2. Dünya Türk Forumu İstanbul Deklarasyonu

Haber

1 - 2. Dünya Türk Forumu, 3 - 5 Nisan 2013 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde gerçekleştirilmiştir. ...

1 - 2. Dünya Türk Forumu, 3 - 5 Nisan 2013 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde gerçekleştirilmiştir.

Türk - Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi ( TASAM ) tarafından düzenlenen 2. Dünya Türk Forumu’nda “Türk Diasporası ve Türk Dünyası Vizyon 2023“ ana teması üzerine odaklanılmıştır. Toplantıya, bağımsız Türk dili konuşan ülkelerden ve Türk Diasporalarının bulunduğu 50 ülkeden düşünce ve kanaat önderleri, sivil toplum ve düşünce kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler, Türkiye ve katılımcı ülkelerden ulusal parlamento üyeleri, Kosova Cumhuriyeti Kamu Yönetimi Bakanı, KKTC Meclis Eski Başkanı ile Başbakanı ve çeşitli seviyelerde protokol temsilcileri, Türk Konseyi Genel Sekreteri, TÜRKPA Genel Sekreteri, TÜRKSOY Genel Sekreteri, Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, gözlemci diplomatik misyon temsilcileri ve ilgili uzmanlar ile medya temsilcileri katılmışlardır.

Bu çerçevede, “Türk Dünyası ve Türk Konseyi 2023 Vizyonu“, “Türk Diasporaları 2023 Vizyonu“, “Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Vizyon 2023“, “Bağımsızlıklarının 30. yılında Türk Devletleri ve Vizyonu“, “Vizyon 2023, Gelecek Yüzyılın Stratejisi?“, “Küresel Kamu Diplomasisinde Türk Diasporası 2023 Perspektifi“ “Ermeni Diasporaları Vizyon 2015 ve Türk Diasporaları Vizyon 2023“, “Bağımsız Türk Cumhuriyetlerinin 20 Yılı: Siyasi, Ekonomik, Sosyal, Kültürel Sorunlar“, “Türkiye ve Bağımsız Türk Cumhuriyetleri İlişkilerinde Bilanço ve Yeni Arayışlar“, “Ermeni Meselesi, Türkiye - Ermenistan İlişkileri ve 2015“, “Türk Dünyasında Demokrasi ve İnsan Hakları Perspektifleri“, “Enerji Güvenliği, Enerji Arzı ve Türk Dünyasının Sunduğu Fırsatlar-Riskler“, “Güvenlik Politikaları ve Türk Dünyası“, “Türk Dünyasında Sivil Toplum İnisiyatifi ve İş Birliği“, “Avrupa Türklerinin Diasporalaşma Süreci ve Türk Dış Politikasına Etkisi“ ve “Yabancı Düşmanlığı, Sosyal Dışlanma ve Türk Diasporası“ konuları ele alınmıştır. Ayrıca, bu hususlarda Dünya Türk Forumu katılımcısı ülkeler ve diasporalar arasında iş birliği gerçekleştirilebilecek alanlara dair görüş teatisinde bulunulmuştur.

2 - Forum sırasında, katılımcı kişi ve kurumlar; hem ülkeleri hem de Türk Dünyası’nın ortak yararına Forum kurumsalı altında yapılan çalışmaların genişletilmesi kararı almışlarıdır. Bu kararın ve deklarasyonda belirtilen detayların Türk Konseyi’nin Yüksek Düzeyli Memurlar, Dışişleri Bakanları toplantıları ile Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi ve T.C. Başbakanlık Dış Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı ve kardeş Ülkelerdeki benzer kurumlar başta olmak üzere ilgili tüm kamu otoritelerinin dikkatlerine sunulması kararlaştırılmıştır. Ayrıca, ilgili kamu otoritelerinin ve uluslararası alanda etkin olan STK’ların bu sürece katılımının ve desteğinin öneminin vurgulanması benimsenmiştir.

3 - Birinci Dünya Türk Forumu Sonuç Bildirisi’nde açıklanan kurumlar arasında iş birliği tesisi, ortak iletişim ağı oluşturulması ve sürdürülmesi, “Akil Kişiler Gurubu“ ve “Ağ Temas Gurubu“nun daha aksiyoner biçimde faaliyetlerine devam etmeleri, Forum’un Türk Konseyi gibi uluslararası kuruluşlara katkı sağlamaya devam etmesi gibi hususlar 2. Forum’da da güçlü bir şekilde teyit edilmiştir.

4 - 2015 yılı yaklaşırken Ermeni lobisinin karşıt faaliyetlerinin yoğunlaşması karşısında sözde Ermeni soykırımı iddiaları ile mücadele edebilmek için savunmacı yaklaşımların terk edilip girişimci ve ön alıcı politikaların benimsenmesi gereği benimsenmiştir. Bu kabilden olmak üzere ilgili otoriteler tarafından 2015 yılı için acilen bir “Strateji Belgesi “hazırlanıp kamuoyuna duyurulması ve tüm tarafların rollerinin ve olası katkılarının bu belgede tanımlanması gerekmektedir. Bu noktada mevcut sert güç unsurları yanında Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere Türk dünyasının kolektif yumuşak gücü harekete geçirilmelidir. Zaman baskısını ortadan kaldırmak için 2023 yılına dek uzanan aşamalı politikalar geliştirilmelidir. Çeşitli ülkelerin meclislerince çıkarılan Ermeni yasalarının iptal edilmesi için gerekli hukuki girişimlerde bulunulmalıdır. Kamu diplomasisi koordinatörlüğü öncülüğünde Dışişleri Bakanlığı, Üniversiteler ve Ermeni Araştırmaları Enstitüsü gibi kurumların faaliyetleri sonuç odaklı koordine edilmelidir.

5 - Türk diasporasının yeni süreçte küresel ve bölgesel sorunların çözümünde önemli roller üstlenebileceği tespit edilmiştir. Dolayısıyla Türk aydınları ve diplomasisinin yönlendirici rol oynaması gerekmektedir. Bu noktada Türk diasporasında yeni oluşan orta sınıf sürece dahil edilmeli, bunlar için fırsatlar oluşturulmalıdır. Diaspora Türkleri bulundukları ülkeler içinde içe kapanıklıktan kurtulup dışa dönük vizyoner nitelik kazanmalıdır. Bunu yaparken içinde bulundukları ülkelerin STK’ları ve aydınlarıyla ırkçılık, ayrımcılık ve İslâmofobi alanlarında ortak hareket etmelidirler. Bu doğrultuda siyasi katılım ve temsil alanında da söz sahibi olarak ülke yönetimine katkıda bulunmalıdırlar.

6 - Forum’da Dağlık Karabağ ve Hocalı’da yaşanan Ermeni zulmü ayrıca ele alınmış, bu konuda Azerbaycan başta olmak üzere tüm Türk Dünyasının proaktif bir şekilde haklı davayı dünya ve insanlık gündemine daha güçlü getirmesi benimsenmiştir.

7 - KKTC davasının Türk Dünyasını fiilen en fazla meşgul eden en önemli konu olması gerçeği göz önünde bulundurularak, pek çok uluslararası kuruluş tarafından kabul görmekte olan Kuzey Kıbrıs Türk Devleti ifadesinin Türk Konseyi ve benzeri kurumlar tarafından da benimsenmesi ve KKTC’nin Türk Konseyi içerisinde bu konseptte yer alması güçlü bir şekilde önerilmiştir.

8 - Türk Dünyasını yakından ilgilendiren ve özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde meydana gelen doğal afetler, insani trajediler v.b. olayların bizzat Türk Dünyası medyalarında yeterli yankı bulamadığı gerçeği göz önünde bulundurularak, bu yöndeki eksikliğin kapatılması gerekmektedir. Gazete ve televizyon editörlerinin ilgisinin konuya çekilebilmesi için gerekli girişimlerde bulunulması, iletişim fakültelerinde konuyla ilgili yönlendirme yapılması, ulusal ve uluslararası etkinliklerde ve Dünya Türk Forumu’nun üçüncüsünde konu ile ilgili özel oturumlar düzenlenmesi kabul edilmiştir. T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından 21-22 Aralık 2010 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Medya Forumu“nun Sonuç Bildirgesinde yer alan hususlara, özellikle de “Türk Dili Konuşan Ülkeler Medya Birliği“ kurulması çalışmalarına destek verilmesi benimsenmiştir.

9 - Pek çok ülkenin kendi aralarında vize uygulamasını kaldırdığı günümüzde Türkî Cumhuriyetler arasında vize uygulamalarının hâlâ devam etmekte oluşu ortak millet bilincini zedelemekte, bu ülkeler arasında bilimsel, turistik, kültürel, ticari faaliyetleri kısıtlamaktadır. Bu nedenle Türk Cumhuriyetleri arası seyahatlerde vize uygulamalarının zaman kaybetmeden kaldırılması ısrarla vurgulanmıştır. Yine gümrüklerin indirilmesi, serbest ticaret antlaşmalarının yapılması, bilim ve teknoloji işbirliğini güçlendirecek ortak ağlar kurulmasının hayati önemi teyit edilmiştir.

10 - Kalkınma İş Birliği ve Diasporalarla ilgili Türk Dünyasındaki ulusal misyonların/kurumların; proje tekrarlarını önlemek ve yüksek verimlilik için ortak, esnek bir yönetim modeli oluşturması önerilmiştir.

11 - Türk lehçeleri ile iletişim sağlanabilmesi için İnternet üzerinden Forum’un mevcut sitesi dışında sosyal iletişim ağı kurulması benimsenmiştir.

12 - Türk Dünyasındaki dil çalışmalarına eş güdüm sağlanması ile Bilim, Teknoloji ve inovasyon konularında birer konferans tertip edilmesi benimsenmiştir. Türk dünyasında yeniliklerin önünü açma noktasında özellikle diasporadaki nitelikli insan kaynağından yararlanılması önerilmiştir. Bilimsel ve teknolojik alandaki gelişmelerin kültürel unsurları etkilediği gerçeği göz önünde tutularak, bu tür çalışmaların kendi kültürümüze dayandırılması noktasında çalışmaların yapılması gereği vurgulanmıştır.

13 - Forum bünyesinde Bilim, kültür, sanat, teknoloji, strateji v.b. alanlarda bir “Türk Dünyası Ödülü“ ihdas edilmesi benimsenmiştir.

14 - Türk Forum’un tekrarlanacak yıllık toplantılarına ev sahipliğinin tüm dost ve kardeş katılımcı ülkelere açık olduğu vurgulanmış ve Dünya Türk Forumu’nun yönetimi için İstanbul’da oluşturulan Genel Sekreterliğin finansal ve kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi benimsenmiştir.

15 - Forum açış konuşmasında Edirne Valisi Sayın Hasan DURUER’in 3. Dünya Türk Forumu’na Edirne’nin ev sahipliği yapması yönündeki kurumsal daveti şükran ve teveccühle karşılanmış, sıradaki Forum ve alt organlarının toplantılarının 28-30 Mayıs 2014 tarihlerinde Türkiye - Edirne’de yapılması kabul edilmiştir.

5 Nisan 2013, İstanbul

Detaylı Bilgi için Tıklayınız

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2649 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1040
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2003 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2003

20. yüzyılın en karmaşık ve spekülasyona açık ilişkilerinden birisi de Çin-Rusya ilişkileridir. Geçmişte birçok defa sorun yaşayan iki ülke günümüzde “eşi benzeri görülmemiş” bir ortaklığı inşa etmeye çalışmakta.;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından beri her yıl düzenli olarak verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü yıl ödülleri (2021) 04 Kasım 2021 Perşembe akşamı DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi’nde saat 19.30’daki gala yemeğinin a...;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

İstanbul Güvenlik Konferansı yedinci yılında “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO“ teması altında TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 04-05 Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilecek. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından 2006 yılından itibaren verilen Stratejik Vizyon Ödülleri’nin on üçüncü organizasyonunda ödüllendirilen isimler açıklandı. Ödüller; Stratejik Vizyon Sahibi Devlet Adamı, Siyasetçi, Bürokrat, Bilim İnsanı, Kurum, İş Adamı, Sanatçı ve Gazeteci-Y...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.