Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ilk siyahî Devlet Başkanı ve ırkçılıkla mücadelenin mimarı olan Nelson Rolihlahla Mandela, Johannesburg’daki konutunda yaşamını yitirdi. Akciğerindeki enfeksiyona bağlı olarak bir süredir tedavi görmekte olan 95 yaşındaki Mandela’nın kaybını, bugünkü Devlet Başkanı Jacob Zuma, Güney Afrika Ulusal Televizyonu’nda “uluslumuz en kıymetli evladını yitirdi“ sözleriyle duyurdu.
Dönemin ırk ayrımcısı hükümetini devirmek amacıyla çalışmalar yapmakla itham edilen ve 27 yıllık tutukluluk süresinin ardından 1994 yılındaki ilk demokratik seçimlerde Devlet Başkanı seçilen Mandela, beş yıllık görevi süresince ülkesinde önemli bir dönüşüme öncülük etmiş ve izlediği politikalara bağlı olarak yalnızlaşan ülkesinin itibarının da iadesini sağlamıştır.[1] Tek bayrak altında yeni bir ulus inşa etmeyi başaran Mandela, eğitime erişim fırsatı sunmuş ve kalkınmanın kilidi olan kadınları yönetime dâhil etmiştir.
Son derece güç bir yaşam hikâyesi bulunan Mandela’nın iktidara geldikten sonraki olumlu tavır ve icraatları, Afrika’da alışılmışın dışındaki örneklerden birisi olmuştur. Sömürgeciliğin olumsuz bir mirası sayılan ve iktidara gelenin, geçmişteki mağduriyetlerin intikamını almaya dayalı genel politikaların dışına çıkmayı başarabilen az sayıdaki isimden birisi olan Mandela, bu yönüyle uzlaşı, sevgi, insan hakları ve adaletin sembolü olarak gösterilmiştir.
Ülkesindeki çalışmalarına paralel olarak Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Burundi başta olmak üzere çeşitli kıta ülkelerinde barışın tesis edilmesi yönünde girişimlerde bulunan ve siyaseti bırakmasının ardından özellikle HIV/AIDS karşıtı kampanyalarda aktif bir rol üstlenen Mandela, ülkesinin 2010’da ev sahipliğini yaptığı Dünya Kupası organizasyonunu alabilmesi için büyük bir çaba sarf etmiştir.
Mandela’nın yaşamı boyunca yapmış olduğu çalışmalar, kendisinin itibarlı ödüllere layık görülmesine olanak sağlamıştır. 1993 yılında Nobel Barış Ödülü’nü alan Mandela, ayrıca ABD Başkanlığı’nın Özgürlük Madalyası, Sovyetler Birliği’nin Lenin Barış Ödülü, Kanada’nın Liyakat Nişanı gibi çok sayıda ödül elde etmiştir. 1992 yılında Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’ne de layık görülen Mandela, ülkemizdeki insan hakları ihlallerini gerekçe göstererek geri çevirdiği ödülü 1999 yılında kabul etmiştir.[2]
Mandela’nın ölümünün ardından birer başsağlığı mesajı yayınlayan Afrika ülkelerinin, üzüntülerini paylaşmalarının yanı sıra Mandela’nın bıraktığı mirasın yaşatılması hususuna vurgu yapmaları önemlidir. Nitekim sürdürülebilir kalkınma arayışındaki Afrika’nın en temel ihtiyacı, iyi yönetimlerin öncülüğünde doğru politikalar takip edebilmesidir. Bu noktada Afrikalı ulusların kendi üzerlerine düşen en büyük vazife; Nelson Mandela, Julius Nyerere, Kwame Nkrumah ve Patrice Lumumba gibi öncü isimlerin bırakmış oldukları değerli mirası, müşterek kalkınma yolunda kullanabilmeleri ve kıtayı parlak bir geleceğe taşıyabilmeleridir.
Mandela'nın Yaşamında Önemli Yıllar
1918: Doğu Cape’de dünyaya geldi.
1944: Bir hukuk öğrencisi olarak Afrika Ulusal Meclisi’ne katıldı.
1962: Dönemin ırkçı hükümetini sabote ettiği gerekçesiyle tutuklandı ve beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi.
1964: Yeniden yargılandı ve ömür boyu hapse mahkûm edildi.
1990: Ulusal çapta başlatılan bir kampanya sonucunda serbest bırakıldı.
1993: Nobel Barış Ödülü’nün sahibi oldu.
1994: Devlet Başkanı olarak seçildi.
1999: Lider olarak emekliye ayrıldı.
[1] Mandela’nın hapis yattığı Robben Adası, 1999 yılında UNESCO’nun Kültür Mirası Listesi’ne dâhil edilmiştir.
[2] Nelson Mandela: what will his true legacy be?, New African, 27 June 2013 http://www.newafricanmagazine.com/features/interviews/nelson-mandela-what-will-his-true-legacy-be