Değişen Güvenlik Anlayışında Kriz Yönetimi ve Yumuşak Güç Algısının Örneklemi

Makale

Uluslararası anlamda sorunlar veya krizlere ilişkin tarihsel paradoks devletlerin varoluşlarıyla eşit bir süreci karşımıza çıkarmaktadır. Krizlere dair gelişmeler küresel olarak ifade ettiğimiz tüm sorunlarla temas halindedir. ...

1. Giriş

Uluslararası anlamda sorunlar veya krizlere ilişkin tarihsel paradoks devletlerin varoluşlarıyla eşit bir süreci karşımıza çıkarmaktadır. Krizlere dair gelişmeler küresel olarak ifade ettiğimiz tüm sorunlarla temas halindedir. Başta çevre sorunları olmak üzere krizlerin etkilediği boyut devletlerin ellerindeki araçları çeşitlendirmesi sonucunu doğurmuştur. Bunu yaparken kamuoyunun etkilenmesi ve kendi refahı anlamında özenilen bir çerçeve oluşturulması bu türden sorunlarda yumuşak güç, akıllı güç gibi kavramların tartışılma düzeyini üst noktalara taşımıştır. Özellikle bölgesel krizlerde yakın coğrafyalardaki olumsuz gelişmeler devletlerin ajandalarında daha etkin bir şekilde yer almaktadır. Bu olumsuzlukların yönetilebilir olması aynı zamanda etki ve prestij düzeyiyle de alakalıdır. Özellikle dış politika krizlerinde bu düzey daha da hissedilir olmaktadır.

Analiz birimleri açısından genişleyen dünya dış politika veya uluslararası krizlerde halen devlet merkezli bir yapıya sahiptir. Realist paradigmanın baskınlığı da bu çerçevede halen geçerlidir. Fakat özellikle Soğuk Savaş sonrası toplumların hareketliliği ve sahip olduğu etki baz alındığında devlet merkezli yapının sarsıldığını görmekteyiz. Bu derinden sarsılma dış politikadan daha çok devletlerin iç politika dinamikleriyle de açıklanabilmektedir. Özellikle dış politikada karar vericilerin ağırlığı dünyanın getirmiş olduğu yeni koşullar açısından sarsılmıştır. Yumuşak güç olgusu da tam olarak burada devreye gir mektedir. Özellikle kriz yönetimine ilişkin kriz evrelerinde bir etki biçimine dönüşmektedir. Krizlerin tırmanmasında veya tırmandırılmasında dikkate alınan bir örneklem haline gelmiştir.

Yumuşak gücün uluslararası krizlerdeki örneklemi düşük yoğunluklu çatışmalar ve kuvvet kullanımına paralel yapıda ortaya çıkmaktadır. Kriz evresini hafifletme unsuru olarak da ifade edebileceğimiz örneklem tarafların tavizi ile status quo durumuna dönmektedir. Temel sebep yumuşak güce bağımlı unsurlardır. Etnik ve kimliklere bağımlı unsurlar bu temelde daha etkilidir. Bunun en önemli sebebi günümüzde artan milliyetçi söylemlerdir. Bu konuda özellikle Türkiye gibi ülkelerin bölgesel anlamda söylemleri ve krizlere müdahil oluşu yumuşak güç unsurlarına dayandırılmaktadır.

Yumuşak gücün örneklemi askeri müdahalelerle yoğunlaştırıldığında akıllı güç kavramı karşımıza çıkmaktadır. Özellikle askeri potansiyele dayalı sınamalarda veya sıcak çatışmalarda yumuşak güç, kriz sonrası evrelerde belirleyici olabilmektedir. Bush yönetiminin terörle mücadele konsepti bu konuda iyi bir örnektir. Krizler içerisinde ayırıcı bir örneklem olarak yumuşak gücün önemi belirgin özellikleriyle dikkat çekmiştir. Bir tercihten daha çok ihtiyaca dönüşen yumuşak güç olgusu yoğunluk kazanarak akıllı güç, erdemli güç gibi kavramlarla daha da fazla anılmaya başlanmıştır. Çalışma dahilinde yumuşak üç olgusunun krizler ve kriz yönetimine ilişkin boyutu değerlendirilmiştir.


2. Değişen Güvenlik Anlayışı

Güvenlik anlayışı değişir mi ya da güvenlik anlayışı uluslararası ilişkilerde nasıl değişir gibi sorulara 2001 sonrası gelişmeler iyi bir örnek oluşturmuştur. Aslında değişen güvenlik ya da güvenliğe ilişkin parametreler değildir. Değişenin küresel gelişmelere bağlı parametreler olarak karşımıza çıktığını belirtmemiz gerekir. Bundan nasibini en çok alan da devletler olmuştur. Ulus-devlet kavramının beslendiği temel bileşke olarak bir değişken daha çok adından söz ettirmiş ve son zamanlarda: “insan güvenliği“ olarak anılan ifade gündemde üst sıralara yükselmiştir.1 İnsan kendi güvenliğine ilişkin temel noktalarda krizlerin etkilerini azaltmak yerine artırmak seçeneğini kullanmıştır. Bu artış güvenliğe ilişkin temel noktalarda insana dair son sözü söyleme yetkisini de yok olma boyutuna getirmiştir. Dünyanın artan nüfusu da göz önüne alındığında tespitlerimiz daha gerçekçi durmaktadır. Bu konuda sivillerin krizlerden etkilendiği boyut daha sık hissedilir olmuştur. Özellikle terör olayları ve
getirdiği düzeysizlik çarpıcıdır.

1968-1988 yılları arasında dünya genelinde uluslararası ve yerel bazda olmak üzere toplam 35150 terör olayı kaydedilmiştir. Bu ortalama olarak o yıllar için 1673 olaya denk gelmektedir. 1990-1996 yılları arasında bu sayı 30725 olarak kayda geçmiştir. Yılda ortalama 4389 olay olarak gözlemleyebileceğimiz bu döngü verilen yıllar kıyaslandığında Soğuk Savaş yılları dahilinde ciddi bir artışı karşımıza çıkarmaktadır.2 Değişen güvenlik kurgusu sadece terörizme ilişkin değildir. Küresel sorunlar başta uluslararası örgütler olmak üzere uluslararası sistemin gündemindedir. ulusal güvenlik parametrelerine bağlı yaklaşım dahilinde günümüz dünyasını açıklamak an itibariyle oldukça güç gözükmektedir.

Değişen olguların temelinde tartışılmaya başlanan küreselleşme ise getirdiği tüm farklılıklarla net bir şekilde savunulacak ya da karşıt olunacak bir olgu da değildir. Bilişim alanında getirdiği tüm yenilikler uluslararası ilişkiler adına bir atılım gerçekleştirmiştir. Küreselleşmenin aslında daha iyi yönetilir olunabileceği anlayışı gerçekçi durmaktadır.3 Terörizm gibi ulusal güvenliği tehdit eden unsurlar kontrol edilebilirlik açısından bu hususla ayrışmaktadır. ulusal güvenliğe ilişkin önceliklerin değişimi dış politika araçlarını da çeşitlendirmektedir. Dış politika araçlarını çeşitlendiren bir uluslararası sistem söylemi realist paradigma açısından da hala geçerliliğini korumaktadır.

Dr. Vahit GÜNTAY, “Yeni Güvenlik Ekosistemi ve Çok Taraflı Bedeli“ isimli kitabından alınmıştır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.;

Geçtiğimiz günlerde Pekin’de cereyan eden iki zirve, müesses küresel düzenin tökezleyişinin ve içine girdiğimiz fetret devrinin derinleştiğini gösteren diplomatik fotoğrafları olarak geçti hafızalara.;

Londra’da 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen C4ISR Global Konferansına katılan ilk Türk olarak, özellikle ülkemizle ilgili önemli olabilecek bakış açılarını, bilgileri not aldım, diğer yandan hazırlamakta olduğum yeni kitabım (Akıllı Savaş) için farklı öngörüler sağlamaya çalıştım. Konfe...;

Bugün küresel ölçekte derinleşen gelir adaletsizliği, modern devletin rolünü yeniden masaya yatırmamızı zorunlu kılıyor. Çoğu zaman eş anlamlı kullanılan iki kavram —Sosyal Devlet ve Refah Devleti— aslında bu krizle mücadelede iki farklı derinliği temsil eder. Biri anayasal bir felsefeyi, diğeri ise...;

Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır. ;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Panthéon-Sorbonne Paris 1 Üniversitesi akademisyenleri Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay’in Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi adlı eseri, Ayşe Meral’in Fransızcadan çevirisiyle 2018 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitap, savaşı yalnızca “Esad rejimi ile muhalefet ...;

İktisat bilimi, geleneksel anlatıda piyasaların işleyişini, kaynakların dağılımını ve refahın artırılmasını inceleyen "masum" bir akademik disiplin olarak tasvir edilir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı varoluşsal krizle birlikte iktisat; matemati...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...