Türk Akını ve Türk Akımı Farkı

Makale

Son yıllarda Türkiye ve Ukrayna arasında turistik gezilerin artması, tekerrür eden bir başka tarih gibi. Türkiye'den Ukrayna'nın farklı şehirlerine her gün yaklaşık yirmi uçak kalktığı, ayrıca karayolu ile de bu ülkeye azımsanmayacak bir turistin gittiği kaydediliyor....

Son yıllarda Türkiye ve Ukrayna arasında turistik gezilerin artması, tekerrür eden bir başka tarih gibi. Türkiye'den Ukrayna'nın farklı şehirlerine her gün yaklaşık yirmi uçak kalktığı, ayrıca karayolu ile de bu ülkeye azımsanmayacak bir turistin gittiği kaydediliyor. Başta Türk Hava Yolları’nın çeşitli Ukrayna şehirlerine yaptığı günde yirmi civarı seferler olmak üzere, beş ayrı havayolu şirketinin sunduğu promosyon imkânları, belki iki ülke arasındaki kadim bağları keşfetmeyi isteyen Türklerin Kiev’e, Odesa’ya, Lviv, Kharkiv, Zaporijya ve Kherson’a akın akın gitmesiyle sonuçlandırıyor. Bundan böyle başkan Zelensky’nin doğduğu yer olan Krivyi Rih’e de gezilerin artacağına kalıbımı basarım.

Türkiye çıkışlı Ukrayna gezilerinin hem ticaret, hem ziyaret amacı var. Yatırım amaçlı olanları da unutmamak önemli. İkili ülke siyaseti ile seyahat şirketlerinin tercihleri ve Ukrayna’nın Türk tüccar ve yatırımcıya tanıdığı tavizler de artan trafikte etkili olmalı. Türkiye’den giden turistler, Ukraynalılarca pek makbul. Bu ülkeye iyi bir turizm geliri bırakıyorlar. Bir kısmı iyi bir unvan bırakmasa bile tarih boyunca atlarla gidip güzel kızları kaçıran Türk akıncılarının altı-yedi kuşaktan torunları, şimdi o topraklara bol bol para akıtıyor. Türk akını demek, Ukrayna’ya para akını demek. Ancak Türkiye’den kopan bu akın, Ukrayna’nın döviz kazancı olsa bile, Türkiye’nin kaybı. Hele şu sıralar! Aynı şeyi, Türkiye’den Ukrayna’ya giden yatırımlar, kısa ve uzun vadeli sermaye için söyleyebiliriz. Bu konu ise giden sermayenin miktarına, gittiği sektörlere, yarattıkları kapasite ve istihdam imkânına göre etki ve tepkiye sahip. Ancak bunların da Türkiye’den kaçan bir başka sermaye bütünü olduğunu söylemek gerekir.


Ukrayna’nın Doğusundan Öteye

Karadeniz, bu denizi çevreleyen ülkeler için bugüne kadar çok da iyi değerlendirilmemiş bir ekonomik alan. Hizmet ticaretinin, mal ticareti ile el ele bu ekonomik alanda yaptığı atak, hem 1990’ların başında çökerek ayrışan Sovyet düzeninin, hem de Türkiye açısından 1990’lı yılların ortasından itibaren sürdürülen iyi ikili ilişkilerin ürünü. AB üyesi olan Karadeniz ülkeleri ile Güney Kafkasya ülkeleri ile olan ilişkiler bir tarafa bırakılacak olursa, açıkçası Türkiye için Karadeniz ekonomik alanını anlamlı hale getiren Ukrayna ve Rusya ile olan ikili bağlar. Tabii Rusya Federasyonu, mal, hizmet derken, artık düşman kardeşi olarak kabul ettiği Ukrayna’ya nispet yaparcasına, Türkiye ile bir de enerji alanında ünsiyet kurmuş bulunuyor.

Başlangıçta, gel geç heves gibi gözüken, kaprisli adımların nihayet gerçekleşme aşamasına girmiş olması ise özellikle dünyanın her yerine uzun kollarını uzatan Rusya’nın, kendisi için sadece kocaman bir adım mesafesinde bulunan Türkiye’ye sağladığı bir olanak. Tabii fırsatları ve riskleri var. Faydaları var; muhtemel zararları da var.

Türkiye ve Rusya arasında bilindiği gibi bir de Mavi Akım var. 1997 yılındaki bir anlaşmaya dayanarak, hayata geçirilen Mavi Akım, 396 kilometrelik bir yoldan gelerek işletmeye 2003 yılından beri açılmıştı. Mavi Akım halen 16 milyar metreküp yıllık kapasite ile çalışmakta. Türk Akımı, daha Karadeniz’in karanlık sularında derin bir mavilik gibi. Ama Türk Akımı’nı, Mavi Akım’dan farklı kılan bir özellik var ki o da şöyle: Türk Akımı, Rusya-Türkiye arasındaki tek hattan gelecek, Türkiye Yunanistan sınırında ikinci hat ile Avrupa’ya gidecek. Oysa Mavi Akım, Ukrayna-Moldova-Romanya ve Bulgaristan üzerinden gelecek şekilde tasarımlandırılmıştı. Şimdi Türk Akımı, Türklerin şu sıralar akın akın gittiği Ukrayna’yı aradan çıkarmak amacı ile projelendirildi.


Anapa’dan Kıyı Köye Giden Hat

Tabii bu hat, denizin 2200 metre derinliğinden giden bir boru hattı. Krasnodar bölgesinde bulunan Anapa’daki Russkaya kompresörü ile Lüleburgaz tesislerini birleştiren 1500 kilometre uzunluğundaki boru hattının tamamlanması, Türkiye’ye Mavi Akım kapasitesinin üzerine, 15.75 milyar metreküplük doğal gaz kapasitesi daha ilave edecek. Bu Türkiye için elbette önemli. Proje toplam kapasitesinin ise, İpsala’dan Avrupa’ya uzanacak ikinci boru hattı ile başlangıçta 31,5 bcm’ e ulaşması hesaplanıyor.

Türk Akımı projesinin iddiası büyük. Balıkçılığa, doğal deniz altı yapısına, kuşlara ve memeli hayvanlara zarar vermeyecek kadar hassas terazide tartılmış çevre standardları olduğu söyleniyor. Kıyıköy orman bölgesi. Ormanlara da zarar vermemesi veya zarar vermeyi teşvik etmemesi önemli tabii. Projenin teorik kısmı üzerindeki görüşmeler bilindiği gibi 2014 de tamamlanmıştı. Ama arada çeşitli anlaşmazlıklar ve yaptırımlar ile duraksamalar oldu.


“Mavi Akım“ dan Öte Derin bir bir Mavilik mi?

1997’de atılan imzalarla, Türkiye ve Rusya arasında kurulan Mavi Akım doğal gaz köprüsü iki ülke için kazançlı olmuş ki 2014 de önce Rusya’nın “Güney Akım“ olarak adlandırdığı, sonra da bir şekilde Türk Akımı haline gelen yeni proje, Türkiye’ye yine bir kazanç kapısı umudu verdi. Bu kapı tamamen açıldığında, hem Türkiye’ye doğal gaz doğal bir şekilde gelecek ve ülkenin kesintisiz enerji güvenliği sağlanacak, hem de Türkiye sınırından Avrupa’ya açılan musluklar, ülkemize bir nema bırakacak diye umutlanıyoruz. Ancak yine de ince ayrıntılara yakınsak bir mercekle bakmak gerek.

Türk Akımı boru hatlarının fiilen döşenmesi 2017 yılının Mayıs ayında başlamıştı. 2018 yılında % 80’in tamamlandığı açıklandı. Aslında 2018 yılının Kasım ayında da projenin offshore, yani deniz altı kısmının tamamlandığı duyuruldu. Ancak doğal gaz boru hattının ancak 2019 yılı sonunda devreye girmesi bekleniyor. Çünkü projenin son aşaması olan ve yapımı devam eden alım terminalinde inşaat çalışmalarının sadece % 70’i tamamlanmış. Geriye kalan % 30’luk kısmın tamamlanmasının zaman alacağı kesin. Ayrıca güvenlik testleri iyi yapılmalı ki çevre zararları ihtimali tamamıyla bertaraf edilsin. Türk Akımı projesi, bilindiği gibi bir GAZPROM-BOTAŞ ortak yapımı. Bunun bir kazan-kazan projesi olması gerek. Bu birinci önemli husus.


Ukrayna’ya Türk akınının, Türkiye’ye para kaybettiren bir gelişme olduğuna değinmiştim.

Ama Rusya’nın Türkiye’deki ve Türkiye ile beraber yaptığı enerji atağının getirisi ve götürüsü, Akkuyu Nükler Santrali için başka, doğal gaz aktarım projeleri olarak başka değerlendirilmeli. Bu da ikinci önemli husus.

Türk Akımı gibi iki ortaklı ve iddialı projede ise doğal gaz fiyatının nasıl belirleneceği, fiyat ayarlamalarının ne sıklıkta yapılacağı, ödemelerin hangi esaslara tabi olacağından tutun da, Avrupa’ya aktarılacak doğal gaz metrekübü üzerinde, Rusya’nın Türkiye’ye, daha doğrusu GAZPROM’un BOTAŞ’a ne vereceğine kadar her ayrıntının iyi takip edilmesi gerek.

Bunun da ötesinde, 2018 yılında Türkiye için en büyük beşinci ticaret ortağı haline gelen Rusya ile ticaretimizdeki gelişmeleri dikkatle izlemek önemli. 2018’de Rusya’dan 23 milyar dolarlık ithalatta bulunan Türkiye’nin, bu ülkeye büyük bir ticaret açığı verdiği hatırlanacak olursa, Türk Akımı’nın Türkiye-Rusya ticaretinde, daha ne kadar derin dış ticaret uçurumu yaratacağı da iyi düşünülmeli.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Macron ve Merz’in ortak mektubu, Avrupa pazarına erişimi ekonomik caydırıcılığın merkezine yerleştiriyor. Ancak bu stratejinin başarısı, Brüksel’in kapıları kapatma yetkisinden çok, Avrupa’nın karşılık görmenin maliyetini taşıyabilmesine bağlıdır.;

21. yüzyılın güvenlik inşası, konvansiyonel savaş bölgesinin çok ötesinde bir konuma geçerek siber uzayın sınırsız ve soyut coğrafyasına yayılmıştır. Gelenekselleşmiş güvenlik yaklaşımları önemli bir oranda kritikleşmiş altyapıların, fiziki sınırların ve askeri kabiliyetin muhafaza edilmesine odakla...;

Yapay zekânın verimliliği artırdığına dair firma düzeyinde kanıtlar birikiyor, ama ulusal istatistikler henüz aynı hikâyeyi anlatmıyor. Bu tablo iktisatçılara tanıdık geliyor: kırk yıl önce bilgisayar için de aynı bilmeceyi konuşuyorduk. Bugünkü bilmecenin çerçevesi şöyle. ABD'de istihdam artışı dur...;

23 Eylül’de Andrews Üssü’nde Amerikan askerlerinin Şi Cinping için kırmızı halıyı düzeltirken çekilen görüntüleri, zirvenin belki de en fazla şey anlatan karesiydi. Trump misafirini uçağın merdiveninde karşıladı. Papalar hariç, altmış yılı aşkın süredir bir ABD başkanının Andrews'te bizzat karşıla...;

2026'nın en büyük iktisadi olayı kuşkusuz enerji şoku oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve sevkiyat aksamaları, kayıtlardaki en büyük petrol arz şokunu tetikledi; küresel arz başlangıçta günde yaklaşık 10 milyon varil azaldı.;

Eylül başında ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomistleri kısa ve teknik görünen bir not yayımladı. Sordukları soru şuydu: stablecoin denen dijital dolarlar, resmî para istatistiklerine dahil edilmeli mi? Cevapları temkinliydi: şimdilik hayır, ama yakında belki (Payne ve Styczynski, 2026).;

BRICS’in geleceğine ilişkin belirsizlikler, 2026 yılının başlarında zaten belirgin biçimde artmıştı. Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanmış olması, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılarına rağmen İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aynı oluşum içerisinde yer almaya devam etmesi ...;

Eylül 2026'nın ikinci yarısında, yapay zekanın "kontrolden çıkabileceği" tartışması bir anda sektörün merkezine oturdu. Bu not, WSJ takibimize dayanarak tartışmanın yaklaşık iki haftalık seyrini kronolojik olarak diziyor, ardından kısa bir değerlendirmeyle çerçeveliyor. Temel argümanımız şu: tartışm...;

Asimetrik Güvenlik Tehditleri ve Risk Değerlendirme Raporu

TASAM Güvenlik ve Strateji Merkezi yürütücülüğünde hayata geçirilen "TASAM Yıllık Asimetrik Güvenlik Tehditleri ve Risk Değerlendirme Raporu", yıllık periyotlarla yayımlanması planlanan stratejik bir çalışma projesidir. Proje; küresel ve bölgesel ölçekteki asimetrik tehditlerin derinlemesine analizine odaklanarak, değişen güvenlik mimarisi karşısında proaktif stratejik öngörüler ve karara esas yol haritaları sunmayı amaçlamaktadır.

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.