Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu İstanbul Deklarasyonu

Haber

Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu, “Afrika’da Güvenliğin Geleceği ve Türkiye” ana teması ile “Geleceğin Güvenliği“ başlıklı İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği olarak TASAM Afrika Enstitüsü ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) koordinatörlüğünde İstanbul’da Elite World Europe Otel’de 08-09 Kasım 2018 tarihinde icra edilmiştir....

Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu, “Afrika’da Güvenliğin Geleceği ve Türkiye“ ana teması ile “Geleceğin Güvenliği“ başlıklı İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği olarak TASAM Afrika Enstitüsü ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) koordinatörlüğünde İstanbul’da Elite World Europe Otel’de 08-09 Kasım 2018 tarihinde icra edilmiştir.

Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu’na çeşitli ülke ve bölgelerden, farklı alan ve sektörlerden geniş bir konuşmacı ve protokol katılımı sağlanmıştır. Gana, Senegal ve Tanzanya’nın Bakan düzeyinde katılımla temsil edildiği Forum’da, çok sayıda Afrika ülkesinden diplomatik temsilciler ve Bakanlık delegasyonları da yer almıştır. Gana Ulusal Güvenlik Bakanı Bryan ACHEAMPONG, Senegal Silahlı Kuvvetler Bakanı Augustin TINE ve Tanzanya Devlet Bakanı Issa Haji USSI’nin de Protokol Konuğu olarak bulunduğu Forum’da yerli/yabancı uzmanlar, akademisyenler ve diplomatlar tarafından konuşma ve sunumlar gerçekleştirilmiştir. Türkiye ve Afrika’dan ilgili otoriteler de Forum’da temsil edilmiş, tüm oturumlar kurumsal olarak takip edilmiştir.

Afrika Kaynakları ve Güvenliğinde Çok Boyutlu Rekabet“, “Küresel “Militarizasyon ve Afrika’nın Savunma Politikaları“ ile “Türkiye-Afrika İlişkilerinin Yeni Aşaması: Savunma ve Güvenlik Ortaklığı“ başlıkları altında üç oturum gerçekleştirilen Forum’da uluslararası güçlerin başlıca rekabet alanı haline gelen Afrika’nın öz savunması ve güvenliği için alınması gereken tedbirler ile savunma ve güvenlik parametreleri başta olmak üzere Türkiye - Afrika ilişkilerinin çok boyutlu gelişimine yönelik yol haritaları mütalaa edilmiştir.

Forum çerçevesinde, ilgili otoriteler ve kamuoyunun dikkatine sunulmak üzere öne çıkan tespit ve öneriler aşağıdaki gibidir:
  1. İlki düzenlenen Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu’nun ilgili alanlarda Afrika’nın geleceğine yönelik çözüm odaklı ve disiplinler arası bir “platform ve ağ“ teşkil ederek sürdürülebileceği yönünde güçlü bir ortak kanaat oluşmuştur.
  1. Güvenlik kavramının, ülkelerin jeopolitik hedefleri çerçevesinde farklı anlamlar kazandığı bu süreçte savunma sanayiinin; siyasi, iktisadi ve toplumsal kalkınma perspektiflerinin “aşırı rekabetçi“ bir görünüm kazanmasında önemli bir etkiye sahip olduğunun farkındalığıyla hareket edilmelidir.
  1. Gerek gelişim düzeyleri farklı Afrika ülkeleri arasında gerekse Kıta ile ilişkilerini geliştirmekte olan ülkeler arasındaki ilişkilerde gözlemlenmesi mümkün olan söz konusu etkinin barış ve istikrarı önceleyen yumuşak güç nitelikli politikalarla dengelenmesi son derece önemlidir.
  1. Afrika ile diplomatik ilişkiler geliştirmiş ülkelerin; ilişkilerini, söz konusu denge politikalarından daha etkili sonuçlar almak üzere savunma, güvenlik ve hatta uzay teknolojisi parametrelerini içerecek şekilde stratejik bir düzeye taşımaları zaruridir.
  1. Ülkeleri savunma kapasitelerini geliştirmeye yönelten gerek doğal gerekse yapay tehditlere karşı; savunma sanayiinin lokomotifi niteliğindeki bilişim sektörü ve özel olarak uzay endüstrisi, teknolojik kalkınma politikalarının odağına çekilmelidir.
  1. Afrika kaynakları üzerindeki rekabete Batılı ülkelerin yanı sıra BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti) grubu ülkelerinin de dâhil olmasının Kıta’daki denklemleri değiştirme potansiyeli dikkatle incelenmelidir.
  1. Afrika’daki Kuzey-Güney işbirliğine karşı adeta bir alternatif olarak gelişme eğilimindeki Güney-Güney işbirliğinin Kıta'daki yeni aktörlerin ticari ve siyasi faaliyetleri bağlamında müzakere kapsamında tutulması şarttır. Bu çerçevede, özellikle ABD, AB ve başta Çin olmak üzere BRICS grubunun kıtadaki çok boyutlu ve uzun vadeli faaliyetleri dikkatle gözlemlenmelidir.
  1. Afrika ülkelerinin benzerlikleri yanında farklılıklarının oluşturduğu jeopolitik panorama, bu ülkelerin hem entegrasyonu hem de çatışma potansiyelleri açısından son derece önemli veriler barındırmaktadır. Gerek Kıta-içi gerekse uluslararası savunma ve güvenlik stratejilerinin; Afrika’nın bu niteliklerini istismar etmeyecek şekilde ve öncelikle Kıta lehine kazanım olarak değerlendiren bir yaklaşımla belirlenmesine ihtiyaç vardır. Bu çerçevede, Afrika ülkelerinin özellikle güvenlik ve enerji alanında ortak vizyonla hareket etmeleri ve ayrıştırıcı söylemlerden kaçınılması, Kıta'nın bir bütün hâlinde ve makro iktisadi temelleri sağlam bir kalkınma hamlesi geliştirebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
  1. Çin'in Afrika'daki savunma, güvenlik ve ticari amaçlı yatırımları, Afrika güvenliğinin geleceğini etkileyen ana faktörlerdendir. Bu nedenle, uluslararası siyasi dengelerin değişim yönü ve Çin’in bu denklemde üstlendiği dinamik konum gözden kaçırılmamalıdır. Zira Çin, bir perspektife göre, Afrika ile diplomatik bağlarını ve altyapı yatırımlarını güçlendirmekle kalmayıp “Afrika elitlerinin yeni neslinin eğitiminde“ de söz sahibi olma eğilimine girmiştir. Çin’in Afrika’da on yıllar içinde milyonlara ulaşan diasporasının bu eğilime katkısı araştırılmalıdır.
  1. Tarihsel coğrafyasında ve bölgesel ilişkilerinde etkisi giderek artan Türkiye’nin; özellikle sosyopolitik ve sosyoekonomik açılardan hem bölgesinde hem Afrika’da daha etkili sonuçlar elde edebilmek üzere Kıta'da güçlü bir Türk Diasporası oluşturması elzemdir. Bu hususun bütün boyutlarıyla dış politika ve kamu diplomasisi gündemine taşınması, Afrika ülkeleriyle gerek güvenlik gerek ticaret alanında daha güçlü ilişkiler geliştirilebilmesine önemli katkı sağlayacaktır.
  1. Doğu Afrika’da savunma ve güvenlik başta olmak üzere çeşitli anlaşmalara imza atan Türkiye; Savakin Adası üs girişimi, Cibuti Ticari Üssü ve Somali'deki askerî üssü ile Bölge’de güvenliğin sağlanması, barış ve istikrarın oluşması için önemli bir katkı yapmaktadır.
  1. Afrika kapsamlı uluslararası askerî stratejilerin Kıta’daki bölgesel güvenlik krizlerini beslediği yönündeki kaygılar dikkate alınmalıdır. Zira Afrika‘nın askerî kapasitesini gereği gibi güçlendirememesinin aşırı müdahaleci ve yeni sömürgeci eğilimlere zemin hazırladığı yönünde görüşler mevcuttur. Kıta kaynaklarını kontrol altında tutmak üzere, ABD’nin AFRICOM aracılığıyla doğrudan ve AB’nin ise Sahra Altı Afrika’da ve Fransa öncülüğünde G5 Sahil gücü aracılığıyla dolaylı olarak, bu zemini kullanma eğiliminde olduğu düşünülmektedir. Bu durumun, Kıta ile ilişkilerini yumuşak güç perspektifiyle derinleştirmeye çalışan Çin ve Türkiye gibi nüfuz sahasını genişletmekte olan ülkelerin dış politika tarzlarını nasıl etkilediği incelenmelidir.
  1. Mülteci meselesinin da başlıca nedenlerinden olan kalkınma ve güvenlik sorunlarına yönelik ve fakat yapısal uyumu önceleyen politikaların ters etki yaparak siyasi ve iktisadi krizleri besleyip beslemediği sorgulanmalıdır.
  1. Sosyoekonomik dönüşüm güvenlikten bağımsız olmadığı gibi; bilim, teknoloji ve inovasyondan da bağımsız değildir. Böyle bir dönüşümün eşiğindeki Afrika’nın bu üç alandaki teknik gelişmelerin bir sonucu olan uzay endüstrisine yönelik ve Gündem 2063 kapsamında bir yol haritası mevcuttur. İlgili alanlarda yerel kapasitenin geliştirilmesini öngören bu hedef Afrika’nın sorunlarına ilişkin çözüm bağlamında desteklenmeli; gerekli kurumsal ve bilişsel tedbirler alınmalıdır. Bu kapsamda, bilişim ve uzay araştırmaları alanında Kıta’nın gelecek vizyonuyla uyumlu ve karşılıklı kapasite gelişimine katkı sağlayacak stratejik nitelikli yeni projeler geliştirilmesi zaruridir.
  1. Türkiye’nin son dönemde savunma sanayiinde yapmış olduğu atılımlar olumlu yöndedir. Türkiye’nin savunma sanayiinde sahip olduğu tecrübe ve birikim Afrikalı ülkelerle yapılacak işbirlikleri yoluyla paylaşılmalıdır.
  1. Afrika’nın farklı ülkelerinden bakan, bürokrat, asker ve delegasyonlar seviyesinde katılım sağlanan Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu Türkiye’nin Afrika vizyonunu başarılı bir şekilde aktarmış olması bakımından önem arz etmektedir. Türkiye’nin Afrika’yla olan ekonomi, tarım, eğitim, savunma alanlarındaki işbirliği, uzay ve bilişim alanlarında da sürdürülmelidir.
  1. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu çerçevesinde öne çıkan tüm bu tespit ve öneriler küreselleşme olgusunun olumlu/olumsuz etkileri göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Söz konusu olgunun gerek Afrika ülkeleri arasında gerekse üçüncü taraflar ile başta ticaret, ekonomi ve savunma olmak üzere tüm sektör ve alanlarda geliştirilen ilişkilere olumsuz etkilerine karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.
11 Kasım 2018, İstanbul
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2697 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 632
Asya 98 1073
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1373 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 292
Orta Doğu 22 601
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı. ;

Gorbaçov’un kişiliğinin gizemi, insan Gorbaçov ile devlet adamı Gorbaçov arasındaki ayrıma dayanıyor. Çok farklı iki insandı. Ütopyasının özünde saf bir Leninizm’in olduğu bir Sovyetler Birliği ve Lizbon’dan Vladivostok'a barışçıl bir şekilde uzanan bir Avrupa vardı. O, iktidardaki entelektüelin büy...;

İnsanlığın karşı karşıya olduğu son dönemin en önemli tehdidi şüphesiz iklim değişikliğidir. Küresel ölçekte felaket senaryolarının merkezinde yer alması bunun göstergelerindendir. Buna karşın iklim değişikliği sorunu, kriz olgusunun doğası gereği içerisinde tehditlerle birlikte birtakım fırsatları ...;

Devletlerin uluslararası ilişkilerindeki politika ve uygulamalarının iki önemli öğesi bulunmaktadır. Dış politika analizlerine de konu edilen bu öğeler süreklilik ve değişimdir. Bir ülkenin dış politikasında süreklilik öğesi genel olarak iç politikaya nazaran daha fazla hissedilmektedir. Özellikle g...;

ABD-Çin rekabeti küresel belirsizliğin yoğunlaşması ile beraber daha karmaşık ve gri bir alana doğru kayıyor. İki ülke arasında devam eden sürtünme sadece Asya-Pasifik özelinde değil dünyanın farklı kıtalarında farklı dinamiklerle gerçekleşiyor.;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...