İpek Yolun’daki Türk Diplomasisi ve Turizm

Makale

Türk diplomasisinin gelişimi çok asırlık tarihe sahiptir. Türkler dış dünya ile ekonomik ve kültür ilişkilerini tesis etmek amacıyla farklı yöntem ve yolları kulanmışlardır....

Türk diplomasisinin gelişimi çok asırlık tarihe sahiptir. Türkler dış dünya ile ekonomik ve kültür ilişkilerini tesis etmek amacıyla farklı yöntem ve yolları kulanmışlardır. Diplomasinin araçlarından biri olarak farklı devletlerarasında çok güvenli ilişki teşkil eden nikâh anlaşması şeklindeki sözleşme karşımıza çıkar.

Karşılıklı ilişkilerin bu tür modeli devletlerin geleneksel diplomasisi için karakteristik özelliği oluşturmaktadır. Ancak Türkler tarafından kullanılan nikâh anlaşması modeli ideolojik kriterlere temellendirilmiştir. Ve bu kriterler farklı devletlerarasında diplomatik ilişkilerin nasıl tesis edildiğini ve Avrasya topraklarında bulunan yeni Türk devletlerinin nasıl oluşarak gelişmesini etkilediğini göstermektedir.

Teorinin inandırıcılığı için Türklerin orta dönemdeki tarihinden örnekler göstermek mümkündür. İlk Türk Kağanlığı kurulana kadar Türkler Juan Juanların emirlerinde bulunmuş ve demirci (demir eriticisi) olmuşlardır. İlk Türk Kağanı Bumın Juan Juanların Kağanı Anahuan ile yakınlaşmak istediğini belirterek kızını istediğinde aşağılayıcı bir cevap alır: “Demircim olarak kızımı nasıl istemeye cüret ettin?“

Bu cevaptan sonra Türkler ile Juan Juanlar arasında Türk Kağanlığının oluşmasına sebep teşkil eden savaş yaşanır. Bumın Kağan zafere ulaşmak için Çin prensesini eş olarak alarak Çin’in desteğine alır. Çin ve Türk Kağanlığı arasındaki ilişkiler her zaman basit değildi. Yazılı kaynaklarda yer alan tarihî olgular iki devlet arasındaki karmaşık diplomatik ilişkiler hakkında bilgi bulundurmaktadır. Diplomatik ilişkilerin tesisi için en etkili yöntemlerden biri olarak nikâh anlaşması kullanılmıştır.

Batı Türk Kağanlığı kağanı İstemi kızı Fakim’i İran Şahı Anuşirvan’la nikâhlamıştır. İran ve Batı Türk Kağanlığı arasında ilişkiler bozulmaya başladığında İstemi Kağan Bizans’la diplomatik ilişkileri tesis etmişti. 576 yılında Bizans İmparatorluğu’nun 4.Elçilik heyetinin Taraz’a İstemi Kağan’a gittikleri tarihî bir gerçektir. Bu elçiliği İstemi Kağan’ın oğlu Türksanf Kuzey Karadeniz’e yakın bir yerlerde karşılar. Karşılaştıklarında Elçiliğin başında bulunan Valentin’e: “Romalı olan Sizlerde 10 dil ve tek yalan var.“ diyerek inandırıcı olmak istercesine ağzına 10 parmağını sokar. “Şimdi sizleri babamız İstemi Kağan’ı yad töreni düzenleyen kardeşim Tardu’ya yollayacağım. Sizin geri dönüşünüzde Bospor’u alacağım.“ der. Bizans kaynakları Romalılar elçiliğinin bir yıl sonra geri dönüşünde Bospor Türksanf Kağan tarafından alındığını rastlar.

Тürkler ve onların idarecileri asırlar boyunca Slavlarla farklı anlaşmalara varmışlar, Rus Knezleri de Peçenek, Oğuz ve Kıpçaklarla nikâh anlaşmalarını yapmışlardır. Türkler bu tür anlaşmaları Macarlarla da yapmışlardır. Macar Kralı 4.Bela Kıpçak prensesi ile evlenmiş, oğlu ve varisinin ismi Macarca Lazlo, soyadı ise Kıpçakça Koman’dı (Macaristan’da Kıpçaklara Koman demişler).

Orta Asya ve Kazakistan topraklarında muhafaza edilen Türklerin ideolojisi ile ilgili yapılan araştırma sonuçları Orta Dönem Türk toplumunun geleneksel dünya görüşünün yeniden canlandırılmasına imkân sağlamıştır. Türklerin geleneksel ideolojisinin temelinde toplumun büyük şahsiyetleri onuruna kutsal abideler yapma geleneğinin olduğu bilinir.

Tarafımızca büyük şahsiyetler anısına yapılan çok sayıda abidelerden oluşan Merke, Jaysan (Jambıl Vilayeti) ile Kumay (Akmola Vilayeti) isimli üç büyük kutsal kompleks tespit edilerek araştırıldı ve yeniden yapılandırıldı. Ка-ğan ve batırların taş heykelleri Kumay ve Jaysan mabedlerinin dik köşeli duvarlarının doğu tarafında dikili olduğu tespit edildi. Merke mabedinde bulunan abidelerin bir başka tipi olarak höyük bulunmakta. Höyüklerin üzerinde büyük sayıda kadın heykellerin bulunduğu birçok heykel dikilmiş. Kadın heykelleri erkek heykellerle birlikte aynı höyükte bulunmaktadır.

Jaysan ve Kumay mabedlerinde bulunan heykeller arasındaki ortak özellikler taş heykellerin uslübünda da görülür. Höyüklerdeki erkek heykellerin çoğunluğu sağ elinde bir kap ve sol elinde bir silahla resmedilmektedir. Merke mabedindeki heykellerin neredeyse tümü hem erkek, hem kadın heykeller ise silahsız, ancak karın bölgesine doğru tuttukları bir kapla resmedilmiştir.

Taş heykellerdeki resimlerin analizi onların Türk toplumunun geleneksel ideolojisi ile bağını ortaya çıkardı. İdeolojik olarak ellerde tutulan kaplar vatanın kutsal suyu için kullanılmış ve Türk Tengriler panteonundaki önemli Tengrilerden biri Yer-Su’yun sembolü olmuştur. Türk halkları topraklarına çok düşkün olmuş ve and içerken bunun sembolü olan kutsal suyu içmişlerdir. Bu and Türklerin her zaman topraklarını sevecek ve vatanını hep koruyacaklarına dairdir. Topraklarına olan sadakat geleneği çok ağır bir anddı ve ihlali durumunda ölüme sebebiyet oluşturabiliyordu.

Suyla and içme sembolü Türkistan’daki Hoca Ahmet Yesevi Türbesinde de bulunmakta. Büyük Kazan olan Taykazan’ın dışında Arapça harflerle Su Kabı yazılmış ve türbenin içinde de kutsal suyu olan kuyu bulunmaktadır. Türbede su için kullanılan Taykazan Türklerin geleneksel ideolojisinin temelini oluturmaktadır. Suyun sahibi ve Türk topraklarını muhafaza eden ejderha resmi Türk sanatında çoğunlukla bulunur.

Türk Tengriler panteonunun diğer önemli sembollerinden biri Tengri’dir. Tengri yüksek gökyüzüdür. Gök Tengri ve Yer-Su Türk halklarının ideolojisine uygun olarak milletin refahını sağlayan iki Tengridir. İnsanın çevresindeki doğa canlıydı, çünkü Tengri ve Yer-Su bunu istiyordu. Bozkır ve dağlarda bulunan birçok ideolojik semboller: kaya resimleri, boy damgaları, Vatanına hizmet eden büyük insan heykelleri Türklerin geleneksel ideolojisinin temelini kavramaya yardım etmektedir.

Sosyal bağlamda, insan toplumunda Tengrinin bağışladığı gök enerjisini elinde Kağan tutar, Yer-Su Tengrisinin temsilcisi ise prens büyüterek tahta oturtma görevi bulunan Katın idi. Türklerin geleneksel ideolojisine göre Kağan ve Katın Türk devletini birlikte idare etmiş ve Türk toplumundaki refah ile istikrarı birlikte sağlamışlardır. Türk diplomasisinin mutlak enstitüsünden biri olan nikâh anlaşmaları devletlerarası anlaşmanın en sadık yöntemini oluşturmuş ve ihlali olumsuz sonuçlara götürmüştür.

Benden sonraki bildiriyi sunacak Alan Bondarev’in konuşmasında Türkistan (Kazakistan) sınırlarında bulunan ve araştırılan muhteşem Türk abideleri serisi hakkında bilgi alacaksınız. Bu bildirinin ilginizi çekeceğini umarım.

Büyük İpek Yolunu canlandırma arzusunun halklar arasındaki ortak entelektüel bağlara götürecek yol olacağına inanıyorum. Türklerin geleneksel değerleri göz önünde bulundurulan ve diplomasi ile uluslararası turizm alanında kullanılacak bu tür diyaloğun meyve vereceği kesindir.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2860 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1156
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

İran altyapısının kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alınması, halkın rejimi içeriden zayıflatacak geniş çaplı ve örgütlü bir ayaklanmaya yönelmesini hedefleyen bir stratejinin parçası olarak değerlendirilebilir. ;

“Felsefe griyi griyle boyadığında, hayatın şekli yaşlanır ve bu griyle gençleşemez, ancak anlaşılabilir; Minerva'nın baykuşu kanatlarını ancak alacakaranlığın gelişiyle açar.” — G.W.F. Hegel, Hukuk Felsefesi ;

Toplantı Raporu Yer: 24-26 Mart 2026 École Militarie & Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı, Paris Defence and Strategy Forum Panelistler: Charles Lichfield, Darshana Baruah, Vivek Chilukuri Moderatör: Léonie Allard ;

Önde gelen Çinli-Amerikan ilişkileri uzmanı Diao Daming, savaşın bir güçlendirici değil, birleştirici unsur olduğunu ve her iki taraf için ne anlama geldiğini açıklıyor. Bugünkü yazımda, Profesör Diao Daming'in devam eden İran savaşının 2026 ara seçimlerini nasıl yeniden şekillendirdiğine dair ...;

Dünyada meydana gelen teknolojik gelişmeler ve sosyo-politik devrim her alanda etkisini göstermektedir. Bu çerçevede, uluslararası politika da bu gelişmenin etkisi altında kalmış bulunmaktadır. ;

ABD, Trump ile beraber 'stratejisi olmayan güç kullanımı' aşamasına girmiş durumda. Savruk ve bir o kadar kontrolden çıkmış bir yaklaşım izleniyor. Kısa süre önce yayınladıkları ulusal güvenlik stratejisinde altını iftiharla çizdikleri "esnek realizm" ve "güç yoluyla caydırıcılık" gibi kavramları...;

2023 sonundan itibaren Yemen merkezli Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep hattında ticaret gemilerine yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretinde ciddi aksamalara yol açmış; birçok gemi Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönelmiştir.;

Amerikan medyası Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmadan İran savaşını bitirmeye hazır olduğunu yazmıştı. Trump’ın sözcüsü Leawitt, ABD’nin hedeflerine ulaştığını, Rubio’da ‘şöyle ya da böyle Hürmüz bir gün açılacak” diyerek Trump kararının sinyallerini vermişlerdi. ;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...