Mısır - İsrail İlişkilerinin Bugünü, Gelecek için Umut Olabilir mi?

Makale

Mısır- İsrail ilişkilerinin binlerce yıllık tarihi, menkıbeleri ile bir dinin ortaya çıkışına ışık tutmuştur. İki ülke arasındaki kadim ilişkiler, 20.yüzyılda, uzun zaman Eski...

Mısır- İsrail ilişkilerinin binlerce yıllık tarihi, menkıbeleri ile bir dinin ortaya çıkışına ışık tutmuştur. İki ülke arasındaki kadim ilişkiler, 20.yüzyılda, uzun zaman Eski Ahit’i hiç aratmamış, iki ülke 1979 yılına kadar birbirleri ile hep mücadele içinde olmuştur. Ancak 21. yüz yılda, ikili ilişkilerin geldiği kavşak, Orta Doğu’da ve Doğu Akdeniz’de, bölge barışı için belki bir dönüm noktası olabilir.


Camp David bir Barışın Başlangıcıydı

Ama normalleşen ilişkilerin değil. Yine de bu anlaşma ile Mısır’ın zımnen İsrail devletini tanımış olması ve Ürdün gibi İsrail ile ilişkileri somut anlaşmalara bağlaması, 1979 yılı sonrasının çalkantılarında, gözden kaçmış olsa bile, Mısır-İsrail ikili ilişkileri için bir atlama taşı oldu.


Savaşın Maliyetine karşılık Barışın Nimeti

Mısır- İsrail ekonomik ilişkileri 1980 sonrasında resmi bir format kazandı. Ancak iki ülke arasındaki ilk ticaret anlaşması olan Mayıs 1980 anlaşmasının, hemen bir etki yarattığını söylemek mümkün değil. İlişkilerin ivme kazanmasında, 1990 lı yıllarda, Avrupa Birliği Akdeniz Ortaklığı (Barcelona Süreci) ile kat edilen yol kadar, Mısır ve İsrail’in ortak güvenlik sorunlarına ortak çözümler arama girişimlerinin katkıda bulunduğunu kabul etmek gerekir.

1990 lı yıllarda, Mısır, Ürdün gibi İsrail ile ortak ekonomik projelere imza attı. Özellikle Ortak Nitelikli Sanayi Bölgelerin(QIZ) üretim ve ikili ticaret ilişkilerinde oynadığı rol önemli hale geldi.


Yapıcı İlişkiler için Gaz Pedalına Basmak

Freni tutmayan Orta Doğu’da, gazı, ateşin üzerine dökmek yerine, paylaşımın emrine vermek, 2000 li yılların başında Mısır-İsrail ilişkilerine damga vurdu. 2005 yılında TPAO ile tüm lisans anlaşmalarını iptal eden Mısır, El Ariş’ten Ashdod limanına doğal gaz sevkiyatı yapmaya ve enerji güvenliği sıkıntısı çeken komşusu ile ticareti geliştirmeye başladı.

Doğal gaz, iki komşu arasında kurulan bir çıkar köprüsü olmuş çıktı. Sonra El Ariş tesislerini, akıllarına estiğince kundaklayan Sina teröristlerini birlikte etkisiz halegetirmek, bir başka ortak hedef haline geldi. Kurulan köprülerden ise, turistler yürürdü, yürüdü. İsrail Mısır’a, Mısır İsrail’e aktı. Yahudiler, kovuldukları kadim topraklara dönmenin heyecanını yaşadı, Koptki mahallesinde bulunan dünyanın en eski sinagog’unu ziyaret(Beit Ezra), adeta bir hac vecibesi oldu. Ama Sharm el Sheik ile Hurgada da deniz ve güneşi ile onlar için cazipti. Mısır halkı ise, İsrail’in ünlü tıp merkezlerine tedavi maksatlı ziyaretlere ve Ölü Deniz’in gizemini keşfe başladı. Lüks düşkünü Mısır’lı kadınlar için pırlanta atölye ve fabrikaları ilgi odağı oldu.


2011 de ki Ani Fren’in Etkisi

Arap Baharı ve ideolojik yansımasının ilişkilerdeki gölgesini hemen gördü iki ülke. Gaz aktarımı aksadı ve durdu. Turizm ise tamamen kesildi. Taaki 2013 yılındaki değişime kadar. 2013 de, 1979 anlaşmasına bağlılık yemini eden El Sisi’nin siyasi manevrası yanısıra, Mısır ekonomisinin acil çözüm bekleyen ihtiyaçları, iki ülkeyi 3 yönden gelen ivme ile yine ortak zeminde buluşturdu.

a. Sina’da teröristler ile mücadele yetkisi, yarımadanın sahipliliğini resmen üstlenen Mısır’a verildi.

b. Kendisi için, genel olarak Filistin, özel olarak Gazze’yi hem ekonomik, hem de siyasi-toplumsal istikrarsızlık menşei ilan eden Mısır, İsrail için de sorun olan sınır kapılarını İsrail ile birlikte denetlemeye, hatta açılmış gizli tünelleri lağım suyu ile doldurmaya başladı.

c. Mısır artan nufusu ve iddialı kalkınma projeleri için net enerji ithalatçısı haline gelmişti artık. Bunun için iki temel adım attı. Bunlardan en önemlisi, doğal gaz aramaları için deniz komşuları olan Güney Kıbrıs, Filistin ve Lübnan ile açık, İsrail ile kağıt üzerinde görünmeyen Münhasır Ekonomik Alan Anlaşmaları(EEZ) imzalayarak, hemen gaz arama faaliyetlerine başladı. Zohr’da çok zengin bir yatak buldu da. Bu arada acil ihtiyacını gidermek için, 2011 sonrasında duraksayan İsrail-Mısır gaz ticaretini, bu defa ithalatçı olarak başlattı. Ama en önemlisi, dikat çekici bir adım daha attı.


Mısır - İsrail Gaz Ortaklığı

Geçtiğimiz Eylül ayında, İsrail deki Tamar ve Leviathan gaz kuyularını işleten Delek ve Noble Enerji şirketleri ile Mısır Doğu Gaz Şirketi(EEGC: Egyptian East Gas Corporation), Mısır’a uzanan boru hattının işletme yetkisini alarak, Mısır’a 15 milyar dolarlık gaz ihracatının önünü açtı.EEGC ortak şirketin %39 hisse sahibi. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde şirket, İsrail’in iki kuyusundan, Mısır’a 64 milyon metre küp gaz sevkiyatını taahhüt etmekte. Gazı 2019 dan itibaren salıverecekler.

Bu arada, Mısır-İsrail-Kıbrıs -Yunanistan ve İtalya Doğu Akdeniz ittifakı, Avrupa’ya Yunanistan v İtalya üzerinden ortak gaz sevkederek, Avrupa’nın Rusya gazı bağımlılığını azaltma çabasında. Onun için de Mısır, hem Delek, hem de Noble Enerji’den, Zohr’dan gaz çıkarmak için destek alıyor.


Orta Doğu’da Değişen bir Eğilim için Umut Olur mu?

En kalabalık Arap ülkesi olan Mısır ile kadim düşmanlığı, kadim dostluğa çevirmede, Akdeniz Gaz projesi ve Mısır-İsrail yeni ekonomik ilişkileri etkili olur mu? Bana olabilir gibi geliyor. İş ki ortalığı karıştıran bölge dışı müdahaleler ve ideolojik yaklaşımlar işe ellerini sokmasın. Ortaklık ve yakınlaşma, Mısır ile önemli ilişkileri olan Rusya’nın da merceğinde. Ama Rusya, Doğu Akdeniz Gaz faaliyetlerine Gazprom ile paydaş olmanın yollarını arıyor. Sanırım ve umarım böyle yapıcı yaklaşımlar gelecek için umut olur ve barışa geçit verir.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür. Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Tü...;

Geçtiğimiz günlerde Pekin’de cereyan eden iki zirve, müesses küresel düzenin tökezleyişinin ve içine girdiğimiz fetret devrinin derinleştiğini gösteren diplomatik fotoğrafları olarak geçti hafızalara.;

Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya...;

Ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya gelen liderleri, Washington ve Pekin arasında kalan devletlerin tek başlarına müzakere etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyardı. "Masada değilsek, menüdeyiz" dedi. Bu söz, o anın ruh halini yansıtıyordu. Ba...;

Eğer NATO dağılırsa, ilk kaybedilecek şey bir bina, bir logo ya da Brüksel’deki karargâh olmayacaktır. İlk kaybedilecek şey otomatiklik hissi olacaktır. Bugün NATO’nun en büyük gücü yalnızca tanklar, uçaklar veya füzeler değildir; asıl gücü, bir saldırı durumunda karşı tarafın şu soruya net cevap ve...;

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Körfez devletlerini imkânsız bir konuma sürükledi. Ev sahipliği yaptıkları Amerikan güçleri, otelleri ve enerji altyapılarının İran saldırılarının başlıca hedefi hâline gelmesinin temel nedeni oldu. İran’ın askerî kapasitesi ciddi şekilde zayıflatılmış ols...;

Xi Jinping’in Donald Trump ile yaptığı son görüşmede yeniden gündeme taşıdığı “Thucydides Trap” kavramı, son yıllarda ABD-Çin rekabetini açıklamak için en sık başvurulan teorik çerçevelerden biri haline gelmiştir. Özellikle Graham Allison’ın çalışmalarıyla popülerleşen bu yaklaşım, yükselen bir gücü...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul'da gerçekleştirilen 11. İstanbul Güvenlik Konferansı'nın (27 - 28 Kasım 2025) seçilmiş tebliğleri "Savunma, Güvenlik ve İstihbarat Devrimi | Doktrin, Yönetişim, Endüstri, Yeni Model ve Kurumlar...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.