Avrupa Türk Diaspora Vizyonu ve STK’ların Medeniyet ve Kültür Coğrafyamıza Yönelik Faaliyetleri

Makale

Avrupa Türk Diasporası, Türk diasporasının önemli bir bölümünü oluştuyor. Yarım asırlık bir tarihi geçmiş ve göçmenlik tecrübesine sahip. Elli yıllık bir süreçin diaspora için...

Giriş
Avrupa Türk Diasporası, Türk diasporasının önemli bir bölümünü oluştuyor. Yarım asırlık bir tarihi geçmiş ve göçmenlik tecrübesine sahip. Elli yıllık bir süreçin diaspora için kısa sayılabileceği tartışılabilir. Ancak, Avrupalı Türkler misafir işçilikten yerleşik hayata, göçmenlikten katılımcı topluma dönüşüm gibi iki farklı süreçi hızlı bir şekilde yaşadılar. Avrupalı Türklerin üçüncü ve dördüncü nesli bu ülkelerde doğdular. Bu neslin kökleri; dedeleri ve büyük anneleri Türiye’den geldiler. Avrupalı ve Amerikalı araştırmacıların, bu nesil üzerine yaptıkları araştırmalarda, gençlerin kimlik, aidiyet, Türklük, kültür gibi tanımlamalara verdikleri cevaplar, sosyal bilimcileri şaşırtırken, bize de artık bir Avrupa Türk Diasporası sürecinin başladığınıb işaretini vermektedir. Bu durum şüphesiz, Türk Medeniyetinin sürekliliği ve etkileyiciliği, Türkiye ile ilgili duygusal ilişkilerden kaynaklandığı gibi, aynı zaman da gençlerin içinde bulundukları toplumun breyleri ve kurumları ve elbette medyası tarafından
dışlanmaları ve onlara sürekli sen yabancısın, Türksün, müslümansın gibi hatırlatmalarından da oluşmaktadır.

Konuşmamı; teorik olarak ‘Avrupa Türk Diasporası tanımı ve vizyonu’ nedir? ne olabilir?, bu vizyona uygun Avrupa Türk Sivil Toplum Kuruluşları modelleri ve stratejileri ve devamında muhtemel örnek faaliyetler vererek sınırlandırmak istiyorum.

Tanım: Avrupa Türk Diasporası nedir?
Diaspora literatüründe yer alan çeşitli diaspora tanımlamalarını göz önüne alarak; Avrupa Türk Diasporasını kısaca şöyle tanımlayabiliriz: Avrupa Türk Diasporası; öncelikle Avrupa’yı Türkiye’ye, Türkiye’yi de Avrupa’ya bağlayan sosyal ve küresel bir güçtür. Diğer bir ifadeyle, soyologların tanımlamalarıyla sosyal sermayedir. Devamla; Avrupa Türk Diasporası tarihi ve kültürel bağlarımızın olduğu ve gönül coğrafyamızın ulaştığı topluluklar ve ülkeler için de sosyal sorumluluk taşıyan bir gruptur. Nihai olarak Avrupa Türk Diasporası mensup oldukları medeniyet ve ‘varoluş’ felsefesine göre dünyadaki tüm mazlumlar için de sorumluluk hisseden bir topluluktur.

Vizyon ve Strateji
Avrupa Türk Diasporası tanımlamasında karşımıza çıkan en önemli iki kavram: aidiyet ve sorumluluk’tur. Ki bu kavramlar her diaspora topluluğunun olmazsa olmazlarıdır. Berlin’de, Amsterdam’da, Londra’da doğan çocuklar kendilerinin Türk olduklarını hem de zaman zaman sesli bir şekilde ifade etmektedirler.

Gerek aidiyet ve sorumluluk kavramların arkasında gerek kendilerini tanımlama biçiminde mensup olduğumuz ve beslendiğimiz, bizi biz yapan medeniyet, zihniyet ve kültür değerleri bulunmaktadır. Bu değerler bir şekilde, Avrupalı Türk çocuklarını, gençlerini etkiliyor ve yönlendiriyor.

Bir başka ifadeyle; Türk medeniyetinin ‘dünyayı’, ‘yaratılışı’, ‘varoluşu’ anlama, algılama ve yorumlama şekli bize böyle küresel bir vizyon tanımlamasına yönlendirirken, Avrupa Türk Diasporasını anavatan yanısıra gönül ve kültür coğrafyamıza da yöneltmektedir.

Bu vizyon aynı zaman da ‘yeni bir medeniyet tasavvurunun, iddiasının, idrakinin, idealinin’ de ifadesidir. Avrupa Türk Diasorası Vizyonuna sahip bir nesil kanaatimizce, içinde bulundukları ülkeler başta olmak üzere, Türkiye, İslam dünyası ve mazlum milletler için de bir şanstır.

Sözkonusu tez’i, Avrupa’daki müslümanlar üzerine çalışmalar yapan ve zaman zaman yayınladıkları makalelerin başlığını, örneğin ‘İslam’ın geleceği Batı’dadır’ gibi iddialı başlıklar atan oryantalistler de doğrular nitelliktedir.

Onların iddiasına göre, demokrasinin hakim olduğu Avrupa şartları; Türk medeniyet tasavvurundaki “varlık, insan ve adalet“ algısı ve dahi İslam’ın yeniden yorumlanması daha uygun ve verimlidir. Ki bu yeni yorum sonra İslam ülkelerini etkileyecek ve aktarılacaktır. Bu çerçevede, Doğu’nun ‘hikmet’ ile Batı’nın ‘rasyonel düşünce’ geleneğini sentezleyebilecek bir Avrupa Türk Diaspora’sı hem hayal edilmeye hem de tartışılmaya değerdir.

Strateji
Bütün bu teorik vizyon tanımlamalarının yanısıra, diasporanın öncelikle içinde bulundukları ülkelerin siyasal, ekonomik, sosyal yapılarında temsil edilmeleri, bu mekanizmaları etkilemeleri yönünde de bir strateji geliştirmeleri kaçınılmazdır.

Örneğin, Avrupalı Türklerin siyasi katılım, temsil, görünürlük mücadelesi, var olan geleneksel siyasi partilerin içinde yer alarak mı? yoksa kendi siyasi partilerini oluşturarak mı verilmeli tartışması yapılarak, bir karar vermeleri gerekmektedir.

Diğer taraftan, bir ekonomik güç olan ve organize olmuş Avrupalı Türk girişimciler hem Avrupa için hem Türk Dünyası için çok önemli bir diaspora aktörleridirler. Avrupa’nın yaşlanan nüfusu, babadan oğula geçmeyen ticaret geleneği ve kapanmayla yüz yüze olan onlarca işletme ve fabrika, Türk girişimcilerinin faaliyet alanı için bir şans ve fırsattır.

Diaspora ve STK’lar
Avrupa’daki Türk sivil toplum kuruluşlarının, yukarıda ifade edilmeye çalışılan bir diaspora vizyununa sahip olduklarını söylemek çok abartılı olur. Elbette, diasporatik vizyon doğrultusunda faaliyet yapan STK’lar ya da diaspora vizyonuna uygun faaliyetler vardır. Ancak, bu faaliyetlerin bir diaspora politikası doğrultusunda önce enine boyuna tartışılıp, bilinçli bir şekilde yapıldığını söyleyemeyiz.

Bir çoğumuzun bildiği gibi, bugün Avrupa’da etkin olan Türk Sivil Toplum kuruluşlarının ezici bir çoğunluğu, bir diaspora düşüncesiyle değil, daha çok, otuz, kırk yıl önce Avrupa’daki Türklerin o günkü ihtiyaçlarını karşılamak üzere oluşturulmuş kuruluşlarımızdan oluşmaktadır. Otuz yıl önce, takdir edersiniz ki, bir Avrupa Türk diasporasından da bahsetmemiz mümkün olamazdı.

Ancak, geride kalan 40, 50 yıllık bir göçmenlik tarihinde Avrupalı Türklerin de sosyal statülerinde değişiklikler yaşandı. Örneğin yavaş yavaş bir “Av rupa Türk Orta Sınıfı“ oluşmaya başladı. Ki bu sınıfın mensupları aynı zaman da diasporanın da aktörleridir.

Bu değişim, aynı hızla STK’lara yansımadı. STK’larda değişim oldukça yavaş yürümektedir.

Neden? Çünkü Avrupa Türkleri, diaspora kavramıyla yeni tanışıyorlar. Zaman zaman bu kavramın reddedildiğini de görüyoruz. Hatta sosyal medyada bazı kişiler tarafından diaspora kavramını kullandığımız için eleştiriliyoruz.

Önümüzdeki dönemde, yukarıda tanımlanan diaspora vizyonu doğrultusunda ‘düşünce kuluşları’, ‘araştırma merkezleri’, ‘sektörel STK’lar’ın hayata geçirileceğinden şüphem yoktur. Ki, bu doğrultuda faaliyet ve projeler de elle gösterilecek noktadadır.

Neler yapılmalıdır? Uygulanabilir Örnekler
Disapora bilincinin oluşturulması, güçlendirilmesi için bu yönde bir takım faaliyetler ve projeler uygulanmalıdır. Uygulanan ve uygulanması için yüklü bütçelere gerek olmayan bazı faaliyetler şöyle sıralanabilir:

Kültür ve tarih gezileri faaliyetleri arttırılmalı hatta sistemli bir şekilde yapılmalıdır. Örnegin STK’lar Bosna’ya, Endülüs’e, Budapeşte’ye, Urfa’ya, Konya’ya, Yesi’ye, Gence’ye, Ohri’ye düzenlenecek gezi programlarıyla buralardaki kültür ve medeniyet tarihimize yolculuk yapabilirler. Bu tür geziler hem akrabaların yeniden tanışması, kaynaşması hem de tarih ve zihniyet şuurunun oluşmasına katkıda bulunur.

STK’lar uluslararası değişim projeleri geliştirerek, amaç grupları arasında; siyasetçiler, sanatçılar, sivil toplumcular, yazarlar gibi gruplar arasında diyalog ve ortak çalışma kültürü oluşturulabilirler. Ki, örneğin Amsterdam Türkevi, geçmişte Kosova’lı Türk gençleri için uyguladığı ‘siyasal katılım eğitim programı’nı Eylül ayında Afganistan’lı Türk siyasetçiler için de uygulamaya koyacaktır.

Türklerin yoğun yaşadıkları şehirlerde, ‘Biyografi Okumaları’ projesi başlatılabilir. Örneğin geçtiğimiz aylarda Amsterdam’da hayata geçirilen Biyografi Okumalarının son iki konusu Erol Güngör ve Arif Nihat Asya’ydı. Bir çoğumuz bu isimleri bir şekilde duymuş olabiliriz. Ancak böyle bir okuma akşamında hakkında konuşulan kişinin sadece hayatı ve eserleriyle tanışma fırsatı yakalamıyorsunuz. O kişinin dünya görüşünü, verdiği mücadeleyi yani bir zihniyet ve düşünce tarihiyle de yüzleşiyorsunuz. Tarihin bir devrini okumuş ve katılımcılarla tartışmış oluyorsunuz. Çok ilginçtir, hepimizin belkide bazımısralarını ezberden bildiği “BAYRAK“ şiirini Arif Nihat Asya, Adana’da yapılan
bir kutlama programı için ‘bir gece’de yazmıştır.

STK’lar yeni bir medeniyet tasavvuru çerçevesinde örneğin ‘Mesnevi Okuma Grupları’ düzenleyerek, kültür tarihimizin referanslarından Mevlana Celaleddin Rumi’nin düşüncesinin öğrenilmesine katkıda bulunabilirler. Bu çerçevede Amsterdam Mesnevi Okuma grubu tam iki yıldır ayda bir biraraya gelerek Mesnevi okumayı sürdürüyorlar. Hollandalıların da katıldığı bu Mesnevi Okuma Grubu, Eylül ayının sonunda Konya’ya 10 günlük bir gezi programında ’13. Yüzyıl Konyasına Yolculuk’ eğitim programına katılacaklar.

Bütün bu ve benzeri programlar, takdir edilirki, Türk Dünyasındaki STK’lar arasında bir ortak çalışma kültürünün oluşmasına vesile olur. Devamla; medeniyetleri medeniyet yapan şahsiyetlerin, şehirlerin, değerlerin ve mekânların tanıtılması, yaşatılması ve korunmasını sağlarken, ortak bir medeniyet bilincinin oluşmasına da katkıda bulunur. Modern devletler böyle yapıyorlar, değişim programlarıyla, kendi aralarında bir entegrasyon oluşturmaya çalışıyorlar.

Son olarak; o zaman bu ve benzeri faaliyetleri vizyon edinen güçlü STK’larımızın ortaya çıkmaları gerekmektedir. Ki güçlü STK’lar ve diaspora hareketleri hem anavatan Türkiye hem ait olunan ikinci ülke hem de küresel anlamda ciddiye alınsınlar.

İstanbul, 2 Haziran 2016
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2583 ) Etkinlik ( 176 )
Alanlar
Afrika 66 613
Asya 78 1004
Avrupa 13 620
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 282
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1333 ) Etkinlik ( 45 )
Alanlar
Balkanlar 22 279
Orta Doğu 19 588
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1982 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1982

Son Eklenenler

Turizm; tarım ve hayvancılıktan sanayiye, inşaattan alt yapıya ekonominin tüm sektörlerini hareketlendiren ve geliştiren bir sektördür. Ama turizme sadece ekonomik bir sektör gözüyle bakılması doğru değildir.;

Tüm dünyayı etkisine alan salgının da katkısıyla belirsizliklerin artışı oranında öngörülebilirliğin de azaldığı günümüzde, coğrafyamız başta olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan krizler ile uyuşmazlıklar küresel barış ve istikrarı tehdit ederken, çok taraflılık ve evrensel değerler de erozyon...;

Donald Trump seçimleri eski başkan yardımcısı Joe Biden'e kaybetti, ancak liberaller son derece küçük bir fark ile galip oldu. Bu Amerika'nın son yıllarda ne hâle geldiğinin bir özetidir; kararsız ve tatminsiz.;

9 Şubat 2021 Salı gecesi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Türkiye’nin uzay programı açıklandı ve kamuoyunda oldukça yankı buldu. Programın olumlu ve olumsuz olarak yorumlanacak çok yanı var. Bu değerlendirme dokümanında yapıcı eleştirel düşünce ile Ülkemizin bu yolculuğuna ve kapsayıcı istişaresine...;

TASAM ve paydaşlarınca geliştirilen çok programlı BRAINS² TÜRKİYE inisiyatifinin Sentetik Gerçeklik Teknolojisi adlı uygulama programı “Derin-Sahte (Deepfake) Ürün ve Savunma Ekosistemi İnşası“ teması ile başlıyor.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 27-29 Mayıs 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

Uzun süredir yazmak istediğim ama bunun için daha fazla zaman gerektiğini bilerek ertelediğim bir konuya sadece girizgâh yapacağım. “Sağlık Diplomasisi“ yaklaşık on yıldır üzerine okuduğum, gündemimde tuttuğum ve bu başlıkta çalışanları, ürettiklerini ve gerçekleşen çıktıları takip ettiğim bir alan.;

* BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında sektör, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu tem...;

"Türkiye - Rusya İlişkileri" Konferansı

  • 22 Haz 2005 - 22 Haz 2005
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - Çin Forumu

  • 15 Eki 2018 - 20 Eki 2018
  • Pekin - Çin

3. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2021

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

4. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul İktisat Kongresi

  • 27 May 2021 - 29 May 2021
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Pandemi Sonrası Türkiye’nin Ekonomi ve Teknoloji Vizyonu Toplantısı

  • 17 Ara 2020 - 17 Ara 2020
  • TSİ 14.00 - Çevrimiçi -
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...