Jiping’den bir “Kara Kuşak” Hamlesi

Makale

Genel olarak Avrupa coğrafyasına ve özellikle AB ülkelerine Çin atağı devam ediyor. Bu tam bir “kara kuşak” hamlesi. İlk bakışta kazan- kazan gibi gözüken “Kuşak- Yol” projesi(B&R) ile dünyayı kucaklamaya hazır Çin, durgunluğa meyleden dünyaya ve Avrupaya, yatırım, ticaret, iş ve kazanç vaad ediyor. - Geçen Haftanın Gündemi - İki Ayak Bir Çizmeye Sığar mı? - Yoksa Avrupa’nın Beka Sorunu mu Var? ...

Genel olarak Avrupa coğrafyasına ve özellikle AB ülkelerine Çin atağı devam ediyor. Bu tam bir “kara kuşak“ hamlesi. İlk bakışta kazan- kazan gibi gözüken “Kuşak- Yol“ projesi(B&R) ile dünyayı kucaklamaya hazır Çin, durgunluğa meyleden dünyaya ve Avrupaya, yatırım, ticaret, iş ve kazanç vaad ediyor. Gözü yeni Avrupa şehirlerinde, tren istasyonlarında ve artık limanlarda. Ama aslında Avrupa’nın ruhunu mu istiyor? Asıl endişe galiba bu.


Geçen Haftanın Gündemi

Geçtiğimiz hafta, Brexit “dedi-kodu“larıyla serseme dönen AB ye, Çin Başkanı Xi Jinping’in İtalya ve Fransa ziyaretleri damga vurdu. Aslında Jiping, bir anlamda İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Materalla ve Fransa Başbakanı Bernard Cazeneuve’un 2017 de Çin’e yaptıkları ziyarete, iade-i ziyarette bulunuyordu. Ama eli kolu öylesine dolu geldi ki, bir anda Avrupa ve dünyanın gözü bu ikili toplantılara çevrildi. Oysa niyet çoktan beri ortadaydı. İtalya-Çin Stratejik Ortaklığının 15. yılı tekmil edilmiş, Fransa ile görüşmeler zaten çoktan başlamıştı. Arada Çin’in zaten Brüksel ile 2015 den beri Ortaklık ve İşbirliği görüşmeleri yaptığı, Çek Cumhuriyetinin, 2016 da, Portekiz’in Aralık 2018 de Çin ile yine Stratejik Ortaklık anlaşması imzalamış olduğu sanki unutuldu. Nefesler tutulup, dikkatler yeni adımlar üzerinde yoğunlaştı.


İki Ayak Bir Çizmeye Sığar mı?

Çin ve 14 münferid AB ülkesi, bir taraftan 2019 ve sonrasının işaret ettiği ekonomik durgunluğa, diğer taraftan farklı şiddetlerde esen ve sonucu belli olmayan Brexit fırtınasına ve nihayet en önemlisi ABD den yayılan ticari korumacılığa karşı adeta ortak bir direniş mutabakatı sergilemekte. Jiping’in bu son ziyaretleri, bu bağlamda, ortak bir cephenin bir başka aşaması. İtalya ve Fransa ziyaretlerinde, gündemin özü, dar anlamda “Kuşak- Yol“ veya “Doğu Rüzgarı“, TRACECA – Transport Corridor Europe Caucasus Asia - (Avrupa-Kafkasya-Asya Ulaştırma Koridoru)’na yeni uğrak noktaları bulmaktı. Ama ihtirasları bendini aşan Çin, “Yeni İpek Yolu“ diye başlattığı projeyi, “Deniz Ticaret İpek Yolu“(Maritime Silk Road) na dönüştürünce, AB nin Akdeniz kıyılarında amansız bir rekabet başladı. İtalya’nın, iki ayağı, Yunanistan’ın Pire ve Selanik Limanlarına kargo kaptırmamak için bir çizmeye girdi. Jiping’i Sicilya’ya bile götürüp, oradan Çin’e kaliteli tarım ürünü ihraç etmeye söz verdiler. İtalya limanları da en az Yunanistan limanları kadar donanımlıydı. Sicilya’nın Akdeniz ticaret sicili de, mafia’sı hariç iyiydi. Mafia’mı? Vallahi o bile Çin’deki benzerleri ile pek ala iş tutar, hatta ABD deki bağlantılarını bu uğurda kullanmaktan çekinmezlerdi.


Atı Alan Üsküdar’ı Geçmişken, Afra-Tafra Niye?

Conti, Jiping’i Sicilya’ya götürünce, Macron da acele bir MonteCarlo ziyareti düzenletti. Prens Albert, Çin’li zenginler casino’lara mı gelsin istedi acaba? Seçkin ziyafet lokmaları yutulurken, Macron, “her AB ülkesi kendi yoluna gitmesin. Çin ile görüşmeler AB merkezli olsun“ buyurdu. Bunu Almanya’nın “aman AB standardları unutulmasın. Ucuz etin yahnisi pek olur sonra“ diye destek geldi. Ama Macron, Lyon-Wuhan kargo seferlerinin zaten yapılmakta olduğunu hatırlamadığı gibi, iki arada, bir tavada, Çin ile 40 milyar Avro’luk iş anlaşması imzaladığını kimsenin farketmediğini sandı. Merkel de adeta, Rotterdam ve Hamburg’dan sonra Duisburg’un da Kuşak-Yol Projesinin bir başka uğrak noktası haline geldiğini, üstelik bu şehrin Almanya’daki Çin şehrine dönüşüp, Çin’den(Chongquin ve Weihai İstasyonlarından) gelen kargo trenleri nedeni ile, bu şehirde 50.000 yeni iş yaratıldığını unutmuş görünmeyi yeğledi. Oysa Çin eli zaten Almanya’nın sanayi merkezi Ruhr vadisine çoktan değmişti. Her ikisinde de afra-tafra boşuna bence.


Günü Kurtarırken Gelecek Endişesi de Galebe Çalıyor

AB ve münferid AB ülkeleri Çin ile alınan yoldan memnun. İşin iktisadi boyutu hepsini heyecanlandırıyor. Altyapı projeleri olarak yol ve liman inşaatları işsizliğe çözüm. Çin parası akacak, akacak. Ama Çin’li işçi de gelecek, gelecek. Bunun dışında mal ticareti almış yürürmüş. Kolay mı sadece 2018 de Çin’den AB ülkelerine 6000 sefer yapılmış ve proje kapsamında 56 Çin şehri, 49 Avrupa şehrine kenetlenmiş. Tren katarları dolu geliyor. Ama çoğu kez boş geri gidiyor. Evet, Alman birası ve sosisi, Fransız peynir ve şarapları, Çin’li zenginlerin sofrasına girmesine girmiş. Ama Alman ve Fransız’ların istediği oranda değil. Son 5 yılda toplam ticaret hacminin 5 trilyon dolara ulaşmış olması da yetmiyor. Çünkü Çin’e karşı ticaret açığı vermeye başlıyorlar. Bunun dışında olayın mali boyutu AB Merkez Bankası ve bankacılık sistemini tedirgin ediyor. Bir off-shore Remmimbi merkezi oluşumundan söz ediliyor. Bunun yaratacağı etkiyi hesaplamaya çalışıyorlar.


Yoksa Avrupa’nın Beka Sorunu mu Var?

Bir de Kuşak-Yol projesi, kültürel boyut kazanmış. AB üniversitelerinde Çin’li öğrenci sayısı artmış. Eğitim, turizm ve alt yapı inşaatları ile artan emek akımı, zaten mültecilerle derdi olan AB yi şimdiden endişelendirmeye başlamış. Bu arada, Çin, AB ile yaptığı “ Küresel Stratejik İşbirliği Zirveleri“ ile, hem çevre, hem de nükleer silahlardan arınma sözü vererek, onların duymak istediklerini kulaklarına fısıldıyor. Ama işte bu sözlere de pek güvenmiyorlar.

Ama asıl sorun nedir biliyor musunuz? Brüksel, Paris ve Berlin, ipleri Çin gibi diktatörlük olan bir ülkenin işleribu denli kadar ele geçirmesinin siyasi ve jeopolitik sonuçlarından çekinildiğini açık açık dile getiriyor. Hani günü kurtarmak kolay da, adeta Yecüç-Mecüç istilası ile gelebilecek bir beka sorunu, uzun vadede Avrupa’da neye mal olur diye düşünüp duruyorlar.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Yakın zamanda Erivan’da iki AB toplantısı yapıldı: Birisi AB-Ermenistan zirvesi, diğeri de 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısından sonra kurulan ve elli ülke başbakan veya devlet başkanının, bizden de Cumhurbaşkanı yardımcısının katıldığı Avrupa Siyasi Topluluğu. Aynı tarihlerde Fransa Cumhu...;

Kuzey Ülkelerinin iktisadi başarısını sadece 20. yüzyılın refah devleti politikalarıyla açıklamak, bir binanın sağlamlığını sadece dış cephe boyasıyla izah etmeye benzer. "Kuzey Kliniği"nin asıl sırrı, temeldeki sarsılmaz hukuki rasyonalite ve toplumsal güven dokusunda saklıdır. Bu giriş bölümünde, ...;

Türkiye tarımda zayıflarken gıdada ihracatçı hale geliyor. Bu yazı, bu çelişkiyi ithalata dayalı işleme modeli, çok uluslu şirketlerin artan etkisi ve üretim üzerindeki kontrolün el değiştirmesi üzerinden tartışıyor.;

Kuzey ülkeler coğrafyasının iktisadi tecrübesi, genellikle homojen bir "kuzey başarısı" olarak tasvir edilse de Danimarka bu bütünün içinde en "esnek" ve adaptasyon kabiliyeti en yüksek halkayı temsil eder. İsveç’in merkeziyetçi endüstriyel planlaması veya Norveç’in kaynak odaklı etik disiplini ile ...;

Yaptırımlar, bürokrasi ve lojistik, “ekonomik bağları çeşitlendirmenin ve mevcut dengesizliği düzeltmenin” önündeki başlıca engellerdir, ancak KOBİ'lerin daha büyük bir rol oynaması, daha fazla yerelleşme ve prosedür basitleştirmeleri ve ticaret koridorlarının optimize edilmesi yoluyla bunların üste...;

Finlandiya’nın iktisadi ve toplumsal evrimi, sadece bir "refah devleti" başarısı değil, coğrafi kaderin ve jeopolitik risklerin dayattığı bir "hayatta kalma rasyonalitesi" hikâyesidir. Finlandiya modelini komşularından ayıran temel fark, bünyenin karşılaştığı patolojileri (savaşlar, kıtlıklar,...;

İktisat tarihinin en popüler ve üzerinde en çok tartışılan fenomenlerinden biri olan "İsveç Modeli", genellikle 20. yüzyılın ortalarında aniden ortaya çıkmış bir "sosyal mühendislik başarısı" olarak tasvir edilir. Ancak bu perspektif, İsveç'in 1970 yılında dünyanın en zengin dördüncü ekonomisi konum...;

19.Yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın başı arasındaki dönem, dünya tarihinin en dramatik ve sonuçları itibarıyla en etkili nüfus hareketlerinden birine sahne olmuştur. Bu hareket, Osmanlı İmparatorluğu’nun "Şark" topraklarından ayrılıp, Atlantik’in öteki ucundaki "Yeni Dünya"nın (El Mahjar) bel...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.