4. Türkiye - İran Forumu Tebriz’de

Haber

4. Türkiye - İran Forumu Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile İran Dışişleri Bakanlığı Politik Uluslararası Araştırma Merkezi IPIS işbirliğinde, 05-06 Kasım 2018 tarihinde Tebriz’de yapılacak. ...

4. Türkiye - İran Forumu Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile İran Dışişleri Bakanlığı Politik Uluslararası Araştırma Merkezi IPIS işbirliğinde, 05-06 Kasım 2018 tarihinde Tebriz’de yapılacak.

Forum’un ana teması, Türkiye - İran ekonomik ilişkilerinde hacim, nitelik ve derinliğin hak ettiği seviyelere çıkamadığı gerçeğinden yola çıkılarak “Yeni Ekonomi Ekosistemi ve Stratejik Sektörler“ olarak belirlenmiş.

Sınır Bölgeleri, sektörel temsilciler ve ulusal kurumlardan resmî/sivil aktörlerin karşılıklı katılımı planlanan 4. Türkiye - İran Forumu’nun alt başlıkları; Kamu Diplomasisi Eğitim ve Dil, Kültür ve Turizm, İnşaat, Müteahhitlik ve Altyapı, Enerji, Petrokimya ve Yatırımlar, Lojistik, Ulaştırma ve Haberleşme, Bankacılık ve Finans (Stratejik Yatırım Fonu), Ekonomi ve Ticaret, Medya ve İletişim, Bilim ve Teknoloji ile Ticarette Kurumsallaşma ve İş Kültürü konularını ihtiva ediyor.

İran’ın Tebriz kentinde yapılacak 4. Forum’un ardından müteakip 5. Türkiye - İran Forumu da Türkiye için İran ile birlikte tüm Orta Asya, Güney Asya ve Kafkasya ülkelerine çıkış kapısı, İran için ise Türkiye ile birlikte tüm Avrupa ülkelerine erişim noktası konumundaki Doğu Anadolu Bölgesi’nin illerinden birinde gerçekleştirilecek.

Türkiye - İran Forumu’nun ilki 24-25 Ekim 2014 tarihinde Van’da, 2. Türkiye - İran Forumu 26-27 Aralık 2015 tarihinde “Sektörel ve Finansal Derinleşme için Fırsatlar“ ana teması altında Tahran’da, 3 Türkiye - İran Forumu ise 25-26 Nisan 2017 tarihinde “30/50 Milyar Dolar Ticaret Hacmi için Fırsatlar“ ana teması ile Van’da icra edilmişti.

Başkan Şensoy: “30 milyar dolarlık ticaret hacmi için somut adımlar gerekiyor“

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy konuyla ilgili yaptığı açıklamada; Türkiye ve İran’ın Orta Asya, Güney Asya, Orta Doğu, Kafkaslar gibi havzalarda ortak çıkarları bulunan, ortak tarih ve değerleri paylaşan iki bölgesel güç adayı olduğunu, iki ülke ilişkilerinin, stratejik ortaklık olarak tanımlandığını, ancak Türkiye - İran ilişkilerinde, ekonomik ilişkilerin hacim, nitelik ve derinliğinin hak ettiği seviyelere çıkamadığını belirtti.

Yüzyıllardır barış içinde yaşayan bu iki komşu ülkenin reel-politik alanda çatışan çıkarları, onları önce rekabete, ardından bu rekabeti bölgesel işbirliğine dönüştürme yolunda önemli adımlar atmaya sevk ettiğine değinen Başkan Şensoy; “Türkiye - İran dış ticaret hacminin daha önce 22 milyar dolara çıktığı görülmüş olsa da ortalama 10 milyar dolar olduğu görülmekte, her iki ülke ilgili makamlarınca belirlenen ilk aşamada 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için ciddi ve somut adımlar gerektiği açıkça karşımıza çıkmaktadır“ dedi.

Başkan Şensoy sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getiren “Türkiye - İran Forumu“nun önemli bir işlev gördüğünü, Forum ve alt etkinlikleri “İNİSİYATİF DOĞU ANADOLU“ üst başlığı altında devam ettirdiklerini aktararak; “2018’de Tebriz’de düzenlenecek etkinliklerin temel amacı, özelde şehirlerin/bölgelerin, genelde Türkiye ve İran ekonomilerinin karşılıklı derinlik kazanmasına stratejik katkı sağlamaktır. 2017 yılında gerçekleşen 3. Türkiye - İran Forumu’nun ana teması olan “30-50 Milyar Dolar Ticaret Hacmi için Fırsatlar“ başlığı, Türkiye ve İran Cumhurbaşkanlarının bir araya geldiği son Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısında gündemin ana belirleyicisi olmuştur.

Yine üçüncü Forumda üzerinde ısrarla durulan sınır taşımacılığı sorunlarının ivedilikle giderilmesi, ulaştırma koridorunun sorunsuz işlemesi, ticaret konusunda zamanın iyi değerlendirilmesi ve ticaretin önünü açıcı somut politikaların sahaya yansıtılması gerekliliği, bu toplantıda görüşülen ana konulardan bir diğeri olmuş ve sınır kapıları konusunda düzenlemeye gitme kararı alınmıştır. Bu bağlamda, Forum İnisiyatifi’nin reel durumdan uzak olmayan, duruma hâkim ve çözüm üretici bir deneyime ulaştığı söylenebilir.

4. Türkiye - İran Forumu, tüm bu gelişmeler dâhilinde, yeni bir döneme giriyor gibi gözüken Türkiye - İran ekonomik ilişkilerinde, ‘yüksek rekabet - yüksek işbirliği’ temelli finansal ve sektörel derinleşme için adımlar atarak siyasi ve stratejik iradeyi desteklemeyi amaçlamaktadır. Edinilen deneyimler ve çalışmalardan çıkan sonuçlarla belirlenen ‘Öncelikli Sektörler’ doğrultusunda stratejik hedefler oluşturulması, iki ülkenin ekonomik ilişkilerinin gelişme ve kurumsallaşma sürecinde önemli bir yere sahiptir.“ dedi.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2655 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 624
Asya 98 1043
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1354 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 286
Orta Doğu 22 597
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 177
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2019 ) Etkinlik ( 79 )
Alanlar
Türkiye 79 2019

Afrika ülkelerinin, benzerlikleri yanında farklılıklarının oluşturduğu jeopolitik panorama, hem entegrasyon hem de çatışma potansiyelleri açısından son derece önemli veriler barındırmaktadır. Gerek kıta-içi gerekse uluslararası savunma ve güvenlik stratejilerinin; Afrika’nın bu niteliklerini istisma...;

1789 yılından bu yana kıta ile ilişkileri bulunan ABD’nin dış politikasında Afrika’nın hiçbir zaman bu politikaların merkezinde bulunmadığı ve uzun bir dönem Afrika ülkelerine üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmediği görülürken, buna karşın 1840’lı yıllarda bağımsız Liberya’nın oluşumuna önemli k...;

Sanayi Devriminin ardından üretimin, ticaretin, lojistiğin ve pazarların gelişmesiyle, 19. yüzyılda İngiltere’nin, daha sonra 20. yüzyılda da Amerika Birleşik Devletleri’nin dünya ticaretinde kontrol sahibi olabilmelerini donanmalarına borçlu oldukları görülmektedir.;

Risk toplumları veya belirsizlikler çağı olarak da adlandırılan içinde bulunduğumuz dönemde, geleneksel risklerden oldukça farklı özelliklere sahip, iklim değişikliği, salgın hastalıklar, düzensiz göç, uyuşturucu ticareti, siber saldırılar ve ekonomik krizler gibi sıra dışı riskler nedeniyle, “İnsan...;

Ülkelerin, ülke olabilme kavramlarında üç tane önemli tanımlama yapılmaktadır. Bunlar, Kara, Deniz ve Hava ülkesi tanımı ve olabilme niteliklerini oluşturmaktadır. Denizlere kıyısı olan denizci ülkeler için karadaki menfaatlerinin hukuki niteliğinin sınırları, ülkenin kara sınırları içerisindedir.;

Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişikliği; karbon monoksit gibi, ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluştuğu düşünülen sera etkisinin, dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıkların artmasıyla oluşan iklimin değişikliğini ifade etmekte. ;

Türkiye’de Balkanların çoğunlukla manevi kodlar üzerinden kamuoyunda ve literatürde tarif edildiği görülmektedir. Yaklaşık 550 yıl süren Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki hâkimiyeti, ister istemez günümüze bazı miraslar bırakmıştır. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı 2020’de sunulan tebliğler “Kovid-19 Sonrası Geleceğin Güvenlik Kurumları ve Stratejik Dönüşüm” adıyla e-kitap olarak yayımlandı.;

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.