İslamofobya’nın Hedef Kitlesi İslam Gençliği

Makale

İslamofobya’nın hedef kitlesi üzerinde durulması gereken önemli konu başlıklarından birisi İslam Gençliğidir. İslamofobya’nın terörü karşısında ayakta durabilmesi veya en geniş manasıyla kendini öteki dünyada ifade edebilmesi için İslam Gençliği anahtar kurumlarına sahip olmalı ve bu bilinç ile hareket etmesi gerekir. Bu bilincin hareket noktası müsbet olmalıdır. Menfi değil. Anahtar Kelimeler: İslamofobya, Anahtar Kurumlar, İslam Gençliği, Müsbet Hareket, İslam Birliği, Öteki Dünya ...

İslamofobya’nın hedef kitlesi üzerinde durulması gereken önemli konu başlıklarından birisi İslam Gençliğidir. İslamofobya’nın terörü karşısında ayakta durabilmesi veya en geniş manasıyla kendini öteki dünyada ifade edebilmesi için İslam Gençliği anahtar kurumlarına sahip olmalı ve bu bilinç ile hareket etmesi gerekir. Bu bilincin hareket noktası müsbet olmalıdır. Menfi değil.

Doğruluğu açıklanabilen, ispat edilebilen bir harekettir. Dâhili cihada yani silahların sustuğu alemlerin ve fikirlerin konuştuğu ilmi ve fikri cihad sahasında ikna metoduyla mücahede için lazım olan sükûnet ve emniyeti temin etmektir.1

Batı toplumlarında hedef olunan İslam Gençliği gerek hükümet politikaları gerek medya ve toplumsal örgütlenmeler ile oluşturulan yersiz korkuyu öncelikle İslam toplumları (Doğu toplumları) bunu kendi aralarında bir birlik çatısı altında mücadele etmelidir. Çünkü parça parça olduğu zaman birlikteki kuvvet olmayacaktır. Kuvvetimizi tesis eden bu birliktir.

Anahtar Kelimeler: İslamofobya, Anahtar Kurumlar, İslam Gençliği, Müsbet Hareket, İslam Birliği, Öteki Dünya


İslamofobi, 11 Eylül olaylarından sonra birden ortaya çıkmış yeni bir şey değildir. Antisemitizm ve yabancı düşmanlığı gibi uzun bir geçmişi ve derin tarihi kökleri vardır. Onun günümüzde yeniden canlanması, 20.yüzyılın sonlarında önemli sayıdaki Müslüman’ın Batı’ya göçmesiyle, İran Devrimi’yle, adam kaçırma ve rehin alma olayları da dâhil 1980 ve 1990’lardaki terör faaliyetleriyle, 11 Eylül 2001’de Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a yapılan saldırılarla bunun ardından oluşan Avrupa’daki terör saldırıyla olmuştur.2

Tarihsel olarak ‘Müslüman öteki’nin kültürel ve sosyal açıdan tanımlanması nosyonunun köklerinin emperyalizm ve sömürgecilik anlayış ve tecrübelerine uzandığı ve İslam’a ve Müslümana karşı duyulan korku ve nefretin günümüzdeki anlamıyla İslamofobi olarak tanımlanıyor olması ihtimali bir gerçektir.3

İslamofobinin kapsamı çerçevesinde; İslamofobi: Hepimiz İçin Bir Tehdit başlıklı 1997 Runneymede Raporu, dönemin İngiltere İçişleri Bakanı Jack Straw tarafından Kasım 1997’de başlatıldı. Bu rapor, İslamofobiyi ‘İslam’a ve Müslümanlara karşı, Müslümanlara olumsuz ve aşağılayıcı kalıplaşmış düşünce ve inançlar ima ve atfeden bir dizi kapalı görüşler tarafından işlenmiş iğrenme, nefret ve düşmanlık’ olarak tanımlanmıştır. Rapor, İslamofobinin ‘Müslümanlara karşı dışlama ve ayrımcılıkla sonuçlanan temelsiz bir iğrenme ve hoşlanmama içeren bir dünya görüşüne’ dayanmakta olduğunu eklemiştir.
Bu kapsamlı terimlerle tanımlanan İslamofobi, siyaset ve göçmenlikten okullara ve işyerlerine kadar bir dizi tartışmalı meseleyi kapsamaktadır.4

1997’de etkili bir düşünce kuruluşu olan Runneymede Vakfı, İslamofobinin ‘yabancı’ olan her şeyden nefret etmek veya sevmemek anlamındaki yabancı düşmanlığına benzer bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti. İlk Runneymede Vakfı raporunda (1997) İslamofobinin yedi özelliği tespit edildi: sırasıyla Müslüman kültürler yekpare olarak görülmekte, İslami kültürler diğer kültürlerden önemli ölçüde farklıdırlar, İslam amansız bir şekilde tehditkâr olarak algılanmaktadır, İslam’ın takipçileri inançlarını siyasi veya askeri avantaj sağlamak için kullanırlar, Müslümanların Batı kültürlerine ve toplumlarına olan eleştirileri hemen reddedilmektedir, İslam korkusu göçmenliğe karşı ırkçı düşmanlıkla karışmış durumdadır ve son olarak İslamofobi tabii olarak görülmekte ve bir problem olarak görülmemektedir.5

İslamofobinin özellikleri, onun ‘öteki’ tarafından onu ‘ötekileştirenlerce’ daha da ötekileşecek şekilde nasıl tanımladığı ile alakalıdır. Burada ‘ötekileştirme’, ırkçı korkular ve düşmanlıklarla ve aynı zamanda bizzat İslam’ın ve Müslümanların görünüşte düzeltilemeyen tabiatı ile de alakalıdır. Her ne kadar bireyler ve gruplar arasında birçok etnik, kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasi farklılıklar olduğu için Müslümanlara yekpare bir kitle olarak muamele etmemek önemli ise de, Runneymede Vakfı tarafından tespit edilen İslamofobinin özellikleri bugün hala geçerlidir.6

11 Eylül’den yedi sene sonra Runnymade Trust’ın göçmenlere karşı ırkçı düşmanlığın ‘İslamofobinin Yedi Özelliği’nden birisi olduğunu listelemesi pek şaşırtıcı gelmedi.

Makalenin tamamı için İlgili dökümanı tıklayınız...
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Birleşik Devletler uzun süredir Rusya’yı nihai bir çöküş sürecindeki güç olarak gördü. Bu değerlendirme, 1980’lerde Sovyetler Birliği’nin açık emperyal aşırı yayılma belirtileri göstermesiyle şekillendi; önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin kendisinin dağılmasıyla pekişti.;

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

Kalıcı güvenlik düzenleri ortak değerlerden değil, tarafların birbirlerini tasfiye edemeyeceklerini kabul etmelerinden doğar. 1648 Westphalia ve 1975 Helsinki’nin stratejik gerçekçilik buydu.;

İsrail'in 'nation in arms' (silahlanmış millet) kavramı üzerinden literatüre taşınması, hem devlet yapısını hem de bu yapıya özgü sistematiği özetleyen analitik bir çerçeve sunmaktadır. İsrail ordusunun bu tarihsel kökeni ülkeyi sivil-asker ilişkileri açısından karşılaştırmalı siyaset yazınında dikk...;

Rusya Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal ettiğinde dünyadan gelen tepkiler tahmin edilebilirdi. En sert tepki, kendisini eski sistemin koruyucusu ve muhtemelen Ukrayna'nın olası bir NATO üyeliğinin garantörü olarak gören Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi. Avrupa'nın tepkisi ise genel olarak Soğuk S...;

Afrika kıtası, tarih boyunca küresel güç mücadelelerinin merkezinde yer almış; sömürgecilik, emperyalizm ve Soğuk Savaş sonrası rekabet süreçleri, kıtanın siyasal ve toplumsal yapısını derinden etkilemiştir. Bu süreçte ortaya çıkan diasporalar, yalnızca zorunlu göçün bir sonucu değil, aynı zamanda d...;

Geleneksel refah devleti literatürü, Gøsta Esping-Andersen’in 1990 yılında yayımlanan yapıtı The Three Worlds of Welfare Capitalism (Refah Kapitalizminin Üç Dünyası) çerçevesinde şekillenmiştir. Esping-Andersen; piyasadan arındırma (de-commodification) ve toplamsal katmanlaşma (social stratification...;

Refah devleti literatürünün modern dönemeç noktası, Gøsta Esping-Andersen’in 1990 yılında yayımladığı The Three Worlds of Welfare Capitalism başlıklı çığır açıcı çalışmasıdır. Esping-Andersen, refah devletlerini yalnızca harcama miktarlarına göre sıralayan nicel yaklaşımları reddederek, sistemlerin ...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.