Amerikan Hegemonyası Ve Dünyanın “Geritepki”si.

Makale

Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel imparatorluk hevesini sorgulayan araştırmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Bunlardan biri de Chalmers Johnson’un kalem aldığı “Blowback: The Costs and Consequences of Amerikan Empire” (Geritepki: Amerikan İmparatorluğu’nun bedeli ve sonuçları) isimli kitap…...

Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel imparatorluk hevesini sorgulayan araştırmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Bunlardan biri de Chalmers Johnson’un kalem aldığı “Blowback: The Costs and Consequences of Amerikan Empire“ (Geritepki: Amerikan İmparatorluğu’nun bedeli ve sonuçları) isimli kitap…

Johnson kitabında ilk kez CIA belgelerinde kullanılan “geritepki“ terimini inceliyor, Amerika’nın emperyal politikalarının yol açtığı sonuçları sorguluyor. Amerika yayılmacı ve sömürgeci bir politika izledikçe, bunun geritepkisi de gecikmeden ortaya çıkıyor; şiddet şiddeti doğuruyor, bu kaos ortamının genelleşmesi ise dünyayı yaşanmaz bir yer haline getiriyor.

Johnson, Amerikan ulusal çıkarları için öncelikli olarak yapılması gerekenin “Amerikan İmparatorluğu projesi“nin tasfiye edilmesi olduğunu söylüyor. Yani Neo Con’ların hazırladığı “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi“ ile start alan küresel Amerikan İmparatorluğu hayali, artık ABD’ye büyük zararlar veriyor ve Bush yönetiminde bu zararın boyutlarını görebilecek vizyon bulunmuyor.

Chalmers Johnson’un Amerikan halkı ile ilgili tespitleri ilginç; “Amerikan halkı, kendisini yönetenlerin sömürgeci politikalarının gerektirdiği savaşlara, polisiye tedbirlere ve ekonomik bedellere uzun süre dayanacak kadar militarist ve zengin bir halk değildir…“

Amerikalı yazarın kendi halkı ile ilgili bu saptaması, Bush iktidarı tarafından paylaşılmadığı için ABD bugün Afganistan ve Irak savaşlarından sonra yeni cepheler açmak için fırsat kolluyor. Oysa Johnson’un uyarıları tam da mevcut duruma işaret ediyor; Bush yönetiminin açtığı savaşların devasa bütçesi Amerikan ekonomisine çok ağır faturalar yüklüyor. Amerikan halkının gelir düzeyi düşüyor, yoksulluk artıyor, toplumda korku ve endişe hakim oluyor. Amerikan halkı, küresel imparatorluk hevesine tahammül edemiyor, yükü taşıyamıyor.

Peki küresel imparatorluk peşinde koşan ABD’yi ne bekliyor? Chalmers Johnson ABD’nin başına gelebilecekleri şöyle özetliyor: “Geritepki bir ülkenin, tam olarak ne ektiğini bilmese bile, ne ekerse onu biçmesidir. Gücünü ve zenginliğini göz önünde bulundurursak, ABD’nin yakın gelecekte, dünya çapında Amerikan ordusuna karşı gerçekleştirilecek terörist saldırılar başta olmak üzere, beklenebilecek her türlü geritepkinin en büyük hedefi haline geleceğini söylemek mümkündür. Bunlar, imparatorluk politikalarının somut sonuçları olarak ABD’yi gerçekten tehdit eden ciddi tehlikelerdir. İmparatorluklar masraflı yapılanmalardır ve geçen zaman içinde daha da masraflı hale gelirler. Örneğin, imparatorluk siyasetinin beklenmedik bir sonucu olarak Amerikan sanayisinin çöküşe sürüklenmesi bir geritepki çeşididir. Toplum içinde militarizmin yaygınlaşması da bir başka geritepki örneğidir. Asıl problem imparatorluktur. Emperyal politikalar arttıkça, geritepkiler de artacaktır. Sağduyulu ve mantıklı davranmazsak, geritepkiler daha da şiddetlenecektir…“

Görüldüğü gibi Bush’un emperyal politikalarının dünyamızı felakete sürüklediği yönündeki kanaat giderek yaygınlaşıyor; Amerikan yönetimini akılcı davranmaya, emperyalist politikalardan vazgeçmeye çağıranların sayısı artıyor.

Amerikan yönetimi küresel imparatorluk kurma hayalinden vazgeçip dünyayı kan gölüne çeviren emperyal politikalarının yanlışlığını görebilirse, kendi halkının daha fazla yoksulluğa, korkuya ve ümitsizliğe teslim olmasının da önüne geçmiş olacak. Aynı yanlışı yapmakta ısrar eder ise, dünyanın verebileceği “geritepkilere“ katlanmak zorunda kalacak. Bu ise sadece ABD’yi değil, tüm dünyayı olumsuz etkileyecek; ateş düştüğü yeri değil hepimizi yakmaya başlayacak.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiş...;

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur. ;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.