Afrika Birliği’nin 11. Olağanüstü Zirvesi’nden Notlar

Haber

Afrika Birliği, üye devletlerin ve kıtanın değişen ihtiyaçlarını karşılamak için kapsamlı bir dönüşümü amaçlarken, bu doğrultuda, kurumsal reformların hızlandırılmasının gerekliliğine ve önemine dikkat çekilmektedir. Bu amaçla, 17 - 18 Kasım tarihlerinde Addis Ababa’da gerçekleştirilen Afrika Birliği’nin 11. Olağanüstü Zirvesi’nde öne çıkan başlıklar; Afrika Barış Fonu, Afrika’nın Kalkınması için Yeni Ortaklık - NEPAD’ın dönüşümü ve Afrika Birliği Komisyonu’nun yapısındaki değişim oldu. ...

Afrika Birliği, üye devletlerin ve kıtanın değişen ihtiyaçlarını karşılamak için kapsamlı bir dönüşümü amaçlarken, bu doğrultuda, kurumsal reformların hızlandırılmasının gerekliliğine ve önemine dikkat çekilmektedir. Bu amaçla, 17 - 18 Kasım tarihlerinde Addis Ababa’da gerçekleştirilen Afrika Birliği’nin 11. Olağanüstü Zirvesi’nde öne çıkan başlıklar; Afrika Barış Fonu, Afrika’nın Kalkınması için Yeni Ortaklık - NEPAD’ın dönüşümü ve Afrika Birliği Komisyonu’nun yapısındaki değişim oldu.

Afrika Barış Fonu, bilhassa arabuluculuk ve önleyici diplomasi, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve barışı destekleme operasyonlarının finanse edilmesinde kilit bir rol oynayacaktır. Temmuz 2016’da Afrikalı liderlerin almış oldukları karara göre, üye devletlerin katkılarıyla oluşturulan Afrika Barış Fonu bütçesinin, üye ülkelerin yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve sağlayacakları desteklerle birlikte 2021 yılında 400 milyon dolara ulaşacağı öngörülmektedir. Şüphesiz Afrika ülkelerinin, günümüzde yaşamış oldukları güvenlik sorunları karşısında büyük oranda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin desteğine bağımlı oldukları bir gerçek olsa da Afrika Barış Fonu, söz konusu bağımlılığın azaltılması noktasında somut bir adım olabilir. Ancak öte yandan, bazı üye ülkelerdeki güvenlik sorunlarının kapsamı ve boyutları göz önünde bulundurulduğunda, Afrika Barış Fonu’nun bütçesinin yetersiz kalacağını öngörmek de mümkündür. Bu noktada, Afrika Barış Fonu’na ek olarak kıta genelindeki Bölgesel Ekonomik Toplulukların, alacakları sorumluluklara da ihtiyaç duyulmaktadır.

Zirve’de, Afrika’nın sosyo - ekonomik yapısının geliştirilmesini amaçlayan teknik uzmanlık kuruluşlarından NEPAD’ın, Afrika Birliği Kalkınma Ajansı’na dönüştürülmesi ve Afrika Birliği Komisyonu’na entegrasyon sürecinin tamamlanması yönünde alınan karar da dikkat çekici bir adım olmuştur. Tarım, altyapı, insan kaynaklarının gelişimi, bilim ve teknoloji, kuruluşun çalışmalarında öncelikli sektörler olarak öne çıkarken, kıta için önem arz eden program ve projelerin uygulanabilmesi noktasında kaynakların daha etkin kullanımı gerekecektir.

Zirve’de Afrika Birliği Komisyonu üye sayısının yeniden düzenlenmesi ve günümüzde Başkan, Başkan Yardımcısı ve sekiz komiserden oluşan Birliğin yürütme organı konumundaki Afrika Birliği Komisyonu’nun 2021 yılından itibaren Başkan, Başkan Yardımcısı ve altı komiserden oluşması üzerinde mutabakata varılmıştır.

Sonuç olarak, söz konusu Zirve ve alınan kararların uygulanabilirliği, Afrika Birliği’nin uzun süredir ihtiyaç duyduğu prestiji elde etmesinde belirleyici bir rol oynayacaktır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2608 ) Etkinlik ( 195 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 87 1012
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1341 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1990 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1990

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası” hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2021 Faaliyet Raporu’nu güncelleyerek yayımladı.;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...