Afrika’nın Binbir Yüzü

Makale

Afrika pazarı, en az geçmişte olduğu kadar şimdi de dinamik ve cazip. Başta, toplam Afrika nüfusunun yaklaşık % 60’ını oluşturan gençler olmak üzere, genç-ihtiyar, fakir- zengin tüm Afrika halkının değişen tüketim alışkanlıkları, - Afrika’yı Demir Ağlarla Örmek - Altyapı Yatırımları Afrika’ya Refah Getirir mi? - Bir Kaç Öfkeli “Genç” Deyip Geçmemeli - “Kaz Gelecek Yerden Tavuk Esirgenmez” Zihniyetini Denetlemek ...

Afrika pazarı, en az geçmişte olduğu kadar şimdi de dinamik ve cazip. Başta, toplam Afrika nüfusunun yaklaşık % 60’ını oluşturan gençler olmak üzere, genç-ihtiyar, fakir- zengin tüm Afrika halkının değişen tüketim alışkanlıkları, serbest ticaret koşullarında Afrika’yı, dünyanın her yerinden gelen mallar için iyi bir pazar hâline getirmiş durumda. Bununla birlikte altın, kıymetli taş ve madenlerin yanı sıra petrol gibi kıtanın doğal zenginliklerinin dünyanın dört bucağına aktarılması, Afrika’yı hâlâ büyük ölçüde hammadde satıp, mamul satın alan bir konumda tutuyor. Yine de ihracata dönük sanayileşme, bazı Afrika ülkelerinde başarılı bir yükseliş gösteriyor. Ancak artık artan ticaret hacmine mevcut yol şebekelerinin yetmemesi, doğu, güney ve batı Afrika’yı yoğun kara ve demiryolu ve liman altyapı projeleri için geniş bir şantiye haline getirmiş bulunuyor. Bir taraftan Tanzanya- Zambiya (Tazara), Rwanda, Güney Afrika, Mozambik ve Malawi’yi birbirine eklemleyecek tasarımlar sürerken, projelere Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin de ilave edilmesi, Dar-es Salam’dan başlayan bir doğu Afrika bütünleşmesi umudu veriyor. Yaklaşık 2,5 milyar dolara patlayacak olan, toplam 1120 km. otoyol, 25 köprü ve 30 tünel doğu Afrika barışına ne kadar hizmet eder bilmiyorum. Ama iki ana liman; Dar- es- Selam ve Mombasa, doğu Afrika için yeni bir “ipek yolu“nun başlangıcı olarak takdim ediliyor.


Afrika’yı Demir Ağlarla Örmek

Eski sömürgecilik dönemlerinde, tek hattan ya insan ya hammade veya mamul taşıyan demiryolu modelinin yerini, şimdi çok hatlı, sinyalizasyon sistemleri son teknolojiye uygun ve çok katarlı modern demiyolu taşımacılığı almış. 2017’de Mozambik (Nacala-Moatize), Kenya (Mombasa-Nairobi) yeni sistem ile faaliyete geçmiş bile. Hâlen inşaatı süren ve projelendirilmiş demiryollarının yanısıra, tek hatlı ve eski rayların ıslahı tasarımları aktif olarak gündemde. Afrika’yı demir ağlarla örmeye koşmuş üç ülke var: Çin, Türkiye ve Belçika. Bunlardan Çin ve Belçika, biri “TekYol-Tek Kuşak“ projesinin mucidi ve başlangıcı, diğeri ise Avrupa’daki ayağı olarak adeta Tek Yol-Tek Kuşak projesinin Afrika’ya açılımını müjdelemekte. Ama Türkiye biraz “kendi başını bağlayamayan, gelin başı bağlarmış“ havasında. Türk girişimci belki Afrika’da Türkiye’de yapamadığını yapmak hevesinde veya Çin’e taşeronluk etmek durumunda. Ama öyle veya böyle şirketleriyle demiryolu, karayolu, liman ve köprü inşaatlarında hem Çin ve Belçika, hem de İsrail ve Güney Kore ile Afrika atağında yine ön safhada. Bu açıdan başta Yapı Merkezi olmak üzere bu Türk şirketlerini kutlamak gerek. Onlara Afrika kapısını açan politikaları da.


Altyapı Yatırımları Afrika’ya Refah Getirir mi?

Afrika ulaştırma projeleri büyük ve entegre projeler. Siparişi veren çoğu demokratik olmayan Afrika hükumetleri, kendilerini yolsuzluğun pençesine düşmekten alıkoyarak ihaleleri verir ve kamu yararını, halkın kısa, orta ve uzun vadeli çıkarını, şahsi çıkarların üstünde tutarlarsa hem münferit ülkeler, hem de Orta ve Doğu Afrika Ekonomik Topluluğu üyelerinin tümü, projelerden yararlanır. İhaleleri alan firmalar, birlikte veya parça parça yaptıkları işleri senkronize edebilirlerse aldıkları tavizlerin karşılığını verir, bayraklarını taşıdıkları ülkelerin haklı gururu olmaya devam eder. Ama ülke halklarının projeleri mutlaka desteklemesi gerekir ki zamanında açılışlar yapılıp, Afrika, kendini yeni ilişki ağları içinde, küre ile bütünleştirme imkânı bulsun.


Bir Kaç Öfkeli “Genç“ Deyip Geçmemeli

İşte bu noktada dev projelerin önündeki önemli engellere dikkatle bakmak gerek: Finansman ve koordinasyon zorlukları elbette var. Ama neyse ki birçok projeye Dünya Bankası (ve başta Umman Sultanlığı olmak üzere Körfez Ülkeleri) finansör olarak katılıyor. Ama mevcut iki önemli tuzaktan biri, yukarıda belirttiğim gibi siyasi kadroların yolsuzluğa doymayan iştihası, diğeri ise fakirliğn ve adaletsizliğin demir pençesinde kendini ötelenmiş olarak hisseden ve bunun acısını çıkarmak için, çoğu zaman dini bir kisveye bürünüp kafa uçuran, kol kesen, köprü uçurup liman kundaklayan terör örgütlerinin varlığı. Güvenlik riski, her yerde olduğu gibi Afrika altyapı projelerinin de maliyetini arttırarak yerli-yabancı girişimciyi caydırıyor.


“Kaz Gelecek Yerden Tavuk Esirgenmez“ Zihniyetini Denetlemek

Adı ister doğuda el Şabab ve batıda Boko Haram olan terör örgütleri olsun, isterse yaygın bir coğrafyada, (en iyi örneği ile) Tutsi-Hutu kabile savaşları olarak tecessüm etsin etnik ve dini ayrışmalar Afrika’daki büyük kalkınma projelerini baltalamada söz birliği ettiği sürece ne doğu, ne güney, ne de batı Afrika’nın sorunları biter.

Ama Afrika’dan beklentiler çok yüksek. Hâlâ bir koyup 500 alınabilen bir kıta Afrika. Ama Afrika’ya giden mali yapıları, teknik donanımları, organizasyon yetenekleri güçlü ve başarıları ispatlanmış girişimciler mutlaka yeni sömürgeciler mi? Bir düşünelim; İster Türk ister Çinli olsun, Afrika’daki yabancı girişimciler tüm zorluklara göğüs gererken elbette “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez“ zihniyetinde olabilirler. İşte o noktada, Afrika ülkelerindeki lider kadroları, o koca küheylanı şaha kaldıracak altyapı projelerini hayata geçiren yabancı girişimcileri denetleyecek ve onların getirdiklerinden fazlasını götürme arzularını dizginleyecek bir iç denetim mekanizması kurabilirlerse, ülkelerinin kalkınma hamleleri akim kalmaz.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Yirmi birinci yüzyıl, güvenlik kavramının yalnızca askerî kapasite, sınır bütünlüğü ya da fiziksel tehditler üzerinden tanımlanamayacağını açık biçimde ortaya koymuştur. Küreselleşme, dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm süreçleri, güvenliği çok katmanlı ve disiplinler arası bir olgu hâline getirmişti...;

AI Futures Project’in Temmuz 2026’da yayımladığı çalışma, AI 2027’de çizilen olumsuz varsayılan gidişatı güncellemek ya da yanlışlamak için yazılmış yeni bir tahmin sunmuyor. Her ne kadar ben okumaya başladığımda bu önyargıyla başlamış olsam da. Yazarlar, AI 2027’nin geleceğin kabaca nasıl görünebil...;

Uluslararası sistem, 1648 Westphalia Barışı’ndan bu yana devletin egemenliği, toprak bütünlüğü ve müdahale yasağı üzerine kurulu bir mimariyle şekillenmiştir. Ancak bu mimari, statik bir yapı olmaktan ziyade; üretim biçimlerinin, teknolojik kabiliyetlerin ve sermaye hareketlerinin değişimiyle evrile...;

Tarih, geçmişin tozlu sayfalarında bırakılacak donuk bir hatıra defteri değil; bugünün hibrit savaşlarında devletlerin hayatta kalmasını sağlayan en dinamik jeopolitik enstrümandır. Bir toplumun geleceğini inşa edebilmesi, geçmişini romantize etmesiyle değil, o geçmişi bugünün şartlarıyla rasyonel b...;

Konfüçyüs’ün ünlü öğretileri, yazara göre bu makalede tanıtılan doktrinin — sentezleyici realizmin — ortaya çıkışını öngörmüştür. Bu yeni öğretinin amacı; modern felsefenin gelişimindeki üç ana dal olan nesnelcilik (objektivizm), öznelcilik (süjektivizm) ve ampirizmi tek bir felsefi dünya tablosunda...;

Pakistan ve Somali, Somali Bakanlar Kurulunun geçen Ağustos ayında böyle bir düzenlemeyi onaylamasından bir yıl sonra, Ağustos başlarında nihayet savunma iş birliği üzerine bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Somali Savunma Bakanlığına göre bu anlaşma; "terörle mücadele, askeri eğitim, askeri uzmanl...;

Pakistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler “İki Millet, Tek Ruh” olarak tanımlanmıştır. Her iki ülkenin de dilsel, kültürel ve medeniyetsel yakınlıkları olduğu yadsınamaz bir gerçektir ancak hızla gelişen bölgesel jeopolitik, sembolik söylemlerden daha fazlasını gerektirmektedir. ;

İnsanlık tarihi boyunca savaşın ve stratejinin temel birimi "toprak" olmuştur. Westphalia düzeninden bu yana egemenlik; sınırların korunması, kaynakların fiziksel işgali ve orduların cephe hattındaki yıpratıcı mücadelesiyle ölçülmüştür. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken, özellikle 2025-20...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.