En Beğendiğim Reklam ve Paranın Değeri

Makale

CNN International’da zaman zaman bir reklam yayınlanıyor. Finans ve ekonomi haberleri spikeri Richard Quest, reklam filminde, panik içinde çantasını karıştıran bir hanımın...

CNN International’da zaman zaman bir reklam yayınlanıyor. Finans ve ekonomi haberleri spikeri Richard Quest, reklam filminde, panik içinde çantasını karıştıran bir hanımın düşürdüğü 1 peniyi (Penny/peni: 1 İngiliz sterlininin yüzde birine denk para birimi), “Hanımefendi, peninizi düşürdünüz.“ diye yerden alıp hanıma uzatıyor. Ama besbelli hâlâ kaybettiği nesnenin telaşındaki hanım, elinin tersi ile umursamadığını işaret eder bir şekilde, “Boş verin o sadece bir peni.“ diyor. İşte bu noktada Quest’in tepkisi izlemeye değer.


“Sadece Bir Peni Mi?“

Sadece bir peni mi? diye tekrarlıyor Quest şaşkınlık ve teessüfle. Sonra hemen “Oysa herşey bu mütevazı peni ile başlıyor.“ diye hatırlatıyor. “Babanızın size verdiği ilk harçlık, ilk tasarrufunuz, kendi başınıza satın aldığınız ilk şekerleme, elinizde tuttuğunuz gurur, ilk işinizin temel taşı, işte bu mütevazı peni.“. Bu çağda siyasi yaşamı keşmekeş içindeki ABD için hâlâ yapılan bu reklam, beni çok etkiliyor. Çocuklarım küçükken, 1980’li yılların sonunda, Türkiye’de kuruşun adı bile duyulmazken, ABD’de yine benzer bir reklamı duyduklarında verdikleri tepkiyi hatırlıyorum. O zamanki reklamda, Amerikan bağımsızlığının en büyük destekçisi Benjamin Franklin’i temsil eden bir oyuncu, elindeki bir peni’yi göstererek, “Tasarruf edilen her peni, kazanılan bir peni’dir.“ diyordu. Aradan geçen neredeyse otuz yılda, onca badireye ve değişen iktidarlara rağmen, ABD de “penny“ ile ilgili tavrın değişmemiş olmasını önemli buluyorum. Neden Türkiye’de çocukların kuruşa, küçük torunumun, hergün biriktirdiği peni’lere verdiği değeri vermediğini, sorgulamadan edemiyorum.

ABD’de günlük yaşamda 100 doların ne kadar önemli bir banknot olduğunu, 12 dolar 12 sentlik bir alış verişte (Cent/sent: 1 ABD dolarının yüzde birine denk para birimi), satıcının, o 12 senti sizden mutlaka alacağını, sizin de 12 senti 25’e tamamlayan 13 senti “Üstü kalsın.“ diye satıcıya bırakamayacağınızı hatırlatmama izin verin. “Ben sent’e (peni’ye) önem vermiyorum.“ diyemeyeceğiniz bir ülke ABD. Topladığınız peni’ler ise, reklamlardan da esinlenerek, elinize bakan küçüklerin tasarrufu, yine reklamın ifadesi ile nelerin, nelerin mütevazı başlangıcı.


Paranın Değeri ve Kuruş

2005 yılında enflasyonu tek haneye indirmeyi başaran Türkiye, özenle 6 sıfır’ı atıp, 1 kuruşu yaşamımıza yeniden soktuğunda, o kuruşların kıymetini en iyi takdir edenlerden biri olduğumu hatırlıyorum. Çünkü Türkiye’nin zor yılları olan 1950’lerde ben ilk harçlığımı kuruş ile almıştım. Yeni kuruş, benim için “Affan dedenin bana çocukluğumu satması“[1] gibi olmuştu adeta. Ama hem yeni kuruş, hem de bir yıl içinde onun yerine sürülen kuruş, çok çabuk itibar yitirdi. Çünkü o en küçük para birimini, biz hiç bir zaman “bir peni“ gibi onurlandıramadık. Kumbara hiç geri gelmedi. Çocuklar en küçük para birimine, şimdi hâlâ benim torunumun peni’ye baktığı gibi saygı ve birikim hevesi ile bakmadı Türkiye’de. Minibüs söförleri bir kuruş ile yaptığınız ödemelere içerledi. Ona “çingene parası“ gözü ile baktı esnaf. Şimdi rayından çıkan dengelerle Türk Lirası ABD Doları, Euro ve İngiliz Poundu karşısında bir yıl içinde neredeyse % 100 oranında değer kaybetti. Üstelik bununla büyük bir ihracat hamlesi de yapabilmesine imkân yok. Kuruşun kendi var, ama adı yine yok.


ulusal Para’nın Değerini Korumak İçin Güvenin Önemi

Evet para otoritesi, zamanında ve yeterince tepki vermedi, faizleri yükseltemedi ve insanların- kurumların bir kez daha yabancı paralara kaymasına neden oldu denilebilir. Ama ulusal para biriminden (önce kuruştan başlayarak) bu kadar çabuk vazgeçen insanların bunda hiç mi kabahati yok? Ayrıca hatırlatırım, ABD 2008’den bu yana düşük faiz politikasına rağmen dolar’ının değerini koruyarak, ihracatını arttırdı ve diğer makro dengelerini düzeltti. Hem de içerde ve dışarda nice siyasi çalkantıya rağmen. Bunda ekonomik istikrarın, siyasetten farklı algılanması kadar, hiç bir şekilde “O mütevazı peni“si yerine başka bir parayı, örneğin Euro sent’i veya kapik’i (Kopeck/kapik: 1 Rus ruble’sinin yüzde birine denk para birimi) ikâme etmeyen halk davranışının etkisi yok mu acaba?

Evet, Türkiye Güney sınırında bir sürekli çatışma halinde ve bunu finanse ediyor. Ayrıca milyonlarca mülteci barındırıyor. Ama Türkiye’nin bulunduğu savaş alanlarında ve başka yerlerde ABD yok mu? O zaman Türkiye’de sağlam Türk Lirasının barınmamasındaki, yapısal, ekonomik (üretim-verimlilik-dağılım-tüketim) ve sosyo-psikolojik sorunlara dikkat etmek gerek. Ayrıca neden bizim kendimize, birbirimize, kendi ülkemize ve daha önemlisi, lira ve kuruş olarak paramıza bu kadar çabuk güven yitirdiğimizi açıklamamız gerek. Hem de hiç güvenilmediğini sık sık dile getirdiğimiz bir müttefikin parasına daha çok güvenerek.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2650 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1041
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2006 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2006

Değişen bankacılık parametrelerini sağlıklı yönetme, finans çalışmalarının küresel gelişmelerin gerektirdiği boyutlara taşınmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında finans temalı ağların inşasına katkı sunmak üzere kurulan Finans Bankacılık ve Kalkınma Enstitüsü’nün internet sitesi yenilendi.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile TASAM BGC tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlâk Kodu” ana temasıyla 09-10 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek;

Dünyanın en uzun (ülke çapında yaygın olmayan) iç savaşına sahne olan kapalı kutu Myanmar dünyada olduğu gibi ülkemizde de genellikle pek fazla bilinmeyen bir ülke. ;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl yedincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04-05 Kasım 2021 tarihinde DoubleTree by Hilton İstanb...;

İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki, yasa dışı yerleşim, yıkım, zorla yerinden etme, müsadere, tahliye politikalarında bir değişiklik yok. 1967’den beri devam eden bu durum, hiç kuşkusuz sistematik bir devlet politikası ve bu politikaları uygularken kendi hukuk sistemini de sonuna kadar kullanm...;

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...