Biraz Daha Yakından Brexit

Makale

Avrupa, Büyük Britanya adaları için, hep varlıklarına karşı saldırıların kaynağı olmuş. Bazen Kuzey’den Viking ve Norman, bazen Güney’den Roma, Gal ve Fransız saldırıları, ...

Avrupa, Büyük Britanya adaları için, hep varlıklarına karşı saldırıların kaynağı olmuş. Bazen Kuzey’den Viking ve Norman, bazen Güney’den Roma, Gal ve Fransız saldırıları, ayak izleri ve kalıntıları ile korumacı kültürün hala belleğinde. Napoleon ve Hitler’i ise hiç ama hiç unutmamışlar. Ana kıta tehdidinin ekonomik zorunluluklar yüzünden rafa kaldırıldığı 1970 li yıllarda kerhen girdikleri ortaklıkta, Avrupa’yı hep bir “Pazar“ olarak görmüşler. Bıyık altından hep ana kıta insanları ile alay etmişler. Ama bu arada AB fonlarından olduğu kadar, Almanya’nın Hitler döneminde adalara verdiği hasara karşılık ödediği tazminatlardan da bir hayli yararlanmışlar. Birmingham gibi bazı şehirleri bu fonlarla abad olmuş, İskoçya’nın dağları, adaları bu fonlarla kalkınmış.

Daha sonra Kuzey petrolü bulununca “bitleri yeniden kanlanmaya başlamış“. Elbette bu özellikle İskoçya halkının farkını bir kez daha ortaya çıkarmış ve tam da Kuzey İrlanda sorunu çözüldü derken, İskoç ayrılıkçı hareketi ana kıtadan farklı bu ada ülkesini, ana kıta’nın bir çok yerinde yaşanan sorunlara gark etmeye başlamış. “Senin etnik özelliklerin, benim ulusal kimliğim“ ayrışması, bir taraftan paylaşılmak istenmeyen imkanların su üzerinde görünen yüzü olurken, diğer taraftan özellikle ana karadan, İngiliz Ülkeler Topluluğundan ve başka başka yerlerden gelen göçmenler gözlere çöp gibi batmaya başlamış.


Hep Temkinli bir AB Üyesi olan BK de Referandum’un Bağlayıcılığı

Gümrük Birliği ve Ortak Pazar(Ortak Tarım Politikası dahil) dahil tüm AB adımlarını kabul eden Birleşik Krallık’ın(BK), Avro alanı ve Schengen anlaşmasına uzak durmayı tercih etmiştir. Buna rağmen bıçak kemiğe dayanınca, İskoç milliyetçiliğinin parçalayıcı fırtınasından ufak bir referandum farkıyla kurtulan BK halkı, 2016 yılında yapılan bir referandumda, oy kullananların %51.7 sinin tercihi ile AB den kopma kararı aldı. Bu anayasal bir zorunluk olmayan bir referandumdu. Aslında hükümetler tarafından tavsiye olarak nitelenip, bağlayıcılığı sallantıda bırakılabilirdi. Ama muhafazakar partinin başbakanı bayan May, kendisi arzu etmese bile ayrılık sürecini başlatıp sürdürmek zorunda kaldı.


Brexit Referandumu’nun Yıldönümünde

İşte şimdi bu noktada, yani referandum’un yıldönümünde, AB den ayrılma kararı sonrasındaki gelişmelere dikkat edecek olursak, BK halkı açısından verdikleri oyun anlamı pek değişmemiş görünüyor. Bugün yine referandum yapılsa, aynı sonucun çıkacağı genel kanaat. Demek ki, genç- yaşlı, 7. veya 2. kuşak adalı için, AB ye karşı, ulusal egemenliğin daha fazla kaybına karşı, yıllarca birikmiş tepki bir patlamaya dönüşmüş durumda.

Öte yandan müzakereciler ve elitler açısından durum biraz farklı. Onlar biraz şaşkın, biraz kaygılı. Söylemleri ile eylemleri uyuşmuyor. Üstelik Brexit, hiç te o kadar kolay görünmüyor. Bir kere, hem AB, hem de BK karşısındaki muhatabı zora koşuyor. AB bu işin emsal teşkil etmemesini istiyor. Yoksa sıva çatlağı, temel çatlağına dönüşebilir. Brüksel, tazminat taleplerinden tutun, Trump’ın dünyaya ticaret şavaşları açtığı bir dönemde, BK a, dünyayı kendi standardları açısından dar edeceğinden dem vuruyor. BK ı AB Güvenlik İşbirliği Sistemi dışında tutacağı haberleri ise, bugünlerde Başbakan May’in korkulu rüyası.


Bu arada Tası Tarağı Toplayan İnsanlar Var

Aslında, Brexit kararı sonrasında, AB ülkelerinden adaya gelip de yasal koşullarda yaşayan insanlar açısısından sorun olmadığı ifade edilse bile, hala bir kafa karışıklığıdır gidiyor. Ama tası tarağı toplayıp ayrılanlar da var; Tehdid algıladıklarını iddia edenler de. Öte yandan Türkiye’den ve KKTC den, “fırsat bu karışıklıkta“ diye kapağı oraya atanlar da var; Kapının önüne hemen konulan da. Ancak şurası bir gerçek ki, BK, imparatorluk geçmişinin mirası ve İngiliz Ülkeler Topluluğunun etkisi ile, İngiliz, Gal ve İskoç’dan daha fazla, başkalarının ülkesi. Üstelik bu insanlar Avrupa’lı da değil. Bunu her yerde solumak mümkün. Sokakta, otelde, üniversitede, kamu kurumlarında, yerel yönetimlerde.


Dinamik Dinamite Dönerse

BK nın demokratik gelenekleri, bazen inanılmaz derecede farklı kültürel, hatta dini adetlerin pençesinde yoğrulmakta. Bahama’lardan gelen zengin, Etiopya ve Eritre’den gelen fakir Rastaferian insan toplulukları, aralarında din ortaklığı var zannedilse bile, kültür ve yaşam standardı farkı da bulunduğu için, uzlaşma noktalarının çok ötesine düşebiliyorlar. Yerel kararların uzlaşma ile alınması gerektiği yerlerde, benzerlik zannedilen özelliklerin yarattığı uçurumlar, yönetim erkini oradan oraya savuruyor, demokratik gelenekler, etkinsizliğe kapı aralıyor. AB fonları ile zenginleşip güzelleşen, savaş gazisi Birmingham’ın buna bir örnek olduğunu söylüyor bir meslekdaş. Bu nedenle, Brexit kararı, ülke içinde kendi başına bazı dinamikleri dinamit haline getirme istidadında.


Ada ile Kıta Arasında bi-namaz bir Başbakan

Bir taraftan iç, diğer taraftan dış baskılar arasında bi- namaz kalan başbakan May, 2019 da sona ermesi gereken Brexit görüşmelerinde, hala ayak diremeye ve süreci uzatmaya çalışıyor. Brüksel ile oynadıkları halat oyununda, bakalım halat hangi noktada kopacak ve kim daha sert düşecek? May mi? Barnier mi? Bu sıkıntı Londra’dan bakıldığında daha yoğun.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2697 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 632
Asya 98 1073
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1373 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 292
Orta Doğu 22 601
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2041 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2041

2010 yılında yayınlanan Rus Askerî Doktrinine göre, (bir diğer adıyla Gerasimov Doktrini) kendisine veya müttefiklerine karşı nükleer silah kullanılması hâlinde Rusya Federasyonu da aynı şekilde karşılık verebiliyor. Ayrıca yine bu doktrine göre, konvansiyonel silahlarla Rusya’ya karşı yapılan saldı...;

İçinde yaşadığımız yüzyılın en önemli özelliği politikadan ekonomiye, toplumsal ilişkilerden kültüre kadar hızlı bir değişim ve dönüşüme sahne olmasıdır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sadece ürün ve hizmetleri değil süreç ve iş yapış şekillerini de değiştirmektedir. Bu değişim ve d...;

Seferberlik “harîm-i ismetine” tecavüz eden düşmanı püskürtmek ve vatan topraklarından kovmak için yapılan kutsal bir çağrıdır. Vatan savunması için ilan edildiğinde genç, ihtiyar, kadın, erkek şimdi Ukrayna’da olduğu gibi cepheye koşar, şehit düşen kanıyla gömülür. ;

İletişim alanı temelli kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde her ne kadar yeni bir kavram olarak belirse de, dış politikanın anlamlandırılmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Öncelikle kamu diplomasisi kavramının tarifi, bu doğrultudaki faaliyetlerin değerlendirilmesini ...;

Gorbaçov’un kişiliğinin gizemi, insan Gorbaçov ile devlet adamı Gorbaçov arasındaki ayrıma dayanıyor. Çok farklı iki insandı. Ütopyasının özünde saf bir Leninizm’in olduğu bir Sovyetler Birliği ve Lizbon’dan Vladivostok'a barışçıl bir şekilde uzanan bir Avrupa vardı. O, iktidardaki entelektüelin büy...;

Devletlerin uluslararası ilişkilerindeki politika ve uygulamalarının iki önemli öğesi bulunmaktadır. Dış politika analizlerine de konu edilen bu öğeler süreklilik ve değişimdir. Bir ülkenin dış politikasında süreklilik öğesi genel olarak iç politikaya nazaran daha fazla hissedilmektedir. Özellikle g...;

ABD-Çin rekabeti küresel belirsizliğin yoğunlaşması ile beraber daha karmaşık ve gri bir alana doğru kayıyor. İki ülke arasında devam eden sürtünme sadece Asya-Pasifik özelinde değil dünyanın farklı kıtalarında farklı dinamiklerle gerçekleşiyor.;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.