Arap Baharının Savaş Çocukları: Türkiye’deki Surıyeli Çocukların Sosyal Uyumlarının İncelenmesi

Makale

Günümüz dünyasında milyonlarca çocuk, doğrudan ya da dolaylı olarak, savaş ve terör olaylarının kurbanı haline gelmektedir. Devletler arasında yaşanan siyasi sorunlar, iç savaşlar ve terör, ölümlere, yaralanmalara veya sakat kalmalara neden olabilmektedir. 2011 yılının Mart ayında, iç karışıklıkların başladığı tarihten bu yana, artan sayıda Suriye vatandaşı Türkiye’ye sığınmacı olarak gelmektedir. ...

Doç. Dr. Ayşe Dilek ÖĞRETİR, Gazi Üniversitesi
Gökhan ŞENGÜN, Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Sezai ÖZÇELİK, Çankırı Karatekin Üniversitesi
 
GİRİŞ
Günümüz dünyasında milyonlarca çocuk, doğrudan ya da dolaylı olarak, savaş ve terör olaylarının kurbanı haline gelmektedir. Devletler arasında yaşanan siyasi sorunlar, iç savaşlar ve terör, ölümlere, yaralanmalara veya sakat kalmalara neden olabilmektedir. 2011 yılının Mart ayında, iç karışıklıkların başladığı tarihten bu yana, artan sayıda Suriye vatandaşı Türkiye’ye sığınmacı olarak gelmektedir. Suriye’de yaşanan insanlık dışı olaylar sonucunda, birçok çocuk ebeveynlerini, kardeşlerini, akrabalarını, arkadaşlarını kaybetmekte; fiziksel, duygusal veya cinsel istismara uğramakta; okulundan ve diğer sosyal destek yapılarından yoksun kalmaktadır. Bu süreçte en çok siviller zarar görmekte, yaşadıkları baskı ve zulümden kaçmak için ülkelerini terk etmek zorunda kalmaktadırlar.1 Savaşlar nedeniyle yiyecek, su, elektrik, yakıt veya tıbbi malzeme gibi temel gereksinimlere ulaşamayan milyonlarca aile açlık, hastalık ve yoksulluk içerisinde yaşam mücadelesi vermektedir. Bu sivillerin çoğunluğunu da kadınlar ve çocuklar oluşturmaktadır. Sözü edilen bu zorlayıcı koşulların ya da çeşitli siyasi politikaların baskısı, insan haklarının çiğnenmesi, halka zulüm yapılması, aileleri evlerinden ve yurtlarından kopararak sığınma kampları gibi hiç tanımadıkları yerlerde, belirsizlik içerisinde yaşayan kimliksiz ve belgesiz yabancılar haline gelmeye zorlamaktadır. Tüm bu nedenler sığınmacıların Türkiye’ye geliş nedenleri arasında yer almaktadır.2 İç karışıklıkların başlamasından bu yana, Suriye ile güçlü bağları olan Türkiye, Suriye vatandaşları için “açık kapı” politikası izlemeye devam etmektedir. Türkiye, gerek sınırları içerisindeki geçici barınma merkezlerinde ve çeşitli illerde, gerekse Suriye sınırları içerisindeki geçici barınma merkezlerinde ve çeşitli yerleşim yerlerinde bu durumdan etkilenen Suriye vatandaşlarına insani yardım sağlamada en cömert davranan ülke olmaya devam etmektedir.3
 
Suriye’de 15 Mart 2011 yılında başlayan iç savaşta, aralarında sivillerin de bulunduğu, 400 binden fazla insan hayatını kaybetmiştir. Bu süreçte nüfusu 20 milyon olan Suriye’de 13,5 milyon insan, yardıma muhtaç hale gelmiş olup 6,1 milyon insan yerinden edilirken, 4,8 milyon insan ise komşu ülkelere sığınmıştır. Bugün, dünyanın en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkesi olan Türkiye, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda, savaştan kaçan Suriyeli sığınmacılara yeni bir hayat sunmaktadır. Türkiye’de tüm Suriyeli sığınmacılara sağlık hizmetleri ücretsiz olarak sunulmakta olup Suriyeli çocukların okula devamı için gerekli çalışmalar yapılmaktadır. AFAD’ın kurmuş olduğu 26 barınma merkezinde Suriyeli sığınmacıların tüm fiziksel, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılanmaktadır.4
 
UNICEF, Suriye ile ilgili “kayıp nesil” raporunda, Suriye’de yaşayan 4 milyon insanın savaştan etkilendiğini, bunların 3 milyondan fazlasının komşu ülkelere göç etmek zorunda kaldığı görülmektedir.5 Seydi’nin Suriyeli Sığınmacıların Eğitim Sorununun Çözümüne Yönelik İzlediği Politikalar adlı araştırmasında; Türkiye‘nin 2013’ten itibaren kamp dışındaki eğitim sorunlarını kamuoyunun aydınlatılmasında yetersiz kalındığı bunun da toplumda endişeye neden olduğu sonucuna varılmıştır.6
 
Suriye’de süren iç savaş ve sonucunda yaşanan travma milyonlarca Suriyeli vatandaşı başka ülkelere çoğunlukla da Türkiye’ye göç etmek zorunda bırakmıştır. Türkiye halen Suriyeli mültecilere ve diğer mültecilere açık kapı politikası uygulamakta ve onlara geçici koruma statüsü tanımaktadır. Türkiye bu süreçte kendine sığınanları en iyi şekilde misafir etmek için her türlü fedakarlığı da yapmaktadır. Bu durum da Türkiye’ye sığınan mülteci sayısında sürekli artışa neden olmaktadır.7 Suriyeli mültecilerle ilgili en önemli hususlardan birini de eğitim oluşturmaktadır. Zira Türkiye’ye göç 2,5 milyondan fazla Suriyeli mültecinin yarısından fazlasının eğitim çağında olduğu bilinmektedir. 8 Türkiye’ye Suriye’den göç edenlerin önemli bir kısmını çocuklar oluşturmaktadır. Suriyeli mültecilerin önemli bir kısmı Geçici Eğitim Merkezleri’nde (GEM) ve devlet okullarında eğitim görmektedir. Bu nedenle Suriyeli çocukların Türk eğitim sistemine, kültürüne ve yaşam tarzına uyum sağlamaları önem arz etmektedir.
 
UNICEF (2015) tarafından yayınlanan veriler ise Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli mülteci sayısının 1.938.999, kamplardaki Suriyeli mülteci sayısının 259.277, kamp dışında bulunan Suriyeli mülteci sayısının 1.679.722 olduğunu; mülteciler içinde Suriyeli çocuk sayısının 1.047.000 ve bunun 663.138’inin okul çağındaki Suriyeli çocuk olduğunu ve 391.207 Suriyeli çocuğun kula gitmediğini göstermektedir.9 Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (GİGM, 2016) istatistiklerine göre, Türkiye’deki toplam Suriyeli mülteci sayısı 2.274.927 olup bu nüfusun yarısına yakını (1.277.018) 0-18 yaş aralığında bulunmaktadır.10 Verilerden de anlaşılabileceği üzere Türkiye’ye göç eden Suriyeliler arasında okul çağında olan çok fazla çocuk bulunmakta ve bu sayıya okula gitmeyenler de eklendiğinde, Suriyeli çocukların eğitimi oldukça önemli bir sorun olarak Türkiye’yi meşgul etmektedir. Türkiye’de bu konu ile ilgili olarak, 2014 yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Yabancılara Yönelik Eğitim-Öğretim Hizmetleri isimli genelge (MEB, 2014) yayınlanmıştır.11 Bu genelgede, Türkiye’de bulunan ve öncelikle zorunlu eğitim çağında olan yabancı öğrencilerin eğitim ve öğretim sürecine ilişkin faaliyetlerinin koordine edilmesi, eğitim olanaklarına erişimlerinin sağlanması ve nitelikli bir eğitim almaları için gerekli tedbirlerin alınması vurgulanmış ve bu sayede Suriyeli mültecilerin Türkiye’de eğitim hizmetlerinden faydalanabilmeleri için yasal bir zemin sağlanmıştır. 2014 yılı itibariyle Suriyeli çocukların Türkiye sınırları içinde eğitime erişim sağlamaları açısından önemli adımlar atılmış olmasına rağmen, güncel verilere göre, okul çağında bulunan toplam 834.833 Suriyeli çocuktan yalnızca 311.256’sının eğitime erişim sağladığı, 523.583 Suriyeli çocuğun ise henüz okullaşamadığı tespit edilmiştir.12 Bu durum, Suriyeli çocukların eğitime erişimlerinin yeterince sağlanamadığını göstermektedir.

Devamı için Aşağıdaki Linki Tıklayınız
 
Doç. Dr. Ayşe Dilek ÖĞRETİR, Gökhan ŞENGÜN, Doç. Dr. Sezai ÖZÇELİK, “Yeni Güvenlik Ekosistemi ve Çok Taraflı Bedeli” isimli kitabından alınmıştır.
 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4769 ) Etkinlik ( 165 )
Alanlar
Afrika 64 1108
Asya 69 1696
Avrupa 13 1332
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 498
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2765 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 22 565
Orta Doğu 16 1127
Karadeniz Kafkas 2 649
Akdeniz 2 424
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3097 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 2000
Türk Dünyası 16 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3298 ) Etkinlik ( 70 )
Alanlar
Türkiye 70 3298

Son Eklenenler