Moğolistan: Nomadizmden, AVM kültürüne!

Makale

Soğuk savaş yıllarında, 1990’lı yıllar öncesinde, Moğolistan 1.56 milyon kilometrekare ...

Soğuk savaş yıllarında, 1990’lı yıllar öncesinde, Moğolistan 1.56 milyon kilometrekare (Türkiye yüzölçümünün yaklaşık iki katı) devasa bir alan ve bu ‘çöllük’ alanda; atları, develeri, koyunları ve keçileriyle birlikte ‘Nomadizm’i tam anlamıyla sürdüren bir toplumu akla getirirdi. Oysa ‘Financial Times’ın kıdemli Uzakdoğu analistlerinden Leslie HOOK’a göre bu tablo artık tamamen değişmiş durumda ve üçmilyona yakın nüfusun yaklaşık yarısını barındıran başkent Ulaanbaatar; çok katlı lüks iş merkezleri, caddelerinde trafiği kilitleyen lüks binek araçlar ve alışveriş mekanlarında akla gelebilecek tüm popüler dünya markalarının bulunduğu bir şehre dönüşmüş! Üstelik, başkentin dışı da göreceli olarak benzer durumda ve toplumun hemen hemen tümü ‘geleceğe yönelik hiçbir ciddi ekonomik endişesi bulunmayan, teorik olarak; kadını-erkeği, genci-yaşlısı, hepsi milyoner olan’ bir ülke görünümünde.Çünkü, ülkedeki ‘zengin’ altın, bakır, uranyum, molibden, kömür madenleri çıkarılmaya başlanıyor.Ülke, daha şimdiden çift haneli büyüme rakamlarına sahip ve Dünya Bankası raporlarında (WB CPS: Country Partnership Strategy) maden-mineral öncülüğünde, ‘eşi-benzeri görülmemiş transformasyon süreci’ sıklıkla vurgulanıyor. Durum, adeta mitolojideki Phoenix kuşunun Orta Asya versiyonu olarak kabul edilen Toğrul kuşunun, Moğolistan’a konması gibi!

Maden-mineral öncülüğünde olsa da, aslında büyüme mucizesinin ilk adımları 1990’lı yılların başında, sosyalist kuralların terk edilip ‘pazar ekonomisine geçiş kararı alınmasıyla’ atılmıştı bile. Ülkede, istikrarlı çok partili demokrasiye geçilmiş, sivil toplumun rolü hızla ve büyük oranda artmış, yönetsel şeffalık gelişmeye başlamıştı.Devlet Başkanı Sayın Elbegdorj, 22 Eylül 2011 tarihinde ‘FPA Foreign Policy Association’da yaptığı konuşmada, ‘Moğolistan bugün küresel demokrasi savaşının şampiyonlarından biridir. Çünkü, demokrasiyi seviyoruz ve demokrasiyi sevmek en büyük güçtür’ derken, toplantıda bulunan ABD -Reagan dönemi- eski BM temsilcisi ve ‘National Endowement for Democracy’ başkanı Carl GERSHMAN başta olmak üzere, salonun şahit olduğu en yüksek alkışlardan birini almaktaydı! Yine aynı yılın, 2011’in 26 Şubatında da, ‘Citigrup baş ekonomisti Williem Buiter’ küresel ekonominin geleceği konusunda yaptığı değerlendirmelerde, Moğolistan’ı; Çin, Bangladeş,Mısır ve Hindistan ile birlikte, 3G-Global Growth Generator-olarak tanımladığı kriterlere uygun ‘küresel büyüme motoru ülkeler’ arasında saymakta, Economist dergisi de 02 Ocak 2013 tarihli baskısında, 2013 yılında en hızlı büyüyecek ekonomiler sıralamasında birinciliği Moğolistan’a vermekteydi.

Moğolistan maden bakanlığı verilerine göre, ülke büyümesinin ‘şimdilik’ yegane temel taşı olan tahmini kıymetli maden rezervleri ve ‘başlıca rezerv ocakları’ şu şekilde sıralanıyor;

- Oyu Tolgoi: 37 milyon ton bakır ve 1.300 ton altın,

- Tavan Tolgoi: 1.4 milyar ton kok kömürü,

- Tsaan Suvarga: 324.000 ton bakır,

- Asgar: 2.247 ton gümüş ve 76.746 ton bakır,

- Timurtein Ovoo: 885.300 ton çinko,

- Dornod: 28.868 ton uranyum,

-Gurvan Bulag: 16.073 ton uranyum,

-Mardai: 1.104 ton uranyum,

-Boroo: 38 ton altın ve 5 ton gümüş,

-Erdenet: 4.8 milyon ton bakır ve 131.034 ton molibden,

-./..

Halihazırda bazı ocaklarda üretime başlamış durumda (Ör: Altın üretimi; 2006:22.561,00Kg, 2007: 17.473,00Kg,..), Oyu Tolgoi(*) ve çalışmaları devam eden diğer ocakların da faaliyete geçmesiyle maden üretimi ve ihracatının geometrik olarak artması beklenmekte.

Earnst& Young kuruluşunca, Moğolistan yer altı kaynaklarına yönelik olarak hazırlanan ve Ekim 2012 tarihinde yayınlanan ‘Mongolia Mining and Tax Guide 2012/ 2013’e göre, ülkenin halen en önem verilen ocağı ‘Oyu Tolgoi’nin yatırım bedeli 6 milyar USD ve 6 Ekim 2009 tarihinde -yoğun tartışmalar ertesi- parlamento tarafından kabul edilen yatırım anlaşmasına göre ‘dominant yatırımcı Turquise Hill’ firmasının payı %66, Moğolistan hükümetinin payı da %34 oranında.2010 yılı GSMH’sı 6.2 milyar USD olan bir ülke için, bu haziran sonlarında -2013 haziran sonları- faaliyete geçmesi beklenen ‘sadece bu yatırımın boyutunu’ açıkça göstermekte olup, ‘sadece’ bu yatırım nedeniyle 2019 yılında ülke ekonomisinin 30% büyümesi beklenmekte.Projenin tam kapasitedeki istihdam boyutu ise, onbini Moğol vatandaşı olmak üzere onbeşbin kişiye yeni iş imkanı yaratılmasına yönelik.(**) Ve yıllık -sadece altın olarak- 330.000 ons (1 ons=31.1 gr, yaklaşık) üretim planlanmakta!Oyu Tolgai’deki bakır üretiminin ise küresel üretimin 4% sini karşılaması bekleniyor.(***) USGS (U.S. Geological Survey: http://www.usgs.gov/ Ms Susan WACASTER) Moğolistan raporlarında, ayrıca ülkenin doğusunda henüz kanıtlanmamış ‘petrol üretimine yönelik’ uygun rezervlere sahip olabileceğinden bahsedilmekte!

Moğolistan ekonomisi, 2012 yılında 12.3% büyüdü; 2011 yılındaki büyüme oranı ise 17.5% idi ve Dünya Bankası 2013 yıl büyümesini 13% olarak revize etti ve revize edilen 13% oran dahi halen küresel ekonomideki en yüksek oranlardan biri.Ancak, hızlı büyümenin beraberinde oluşabilen ‘enflasyon ve bütçe açıkları’ Moğolistan için de sorun olmaya devam ediyor. Dünya Bankası 2013 Nisan ayı güncellemelerine göre, mali açık GSMH’nin 8.4% ulaşarak son 13 yılın rekorunu kırdı, 2013 yılı sonunda da benzer trendin gerçekleşmesi bekleniyor! Enflasyon da 2011 ve 2012 yılındaki ‘çift haneli’ oranlardan, 2013 Mart ayı itibariyle, tek haneye, 9.8% düşebilmiştir.Özellikle inşaat sektörü ürünlerindeki fiyat artışı, endekslerin üzerinde gerçekleşmiş ve 2005 yılından bu yana metrekare inşaat maliyetleri ‘dörde katlanarak’ 350.000,00MNT/ 500.000,00MNT den 1.6 milyon MNT/ 2.0 Milyon MNT’ye yükselmiş durumda.(1000MNT=0.70USD/ 1USD=1437.50MNT-www.coinmill.com) --Ancak, konut edinmeye ilişkin olarak kolaylık sağlanması amacıyla, 2013 Nisan ayında, mevcut yönetim ile Bank of Mongolia arasında ‘mortgage anlaşması’ imzalandı ve yararlanıcıların sadece devlet memurlarıyla sınırlı olmayıp, düzenli gelire sahip tüm vatandaşlara yayılması için çalışmalar hızla sürmekte olup yıllık faiz oranı 8% (+/- 1% opsiyonlu) ve vadesi 20 yıl olarak planlanmakta.-

Türkiye- Moğolistan ilişkileri ortak tarihi ve kültürel bağlar temelinde sorunsuz seyretmekte; her iki tarafta da siyasi, ekonomik-ticari, askeri, kültürel vb. tüm alanlarda işbirliğinin daha da gelişmesi isteği ve kararlılığı mevcut bulunmaktadır.Türkiye, Moğolistan’ın dış politika ve ulusal güvenlik konseptinde ‘Üçüncü Komşu’ olarak yer almakta olup, bu kavrama göre, Moğolistan sınır komşuları dışındaki önemli ülkelerle de ilişkilerini sağlamlaştırmayı ve güvenlik gibi alanlarda işbirliğini geliştirmeyi amaçlamaktadır.(****)

Ekonomik ilişkilerde ise genel kanıya göre;

- 2012 yılı için 44.000.000,00 USD civarındaki dış ticaret -2013 ilk dört ay için: 24.342.000,00USD- hacminin potansiyele göre ‘son derece yetersiz’ olduğuna,

-2015 yılına kadar MDG’ye (Millenium Development Goals) ulaşarak, 2016-2021 yılları için ‘bilgi temelli ekonomiye’ geçişi öngören Dünya Bankası ilintili Moğolistan ulusal planlamalarında, benzer sektörlerdeki kobi’lerimizin karşılıklı işbirliği’nin ilgili tüm taraflara yarar sağlayacağına ,

-Halen toplam nüfusun 23.8% inin –başkent Ulanbataar’ın ise 40% ının- kaloriferli/ sıcak sulu konutlarda oturduğu Moğolistan’ın konutlaşmasına ve yakın yıllarda –olağandışı- artacak olan altyapı inşaatlarına (*****) katkıda bulunabilecek müteahhitlerimize ihtiyaç bulunduğuna inanılmaktadır.

(*) USGS (U.S. Geological Survey- Ms Susan Wacaster) kuruluşunun yaptığı araştırma sonuçlarına göre, 2020 yılına kadar sadece Oyu Tolgoi maden ocağından elde edilecek gelirin Moğolistan’ın GSMH’nın 1/3 ünü sağlaması beklenmekte,

(**) Oyu Tolgoi LLC resmi web sitesi: www.ot.mn/en/about-us

(***)İşletmeci firma deklarasyonu www.turquoisehill.com

(****)Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı http://www.mfa.gov.tr/turkiye-mogolistan-siyasi-iliskileri.tr.mfa

(*****) www.business-mongolia.com

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2607 ) Etkinlik ( 195 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 87 1011
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1341 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 592
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1989 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1989

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (BK) arasında 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanan “Ticaret ve İşbirliği (TCA) Anlaşması” 30 Nisan 2021 itibarı ile yürürlüğe girdi. ;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

Dönemin ABD Başkanı G. Bush himayesinde ve Irak Büyükelçisi J. D. Negroponte başkanlığında 2005’te faaliyetlerine başlayan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin “Küresel Trendler 2040“ raporunda; uluslararası sistem, siyaset, ekonomi, teknoloji, toplumsal gelişim, demografik dinamikler ve çevre gibi başlıca...;

Balkanlarda Türk mevcudiyeti Osmanlı öncesine dayanmakla birlikte, orada Türk varlığının güçlü bir şekilde hissedilmesi ve etkisini göstermesi, Osmanlı dönemine rastlamaktadır. Bu güç etkisinin iki neden bulunmaktadır. İlki, Osmanlıların Avrupa ve Balkanların genelinden farklı bir dini misyona sahip...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.