Türkiye - İran Yuvarlak Masa Toplantısı Gerçekleştirildi

Haber

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Politik ve Uluslararası Araştırmalar Kurumu (IPIS), 10. Türkiye - İran Yuvarlak Masa Toplantısı’nı 12 Şubat 2018 tarihinde İstanbul’da Wishmore Otel’de gerçekleştirdi. ...

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Politik ve Uluslararası Araştırmalar Kurumu (IPIS), 10. Türkiye - İran Yuvarlak Masa Toplantısı’nı 12 Şubat 2018 tarihinde İstanbul’da Wishmore Otel’de gerçekleştirdi.

Ana teması, “Türkiye - İran Sürdürülebilir Strateji“ olan 10. Türkiye - İran Yuvarlak Masa Toplantısı’nın alt temaları “Türkiye - İran Öncelikli İşbirliği Fırsatları (Güncel Projeler ve OBOR)“, “Stabil ve Kurumsal İlişki Modelleri“, “Jeopolitik ve Enerji Politikaları Bağlamında Bölgesel İlişkiler“ ve “Bölgesel Gelişmelere İki Taraflı Bakış“ olarak belirlenmişti.

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, 10. Türkiye - İran Yuvarlak Masa Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, küresel risklere bakıldığında Bölge’de Türkiye ve İran için büyük meydan okumaların olduğunu, aynı zamanda tarihin de birtakım fırsatlar sunduğu bir dönemde bulunulduğunu söyledi. Amerika'nın tarihinin istediğinin tam tersini alma ile dolu olduğunu belirten Şensoy; “Küresel anlamdaki siyasi ve ekonomik güç, paraya sahip olmak, küresel güvenlikte alternatifsiz olmak gibi sebeplerle bugüne kadar bütün hatalarını başkalarına fatura etmeyi başardılar. Fakat özellikle son 10 yıldır şekillenen yeni dünya sistematiği içerisinde doğuda ve güneyde yeni çıkan güçlerden dolayı bu fatura etme işi gittikçe zorlaşıyor. Bu yüzleşmenin sancılarını da hem Amerikan siyasetinde hem ekonomisinde olumsuz olarak görüyoruz.“ diye konuştu.

Bölge’yi dönüştüren önemli aktörlerden birisinin de 2. Dünya Savaşı sonu itibarıyla oluşmaya başlayan ve 1948'de kurulan İsrail devleti olduğunu aktaran Şensoy, bu anlamda İran'ın İsrail ile çok ciddi sorunları bulunduğunu, Türkiye'nin de inişli çıkışlı bir ilişkisi olduğunu dile getirdi.

İsrail'in Bölge’deki varlığı ve genişleme isteğine değinen Şensoy, şöyle devam etti: “Varlığı nükleer güce dayandığı için bugünkü şartlar içerisinde tersi bir şey düşünmek çok mümkün değil. Fakat genişleme konusu ve bunun birtakım kutsal(!) ideallere dayandırılıyor olması da konuşulduğu zaman, komplo teorisi uygulandığı zaman, büyük bir vizyon olarak önümüze çıkıyor. Dolayısıyla bu genişleme isteği Bölge’deki türbülansı ve istikrarsızlığı sürekli derinleştiriyor. Irak ve Suriye'de olan hadiseler, Lübnan'daki durum, yine Arap yarımadasında farklı enstrümanlar kullanılması sebebiyle Yemen'de yaşanan hadiseler… Belli ülkelerin uyumlu politika izleme stili için bazen görünürde, çoğu zaman görünmez bir şekilde İsrail ile uyumlu politika izlemek istendiği için diğer ülkelerde oluşturulan olumsuzluklar ve provokasyonlar… Bunlar Bölge’yi çok ciddi bir şekilde türbülans içerisinde tutuyor. Ne yazık ki geldiğimiz noktada daha sıcak bir hâl aldı. “

Süleyman Şensoy, Irak'ın kuzeyinin fiilen bölünmeye doğru gitmesi ve bağımsızlık ilanıyla birlikte Türkiye ve İran'ın ortaya koymuş olduğu tavrın bu süreci şimdilik engellediğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Oradaki bu bağımsızlık girişimi yenilenirse engelleyecek başka bir irade olmadığını da belirtmekte fayda var. Çünkü Musul düştüğünde de Kuzey Irak yönetimi bir bağımsızlık denemesi yapmıştı. O zamanda Türkiye ve İran koydukları tavır itibarıyla bunu engellemişlerdi. Fakat fiili referandumda 'evet' oylarının yüksek çıkması sonrasında yaşanan süreçte de Federal Irak merkezî hükümetinin tekrar otoritesinin sağlamlaşması noktasında iki ülkenin almış olduğu tavır ve Türkiye ile Irak arasında yaklaşık 50 gün süren askeri tatbikatlar oldu. Belli sınır kapılarının, havaalanlarının kontrolünün merkezî hükümete geçmiş olması bu süreci erteledi. Ama bu talebin yenilenmeyeceği anlamına gelmez.“

Şensoy, Suriye'deki oluşumun da ciddi bir hâl aldığını ve bütün diğer gruplarla ve sorunlarla birlikte PKK'nın diğer kolu olan YPG marifetiyle orada “defacto“ bir devlet oluşumuna dikkat çekerek, Hatay'ın altından ya da üstünden Akdeniz'e ulaşmak iradesinin ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye'nin ilk olarak Fırat Kalkanı Harekatı ile belli bir bölgedeki bağı kopardığını ve şimdi de Hatay sınırında olan Afrin'deki yapılanmayı bertaraf etmek için 20-25 gündür bir harekat yürüttüğünü hatırlatan Şensoy, şöyle konuştu: “Şüphesiz bu sorunlar yine yaşanmaya devam edecek. Çünkü ortada kesin bir çözüm yok. Bu anlamda Suriye'de muhaliflerin de dâhil olacağı, mümkün olan en yüksek konsensüsle belirlenmiş bir merkezî otoritenin bir an önce tesis edilmesi lazım. Yeni krizlerle uğraşmamak adına Bölge ülkelerinin biraz daha pozitif anlamda agresif davranmasına ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Çünkü bu Irak, Suriye, İran ve Türkiye özelinde dört ülkenin de geleceğini, toprak bütünlüğünü ve ekonomik istikrarını ilgilendiren bir husus. Her ne kadar güneydeki operasyon Türkiye'nin diğer bölgelerinde hissedilmese de uluslararası algı olarak Türkiye'ye bir zarar verme çalışması da var. Elinde ağır silahlarla dolaşan sivil kıyafetli insanlar var. Bunlara, sivil halka Türkiye'nin zarar verdiği söyleniyor. Zaten orada düzenli bir ordu yok. Sivil olup olmamak çok ayırt edilebilir bir şey değil. Buna rağmen Türk ordusu mümkün olduğunca yavaş ilerleyerek ve sıfır sivil kayıp referansıyla Özgür Suriye Ordusu ile birlikte gelişme almaya çalışıyor. Bir an önce bu Afrin Harekatı'nın sonuçlandırılması -durdurulması anlamında değil-, kontrol altına alınarak sonuçlandırılmasının da Bölge’deki önemli tansiyonlardan birini düşüreceğini düşünüyoruz. “

10. Türkiye - İran Yuvarlak Masa Toplantısı’na İran Dışişleri Bakan Yardımcısı ve IPIS Başkanı Dr. Seyyed Kazem SAJJADPOUR, TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY, İran Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Araştırma ve Eğitim Merkezi Başkan Yardımcısı Büyükelçi Morteza Daman PAK, TASAM Başkan Yardımcısı Büyükelçi (E) Aydın NURHAN, Tahran Eski Büyükelçisi (E) Selim KARAOSMANOĞLU, Büyükelçi (E) Dr. Bahador AMINIAN, İran Ankara Büyükelçiliği Başkâtibi Nematollah MOZAFFARPOUR, İstinye Üniversitesi’nden TASAM Başkan Yardımcısı Tuğg. (E) Doç. Dr. Fahri ERENEL, TBMM 23. Dönem Milletvekili Prof. Dr. Mithat MELEN, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özden Zeynep OKTAV, İstanbul Aydın Üniversitesi’nden TASAM Başkan Danışmanı Prof. Dr. Sedat AYBAR, İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Gazeteci Yrd. Doç. Dr. Bora BAYRAKTAR, TASAM Enerji Çalışma Grubu’ndan Dr. Necmi DAYDAY, İRAM Başkan Yardımcısı Dr. Hakkı UYGUR, Marmara Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nden Yrd. Doç. Dr. Bilgehan ALAGÖZ, TASAM İran Uzmanı Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Hazal Vural JANE ve TASAM Orta Doğu Uzmanı Ahmet İŞCAN katıldı.

2008 yılından bu yana TASAM ve IPIS işbirliğinde düzenlenen Türkiye - İran Yuvarlak Masa Toplantıları; daha sonra sürece dâhil olan ve dördüncüsü bu yıl 17-19 Nisan 2018 tarihinde Tebriz’de düzenlenecek ekonomi temelli “Türkiye - İran Forumu“ inisiyatifi ile birlikte, iki ülkenin ilişkilerini kurumsallaştırmak ve belirli alanları önceleyerek derinleştirmek hedefini taşıyor.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Gruplar arasındaki kalıcı eşitsizlikleri açıklarken iktisat uzun süre aynı yere baktı: geride kalan grubun eksiklerine. Daha az eğitim, daha az beceri, farklı tercihler, "uygun olmayan" kültürel alışkanlıklar. Bu bakışta eşitsizlik, dezavantajlı bireylerin özelliklerinin toplamıdır; çözüm de o birey...;

Son on beş yılın üç olayı, iktisatçıların uzun süre kenarda bıraktığı bir soruyu yeniden merkeze taşıdı: İnsanlar ekonomiyi nasıl algılıyor, bu algılar nasıl oluşuyor ve hangi hikâyeler onları harekete geçiriyor? Birincisi 2008 küresel finansal krizidir. Krizin teknik ayrıntıları, yani menkul kıym...;

Yapay zekânın verimliliği artırdığına dair firma düzeyinde kanıtlar birikiyor, ama ulusal istatistikler henüz aynı hikâyeyi anlatmıyor. Bu tablo iktisatçılara tanıdık geliyor: kırk yıl önce bilgisayar için de aynı bilmeceyi konuşuyorduk. Bugünkü bilmecenin çerçevesi şöyle. ABD'de istihdam artışı dur...;

23 Eylül’de Andrews Üssü’nde Amerikan askerlerinin Şi Cinping için kırmızı halıyı düzeltirken çekilen görüntüleri, zirvenin belki de en fazla şey anlatan karesiydi. Trump misafirini uçağın merdiveninde karşıladı. Papalar hariç, altmış yılı aşkın süredir bir ABD başkanının Andrews'te bizzat karşıla...;

2026'nın en büyük iktisadi olayı kuşkusuz enerji şoku oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve sevkiyat aksamaları, kayıtlardaki en büyük petrol arz şokunu tetikledi; küresel arz başlangıçta günde yaklaşık 10 milyon varil azaldı.;

Eylül başında ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomistleri kısa ve teknik görünen bir not yayımladı. Sordukları soru şuydu: stablecoin denen dijital dolarlar, resmî para istatistiklerine dahil edilmeli mi? Cevapları temkinliydi: şimdilik hayır, ama yakında belki (Payne ve Styczynski, 2026).;

BRICS’in geleceğine ilişkin belirsizlikler, 2026 yılının başlarında zaten belirgin biçimde artmıştı. Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanmış olması, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılarına rağmen İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aynı oluşum içerisinde yer almaya devam etmesi ...;

Eylül 2026'nın ikinci yarısında, yapay zekanın "kontrolden çıkabileceği" tartışması bir anda sektörün merkezine oturdu. Bu not, WSJ takibimize dayanarak tartışmanın yaklaşık iki haftalık seyrini kronolojik olarak diziyor, ardından kısa bir değerlendirmeyle çerçeveliyor. Temel argümanımız şu: tartışm...;

Asimetrik Güvenlik Tehditleri ve Risk Değerlendirme Raporu

TASAM Güvenlik ve Strateji Merkezi yürütücülüğünde hayata geçirilen "TASAM Yıllık Asimetrik Güvenlik Tehditleri ve Risk Değerlendirme Raporu", yıllık periyotlarla yayımlanması planlanan stratejik bir çalışma projesidir. Proje; küresel ve bölgesel ölçekteki asimetrik tehditlerin derinlemesine analizine odaklanarak, değişen güvenlik mimarisi karşısında proaktif stratejik öngörüler ve karara esas yol haritaları sunmayı amaçlamaktadır.

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...