Mayıs May’in Ayı. Ya Haziran?

Makale

Brexit artık kimse için hayret verici bir şey değil. Bence haber önemi de aşındı. Zaten belki uzun bir zamana yayılmasının da biraz amacı o. Unutturmak olmasa bile önemini yitirtmek. Ama ticari, iktisadi ve siyasi öneminin baskısı artan bir şekilde hissediliyor. - Bir Delinin Attığı Taşı Çıkaramayan Onca Akıllı - Son bir Şans - Aşina Yüz, Ortak Dil; Tatlı Dil, Güler Yüz ...

Brexit artık kimse için hayret verici bir şey değil. Bence haber önemi de aşındı. Zaten belki uzun bir zamana yayılmasının da biraz amacı o. Unutturmak olmasa bile önemini yitirtmek. Ama ticari, iktisadi ve siyasi öneminin baskısı artan bir şekilde hissediliyor. Birleşik Krallık’tan(BK) yatırım kaçıyor, sermaye akışı tavsamış durumda. Henüz kesinleşen bir durum olmadığı halde, belirsizliğin yarattığı alaca karanlıkta özellikle nitelikli işgücü tedirgin. İskoçya, 31 Ekim 2019 itibarı ile bir kesin kopuş olursa, Westminister’in itirazlarını dikkate almaksızın yeniden bağımsızlık oylamasına gideceğini açıkladı bile. Kuzey İrlanda için nihai barışın simgesi olan “İyi Cuma“(Good Friday) anlaşması tehlikede. Bitmez tükenmez mezhep savaşları bir kez daha patlayabilir. Meşruiyet kazanarak, bir siyasi partiye dönüşen İrlanda Kurtuluş Hareketi(IRA), yeni bir kimlik kartı ile, İngiltere’yi yeniden cehenneme çevirebilir.


Bir Delinin Attığı Taşı Çıkaramayan Onca Akıllı

Bir elit proje, halka oylattırılırsa, oylama sonucunu siyasi elitlerin değiştirmesi, Westminister demokrasi kurallarına uymadığı için, ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Bu bağlamda, “gitmek mi zor? Kalmak mı? Bu soruyu, 2016 halk oylamasından beri kendi kendilerine sorup, bir türlü cevap veremedikleri malum. Ama gitmenin maliyeti, kalmaktan fazla. Bu bir gerçek. Özellikle gümrük birliği anlaşmasının kesin çizgileri belli olmazsa, tarife uygulamalarının yeniden devreye girmesi ile, fiyatların munzam artış kaydetmesi ve temel mallarda, kıtlıkların yaşanması mümkün görülüyor.

Bu arada BK da tüm partiler, AB Parlamento seçimine hazırlanıyor. 23-26 Mayıs, 2016 tarihlerinde halkın oyu ile ayrılmaya karar verdikleri bir ortaklığı hemen bozamadıkları için, çaresiz AB Parlamentosundaki 73 sandalyeye yeniden, yeni yüzler oturtacaklar. Oturtacaklar da BK nın, o yeni AB temsilcileri, diğer 27 ülke temsilcilerinin yüzüne nasıl bakacak? Neyse siyasette böyle ince düşüncelerin ve ayrıntıların yeri yok. Ama 31 Ekim 2019 a kadar alınmış süresi var. O tarihten sonra AB bir uzatma daha vermediği takdirde, BK ya Birlik’ten anlaşmasız ayrılacak veya ortaklık anlaşmasının 50. Maddesine dayanarak, Brexit’ kararını külliyen yok sayacak. Bu arada 31 Ekim 2019 AB komisyon üyelerinin yenilenme zamanı olduğu için, BK yı 2016 dan beri güvenlikten sorumlu komiser olarak temsil eden Jullian King, süresi dolmadığı halde, geçiş dönemini müteakkip, pılısını pırtısını toplayıp, Brüksel’den ayrılacak.


Son bir Şans

Bilindiği gibi “Allahın hakkı üçtür“ sözünün hakkını verircesine, Avam Kamarası, May’in Brexit anlaşma taslağını üç kez oyladı. Farklı farklı yüzdelerle, her üç seferde de reddetti. Anlaşmasız Brexit’in tehlikesine ne kadar vurgu vursa da, May kendi parti üyelerini bile bir planda uzlaşmaya ikna edemedi. Yılmadı, yıkılmadı, güven notu istediği her sefer de bunu parlamentodan aldı. Artık gerçekten güvendikleri için mi? Yoksa bu çözdükçe dolaşan, eşeledikçe kokan işi ondan başkası artık yapamaz diye düşündükleri için mi bilinmez. İşte nedeni ne olursa olsun Başbakan May vazgeçilmezliğin verdiği özgüvenle, geçen hafta Haziran başında Brexit konusunu yeniden Avam Kamarası’nın önüne getireceğini açıklayıverdi.Bu defa “gelenekler“i sarsmamak için olsa gerek, biraz farklı bir yaklaşım olacağını da ilave etti. Bu “üç“ün sihirli kerameti“nin sınırlarını aşan girişim, artık Brexit konusunu, BK yasasına geçirme girişimi olacakmış. Avam Kamarası üyeleri Haziran ayında yasalaştırma için ne oylayacak? Anladığım kadarı ile Başbakanın Brexit anlaşması taslağının tersten okunur şeklini. Çünkü içerik hemen hemen aynı. May’in amacı önerisinin temel başlıklarını korumak. Neydi bu başlıklar hatırlayalım: 1. Vatandaş ve işçi ( çalışanların) haklarının güvence altına alınması; 2. İrlanda-Kuzey İrlanda sınırının açık tutulması(ki AB ile daimi Gümrük Birliği de bu tek kara sınırı ile aynı anda düşünülüyor). Aslında bu haftaki yeni çıkışı ile Bayan May, her iki konuda da 2020 ye kadar alternatif planlar düşünülebileceğini ima etti; 3. Karşılıklı ödenecek, geri ödenecek paralar, aidatlar, tazminatların gözden geçirilmesi ve nihayet.4. Eğer Avam Kamarası bu değişiklikleri konuşur ve bunları(veya anlaşmasız Brexit’i) yasalaştırma sürecine girerse, teklifin son halinin ve bu şekli ile AB den ayrılmak isteyip istemeyeceğinin, yeniden BK halkına sorulması, yani ikinci bir halk oylaması veya referandum. Bu son konu, bu hafta Bayan May tarafından, sanki yepyeni bir öneri, ama daha çok “Son bir Şans“ olarak ortaya atıldı.


Aşina Yüz, Ortak Dil; Tatlı Dil, Güler Yüz

Bu arada May bir açıklama daha yaparak, Haziran başında yapılacak oylamadan sonra, her hangi bir zamanda görevden ayrılabileceğini, içerideki ve dışarıdaki siyasi çevrelere duyurdu. Gözü koltukta olmayan, ülkesinin ali menfaatlerini kendi siyasi geleceğinin üzerinde gören bir başbakan tavrı bu. Yani Mayıs ayında başbakan olan May, Haziran’da, görevi devredebilir. Ama artık partisinin lideri olarak ta kalmayabilir. Buna dayanarak BK da seçimlerin erkene çekilme olasılığının yüksek olmadığını düşünüyorum. Yeni kadrolar bu aşamada istenir mi? Ona da emin değilim. Çünkü Başbakan May, sorumlu görevini hep güler yüz ile yerine getiren bir siyasi oldu. Siyaseti germekten ikbal ummadı. Dilinin gerektiği zaman tatlı, gerektiği kadar sert olduğuna ise hiç kuşkum yok. Bayan Thatcher gibi demirden olmasa bile, o daha çok etten- kemikten yapılmış bir abide gibi. Evet hiç kimse vazgeçilmez değil. Hele gelişmiş demokrasilerde, boşluk bırakmaksızın, kurumlar, koltuklar ve mevkiler için yeni yüzler ortaya çıkar. Ama bir seçim olmaksızın “köprü geçerken at değiştirmenin“ maliyetine ne BK, ne de AB çevreleri katlanmak ister diye düşünmek için her neden var. Ayrıca, Brexit çıbanının müsebbibi David Cameron sandalyesini May’e devrettiğinden beri, AB kurumlarının muhatabı Bayan May ve ekibi. Komisyon ve konsey, Brexit konusunda May ile ortak bir söylem geliştirmiş olmalı. Bu nedenle her ne kadar, Haziran’da ayrılabileceğini duyursa bile, 31 Ekim’de bu işi tamamlamadan onun kolay kolay gitmesine izin vermezler gibi geliyor bana. Yine aynı nedenle, Başbakan May’in “hani hele bir yasalaştırma evresine girelim, (benim teklifimi evirip, çevirip) bir defa daha Haziran başında oylayalım, sonra söz ben ayrılırım“ önermesinin pek kıymet-i harbiyesi olacağını düşünmüyorum. Bu iş 31 Ekim e kadar böyle sürüklenecek. Arada ikinci bir halk oylaması ile veya çar na çar bir parlamento kararı ile 50. maddeden vazgeçilmesi daha büyük bir ihtimal olabilir.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

İsrail'in 'nation in arms' (silahlanmış millet) kavramı üzerinden literatüre taşınması, hem devlet yapısını hem de bu yapıya özgü sistematiği özetleyen analitik bir çerçeve sunmaktadır. İsrail ordusunun bu tarihsel kökeni ülkeyi sivil-asker ilişkileri açısından karşılaştırmalı siyaset yazınında dikk...;

Karayipler’in kalbinde, Meksika Körfezi ile Atlas Okyanusu’nun kesişim noktasında yer alan Küba; jeopolitik konumu gereği tarihsel olarak "Antiller’in Anahtarı" (Clavis Balti) olarak nitelendirilmiş, stratejik önemiyle küresel güç mücadelelerinin merkezinde durmuş bir ada coğrafyasıdır. 1492’de İspa...;

Rusya Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal ettiğinde dünyadan gelen tepkiler tahmin edilebilirdi. En sert tepki, kendisini eski sistemin koruyucusu ve muhtemelen Ukrayna'nın olası bir NATO üyeliğinin garantörü olarak gören Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi. Avrupa'nın tepkisi ise genel olarak Soğuk S...;

Tarihte pek çok ulusun geçmişine bakıldığında, kültürel üst kimliklerin bugünün dar siyasi haritaları üzerinden değerlendirildiği görülür. Bu yüzeysel bakış açısı nedeniyle, dışarıdan bakan bir göz için "Türk" kavramı yalnızca "Türkiye Cumhuriyeti" sınırlarına, "Türkiye" ise ne yazık ki Orta Doğu ek...;

Son yıllarda Çin’in atıl kapasitesine dair şikâyetler eksik olmadı. Pekin’in ihracatı teşvik etme ve ne pahasına olursa olsun dış ticaret fazlasını büyütme kararlılığı; ABD ve Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ekonomilerin yanı sıra Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki gelişmekte olan ülkelerin sanayileşm...;

Uluslararası sistem, 1648 Westphalia Barışı’ndan bu yana devletin egemenliği, toprak bütünlüğü ve müdahale yasağı üzerine kurulu bir mimariyle şekillenmiştir. Ancak bu mimari, statik bir yapı olmaktan ziyade; üretim biçimlerinin, teknolojik kabiliyetlerin ve sermaye hareketlerinin değişimiyle evrile...;

Pakistan ve Somali, Somali Bakanlar Kurulunun geçen Ağustos ayında böyle bir düzenlemeyi onaylamasından bir yıl sonra, Ağustos başlarında nihayet savunma iş birliği üzerine bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Somali Savunma Bakanlığına göre bu anlaşma; "terörle mücadele, askeri eğitim, askeri uzmanl...;

İktisat tarihinin en çarpıcı kıyaslamalarından biri, 1300-1800 yılları arasında Akdeniz’in kuzey ve güney kıyılarında yaşanan kurumsal evrimdir. İspanya örneği, devasa bir coğrafyaya ve Amerika’dan gelen tükenmez gümüş stoklarına rağmen bir "kaynak laneti" (Resource Curse) ve kurumsal hantallık için...;

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Dürzi kelimesi, Şeyh Muhammed bin İsmail Neştekin Derezî’ye istinaden ortaya atılmış bir kelimedir. Dürzilik, Davetü’t-Tevhid, Benû Marûf, Âl-i Marûf, el Muvahhidûn, el-Muvahhidûn ed-Durûz ve el-Hâkimiyye olarak da isimlendirilmiştir.

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...