Trump’ın Haklı Olduğu Bir - İki Konu

Makale

Bozuk saat bile günde iki kez doğru zamanı gösterir ya! Dünyanın çivisini çıkarıp eksenini kaydıran Trump da bir-iki konuda haklı. Geçen hafta sonu Biarritz’de toplanan G-7 zirvesine göz ucu ile baktıkça işte bunu gözledim....

Bozuk saat bile günde iki kez doğru zamanı gösterir ya! Dünyanın çivisini çıkarıp eksenini kaydıran Trump da bir-iki konuda haklı. Geçen hafta sonu Biarritz’de toplanan G-7 zirvesine göz ucu ile baktıkça işte bunu gözledim.


Bir Başka Zirve mi? Zırva mı?

Yine eşsiz güzellikte bir tatil beldesinde toplandılar. Alayiş düşkünlüğü yine önceki örneklerini aratmadı. 1975 de oluşturulan G-7 grubu, “Özümüze dönelim ve sorunlara ortak bir mercekten bakalım“ amacı ile yine bir araya geldi. Seçilen konu başlıklarının her biri “Taş yerinde ağırdır“ misali, orantısız ortak sorunları ortaya koydu koymasına. Ama eksikti ve keyfiydi. Gündemi oluşturan teknik ekip bile bu defa yeterince özen göstermemişti. Evet, iş yerinde ve yaşamdaki eşitsizliklere vurgu, ILO (Dünya Çalışma Örgütü) hedefleri doğrultusunda yapılmıştı. Ama köle emek ve köle gibi çalışmaya bile razı göçmen ve mültecilerin dünyasına sunacağı hiç bir çözüm yoktu. “Kadının toplumsal rolünün güçlendirilmesi“, herhalde Merkel veya Melania Trump’ın küçük dünyasına bir şey katmayı amaçlamıyordu. Ama dünyanın bir çok yerlerindeki kadın düşmanlığı ve kadın cinayetlerine tavır çağrısında bulunmak konusunda sınıfta kaldı. Trump’ın elinin tersi ile ittiği “iklim değişikliği“ konusunda yeni ne öneri geliştirebilirlerdi? Grönland’ı ne için satın almak istediğini bile Trump’a sorduklarını sanmıyorum. Cımbız ile seçtikleri üç siyasi konu, Suriye, Libya ve Rusya-Ukrayna’ydı (Kırım ve Doğu Ukrayna). Ama ilk ikisinin karışmasına kendilerinin neden olduğu dünyada Rusya ve Ukrayna’ya söylecek sözleri olabilir miydi? GAFA vergilerini (Google+Apple+Facebook+Amazon) internet denetimi olmadan nasıl koyabilir ve uyumlaştırabilirler? Özgürklerden ödün vermeden, mahremiyet ihlal edilmeden bu sağlanabilir mi? Çin G-5 teknolojisinin yayılmasından nasıl alıkonulabilir?


“Herkes Kendi Dostunu Getirsin“ Neyin Esprisiydi?

Sanki Biarritz zirvesi bir mezuniyet balosuydu. Ülkelerin bazıları misafir getirdi. Trump Rusya’yı davet ettiremedi. Ama ev sahibi Fransa, İran’ı davet etmekten fayda umdu. İran heyeti, ABD heyeti ile konuşmaya yanaşmadı. Ancak ülkesini gururla temsil etti Zarif. Eğilmedi; Kırılmadı. Samimi gülümsemesi ile oturdu. Yemeğe kalmadı, ayrıldı. Hindistan da oradaydı, Mısır’da, Güney Afrika’da. Balonun açılış dansını görmedik. Ama Trump Merkel’i “mucuk“ diye öptü. Boris Johnson, G-7 aile fotografında kendini hakettiği itilmişlik içinde, karenin sağ köşesinde buldu. Japonya başbakanı Shinzo Abe’nin değerli bir yalnızlığı vardı. Aslında bence listede gözükmeyen konular, asıl konuşulacak konulardı. Ancak İran yaptırımları, ABD-Çin ticaret savaşları ve Trump’ın Orta Menzilli Füze anlaşmasından (INS) çekilmesi konuları hiç iki güne sığar mıydı? Zaten konuşulmayan konuların derinliği, bana Trump’ın haklı olduğu konuları düşündürdü. Bunlar ise aşağıdaki gibi:

  1. İran konusunda Avrupa ve AB, hiç ABD ile aynı çizgide olabilir mi? Hayır. Üstelik tam Trump’ın istediği gibi bu konuda G-7 ülkeleri, ikili ilişkilerin, çok taraflı ilişkilere tercih edilmesi gerektiğini ortaya koymakta. Bu konu aynen toplantıya aslında G-8 grubunda olmakla birlikte davet edilmeyen Rusya için de geçerli. Özellikle kriz dönemlerinde, ülkeler kendi ulusal çıkarlarını gözetmek ihtiyacında.Yaptırım vesaire ABD nin safsatası veya Brüksel’in isteksizce yürürlüğe koyduğu göstermelik önlemler. “Açlık baş gösterince aşk bacadan kaçar“ misali, sorunların arifesinde, her ülke “tak sepeti koluna, herkez kendi yoluna“ havasına giriyor. Demek ki Trump haklı. Çok taraflılık çökerse, işte tam bu “gemisini kurtaran kaptan“ veya “her koyun kendi bacağından asılır“ zihniyetinden çökecek. Trump sadece ittiriyor.

  1. Kendini ve güzel eşini temaşaya sunmaktan ne kadar hoşlanırsa hoşlansın, Trump bu tür zirveleri abes bulduğunu müteaddiden söyledi. “Dostlar alışverişte görsün“ niteliğindeki zirveler, artık, ortak hedef belirleme veya “iman tazeleme“ bile değil. Göz boyama ve “kongre eğleniyor“ havasında. Ama masrafları devlet bütçesi üzerinden vergi mükellefleri üstleniyor. Ne israf!

Ya riya ve riyakarlık? İşte bu da diz boyu. Örnek mi istersiniz? Biliyorsunuz NAFTA Trump tarafından tek taraflı iptal edildi. ABD, Kanada ve Meksika ile ayrı ayrı masaya oturdu. Çerçeveler çizildi. Ama anlaşmalar imzalansa bile, onanmadı. Hala anlaşmazlık konuları var. Özellikle Kanada ve ABD arasında doğal gaz ve petrol hatları ve ticareti ile ilgili pürüzler var. Göllerdeki balıkçılık konuları da sorunlu. Ama Justin Trudeau, açıklama yapıp, ABD-Kanada ikili anlaşmasının iyi yürüdüğünü söyledi mi söylemedi mi? İşte size zirvelerin riyaya alıştırdığı bir genç politikacı; İşte size Trump’ın haklı olduğu bir başka nokta.


Ve Son bir Nokta

Suriye çatışmalarda sona yaklaştı mı? Belki evet, belki hayır. Duruma tamamen bir belirsizlik ve davet edilmeyen Rusya hakim. Ama G-7 için önemli olan Suriye’nin yeniden inşaa ihalelerinin paylaşımı. Ya Libya? Libya’da hiç bir ülke Birleşmiş Milletler’in tanıdığı Saraj’ın davasını destekliyor mu? Hayır. Çünkü hiç bir ülke kaybeden tarafta olmak istemiyor. İslamcı da deseler, Katar’dan para aldığını bile bile Halife Haftar’ı kolluyorlar. Ama Türkiye’yi de Haftar’a maddi destek verdiği için kınamaktan çekinmiyorlar. Perhizdeyken lahana turşusunun iyi bir yiyecek olmadığını bilmeyen G-7 üyeleri tutarlı olsaydı, zaten “dünyanın tabutuna çivi çakan“ Trump’ın eline çekiç tutuşturmazlardı.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1996 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1996

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

Doğu; nüfuz ve müdahale etmeye çalışan Batı’ya karşı müdafaanın sınırları, özellikle sömürgecilik dönemi süresince ve Sanayi Devrimi sonrasında gerçekleştirilen etkiye karşı geliştirilen tepki olarak nitelenebildiği gibi, Batı’nın sınırlarını çizdiği (Edward Said’in ifade ettiği) “bağımlı ırkların” ...;

Boutros-Ghali’nin BM Genel Sekreteri iken yaptığı bir konuşmada ifade ettiği gibi günümüzde her ne kadar devletler küresel sistemin en temel aktörü olmaya devam etse de, sınırları üzerindeki hâkimiyetlerini ve kontrollerini sarsacak gelişmeler yaşanmakta, bu da diğer aktörlerle işbirliğini zorunlu k...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.