Hindistan - Türkiye; Yüksek İşbirliği Yüksek Güvenlik

Haber

Terörle Mücadele Ortak Çalışma Grubu Sıralı Toplantısı için Dışişleri Bakanlığı ile müzakerelerde bulunmak üzere Ankara’da bulunan Hindistan Cumhuriyeti yüksek düzeyli heyeti, planlı toplantı için İstanbul’da TASAM’ı ziyaret etti. ...

Terörle Mücadele Ortak Çalışma Grubu Sıralı Toplantısı için Dışişleri Bakanlığı ile müzakerelerde bulunmak üzere Ankara’da bulunan Hindistan Cumhuriyeti yüksek düzeyli heyeti, planlı toplantı için İstanbul’da TASAM’ı ziyaret etti.

05 Temmuz Cuma günü gerçekleştirilen planlı toplantıya; TASAM’dan Başkan Süleyman Şensoy, Başkan Danışmanı Prof. Dr. A. Sedat Aybar, TASAM İslâm Ülkeleri Enstitüsü (İÜE) Direktörü Dr. Muharrem Hilmi Özev, Uzman Ahmet Yıldız ve Stajyer Hazel Aksoy iştirak ederken, Hindistan Cumhuriyeti Heyeti’nde Dışişleri Bakanlığı Ortak Sekreteri ve Delegasyon Lideri Shri Mahaveer Singhvi, İçişleri Bakanlığı İstihbarat Bürosu Eş Müdürü Mandeep Singh Tuli, Kabine Sekretaryasından Direktör Shri Rakesh Marwaha, ulusal Soruşturma Ajansı’ndan Polis Müfettişi Shri Vishal Garg, ulusal Güvenlik Birimi’nden Grup Komutanı Shri Simardeep Singh, Hindistan'ın Finansal Ajansı Müdür Yardımcısı Shri Ranjan Kanojia ve ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteryası’ndan Shri Suresh Jangu katıldı.

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy; Konuk heyetin talebi üzerine Türkiye - Hindistan ilişkileri, güvenlik ve terörizm konuları ile Türkiye’nin bu konulara dair vizyonu, bakış açısı ve ilkeleri hakkında kişisel bir giriş konuşması yaptı. TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından güvenlik konusunda son yıllarda ciddi çalışmalar yürütüldüğünü, çok sayıda akademik ve stratejik çalışma, çalıştay, konferans, kongre düzenlendiğini, edinilen çıktılarla güvenlik literatürüne ciddi katkılar sağlandığını dile getirdi.

Başkan Şensoy konuşmasının devamında; güvenlik ve ekonomi konularının artık birbirinden ayrılamayacağını, güvenlik konusunun sadece siyasi ya da jeopolitik yaklaşımlarla ele alınıp değerlendirilebilecek konular olmadığını ısrarla vurgulayarak, ekonomik ve siyasi perspektifin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca ekonomik modelde gerçekleşen değişikliklerin direkt olarak güvenliğin doğasını değiştirmekte olduğunu, ekonomik sorunlarını çözememiş ve alt yapısını güçlendirememiş bir ülkenin sağlıklı bir güvenlik alt yapısı inşa etmesinin düşünülemez olduğunu belirtti.

Başkan Şensoy; Belirli ülkelerle “yüksek rekabet, düşük işbirliği“ modeli sürekli gündemde olsa da bugün Hindistan ile Türkiye arasında herhangi bir konuda rekabet gerçekleşmediği için, iki ülke arasında “yüksek işbirliği ve yüksek güvenlik“ modelinin yönetilebileceğini belirterek bunun her iki ülke açısından da fayda sağlayacağını ve sınırsız potansiyel olduğunu vurguladı.

Hindistan Heyeti’nin, Keşmir sorunu ile Türkiye’nin Pakistan - Hindistan ilişkilerine yaklaşımını vurgulaması üzerine; Keşmir sorununun başından beri Pakistan - Hindistan ilişkilerini bozmakta ve güvenlik ortamını zehirlemekte olduğu, iki ülkenin bu ortamda kendilerini nükleer rekabetin ve silahlanma yarışının ortasında bulduğu, bu durumun her iki tarafın ekonomilerine de ağır hasarlar verdiği belirtilerek bununla birlikte Pakistan’ın bu rekabet ve düşmanlık nedeniyle ödediği bedelin Hindistan ile karşılaştırılamayacak kadar ağır olduğunun altı çizildi. Pakistan ve Hindistan arasındaki gerginliğin, zamanın ruhu açısından anlamsız hâle geldiği ve geride bırakılması gerektiği, Bölge’deki istikrarın gelişmesinin tarafların çıkarına hizmet edeceği ifade edildi. Aksi hâlde bölgesel güvenliğin harici aktörlerin kendi bölgesel çıkarlarını gerçekleştirme adına bu durumu fırsat alanı hâline getireceklerinin görüleceği ifade edildi.

Hindistan’ın olası riskleri ve zayıflıkları iyi yönetilirse küresel ölçekte beklenen güçlü rolünün Bölge ve Dünya için önemli olduğu teyit edilerek, güvenlik odaklı işbirliği potansiyelinin sınırsız olduğu ifade edildi.

Türkiye - Hindistan ilişkileri bakımından Türkiye’nin siyah - beyaz bir politika yürütmediği, Türkiye’nin Doğu - Batı arasında bir güvenlik regülatörü konumuna sahip olduğu belirtildi. Pakistan ile Hindistan arasındaki sorunlar bağlamında ise Türkiye’nin tavrının taraf tutmaktan ziyade sorunların çözümüne katkı sağlama yönünde olduğu, Türkiye ve Hindistan ilişkilerinin geleceğinin büyük bir potansiyel taşıdığı ve herhangi bir soruna kurban edilemeyecek kadar önemi haiz bulunduğu özellikle dile getirildi. Pakistan ve Hindistan arasında yaşanan sorunların Hindistan - Türkiye ilişkilerine zarar vermesine izin verilmemesi gerektiği belirtildi.

Hindistan’ın Asya ve Hint Okyanusu’na erişimi, insan kaynakları ve ekonomik potansiyeli nedeniyle Türkiye için göz ardı edilemez bir çıkar ortağı konumunda olduğuna; Türkiye’nin ise Avrupa, İslam Dünyası ve Türk Dünyası ile olan bağlantıları nedeniyle Hindistan’ın ulusal çıkarları bakımından son derece önemli bir ülke olduğuna dikkat çekildi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin; güvenlik, terörle mücadele, ekonomi, kültürel iletişim sektörleri başta olmak üzere tüm sektörlerde her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edeceği, bu bağlamda samimiyet göstergesi niteliğinde atılacak küçük adımların olumlu dönüşünün son derece yüksek olacağı vurgulandı. Bollywood ürünlerinin Türkiye’de, Türk sinema ürünlerinin ise Hindistan’da gösterime girmesinin bu bağlamda son derece önem taşıdığı belirtildi.

Hindistan Heyeti tarafından; terörizmi desteklemezse Pakistan ile güçlü diyalog kurmayı istedikleri, Hindistan hükümetinin hassas olduğu konuların dikkate alınması gerektiği ve buna göre politika çizilmesinin önemi belirtildi.

Toplantıda, terör ve terörizm kavramının iki tarafça da zarar verici olduğu kabul edilirken “iyi terörist“ veya “kötü terörist“ kavramının olmadığı, her türlü terör faaliyetinin zarar verici ve kabul edilemez olduğuna dair görüşlerin örtüştüğü değerlendirildi.

İki ülke düşünce kuruluşları arasında güvenlik, savunma vb. konularda karşılıklı sektörel programlar, sunumlar yapılması, düzenli ve güçlü “interaktif çalışan“ mekanizmalar sağlanması adına fikir birliğine varıldı. Toplantı bitiminde TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Hint Delegasyon Lideri Shri Mahaveer Singhvi’ye toplantı anısına, Türk klasik sanatlarından, el yapımı bir çini vazo hediye etti.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2634 ) Etkinlik ( 212 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 14 66
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1345 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 281
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

Türkiye’nin 7 ana bölgesi ve 81 ilimizin her birinin akademik, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ile Ülkemizin yapısal dönüşümüne stratejik, bilimsel, derinlikli katkılar sağlamak üzere kurumsal altyapısı oluşturulan TASAM Türkiye Mükemmeliyet Merkezleri’nin resmî internet sitesi açıldı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...