
Ziraatçılar Derneği Başkanı Yetkin: “Tarım arazileri çok parçalı“
Yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye’de tarım arazilerinin toplulaştırılması ile bölünmenin önüne geçilmediği takdirde, tarıma ne kadar kaynak aktarılırsa aktarılsın sonuç alınamayacağını belirten Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, Türkiye’de tarım sektörüne ayrılan kaynakların da yetersiz olduğunu söyledi.
GSMH’nın %1’inden az olmamak kaydıyla bu kaynakların belli şekilde kullandırılması gerektiğini ancak şu ana kadar 0,6 civarında kullanıldığının altını çizen Başkan Yetkin sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyada tarım ciddi anlamda destekleniyor. Gelişmiş ülkelerde daha ciddiyetle destekleniyor, meselâ Avrupa Birliği bütçesinin %40’ı tarıma ayrılıyor. Rekabet edebilmenin yolu, ciddi şekilde bu kaynakları aktarıp, yerinde ve doğru şekilde kullandırmanızdan geçiyor.“
“Konya Şeker, Türkiye’nin rol modeli“
Önemli gördüğü bir başka hususun da, tarımda entegrasyon eksikliği olduğunu dile getiren Yetkin sözlerine şöyle devam etti: “Tarımı düşünürken sadece bir üretim meselesi yönünden bakmamak lazım. Üretimin ve tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi ile beraberinde belli örgütlenmelerle belli şekilde yapılandırılması gerekiyor. Yani koordinasyon eksikliğinin giderilmesi gerekiyor. Konya Şeker, bunun en güzel örneği ki bunu her yerde söylüyorum ve iftihar ediyorum. Konya’da benim hayalimdeki model… Gerçekten Konya Şeker modeli Türkiye’nin rol modeli: Hem üretim var hem sanayi var hem pazarlama var! Tarımın tüm paydaşlarını toplayarak bir araya getirmiş müthiş bir model. Orada şeker pancarı ekimi yapılıyor, Konya Şeker tarafından çiftçiye parası ödeniyor. Hemen yanında yem fabrikası, onun yanında tereyağı fabrikası, onun yanında peynir fabrikası, onun yanında süt fabrikası, onun yanında hayvancılıkla ilgili 50 bin başlı entegre tesis var. Ucu bucağı yok; onun yanında fidanlık var, çikolata fabrikası var, damlama sulama var. Tarım girdileriyle ilgili aklınıza ne gelirse üretiliyor. Tarım ürünlerini de belli standartlarda üretip çiftçiye sunuyor. Oradan çıkan katma değer belli şekillerde üretilen ürünlerle pazarlanıyor ve pazarlandıktan sonra da bizim önümüze geliyor. İşte model bu!
Böyle modellere ihtiyacı var Türkiye’nin. Bunu son derece önemli ve sahip çıkılması gereken bir model olarak düşünüyorum. Yapanları tebrik etmek lâzım. Bir işe ancak bu kadar kafa yorulur. En son örnek; Türkiye’nin ilk tarım üniversitesi, Tarım ve Gıda Teknolojileri Üniversitesi’ni kuruyorlar.“
Tarımın önemini ve gıdanın ehemmiyetini dünyanın yeni yeni anlamaya başladığına değinen Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, bu konudaki çabalarından dolayı TASAM’a teşekkür edip Çalıştayların son derece faydalı olacağını söyleyerek sözlerini tamamladı.
Beş salonda sekiz toplantı yapıldı
Çalıştaylara paralel olarak Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Akil Kişiler Kurulu Toplantısı da TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Esra Hatipoğlu ve Büyükelçi (E) Murat Bilhan, Prof. Dr. Hasan Selçuk, Büyükelçiler (E) Ömür Orhun, Süha Umar, Prof. Dr. Ali Engin Oba, TASAM Direktörü Engin Selçuk, Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Toy, Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu ve TASAMWORLD Direktörü Arif Ali Söğüt’ün katılımıyla icra edildi.
“Tarım, Gıda ve Hayvancılık Sektör Derinliği - AB Ortak Tarım Politikası ve Türkiye“ ile “Biyo - Çeşitlilik ve GDO’lu Ürünler, Arz ve Gıda Güvenliği 2023“ konularının işlendiği iki çalıştaya TASAM Akil Kişiler Kurulu’ndan Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Sayın, Ondokuz Mayıs Universitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Okumuş, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vedat Ceyhan, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulvahap Yağanoğlu, Yüzüncü Yıl üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Nafi Çoksöyler, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bayaner, Prof. Dr. Nazimi Açıkgöz, Ege üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal, Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Gökhan Özertan, Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. F. Handan Giray, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Murat Karaoğlu, Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzkaş, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şadiye Gözlekci, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Mercan, Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Cengiz Baloğlu, Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mevlüt Gül, Marmara Üniversitesi AB Enstitüsü’nden Dr. Kamber Güler, İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Dr. İsmail Hakkı Tekiner, Atatürk Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Neslihan Dikbaş, ASAŞ Tarım Ürünleri Temsilcisi Aydın Suçin, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkan Yardımcısı Bekir Taşkaldıran, Toprak Mahsulleri Ofisi TMO’dan Günay Güner, Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Büyüközer, GİMDES Helal Ürünleri Araştırma Enstitüsü Sertifikalama Koordinatörü Ali Kaygısız, Aras Hayvancılık Ltd. Şti. Genel Müdürü İpek Aras, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı AB Uzmanı Şahika Gülizar Atılgan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü Mühendisi Ayhan Koç, Türkiye Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Bozdağ ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan Ziraat Mühendisi Sezai Bayraklı konuşmacı olarak katıldılar.
“Et, Süt ve Su Ürünleri, Perspektif 2023“ ve “İklim Değişiklikleri; İklim Biliminin Geliştirilmesi, Çok Boyutlu Bölgesel Öngörüler, Fırsat ve Risk Senaryoları 2023“ temalı iki çalıştaya İstanbul Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Saadet Karakulak, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Songül Çakmakçı, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Peker, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Yavuz, İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Abdullah Ekrem Kahraman ve Yrd. Doç. Dr. Cumhur Haldun Yardımcı, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Karagözlü, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği BESD-BİR’den Erdal Elmas, Et Üreticileri Birliği Derneği ETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bılıkçı, Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği SETBİR Genel Sekreter Vekili Elif Yücel, Ulusal Kırmızı Et Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yücesan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. M. Altuğ Atalay, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Kesenkaş ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Mühendisi Dr. Atilla Özdemir konuşmacı olarak iştirak ettiler.
“Türk Tarımının Model Rolü“, “Tarımsal Desteklemede Yeni Modeller“ ile “Tarımsal Üretim ve Pazarlamada Yeni Perspektifler“ konulu üç çalıştaya İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şükrü Karataş, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi E. Dekanı Prof. Dr. Kadir Saltalı, Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin, Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bahri Karlı, Akdeniz Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bayaner, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Bozoğlu, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Miran, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müşaviri Ömer Altıntaş, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kahraman Arslan, Toprak Mahsulleri Ofisi TMO’dan Müşavirler Uğur Eryakmaz ve İlyas Mert, özel sektör temsilcisi İsmet Şeker, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müşaviri Dr. M. Emin Şahin, Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nden Daire Başkanı Burhan Demirok, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü TAGEM’den Koordinatör Ahmet Çelik, Mir Araştırma Geliştirme A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Ali Şenlikçi, Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Ceren Ekşi, Araştırmacılar Dr. Osman Sedat Subaşı ve Osman Uysal konuşmacı olarak katıldılar.
İlk etapta 26 Aralık 2013 tarihinde İstanbul’daki Ortaköy Princess Hotel’de gerçekleştirilen altı çalıştayda “Tarım Sektöründe İnovasyon, İnsan Kaynağının Dönüşümü ve Rekabetçi Kurumsal Kapasite 2023“, “Tarımda Markalaşma ve Özgün Ürünler 2023“, “Tarım Gıda ve Hayvancılıkta Dış Kapasite İnşası 2023 - Orta Doğu, Yakın Asya ve Afrika“, “Çin Hindistan ve Rusya ile Arjantin ve Brezilya; Rekabet ve Fırsatlar“, “Bölgesel Kalkınma Projeleri: Potansiyel ve Fırsatlar“ ile “Kırsal Kalkınma Çok Boyutlu Üretim Güvenliği 2023“ temaları konuşulmuştu.
Detaylı bilgi için lütfen şu linki kullanınız:
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Bir işin devlete ait olması gerektiğini savunmanın birbirinden bağımsız iki yolu vardır: ya özel sektörün o işi daha kötü yapacağını gösterirsiniz, ya da kim yaparsa yapsın o işin ancak kamu adına yapıldığında meşru olacağını. Birincisine araçsal gerekçe, ikincisine içsel ya da meşruiyet gerekçesi d...;

Macron ve Merz’in ortak mektubu, Avrupa pazarına erişimi ekonomik caydırıcılığın merkezine yerleştiriyor. Ancak bu stratejinin başarısı, Brüksel’in kapıları kapatma yetkisinden çok, Avrupa’nın karşılık görmenin maliyetini taşıyabilmesine bağlıdır.;

Kırgızistan yeraltı kaynakları, Kuşak ve Yol projesinin rotası üzerinde olması nedeniyle Çin'in oldukça ilgisini çekmiştir. Kırgızistan, Çin tarafından Bir Kuşak Bir Yol programının önemli geçiş noktalarından biri olarak görülmekte ve bu nedenle Çin tarafından finanse edilen büyük altyapı projeleri ...;

Son on beş yılın üç olayı, iktisatçıların uzun süre kenarda bıraktığı bir soruyu yeniden merkeze taşıdı: İnsanlar ekonomiyi nasıl algılıyor, bu algılar nasıl oluşuyor ve hangi hikâyeler onları harekete geçiriyor? Birincisi 2008 küresel finansal krizidir. Krizin teknik ayrıntıları, yani menkul kıym...;

21. yüzyılın güvenlik inşası, konvansiyonel savaş bölgesinin çok ötesinde bir konuma geçerek siber uzayın sınırsız ve soyut coğrafyasına yayılmıştır. Gelenekselleşmiş güvenlik yaklaşımları önemli bir oranda kritikleşmiş altyapıların, fiziki sınırların ve askeri kabiliyetin muhafaza edilmesine odakla...;

23 Eylül’de Andrews Üssü’nde Amerikan askerlerinin Şi Cinping için kırmızı halıyı düzeltirken çekilen görüntüleri, zirvenin belki de en fazla şey anlatan karesiydi. Trump misafirini uçağın merdiveninde karşıladı. Papalar hariç, altmış yılı aşkın süredir bir ABD başkanının Andrews'te bizzat karşıla...;

2026'nın en büyük iktisadi olayı kuşkusuz enerji şoku oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve sevkiyat aksamaları, kayıtlardaki en büyük petrol arz şokunu tetikledi; küresel arz başlangıçta günde yaklaşık 10 milyon varil azaldı.;

Eylül başında ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomistleri kısa ve teknik görünen bir not yayımladı. Sordukları soru şuydu: stablecoin denen dijital dolarlar, resmî para istatistiklerine dahil edilmeli mi? Cevapları temkinliydi: şimdilik hayır, ama yakında belki (Payne ve Styczynski, 2026).;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.