2013 Afrika Ekonomi Konferansı ve Bölgesel Bütünleşme

Makale

Afrika Kalkınma Bankası (AfDB), Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA)...

Afrika Kalkınma Bankası (AfDB), Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından müşterek olarak 28-30 Ekim tarihleri arasında Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg şehrinde icra edilen 2013 Afrika Ekonomi Konferansı’nın bu yılki ana temasını “Afrika’daki Bölgesel Bütünleşme“ konusu oluşturdu.

Bölgesel bütünleşme, Afrika Birliği Örgütü Şartı’nda ve Afrika Birliği’nin Kurucu Yasası’nda kıtadaki birliğin temel gayelerinden birisi olarak adlandırılmıştır.[1] Aynı şekilde UNECA, Afrika ülkelerinin alt bölge düzeyinde topluluklar oluşturmalarını teşvik etmiş, nihai amacın ise kıtasal düzeyde bir ekonomik birlik olması gerektiğine atıfta bulunmuştur.[2] Geride kalan elli yıllık süreçte Afrika, henüz bölgesel bütünleşmelerden yeterli ölçüde kazanç sağlayamamış olsa da Bölgesel Ekonomik Toplulukların bugün daha fazla sorumluluklar üstlendikleri ve planlı bir işbirliği sonucunda 2028 yılına kadar Afrika Ekonomik Topluluğu’nun tesis edilmesi yönünde hazırlıkların hız kazandığı gözlemlenmektedir. 2014 yılında Doğu ve Güneydoğu Afrika Ortak Pazarı (COMESA), Doğu Afrika Topluluğu (EAC) ve Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) arasında oluşturulması beklenen Serbest Ticaret Alanı, 26 kıta ülkesini ve toplam nüfusun yarısını bünyesinde toplayacaktır. Böylesine geniş kapsamlı bir bütünleşme sayesinde Afrika Ekonomik Topluluğu hedefi yolunda önemli bir dönemeç geride bırakılacaktır.

Ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli ekonomilerden oluşan Afrika, ekonomik dönüşümü sağlayabilmek adına ortaklığa ihtiyaç duymaktadır. Yaygın olarak kabul gören “birbirinden kopuk 54 küçük ülke olarak kalamayız ve bu şekilde küresel rekabete uyum sağlayamayız“ düşüncesi, sürecin hızlandırılmasını destekleyen bir referans kaynağıdır.[3] Afrika’nın birlik ve bütünlüğü, aynı zamanda küresel ekonomi ile bütünleşmesine de olanak sunacaktır. Nitekim siyasi liderlerden özel sektördeki girişimcilere, akademisyenlerden strateji uzmanlarına kadar geniş bir kesim, bütünleşmenin, Afrika’nın dünya ekonomisine uyum sağlayabilmesi açısından bir motivasyon unsuru olduğu görüşü üzerinde hemfikirdir.

Bölgesel bütünleşme kapsamında devletlerin bir araya gelmek suretiyle oluşturacakları güçlü birliktelikleri, kıtanın zengin kaynaklarının ve insan kapasitesinin sömürülmesini engelleyebilecek somut bir adım şeklinde nitelendirmek de mümkündür. Zira Afrika’nın kendi zenginliklerini, bizzat kendi kalkınma hedefleri doğrultusunda kullanabilmesi, önümüzdeki yıllarda rekabet gücünü arttıracaktır. Ancak ümit verici gelişmelere karşın, kıtadaki siyasi ve ekonomik bölünmüşlüklerin devam ettiği de bir gerçektir.

Afrika’nın yaptığı ticarete dair göze çarpan en temel eksiklik, iç ticaretin sınırlı düzeylerde kalmasıdır. Dünya ile bütünleşmekte olan ve dış ticaret ortaklarının sayısını arttırma başarısı gösteren Afrika’nın 2011 yılındaki tüm ticaretinin yalnızca %10,4’ü kıta ülkeleri arasında gerçekleşmiştir. Diğer bölgelere bakıldığında ise Avrupa’da ortalama %60, Kuzey Amerika’da %40 ve Asya’da %30 gibi oranlarla karşılaşılmaktadır.[4] Afrika Birliği, konunun önemine daha fazla dikkat çekmek amacıyla 2012 yılındaki her iki zirvenin ana temasını da “kıta içi ticaret hacminin arttırılması“ şeklinde belirlemiştir. Ocak ayındaki 18. Zirve’de %10’luk oranın gelecek on yılda %20 - %25 düzeyine yükseltilmesinin hedeflendiği bildirilmiştir.[5] Bugün yapılmakta olan büyük çaplı altyapı yatırımları, yüksek ulaştırma maliyetlerinin düşürülmesine ve yeni ticaret fırsatlarının oluşturulmasına imkân tanıyacaktır. Sözgelimi kıtadaki karayolu altyapısına yapılacak 32 milyar dolarlık bir yatırımın, on beş yıllık süreçte kıta içi ticaret hacmine 250 milyar dolarlık getirisinin olacağı tahmin edilmektedir.[6] Yine Afrika’nın petrol, doğalgaz, kömür, doğal taş, biokütle ve yenilenebilir enerji kaynakları açısından muazzam birer rezervi ve potansiyeli mevcuttur. Söz konusu rezervlerin, Bölgesel Ekonomik Toplulukların öncülüğünde ekonomik dönüşümü finanse etme konusunda değerlendirilebilmesi de bir diğer mühim konudur.

Afrika’nın ekonomik dönüşüm sürecinde özel sektörün varlığı da en çok ihtiyaç duyulan hususlardan birisidir. Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Pascal Lamy, kıta içi ticaret hacminin arttırılabilmesinde siyasi enerjinin ve özel sektörün alacağı sorumlulukların belirleyici olacağına dikkat çekmiştir.[7] Kıtadaki yerli özel sektörün gelişimi, aynı zamanda ülkelerin dış yardımlara olan bağımlılıklarının azalması anlamına gelmektedir.

Bölgesel bütünleşme sürecinde güvenlik konusu, yine en mühim konular arasında değerlendirilmektedir. Zira barışın ve güvenliğin tesis edilemediği yerlerde bütünleşmeden söz etmek mümkün değildir.

Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Dr. Dlamini Zuma, konferansın açılışındaki konuşmasında, kıtanın temel öncelikleri şeklinde nitelendirdiği eğitim, bilim, teknoloji, tarım, altyapı gibi alanlara yapılacak yatırımların önemine atıfta bulunmuştur. Yatırımlardan gençlerin ve kadınların daha fazla pay almaları gerektiğinin altını çizen Zuma, “bölgesel düzeylerde ve kıta genelinde ortak pazarlar oluşturmalı; insanların, hizmetlerin ve ürünlerin serbest dolaşımının yanı sıra politikaların uyumlaştırılması sürecini hızlandırmalıyız“ ifadelerini kullanmıştır.

UNECA İcra Direktörü Vekili Dr. Abdalla Hamdok ise bölgesel bütünleşmenin, Afrika için tercihten ziyade bir zorunluluk olduğuna vurgu yapmıştır. Bu süreçte UNECA olarak Afrika’nın çabalarına en üst düzeyde destek vermeyi sürdüreceklerini kaydeden Hamdok, bölgesel bütünleşmenin kıta ülkelerine, pazarın genişlemesi, istihdam ve büyüme gibi fırsatlar sunacağını, bu sayede Afrika ekonomilerinde yapısal dönüşümün teminat altına alınacağını bildirmiştir. AfDB Başkanı Donald Kaberuka da ekonomik bütünleşmenin nihai hedef olduğunu, Afrika’daki iç ticaret hacmine bakıldığında, dünya genelinde gerilerde kaldıklarını belirtmiştir. AfDB’nin kıtadaki altyapının ve bölgesel koridorların geliştirilmesinde lider finansör olduğunu anımsatan Kaberuka, bu açıdan COMESA, EAC ve SADC arasında oluşturulması hedeflenen Serbest Ticaret Alanı’nın bir dönüm noktası olduğuna ve bütünleşmenin, karşılıklı kazanımları beraberinde getireceğinden şüphe duymadığına yer vermiştir.[8]

Özetle, Afrika’nın ekonomik bütünleşme hedefine ulaşılması durumunda kıta içi ticaretin serbestleştirilmesi, dış ortaklıkların geliştirilmesi, uluslararası düzeyde daha güçlü bir müzakere statüsüne sahip olması ve ekonomik kalkınmanın sağlanması gibi kazanımlar elde etmesi mümkün olacaktır.


[1] Afrika Birliği Örgütü Şartı, 13 Eylül 1963 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Afrika Birliği’nin Kurucu Yasası ise 10 Temmuz 2000’deki Lome (Togo) Zirvesi’nde kabul edilmiş olup 2001 yılında yürürlüğe girmiştir.

[2] Oliver C. Ruppel, “Regional Economic Communities and Human Rights in East and Southern Africa“, Anton Bösl, Joseph Diescho (Ed.), Desmond Tutu (Foreword), Human Rights in Africa içinde (ss.275-317), Windhoek: MacMillan Education Namibia, 2009, s.275

[3] Ufuk Tepebaş, Dönüşüm Sürecindeki Sahra altı Afrika: Kalkınma, Güvenlik ve Ortaklık, İstanbul: TASAM Yayınları, 2013, s. 375

[4] Ufuk Tepebaş, “Afrika’nın 2012 Gündemi: Bölgesel Ekonomik İşbirliği ve Ekonomik Dönüşüm“, 17 Mayıs 2012,http://www.ufuktepebas.com/afrikanin-2012-gundemi-bolgesel-ekonomik-isbirligi-ve-ekonomik-donusum/

[6] Abdoulaye Mar Dieye, “The Human Face of Regional Integration in Africa“, This is Africa, 29 October 2012, http://www.thisisafricaonline.com/Development2/The-human-face-of-regional-integration-in-Africa

[8] http://www.afdb.org/en/news-and-events/speeches/

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

İsrail'in 'nation in arms' (silahlanmış millet) kavramı üzerinden literatüre taşınması, hem devlet yapısını hem de bu yapıya özgü sistematiği özetleyen analitik bir çerçeve sunmaktadır. İsrail ordusunun bu tarihsel kökeni ülkeyi sivil-asker ilişkileri açısından karşılaştırmalı siyaset yazınında dikk...;

İktisadi düşünce tarihi, yalnızca yeni teorilerin eskilerin yerini aldığı bir süreç değil; aynı zamanda iktisat bilimi ile doğa bilimleri, matematiksel araçlar ve bilişimsel teknolojiler arasındaki ilişkinin sürekli yeniden tanımlandığı bir epistemolojik evrim sürecidir.;

Dünya iktisat tarihi1, 18. yüzyılın sonuna kadar tek bir devasa gücün gölgesinde şekillenmiştir: Çin. MÖ 221’de ilk imparatorluğun kurulmasından MS 1800 yılına kadar geçen süreçte Çin, sadece bir devlet değil; kendi kurallarını, kendi teknolojisini ve kendi finansal evrenini yaratan bir "medeniyet-d...;

Orta Doğu, yıllardır jeopolitik değişikliklerden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kalmaktadır. 21. yüzyılın başından bu yana bölge, güvenliği tehdit edecek birçok durumla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde, Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerinde yaşanan değişikliklere, İsrail-İran ekseni boyunca...;

Türk milletinin sosyo-psikolojik kodları incelendiğinde, zorlu coğrafi koşulların getirdiği pratik, hızlı karar alabilme yeteneği öne çıkmaktadır. Ancak yerleşik hayata geçiş ve geniş coğrafyalara yayılma sürecinde, toplumun kriz anlarında sığındığı pratik çözüm yolları, zamanla kurumsallaşamamış bi...;

İllegal uyuşturucu piyasaları, hukuki regülasyonların ve kurumsal denetimin tamamen dışında kalsa da iktisadın temel ilkelerinden muaf değildir. Aksine bu alan; arz ve talep kanunlarının, risk analizi mekanizmalarının ve piyasa aksaklıklarının en sert, yalın ve saf haliyle gözlemlendiği "sınırda ikt...;

Din ekonomisi, iktisat biliminin rasyonel seçim teorisi, kurumsal iktisat ve kamu tercihi gibi temel alt disiplinlerini din olgusuyla buluşturan çift yönlü ve son derece dinamik bir çalışma alanıdır. İktisat ve din arasındaki bu akademik etkileşim, metodolojik açıdan iki temel eksen etrafında şekill...;

Dünyanın en nüfuzlu girişim sermayesi Andreessen Horowitz (a16z), 28 Ağustos 2026'da ilk kez yalnızca donanıma odaklanan 1,1 milyar dolarlık Machine Age fonunu kurduğunu duyurdu. Fon çip, bellek, ağ ekipmanı, depolama, veri merkezi ve robotik alanlarına yatırım yapacak.;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.